Monster Tarzı Avrupa'da Geçen Suç ve Gizem Animeleri: Gerilim Dolu Anlar!

Avrupa'nın karanlık sokaklarında geçen, akıl oyunlarıyla dolu, Monster tadında suç ve gizem animelerine hazır olun! Bu listedeki yapımlar sizi koltuğunuza çivileyecek!

Şubat 23, 2026 - 12:11
Şubat 23, 2026 - 12:11
 0  2
Monster Tarzı Avrupa'da Geçen Suç ve Gizem Animeleri: Gerilim Dolu Anlar!

1. ACCA: 13-Territory Inspection Department - Bürokrasinin Karanlık Yüzü!

Abi ACCA'yı izlemeyen çok şey kaçırıyor net! Tamam, aksiyon falan yok, ortalık yıkılmıyor ama o gerilim, o gizem... Avrupa'da geçen bu anime, devlete bağlı bir denetleme kurumunu konu alıyor. Ana karakterimiz Jean Otus, 13 bölgeyi gezip yolsuzlukları araştırıyor. Ama olaylar o kadar basit değil! Arkada çok daha büyük, kirli bir oyun dönüyor. Jean'in her hareketi, her kararı olayları başka bir yöne sürüklüyor. İnanılmaz bir atmosfer yaratmışlar. Hele o karakter tasarımları yok mu? Her biri ayrı karizma! Jean'in sigara içerkenki o cool tavırları, Nino'nun gizemli halleri... Bayılırsınız!

ACCA'da her şey ince ince işlenmiş. Diyaloglar, olay örgüsü, karakterlerin motivasyonları... Hiçbir şey havada kalmıyor. Her bölümde yeni bir parça ekleniyor ve sonunda büyük resmi görüyorsunuz. Ama bu resim hiç de iç açıcı değil! Devletin içindeki çürümüşlük, insanların hırsları, güç oyunları... Hepsi ACCA'da toplanmış. İzlerken sürekli "Acaba şimdi ne olacak?" diye düşüneceksiniz. Ve emin olun, tahminlerinizin çoğu boşa çıkacak. ACCA sizi şaşırtmaktan asla vazgeçmeyecek!

Bu anime, Monster'ı sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir yapım. Çünkü ikisinde de benzer temalar var. Güç, adalet, ahlak... ACCA, bu kavramları sorgularken sizi de düşünmeye sevk ediyor. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Hazır olun, çünkü ACCA sizi bambaşka bir dünyaya götürecek!

Delirten Detay: Jean'in o rahat tavırlarının altında yatan zeka ve planlama yeteneği. Adam resmen her şeyi önceden düşünüyor!

Kimler Sevecek?: Monster, Death Note, Psycho-Pass gibi zeka oyunlarıyla dolu, gerilim ve gizem sevenler bayılacak!


2. Gosick - Gotik Lolita Dedektif Vakası!

Gosick mi? Oha diyorum! Avrupa'da geçen, gotik bir atmosferi olan, gizem dolu bir anime! Victorique de Blois, Kazuya Kujo ile birlikte çözülmemiş davaları çözüyor. Victorique'in zekasına hayran kalacaksınız! Kız resmen olayları saniyeler içinde çözüyor. Ama bu zeka nereden geliyor? İşte bu da animenin en büyük gizemlerinden biri. Kazuya ise Victorique'e destek oluyor, ona yardım ediyor ve onun insanlarla iletişim kurmasını sağlıyor. İkisi arasındaki ilişki çok tatlı ve komik. Birbirlerini tamamlıyorlar resmen!

Gosick'in atmosferi çok etkileyici. Gotik mimari, karanlık sokaklar, sisli havalar... İzlerken kendinizi 1920'lerin Avrupa'sında hissedeceksiniz. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Özellikle opening ve ending şarkıları efsane! Gosick'in her bölümü ayrı bir dava. Ama bu davaların hepsi birbirine bağlı. Ve sonunda büyük resim ortaya çıkıyor. Bu resim de hiç de iç açıcı değil! Savaş, ihanet, entrika... Gosick'te her şey var!

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Gosick'i de seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de gizem, gerilim ve zeka ön planda. Ayrıca ikisinde de Avrupa'da geçen karanlık bir atmosfer var. Gosick sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek. Sakın kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Victorique'in o kocaman piposu ve olayları çözerkenki halleri. Tam bir dahi!

Kimler Sevecek?: Sherlock Holmes, Agatha Christie, gotik atmosferi sevenler, zeka oyunlarına bayılanlar bu animeye hasta olacak!


