Yandere Nedir? Sevgisi İçin Öldüren Karakterler: Aşkın Karanlık Yüzü!
Yandere karakterlere bayılıyor musun? Sevgisi için her şeyi yapabilecek, hatta ÖLDÜREBİLECEK bu psikopat ama çekici karakterlere yakından bakmaya hazır ol! İşte en ikonik yandere örnekleri ve bu çılgınlığın arkasındaki sebepler!
1. Gasai Yuno (Mirai Nikki) - Yandere Kraliçesi!
Abi, Gasai Yuno'suz bir yandere listesi mi olur? Olmaz! Bu kız, yandere dendiğinde akla gelen ilk isim. Mirai Nikki'yi izlemeyen bile Yuno'nun o психopat gülüşünü, elindeki baltayı falan kesin biliyordur. Yuno, Yukiteru Amano'ya (Yuki'ye) olan AŞIRI düşkünlüğüyle tanınıyor. Düşkünlük de ne kelime, bildiğin saplantı! Yuki için dünyayı yakar, gezegenleri yok eder, zamanı büker... Her şeyi yapar! Yuki'ye zarar verecek herkesi (ve her şeyi) ortadan kaldırmak için gözünü kırpmadan cinayet işler. Hatta Yuki'yi korumak için diğer Gelecek Günlüğü sahiplerini hunharca katlettiği sahneler var ki, ağzın açık kalıyor.
Yuno'nun bu kadar manyak olmasının altında travmatik bir geçmiş yatıyor. Ailesi tarafından şiddete maruz kalmış, bir odaya kapatılmış falan... Yani normal değil kızcağız. Ama bu, onun Yuki'ye olan saplantısını haklı çıkarmıyor tabii. Yuno, anime tarihindeki en ikonik ve unutulmaz yandere karakterlerden biri. O kadar ki, yandere arketipini resmen o tanımladı diyebiliriz. Onun sayesinde yandere karakterler bu kadar popüler oldu. Hatta Yuno'nun o meşhur "Yuki!" diye bağırması bile başlı başına bir fenomen!
Mirai Nikki'nin sonlarına doğru Yuno'nun aslında bambaşka bir sırrı olduğu ortaya çıkıyor. SPOILER VERMEK İSTEMİYORUM AMA OHA DİYORUM! Olaylar bambaşka bir boyuta taşınıyor. Yuno'nun geçmişi, motivasyonları falan her şey daha da karmaşıklaşıyor. İzlemediysen koş izle! Mirai Nikki, yandere sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir anime. Yuno'nun психopatlığı, aşkı, çaresizliği... Her şeyiyle seni ekran başına kilitleyecek!
Delirten Detay: Yuno'nun o tatlı görünümünün altında sakladığı психopatlık! İlk başta normal bir kız gibi davranıyor ama sonra birden gözü dönüyor ve önüne geleni kesip biçiyor. Bu tezatlık insanı acayip etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Gerilim, aksiyon ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "aşk her şeyi affeder mi?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
2. Kotonoha Katsura (School Days) - Sakin Sudan Çıkan Tsunami!
Kotonoha Katsura... Ah, Kotonoha... School Days'i izleyen herkesin içini acıtan, "bu kadar da olmaz" dedirten bir karakter. İlk başta utangaç, çekingen, sessiz sakin bir kız. Ama sonra... Sonrası malum! Makoto Itou'nun çapkınlıkları, Kotonoha'yı yavaş yavaş delirtiyor. Kotonoha, Makoto'ya deliler gibi aşık. Onun için her şeyi yapmaya hazır. Ama Makoto, Kotonoha'nın bu saf aşkını zerre umursamıyor. Sürekli başka kızlarla takılıyor, Kotonoha'yı aldatıyor falan... Kotonoha da bu ihanetlere dayanamıyor ve sonunda психopatlığın dibine vuruyor!
School Days'in son bölümü anime tarihine altın harflerle yazıldı diyebilirim. O final sahnesi... O bıçak... O kafa... O bot... Unutulmaz! Kotonoha'nın o sakin, uysal kızdan nasıl bir психopat katile dönüştüğünü görmek inanılmaz. School Days, yandere temasını çok farklı bir şekilde ele alıyor. Burada aşk, saplantı, ihanet, çaresizlik gibi duygular iç içe geçmiş durumda. Kotonoha'nın hikayesi, aşkın insanı ne kadar değiştirebileceğini, ne kadar ileri götürebileceğini gösteren acı bir örnek.
