Monster tarzı anime arayanlara özel: İpuçları: İşte aradığın karanlık cevherler!

Monster vibe'ı veren, seni koltuğuna çivileyecek anime önerileriyle geldim! Gerilim, gizem, psikolojik derinlik... Hepsi bu listede!

Şubat 23, 2026 - 12:11
Şubat 23, 2026 - 12:11
 0  1
Monster tarzı anime arayanlara özel: İpuçları: İşte aradığın karanlık cevherler!

1: Death Note - Zekasıyla Ters Köşe Yapanlar Kulübü

Abi Death Note'u bilmeyen animeci mi var ya? Ama yine de yazmadan geçemem! Light Yagami diye bir lise öğrencisi düşünün, eline ölüm defteri geçiyor. İsmini yazdığı herkes ölüyor! İşte olaylar bundan sonra başlıyor. Light, bu defteri kullanarak dünyayı "temizlemeye" karar veriyor ve kendine "Kira" adını veriyor. Ama karşısına L çıkıyor! L, dünyanın en iyi dedektifi ve Kira'yı yakalamaya kafayı takmış durumda. İkisi arasındaki zeka savaşı, resmen beyin erimesine yol açıyor! Her bölüm ayrı bir strateji, ayrı bir oyun. Kimin kazanacağını asla tahmin edemiyorsun. Müzikler desen, gerilim tavan! Özellikle ilk sezonu efsane! İkinci sezon biraz düşüşte olsa da, genel olarak Death Note, anime tarihinin en iyi yapımlarından biri.

Düşünsene, elinde böyle bir güç olsa ne yapardın? İşte Death Note seni bu sorularla baş başa bırakıyor. Adalet kavramını sorgulatıyor. İyi ve kötü arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Karakterlerin derinliği, olay örgüsünün karmaşıklığı... Her şey o kadar iyi işlenmiş ki, izlerken resmen hipnotize oluyorsun. Light'ın psikolojik değişimini, L'in tuhaf davranışlarını, Misa'nın Light'a olan saplantısını... Hepsi ayrı ayrı incelenmesi gereken konular. Death Note, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir felsefe dersi gibi!

Delirten Detay: L'in sandalyesine oturma şekli! Abi o nasıl bir pozisyondur ya? Resmen zekanın vücut bulmuş hali!

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, gizemleri, psikolojik savaşları sevenler. "Benim IQ'm yüksek" diyenler, buyurun meydane!


2: Shinsekai Yori - Distopya Sevenlere Özel

Shinsekai Yori, gelecekte geçen bir distopya hikayesi. İnsanlar telekinetik güçlere sahip ve küçük, izole topluluklarda yaşıyorlar. Her şey çok güzel, çok huzurlu gibi görünüyor ama yüzeyin altında karanlık sırlar yatıyor. Saki Watanabe ve arkadaşları, bu sırları keşfetmeye başlıyorlar. Gerçekler ortaya çıktıkça, dünyanın ne kadar tehlikeli ve acımasız olduğunu anlıyorlar. Abi bu anime o kadar derin ki, her bölümünde yeni bir şok yaşıyorsun. Toplumsal kurallar, güç dengesi, insan doğası... Her şey sorgulanıyor. Özellikle animenin atmosferi muazzam! O kasvetli hava, o gerilim, seni resmen içine çekiyor.

Shinsekai Yori, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sosyal eleştiri. İnsanların nasıl manipüle edildiğini, nasıl kontrol altında tutulduğunu gözler önüne seriyor. Geçmişin hatalarından ders almamız gerektiğini, geleceği şekillendirmenin bizim elimizde olduğunu vurguluyor. Karakterlerin gelişimini izlemek de ayrı bir keyif. Saki'nin masum bir kız çocuğundan güçlü bir lidere dönüşümü, Shun'un fedakarlığı, Maria'nın çaresizliği... Hepsi çok etkileyici. Shinsekai Yori, izledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağın bir anime.

Delirten Detay: O lanetli kedi figürleri! Her gördüğümde içim ürperiyor!

Kimler Sevecek?: Distopik dünyaları, derin anlamlar içeren hikayeleri, felsefi tartışmaları sevenler. "Ben farklı bir şeyler izlemek istiyorum" diyenler, Shinsekai Yori tam size göre!