3. Ergo Proxy - Varoluşsal Krizlere Giriş 101!

Ergo Proxy... Abi bu anime bambaşka bir seviye! Avrupa'da değil belki ama distopik bir dünyada geçiyor ve o kasvetli hava, o gizem, o felsefi derinlik... Monster'dan sonra ilaç gibi gelecek! İnsanlar ve androidler (AutoReivler) bir arada yaşıyorlar ama bir virüs androidlerin bilinç kazanmasına neden oluyor. Re-L Mayer, bu olayları araştıran bir dedektif. Ama bu olayların arkasında çok daha büyük bir şey var: Proxy'ler. Proxy'ler ne mi? İşte onu da animeyi izleyerek öğrenin! Ama şunu söyleyeyim, Proxy'ler bildiğiniz gibi varlıklar değiller. Onlar varoluşun, kimliğin, hafızanın sorgulanması demek!

Ergo Proxy'nin atmosferi çok karanlık ve kasvetli. Şehirler yıkık dökük, insanlar umutsuz. Müzikler de bu atmosfere çok yakışıyor. Özellikle opening şarkısı "Kiri" efsane! Ergo Proxy'nin her bölümü ayrı bir felsefi tartışma. İnsan nedir? Bilinç nedir? Gerçeklik nedir? Bu soruların cevaplarını ararken kendinizi kaybedeceksiniz. Ama bu kayboluş çok keyifli olacak. Çünkü Ergo Proxy size yeni bir bakış açısı kazandıracak.

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Ergo Proxy'yi de seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de karanlık bir atmosfer, derin felsefi tartışmalar ve unutulmaz karakterler var. Ergo Proxy sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek. İzlemezseniz çok şey kaybedersiniz net!

Delirten Detay: Vincent Law'ın sürekli kararsız halleri ve Re-L Mayer'in o cool tavırları. Zıtlıklar bir araya gelince efsane oluyor!

Kimler Sevecek?: Ghost in the Shell, Blade Runner, felsefi animeleri sevenler, distopik dünyalara meraklı olanlar bu animeye bayılacak!


4. Baccano! - 1930'lar New York'unda Ölümsüzlük Peşinde!

Baccano! mı? Durun durun, hemen "Bu Avrupa'da geçmiyor" demeyin! 1930'lar Amerika'sında geçse de, o dönemin Avrupa'sıyla inanılmaz benzerlikler taşıyor. Özellikle suç örgütleri, gangsterler, karanlık sokaklar... Tam Monster'lık! Ayrıca Baccano!'da ölümsüzlük gibi çok ciddi bir konu işleniyor. Bir grup insan, ölümsüzlük iksirini içiyor ve olaylar başlıyor. Tren soygunu, mafya savaşları, cinayetler... Baccano!'da her şey var! Ama en önemlisi, Baccano!'nun inanılmaz eğlenceli olması. Karakterler çok renkli, diyaloglar çok komik ve aksiyon hiç bitmiyor.

Baccano!'nun en sevdiğim özelliği, olayların farklı karakterlerin gözünden anlatılması. Her bölümde farklı bir karakterin hikayesini izliyoruz ve sonunda bütün hikayeler birleşiyor. Bu da Baccano!'yu çok daha ilgi çekici yapıyor. Ayrıca Baccano!'nun müzikleri de efsane! Caz müzik hayranıysanız, bu animeye bayılacaksınız. Özellikle opening şarkısı "Gun's & Roses" tam bir şaheser!

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Baccano!'yu da seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de suç, gizem ve karanlık bir atmosfer var. Ama Baccano! Monster'dan daha eğlenceli ve aksiyon dolu. Baccano! sizi hem eğlendirecek hem de şaşırtacak. Sakın kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Isaac ve Miria'nın o deli dolu halleri. Bu ikiliye bayılacaksınız!

Kimler Sevecek?: Pulp Fiction, Reservoir Dogs, gangster filmlerini sevenler, aksiyon ve komediye bayılanlar bu animeye hasta olacak!


5. Moriarty the Patriot - Sherlock'a Kök Söktüren Kötü Adam!

Moriarty the Patriot... Sherlock Holmes'un ezeli düşmanı James Moriarty'nin hikayesi! Ama bu sefer Moriarty kötü adam değil, tam tersi! O, İngiltere'deki sınıf ayrımına karşı savaşan bir kahraman. Zekasıyla Sherlock'a kök söktürüyor, planlarıyla herkesi şaşırtıyor. Anime, 19. yüzyıl İngiltere'sinde geçiyor. O dönemin atmosferi çok iyi yansıtılmış. Sokaklar, binalar, kıyafetler... Her şey çok detaylı ve gerçekçi. Moriarty'nin planları çok zekice ve karmaşık. Her bölümde yeni bir suç işliyor ve Sherlock'u köşeye sıkıştırıyor. Ama Moriarty'nin amacı sadece suç işlemek değil. O, İngiltere'yi daha adil bir yer yapmak istiyor.