School Days'i izlerken Kotonoha'ya hem acıyorsun hem de ondan korkuyorsun. Onu anlamaya çalışıyorsun ama aynı zamanda yaptıklarını da asla onaylamıyorsun. İşte bu karmaşık duygular, Kotonoha'yı bu kadar etkileyici bir karakter yapıyor. School Days, herkese hitap etmeyebilir. Çünkü çok rahatsız edici, çok acımasız sahneler içeriyor. Ama yandere türünü sevenler için kaçırılmaması gereken bir anime.
Delirten Detay: Kotonoha'nın o masum yüzünün arkasındaki karanlık! İlk başta melek gibi bir kızken, sonra şeytana dönüşüyor. Bu değişim insanı şoke ediyor.
Kimler Sevecek?: Dram, gerilim ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karakterlerin iç dünyasını derinlemesine incelemeyi sevenler, "aşkın sınırları var mı?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
3. Anna Nishikinomiya (Shimoneta) - Ahlaksızlığa Aşık Yandere!
Anna Nishikinomiya, Shimoneta'nın çılgın ve ahlaksız yandere'si! Bu kız, ahlak bekçiliği yapan bir öğrenci konseyi başkanı olmasına rağmen, aslında ahlaksızlığa aşık! Tanukichi Okuma'ya olan saplantısı yüzünden akıl almaz şeyler yapıyor. Ona kendi "aşk nektarını" (yani terini) içirmeye çalışıyor, onu kaçırıyor, onu zorla evlendirmeye kalkıyor falan... Anna'nın психopatlık seviyesi gerçekten çok yüksek! Ama bir yandan da çok komik bir karakter. Çünkü yaptığı şeyler o kadar absürt ki, gülmekten kırılıyorsun.
Shimoneta, ahlak ve cinsellik üzerine absürt bir komedi anime'si. Anna'nın karakteri de bu absürtlüğe çok iyi uyum sağlıyor. Onun yandere davranışları, anime'nin komedi unsurunu daha da güçlendiriyor. Anna, diğer yandere karakterlere göre daha eğlenceli ve daha hafif bir karakter. Ama bu, onun психopat olmadığı anlamına gelmiyor tabii. Sonuçta o da sevdiği için her şeyi yapabilecek bir yandere.
Shimoneta'yı izlerken Anna'ya hem gülüyorsun hem de ondan tırsıyorsun. Onun ne yapacağı hiç belli olmuyor. Bir saniye sonra seni öpecekmiş gibi davranırken, diğer saniye seni kaçırıp zorla evlendirmeye kalkabiliyor. İşte bu tahmin edilemezlik, Anna'yı bu kadar ilginç bir karakter yapıyor. Shimoneta, +18 içerikli bir anime. Ama komedi sevenler, absürtlüğe bayılanlar ve yandere karakterlere ilgi duyanlar için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Delirten Detay: Anna'nın ahlak bekçisi olmasına rağmen ahlaksızlığa olan gizli tutkusu! Bu tezatlık insanı hem şaşırtıyor hem de güldürüyor.
Kimler Sevecek?: Komedi, ecchi ve absürt öğeler içeren animeleri sevenler, sınırları zorlayan karakterlere bayılanlar, "ahlak nedir?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
4. Shion Sonozaki (Higurashi no Naku Koro ni) - İkiz Kardeşin Karanlık Yüzü!
Shion Sonozaki, Higurashi no Naku Koro ni'nin психopat ikizi! Shion ve Mion, birbirlerine çok benzeyen ikiz kardeşler. Ama karakterleri tamamen farklı. Mion daha neşeli, daha sosyal bir kızken, Shion daha soğuk, daha mesafeli bir tip. Shion, Satoshi Hojo'ya aşık. Satoshi'nin kaybolmasıyla Shion'ın психopatlığı ortaya çıkıyor. Satoshi'yi kaçıranlardan intikam almak için gözünü kırpmadan cinayet işliyor. Hatta kendi ailesini bile öldürmekten çekinmiyor!
Higurashi no Naku Koro ni, zaman döngüleri, cinayetler ve психolojik gerilim üzerine kurulu bir anime. Shion'ın karakteri de bu gerilimi daha da artırıyor. Onun психopat davranışları, anime'nin atmosferini daha da karanlık hale getiriyor. Shion, diğer yandere karakterlere göre daha acımasız ve daha soğukkanlı bir karakter. O, intikam almak için her şeyi yapabilecek bir психopat.