3: Psycho-Pass - Sistem Seni Yönetiyor

Psycho-Pass, gelecekte geçen bir bilim kurgu anime. Sibyl Sistemi diye bir sistem var, insanların suç işleme potansiyelini ölçebiliyor. Eğer birinin "Psycho-Pass" değeri çok yüksekse, potansiyel suçlu olarak kabul ediliyor ve cezalandırılıyor. Akane Tsunemori, bu sistemin içinde çalışan genç bir müfettiş. Başlarda sisteme inanıyor ama zamanla sistemin kusurlarını görmeye başlıyor. Shogo Makishima diye bir adam var, sistemin açığını bulmuş ve suç işlemeye devam ediyor. Akane, Makishima'yı yakalamaya çalışırken, sistemin ne kadar adaletsiz olduğunu fark ediyor. Abi bu anime o kadar gerçekçi ki, gelecekte böyle bir şeyin olma ihtimali beni korkutuyor.

Psycho-Pass, özgür irade, adalet, sistemin gücü gibi konuları işliyor. İnsanların potansiyel suçlu olarak cezalandırılması ne kadar doğru? Sistem her zaman doğru karar verebilir mi? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Karakterlerin derinliği de çok iyi. Akane'nin idealist tavrı, Kogami'nin karanlık geçmişi, Makishima'nın nihilist felsefesi... Hepsi çok etkileyici. Özellikle animenin görsel tarzı çok hoşuma gidiyor. O neon ışıklar, o futuristik şehirler, Psycho-Pass'in atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Delirten Detay: Sibyl Sistemi'nin arkasındaki sır! Oha diyorum, böyle bir şey olamaz!

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, distopya, polisiye ve felsefi anime sevenler. "Benim için önemli olan derinlikli hikayeler" diyenler, Psycho-Pass'i kaçırmayın!


4: Ergo Proxy - Kimlik Arayışında Bir Robot

Ergo Proxy, post-apokaliptik bir dünyada geçiyor. İnsanlar, Romdo adlı kubbeli şehirlerde yaşıyorlar. Dışarıda ise sadece Proxy'ler var. Proxy'ler, yaratılışın sırrını taşıyan gizemli varlıklar. Lil Mayer, Romdo'da yaşayan bir dedektif. Proxy'leri araştırırken, Vincent Law adında bir adamla tanışıyor. Vincent'ın geçmişi karanlık ve Proxy'lerle bir bağlantısı var. Birlikte, gerçeği ortaya çıkarmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyorlar. Abi Ergo Proxy o kadar karmaşık ki, ilk izlediğinde hiçbir şey anlamıyorsun. Ama tekrar tekrar izledikçe, anlam kazanmaya başlıyor.

Ergo Proxy, kimlik, varoluş, hafıza gibi derin konuları işliyor. İnsan olmak ne demek? Hatıralarımız bizi biz yapar mı? Robotlar da hissedebilir mi? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin atmosferi de çok etkileyici. O karanlık, kasvetli hava, o boş sokaklar, Ergo Proxy'nin dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Karakterlerin psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Lil'in yalnızlığı, Vincent'ın hafıza kaybı, Pino'nun çocuksu merakı... Hepsi çok dokunaklı.

Delirten Detay: Proxy'lerin gerçek kimlikleri! Oha diyorum, bu kadarını beklemiyordum!

Kimler Sevecek?: Post-apokaliptik, bilim kurgu, felsefi ve psikolojik anime sevenler. "Benim için önemli olan derinlikli ve karmaşık hikayeler" diyenler, Ergo Proxy'ye mutlaka bir şans verin!


5: Paranoia Agent - Paranoya Kol Geziyor

Paranoia Agent, Tokyo'da geçen bir psikolojik gerilim anime. Lil' Slugger adında bir çocuk var, altın bir beyzbol sopasıyla insanlara saldırıyor. İlk kurbanı, popüler bir oyuncak tasarımcısı olan Tsukiko Sagi. Tsukiko, Lil' Slugger'ın saldırısından sonra travma geçiriyor ve olayı hatırlayamıyor. Polis, Lil' Slugger'ı yakalamaya çalışırken, daha fazla insan saldırıya uğruyor. Kurbanların hepsi, hayatlarında stresli ve mutsuz insanlar. Lil' Slugger, bu insanların sorunlarından kaçmalarına yardımcı oluyor mu, yoksa sadece paranoyalarını mı körüklüyor? Abi Paranoia Agent o kadar tuhaf ki, neyin gerçek neyin hayal olduğunu asla bilemiyorsun.

Paranoia Agent, toplumsal baskı, stres, paranoya, kaçış mekanizmaları gibi konuları işliyor. İnsanlar sorunlarından nasıl kaçar? Hayallerimiz gerçeklerden daha mı güvenli? Toplum bizi nasıl etkiler? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok ilginç. Satoshi Kon'un kendine özgü yönetmenlik tarzı, Paranoia Agent'ı diğer animelerden ayırıyor. Karakterlerin psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Tsukiko'nun travması, Ikari'nin başarısızlığı, Maniwa'nın saplantısı... Hepsi çok gerçekçi.