Moriarty the Patriot'un en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Moriarty, Sherlock, William, Louis... Her biri ayrı karaktere sahip ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Moriarty'nin o karizmatik tavırlarına bayılacaksınız. Ayrıca animenin müzikleri de çok güzel. Klasik müzik sevenler bu animeye hasta olacak. Özellikle opening ve ending şarkıları efsane!

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Moriarty the Patriot'u da seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de zeka, gizem ve karanlık bir atmosfer var. Moriarty the Patriot sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek. Sakın kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Moriarty'nin o şeytani gülüşü ve planlarını uygularkenki soğukkanlılığı. Adam tam bir dahi!

Kimler Sevecek?: Sherlock Holmes, Death Note, Code Geass gibi zeka oyunlarıyla dolu animeleri sevenler bu animeye bayılacak!


6. 91 Days - Yasak Aşk ve İntikam Ateşi!

91 Days... 1920'lerin Amerika'sında, İtalyan mafyasının hüküm sürdüğü bir dönemde geçen intikam hikayesi! Angelo Lagusa'nın ailesi mafya tarafından katlediliyor ve Angelo intikam almak için geri dönüyor. 91 gün boyunca intikam planları yapıyor ve mafyaya sızıyor. Ama işler hiç de kolay değil. Angelo, hem mafyayla baş etmek zorunda hem de kendi içindeki intikam ateşiyle mücadele ediyor. Anime, çok karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip. Sokaklar, barlar, evler... Her yer suç ve şiddet dolu. 91 Days'in müzikleri de atmosfere çok yakışıyor. Caz müzik sevenler bu animeye hasta olacak!

91 Days'in en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Angelo, Nero, Avilio... Her biri ayrı karaktere sahip ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Angelo'nun o soğuk ve mesafeli tavırlarına bayılacaksınız. Ayrıca animenin senaryosu da çok başarılı. Olaylar sürekli ters köşelerle dolu ve izleyiciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. 91 Days sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, 91 Days'i de seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de intikam, suç ve karanlık bir atmosfer var. 91 Days sizi koltuğunuza çivileyecek!

Delirten Detay: Angelo'nun o poker face'i ve intikamını alırkenki acımasızlığı. Adam resmen bir intikam makinesi!

Kimler Sevecek?: The Godfather, Scarface, intikam hikayelerini sevenler, mafya filmlerine bayılanlar bu animeye hasta olacak!


7. Joker Game - Casusluk Sanatının İncisi!

Joker Game... II. Dünya Savaşı öncesi Japonya'sında geçen bir casusluk animesi! Albay Yuuki tarafından kurulan D Kurumu, ülkenin en yetenekli gençlerinden seçilerek casusluk eğitimi veriyor. Bu casuslar, dünyanın dört bir yanına gönderilerek gizli görevler yapıyor. Anime, Avrupa'da ve Asya'da geçiyor. Her bölümde farklı bir casusun hikayesini izliyoruz. Ama bu casuslar bildiğiniz gibi casuslar değiller. Onlar kimliklerini gizlemekte, insanları manipüle etmekte ve bilgi toplamada ustalar. Joker Game'in atmosferi çok gergin ve gizemli. Her an bir şey olacakmış gibi hissediyorsunuz. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Özellikle opening şarkısı "Reason Triangle" efsane!

Joker Game'in en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Her casusun ayrı bir hikayesi var ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Yuuki'nin o gizemli ve karizmatik tavırlarına bayılacaksınız. Ayrıca animenin senaryosu da çok başarılı. Olaylar sürekli ters köşelerle dolu ve izleyiciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. Joker Game sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Joker Game'i de seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de gizem, gerilim ve zeka ön planda. Joker Game sizi koltuğunuza çivileyecek!

Delirten Detay: D Kurumu'nun o kusursuz planları ve casusların görevlerini başarıyla tamamlamaları. Adamlar resmen imkansızı başarıyor!

Kimler Sevecek?: Tinker Tailor Soldier Spy, Mission: Impossible, casusluk filmlerini sevenler, zeka oyunlarına bayılanlar bu animeye hasta olacak!


8. Kabukichou Sherlock - Sherlock Holmes'u Tokyo'ya Taşırsak!

Kabukichou Sherlock... Sherlock Holmes'u Tokyo'ya taşırsak ne olur? İşte cevabı bu anime! Kabukichou, Tokyo'nun en hareketli ve suç dolu semtlerinden biri. Burada yaşayan Sherlock Holmes, tuhaf ve eksantrik bir dedektif. Yanında Dr. Watson ve diğer renkli karakterlerle birlikte çözülmemiş davaları çözüyor. Anime, hem komik hem de gizemli bir atmosfere sahip. Sherlock'un tuhaf davranışları ve Watson'ın ona katlanma çabaları çok komik. Ama aynı zamanda anime, ciddi suçları ve karanlık olayları da konu alıyor. Kabukichou Sherlock sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.