Higurashi no Naku Koro ni'yi izlerken Shion'a hem acıyorsun hem de ondan korkuyorsun. Satoshi'ye olan aşkı onu bu kadar психopat yaptı. Ama bu, onun yaptıklarını haklı çıkarmıyor tabii. Sonuçta o da sevdiği için her şeyi yapabilecek bir yandere. Higurashi no Naku Koro ni, gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Delirten Detay: Shion'ın ikiz kardeşi Mion ile arasındaki ilişki! Birbirlerine çok benziyorlar ama aynı zamanda birbirlerinden nefret ediyorlar. Bu karmaşık ilişki insanı çok etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "intikam her şeyi haklı çıkarır mı?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
5. Ayase Aragaki (Oreimo) - Masumiyetin Arkasındaki Saplantı!
Ayase Aragaki, Oreimo'nun tatlı mı tatlı ama bir o kadar da saplantılı yandere'si! Ayase, Kyosuke Kosaka'nın en yakın arkadaşlarından biri ve ona deliler gibi aşık. Başlangıçta masum ve saf bir kız gibi görünse de, Kyosuke'ye olan aşkı onu zamanla психopatlığa sürüklüyor. Özellikle Kyosuke'nin kız kardeşi Kirino ile olan ilişkisini kıskandığında, Ayase'nin gerçek yüzü ortaya çıkıyor.
Oreimo, kız kardeş kompleksini konu alan bir anime. Ayase'nin karakteri de bu konuya farklı bir boyut katıyor. O, Kyosuke'ye olan aşkını saplantı haline getirmiş ve onun mutluluğu için her şeyi yapmaya hazır. Ama bu "her şey"in içine, Kyosuke'nin etrafındaki diğer kızları ortadan kaldırmak da dahil!
Oreimo'yu izlerken Ayase'ye hem acıyorsun hem de ondan tırsıyorsun. Onun masum görünümünün altında sakladığı психopatlık insanı şaşırtıyor. Ayase, diğer yandere karakterlere göre daha sevimli ve daha komik bir karakter. Ama bu, onun психopat olmadığı anlamına gelmiyor tabii. Sonuçta o da sevdiği için her şeyi yapabilecek bir yandere. Oreimo, komedi, romantizm ve dram öğeleri içeren animeleri sevenler için izlenmesi gereken bir yapım.
Delirten Detay: Ayase'nin Kyosuke'ye olan aşkını itiraf etme şekli! O kadar tatlı ve masumane ki, insan ona kızamıyor bile. Ama aynı zamanda o kadar da saplantılı ki, insan ondan korkuyor.
Kimler Sevecek?: Komedi, romantizm ve dram öğeleri içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "aşk her şeyi affeder mi?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
6. Lucy/Nyu (Elfen Lied) - Acımasız Katilin Masum Yüzü!
Lucy/Nyu, Elfen Lied'in hem acımasız bir katil hem de masum bir çocuk olan yandere'si! Lucy, Diclonius adı verilen, insanlardan farklı güçlere sahip bir türün üyesi. İnsanlar tarafından dışlanmış ve kötü muamele görmüş. Bu yüzden insanlığa karşı büyük bir nefret besliyor. Ama hafızasını kaybettiğinde Nyu adında masum bir kıza dönüşüyor. Nyu, Kouta adında bir gençle tanışıyor ve ona aşık oluyor. Ama Lucy'nin geçmişi onu bırakmıyor ve zaman zaman Lucy'nin психopat kişiliği ortaya çıkıyor.
Elfen Lied, şiddet, cinsellik ve психolojik öğeler içeren bir anime. Lucy/Nyu'nun karakteri de bu öğeleri daha da güçlendiriyor. Onun hem acımasız bir katil hem de masum bir çocuk olması, anime'ye büyük bir derinlik katıyor. Lucy/Nyu, diğer yandere karakterlere göre daha trajik bir karakter. Onun психopat davranışları, geçmişinde yaşadığı travmaların bir sonucu. Ama bu, onun yaptıklarını haklı çıkarmıyor tabii. Sonuçta o da sevdiği için her şeyi yapabilecek bir yandere.