Delirten Detay: Lil' Slugger'ın gerçek kimliği! Oha diyorum, bu kadar basit olamaz!

Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim, gizem, toplumsal eleştiri ve Satoshi Kon'un filmlerini sevenler. "Benim için önemli olan düşündürücü ve tuhaf hikayeler" diyenler, Paranoia Agent'ı kaçırmayın!


6: Perfect Blue - Ünlü Olmak Sandığın Kadar Kolay Değil

Perfect Blue, Mima Kirigoe adında bir pop idolünün hikayesini anlatıyor. Mima, pop grubundan ayrılıp oyuncu olmaya karar veriyor. Ama bu karar, hayranları tarafından tepkiyle karşılanıyor. Mima, oyunculuk kariyerine başlarken, tuhaf olaylar yaşamaya başlıyor. İnternette, Mima'nın hayatını anlatan bir web sitesi ortaya çıkıyor. Mima, gerçeklikle hayal arasındaki çizgiyi kaybetmeye başlıyor. Bir yandan da, Mima'nın hayranlarından biri, onu takip etmeye ve tehdit etmeye başlıyor. Abi Perfect Blue o kadar gerilim dolu ki, tırnaklarını yiyerek izliyorsun.

Perfect Blue, ünlü olmak, kimlik krizi, hayran saplantısı, gerçeklik algısı gibi konuları işliyor. Ünlü olmak ne demek? Hayranlar idollerini ne kadar tanıyor? Gerçeklikle hayal arasındaki çizgi ne kadar ince? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok etkileyici. Satoshi Kon'un kendine özgü yönetmenlik tarzı, Perfect Blue'yu diğer animelerden ayırıyor. Mima'nın psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Mima'nın kimlik arayışı, hayranlarının saplantısı, yönetmenlerin baskısı... Hepsi çok gerçekçi.

Delirten Detay: Mima'nın aynadaki yansıması! Oha diyorum, bu kadar ürkütücü olamaz!

Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim, korku, ünlülerin hayatı ve Satoshi Kon'un filmlerini sevenler. "Benim için önemli olan gerilim dolu ve düşündürücü hikayeler" diyenler, Perfect Blue'yu kaçırmayın!


7: Texhnolyze - Karanlık Bir Gelecek Portresi

Texhnolyze, Lux adlı yeraltı şehrinde geçen bir distopik anime. Lux, şiddet, suç ve yozlaşma ile dolu bir şehir. İnsanlar, vücutlarına metal parçalar takarak güçleniyorlar. Bu metal parçalara "Texhnolyze" deniyor. Ichise, genç ve yetenekli bir dövüşçü. Bir kavga sırasında kolunu ve bacağını kaybediyor. Olaydan sonra, Oonishi adında bir kadın tarafından bulunuyor. Oonishi, Ichise'ye Texhnolyze takıyor ve onu kendi amaçları için kullanmaya başlıyor. Ichise, Lux'un karanlık sırlarını keşfederken, kendi kimliğini de sorgulamaya başlıyor. Abi Texhnolyze o kadar karanlık ki, izlerken içim kararıyor.

Texhnolyze, insanlık, teknoloji, yozlaşma, şiddet, kimlik gibi konuları işliyor. Teknoloji bizi kurtarır mı, yoksa yok mu eder? İnsanlık nereye gidiyor? Şiddet döngüsünden nasıl kurtuluruz? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok etkileyici. O karanlık, kasvetli şehir, Texhnolyze'in dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Karakterlerin psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Ichise'nin yalnızlığı, Oonishi'nin hırsı, Ran'ın umutsuzluğu... Hepsi çok dokunaklı.

Delirten Detay: Texhnolyze'ın insanları nasıl değiştirdiği! Oha diyorum, bu kadar acımasız olamaz!

Kimler Sevecek?: Distopik, bilim kurgu, karanlık ve felsefi anime sevenler. "Benim için önemli olan düşündürücü ve rahatsız edici hikayeler" diyenler, Texhnolyze'ye mutlaka bir şans verin!


8: Serial Experiments Lain - İnternetin Derinliklerinde Kaybolmak

Serial Experiments Lain, Lain Iwakura adında bir ortaokul öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Lain, Wired adlı sanal bir dünyaya giriyor. Wired, internetin daha gelişmiş bir versiyonu. Lain, Wired'da gezinirken, farklı kişiliklerle karşılaşıyor ve tuhaf olaylar yaşamaya başlıyor. Gerçeklikle sanal dünya arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Lain, kendi kimliğini sorgulamaya başlıyor. Lain, kim? Gerçek mi, sanal mı? Abi Serial Experiments Lain o kadar kafa karıştırıcı ki, ne olup bittiğini anlamak için tekrar tekrar izlemek gerekiyor.