Kabukichou Sherlock'un en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Sherlock, Watson, Mrs. Hudson... Her biri ayrı karaktere sahip ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Sherlock'un o dahi zekasına ve tuhaf davranışlarına bayılacaksınız. Ayrıca animenin senaryosu da çok başarılı. Olaylar sürekli ters köşelerle dolu ve izleyiciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. Kabukichou Sherlock sizi koltuğunuza çivileyecek!

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Kabukichou Sherlock'u da seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de gizem, suç ve zeka ön planda. Kabukichou Sherlock sizi hem eğlendirecek hem de güldürecek!

Delirten Detay: Sherlock'un o rap şarkıları ve davaları çözerkenki tuhaf davranışları. Adam resmen bir deli dahi!

Kimler Sevecek?: Sherlock Holmes, Detective Conan, komedi ve gizem sevenler, farklı tarzlara açık olanlar bu animeye hasta olacak!


9. Terror in Resonance - Tokyo'yu Sarsan Terör Saldırıları!

Terror in Resonance... Tokyo'yu hedef alan terör saldırıları! Nine ve Twelve adlı iki genç, Sphinx adında bir terör örgütü kuruyor ve Tokyo'yu bombalamaya başlıyor. Amaçları ne mi? İşte bu da animenin en büyük gizemlerinden biri. Anime, çok gergin ve kasvetli bir atmosfere sahip. Tokyo'nun yıkık dökük halleri, insanların korkuları... Her şey çok gerçekçi. Terror in Resonance'ın müzikleri de atmosfere çok yakışıyor. Özellikle Yoko Kanno'nun besteleri efsane!

Terror in Resonance'ın en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Nine, Twelve, Lisa... Her biri ayrı karaktere sahip ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Nine'ın o zeki ve soğukkanlı tavırlarına bayılacaksınız. Ayrıca animenin senaryosu da çok başarılı. Olaylar sürekli ters köşelerle dolu ve izleyiciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. Terror in Resonance sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, Terror in Resonance'ı da seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de gizem, gerilim ve karanlık bir atmosfer var. Terror in Resonance sizi koltuğunuza çivileyecek!

Delirten Detay: Nine ve Twelve'ın o kusursuz planları ve terör saldırılarını gerçekleştirirkenki soğukkanlılıkları. Adamlar resmen birer dahi!

Kimler Sevecek?: Death Note, Code Geass, zeka oyunlarıyla dolu animeleri sevenler, gerilim ve aksiyona bayılanlar bu animeye hasta olacak!


10. UN-GO - Savaş Sonrası Japonya'sında Gerçek Peşinde!

UN-GO... Savaş sonrası Japonya'sında geçen bir dedektiflik animesi! Shinjuurou Yuuki, "Yenilmiş Dedektif" olarak biliniyor ve Inga adlı gizemli yardımcısıyla birlikte çözülmemiş davaları çözüyor. Ama bu davaların arkasında çok daha büyük bir şey var: Gerçek. Shinjuurou, gerçeği ararken birçok düşman ediniyor ve hayatı tehlikeye giriyor. Anime, çok karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip. Savaşın izleri hala her yerde ve insanlar umutsuz. UN-GO'nun müzikleri de atmosfere çok yakışıyor.

UN-GO'nun en sevdiğim özelliği, karakterlerin çok iyi yazılmış olması. Shinjuurou, Inga, Kaishou... Her biri ayrı karaktere sahip ve hepsi çok ilgi çekici. Özellikle Shinjuurou'nun o gerçeği arama çabasına bayılacaksınız. Ayrıca animenin senaryosu da çok başarılı. Olaylar sürekli ters köşelerle dolu ve izleyiciyi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor. UN-GO sizi hem eğlendirecek hem de düşündürecek.

Eğer Monster'ı sevdiyseniz, UN-GO'yu da seveceğinize eminim. Çünkü ikisinde de gizem, suç ve karanlık bir atmosfer var. UN-GO sizi koltuğunuza çivileyecek!

Delirten Detay: Inga'nın o gizemli güçleri ve Shinjuurou'ya olan bağlılığı. Bu ikiliye bayılacaksınız!

Kimler Sevecek?: Sherlock Holmes, Detective Conan, gizem ve gerilim sevenler, farklı tarzlara açık olanlar bu animeye hasta olacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.