Elfen Lied'i izlerken Lucy/Nyu'ya hem acıyorsun hem de ondan korkuyorsun. Onun geçmişini öğrenince onu anlamaya çalışıyorsun ama aynı zamanda yaptıklarını da asla onaylamıyorsun. İşte bu karmaşık duygular, Lucy/Nyu'yu bu kadar etkileyici bir karakter yapıyor. Elfen Lied, şiddet, cinsellik ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler için izlenmesi gereken bir yapım.
Delirten Detay: Lucy/Nyu'nun iki farklı kişiliğe sahip olması! Bir yandan masum bir çocuk gibi davranırken, diğer yandan acımasız bir katile dönüşebiliyor. Bu tezatlık insanı çok etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Şiddet, cinsellik ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "şiddet şiddeti doğurur mu?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
7. Yandere-chan/Ayano Aishi (Yandere Simulator) - Yandere Olmak Bir Yaşam Tarzı!
Yandere-chan, Yandere Simulator oyununun baş karakteri! Bu kız, yandere olmanın ne demek olduğunu tam anlamıyla yaşayan bir karakter. Senpai'sine (yani aşkına) deliler gibi aşık ve onun için her şeyi yapmaya hazır. Senpai'sinin dikkatini çekmek için diğer kızları ortadan kaldırıyor, dedikodular yayıyor, hatta cinayet işliyor! Yandere-chan, diğer yandere karakterlere göre daha interaktif bir karakter. Çünkü onun davranışlarını sen kontrol ediyorsun. Yani sen ne yaparsan o da onu yapıyor!
Yandere Simulator, yandere olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek isteyenler için yapılmış bir oyun. Oyunda Yandere-chan'ı kontrol ederek Senpai'sine ulaşmaya çalışıyorsun. Bunun için de her türlü yolu deneyebilirsin. İstersen diğer kızlarla arkadaş olabilir, istersen onları zehirleyebilir, istersen de onları kaçırıp işkence edebilirsin! Oyunun amacı, Senpai'sinin seni fark etmesini sağlamak ve onunla mutlu bir ilişki yaşamak. Ama bu yolda ne kadar ileri gideceğine sen karar veriyorsun.
Yandere Simulator, çok tartışmalı bir oyun. Çünkü şiddet ve cinsellik içeriyor. Ama yandere temasını sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım. Oyunda Yandere-chan'ı kontrol ederek yandere olmanın ne demek olduğunu tam anlamıyla deneyimleyebilirsin. Ama unutma, bu sadece bir oyun! Gerçek hayatta böyle şeyler yapmaya kalkma!
Delirten Detay: Yandere-chan'ın duygusuz yüzü! Ne kadar психopat şeyler yapsa da, yüzünde hiçbir ifade değişmiyor. Bu da onu daha da korkutucu yapıyor.
Kimler Sevecek?: Yandere temasını sevenler, interaktif oyunlara bayılanlar, "aşk her şeyi meşru kılar mı?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
8. Rena Ryuugu (Higurashi no Naku Koro ni) - Sevimli Ama Tehlikeli!
Rena Ryuugu, Higurashi no Naku Koro ni'nin sevimli ama bir o kadar da tehlikeli yandere'si! Rena, "haüüüü" diye bağırmasıyla, sevimli şapkasıyla ve "kaosuuu mochtekaerou!" (eve götürelim!) repliğiyle tanınıyor. İlk başta tatlı ve sevimli bir kız gibi görünse de, Rena'nın geçmişinde yaşadığı travmalar onu zamanla психopatlığa sürüklüyor. Özellikle "hazine" olarak gördüğü şeylere karşı aşırı korumacı davranıyor ve onları kimseyle paylaşmak istemiyor.
Higurashi no Naku Koro ni, zaman döngüleri, cinayetler ve психolojik gerilim üzerine kurulu bir anime. Rena'nın karakteri de bu gerilimi daha da artırıyor. Onun психopat davranışları, anime'nin atmosferini daha da karanlık hale getiriyor. Rena, diğer yandere karakterlere göre daha sevimli ve daha komik bir karakter. Ama bu, onun психopat olmadığı anlamına gelmiyor tabii. Sonuçta o da sevdiği için her şeyi yapabilecek bir yandere.