Serial Experiments Lain, internet, kimlik, gerçeklik, sanallık, bilinç gibi konuları işliyor. İnternet bizi özgürleştirir mi, yoksa kontrol mü eder? Gerçeklik nedir? Bilinç nerede bulunur? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok etkileyici. O garip, ürkütücü atmosfer, Serial Experiments Lain'in dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Lain'in psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Lain'in kimlik arayışı, Wired'daki deneyimleri, gerçeklikle sanal dünya arasındaki karmaşası... Hepsi çok dokunaklı.

Delirten Detay: Wired'ın gerçekte ne olduğu! Oha diyorum, bu kadar karmaşık olamaz!

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, psikolojik, gizemli ve deneysel anime sevenler. "Benim için önemli olan düşündürücü ve kafa karıştırıcı hikayeler" diyenler, Serial Experiments Lain'e mutlaka bir şans verin!


9: Kaiba - Hafızanın Önemi ve Değeri

Kaiba, gelecekte geçen bir bilim kurgu anime. İnsanlar, hafızalarını transfer edebiliyorlar. Vücutlar değiştirilebiliyor, hafızalar satın alınabiliyor. Kaiba adında bir adam, hafızasını kaybetmiş bir şekilde uyanıyor. Kim olduğunu, nereden geldiğini hatırlamıyor. Kaiba, hafızasını geri kazanmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Yolculuğu sırasında, yozlaşmış bir toplumla karşılaşıyor. Zenginler, fakirlerin hafızalarını satın alarak ölümsüzleşiyorlar. Kaiba, bu adaletsizliğe karşı savaşmaya karar veriyor. Abi Kaiba o kadar acımasız ki, izlerken içim parçalanıyor.

Kaiba, hafıza, kimlik, sınıf ayrımı, yozlaşma, adalet gibi konuları işliyor. Hafıza bizi biz yapar mı? Kimliğimizi kaybedersek ne olur? Zenginler fakirleri sömürmeye devam edecek mi? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok ilginç. O retro, çizgi roman tarzı, Kaiba'nın dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Kaiba'nın psikolojik sorunları da çok iyi işlenmiş. Kaiba'nın hafıza kaybı, kimlik arayışı, adaletsizliğe karşı öfkesi... Hepsi çok dokunaklı.

Delirten Detay: Hafıza transferinin sonuçları! Oha diyorum, bu kadar korkunç olamaz!

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, distopik, karanlık ve toplumsal eleştiri içeren anime sevenler. "Benim için önemli olan düşündürücü ve acımasız hikayeler" diyenler, Kaiba'ya mutlaka bir şans verin!


10: Mononoke - Kötülüklerle Savaşan Gizemli Eczacı

Mononoke, Edo döneminde geçen bir korku anime. Eczacı, Mononoke adlı kötü ruhları avlıyor. Mononoke'ler, insanların olumsuz duygularından doğuyorlar. Korku, öfke, kıskançlık, nefret... Bu duygular, Mononoke'leri güçlendiriyor. Eczacı, Mononoke'leri yok etmek için, onların "Form", "Gerçek" ve "Nedeni"ni bulmak zorunda. Her bölüm, farklı bir Mononoke'nin hikayesini anlatıyor. Eczacı, insanların karanlık sırlarını ortaya çıkarırken, kendi geçmişiyle de yüzleşiyor. Abi Mononoke o kadar ürkütücü ki, gece tek başına izlemeye cesaret edemiyorum.

Mononoke, korku, batıl inanç, insan doğası, geçmişin yükü gibi konuları işliyor. İnsanlar neden kötü şeyler yapar? Geçmişimiz bizi nasıl etkiler? Batıl inançlar hayatımızı nasıl yönlendirir? Bu soruları sürekli kendine soruyorsun. Animenin görsel tarzı da çok etkileyici. O geleneksel Japon sanatı, Mononoke'nin dünyasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Eczacının gizemli kişiliği de çok iyi işlenmiş. Eczacının sakinliği, bilgeliği, Mononoke'lerle olan savaşı... Hepsi çok etkileyici.

Delirten Detay: Mononoke'lerin gerçekte ne olduğu! Oha diyorum, bu kadar karmaşık olamaz!

Kimler Sevecek?: Korku, gizem, geleneksel Japon kültürü ve farklı bir anime deneyimi arayanlar. "Benim için önemli olan ürkütücü ve düşündürücü hikayeler" diyenler, Mononoke'yi kaçırmayın!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.