Higurashi no Naku Koro ni'yi izlerken Rena'ya hem acıyorsun hem de ondan korkuyorsun. Onun geçmişini öğrenince onu anlamaya çalışıyorsun ama aynı zamanda yaptıklarını da asla onaylamıyorsun. İşte bu karmaşık duygular, Rena'yı bu kadar etkileyici bir karakter yapıyor. Higurashi no Naku Koro ni, gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Delirten Detay: Rena'nın "kaosuuu mochtekaerou!" repliği! Bu repliği söylediğinde gözleri kararıyor ve önüne geleni öldürmeye başlıyor. Bu tezatlık insanı çok etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "geçmişin travmaları insanı nasıl etkiler?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
9. Megumi Shimizu (Shiki) - Vampir Yandere!
Megumi Shimizu, Shiki'nin vampir yandere'si! Megumi, dış görünüşüne çok önem veren, popüler olmak isteyen bir kız. Köy hayatından sıkılıyor ve büyük şehre gitmek istiyor. Ama bir gün gizemli bir şekilde ölüyor ve vampir olarak geri dönüyor. Vampir olduktan sonra Megumi'nin kişiliği tamamen değişiyor. Daha agresif, daha bencil ve daha психopat birine dönüşüyor. Köydeki insanlardan intikam almak için elinden geleni yapıyor.
Shiki, vampirler, cinayetler ve психolojik gerilim üzerine kurulu bir anime. Megumi'nin karakteri de bu gerilimi daha da artırıyor. Onun vampir olduktan sonraki davranışları, anime'nin atmosferini daha da karanlık hale getiriyor. Megumi, diğer yandere karakterlere göre daha bencil ve daha acımasız bir karakter. O, intikam almak için her şeyi yapabilecek bir психopat.
Shiki'yi izlerken Megumi'ye hem acıyorsun hem de ondan nefret ediyorsun. Onun geçmişini öğrenince onu anlamaya çalışıyorsun ama aynı zamanda yaptıklarını da asla onaylamıyorsun. İşte bu karmaşık duygular, Megumi'yi bu kadar etkileyici bir karakter yapıyor. Shiki, gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Delirten Detay: Megumi'nin vampir olduktan sonraki görünüşü! Daha çekici, daha seksi ve daha korkutucu bir hale geliyor. Bu değişim insanı çok etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Gerilim, korku ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "vampirler gerçekten var mı?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
10. Rolo Lamperouge (Code Geass) - Kardeş Sevgisi Mi, Saplantı Mı?
Rolo Lamperouge, Code Geass'ın tartışmalı yandere'si! Rolo, Lelouch Lamperouge'un (yani Zero'nun) küçük kardeşi olarak tanıtılıyor. Ama aslında Lelouch'u kontrol altında tutmak için gönderilmiş bir suikastçı. Rolo, Lelouch'a deliler gibi aşık ve onun için her şeyi yapmaya hazır. Lelouch'un mutluluğu için diğer insanları öldürmekten çekinmiyor. Hatta Lelouch'u korumak için kendi hayatını bile feda ediyor!
Code Geass, politika, savaş ve психolojik gerilim üzerine kurulu bir anime. Rolo'nun karakteri de bu gerilimi daha da artırıyor. Onun Lelouch'a olan aşkı, anime'nin en tartışmalı konularından biri. Rolo, bazı izleyiciler tarafından bir kahraman olarak görülürken, bazı izleyiciler tarafından da bir психopat olarak görülüyor. Rolo'nun motivasyonları, davranışları ve sonuçları, Code Geass'ı izleyenler arasında büyük tartışmalara yol açıyor.
Code Geass'ı izlerken Rolo'ya hem acıyorsun hem de ondan korkuyorsun. Onun Lelouch'a olan aşkını anlamaya çalışıyorsun ama aynı zamanda yaptıklarını da asla onaylamıyorsun. İşte bu karmaşık duygular, Rolo'yu bu kadar etkileyici bir karakter yapıyor. Code Geass, politika, savaş ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler için kaçırılmaması gereken bir yapım.
Delirten Detay: Rolo'nun Geass gücü! Zamanı durdurabiliyor. Bu gücü, Lelouch'u korumak için kullanıyor. Ama aynı zamanda bu gücü, insanları öldürmek için de kullanıyor.
Kimler Sevecek?: Politika, savaş ve психolojik öğeler içeren animeleri sevenler, karmaşık karakterlere bayılanlar, "kardeş sevgisi her şeyi affeder mi?" sorusunu sorgulamaktan hoşlananlar.
Tepkiniz Nedir?