Shinsekai Yori türü anime listesi: En iyi 10 yapım - Aklını Başından Alacak Seçkiler!
Shinsekai Yori vibe'ı veren, distopik geleceğe ışınlayan, gizem dolu, beyin yakan anime arıyorsan doğru yerdesin! Gel, en iyi 10 tanesini birlikte inceleyelim!
1. From the New World (Shinsekai Yori) - Türün Ta Kendisi!
Arkadaşlar, abilerim, ablalarım! Bu anime varya bu anime... İşte bu anime! Shinsekai Yori'nin kendisi zaten! Eğer bu tarzı seviyorsanız, başka bir şey aramayın, direkt buna dalın! Konusu, kurgusu, karakterleri... Her şeyiyle mükemmel bir distopya şöleni. Gelecekte geçen, telekinetik güçlere sahip insanların dünyasında yaşanan olayları anlatıyor. Ama sakın "aa süper güçler falan" diye düşünmeyin. İşler hiç de öyle değil. Toplumun karanlık sırları, acımasız gerçekleri yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve sizi koltuğunuza çiviliyor.
Olay örgüsü o kadar zekice hazırlanmış ki, her bölümde yeni bir şeyler öğreniyorsunuz. Karakterlerin gelişimine bayılacaksınız! Özellikle Saki'nin yaşadığı değişim, ergenlikten yetişkinliğe geçişi, sorumluluk alması... Muazzam! Müzikleri de cabası! O ürkütücü, gizemli atmosferi o kadar iyi yansıtıyor ki, tüyleriniz diken diken olacak. Yani demem o ki, Shinsekai Yori sadece bir anime değil, bir sanat eseri!
İlk bölümlerde biraz sabretmeniz gerekebilir, olaylar yavaş yavaş gelişiyor. Ama inanın bana, sabrınızın karşılığını fazlasıyla alacaksınız. Son bölümlere doğru öyle bir ters köşe yapıyor ki, ağzınız açık kalacak. Hatta birkaç gün etkisinden çıkamayacaksınız. Ben şahsen izledikten sonra uzun süre kendime gelememiştim. "Bu nasıl bir yapım ya?" diye diye gezmiştim ortalıkta.
Delirten Detay: Animedeki o toplumsal yapı, kurallar, yasaklar... İnsanın aklına "Acaba biz de böyle mi olacağız?" sorusunu getiriyor. İşte bu yüzden bu kadar etkileyici!
Kimler Sevecek?: Distopik, psikolojik, gizemli, derin anlamlar içeren, beyin yakan animeler seven herkes bu yapıma bayılacak!
2. Psycho-Pass - Sibyl Sistemine Biat Et!
Şimdi de gelelim Psycho-Pass'e! Bu anime de Shinsekai Yori gibi distopik bir gelecekte geçiyor. Ama bu sefer konu biraz daha farklı. Sibyl Sistemi diye bir şey var. Bu sistem, insanların suç işleme potansiyelini ölçüyor ve ona göre cezalandırıyor. Yani daha suç işlemeden potansiyel suçlu ilan edilebiliyorsun! Akane Tsunemori de bu sistemin polislerinden biri. Ama o, sisteme körü körüne bağlı değil. Sorguluyor, düşünüyor, vicdanıyla hareket ediyor. İşte bu yüzden onu çok seviyoruz!
Psycho-Pass, aksiyon dolu sahneleriyle de dikkat çekiyor. Silahlar, çatışmalar, kovalamacalar... Hiçbir şey eksik değil! Ama sadece aksiyon değil, aynı zamanda çok derin felsefi sorular da soruyor. "Özgür irade ne demek? Adalet nedir? Toplumun iyiliği için bireyin hakları kısıtlanabilir mi?" gibi soruları sürekli kafanızda döndürecek. Özellikle Makishima Shogo karakteri... Abi bu adam tam bir psikopat! Ama aynı zamanda çok zeki ve karizmatik. Onun felsefi konuşmalarına hayran kalacaksınız.
Bu anime de Shinsekai Yori gibi biraz karanlık ve kasvetli. Ama bu, onu daha da çekici yapıyor. Çünkü gerçek hayatta da her şey güllük gülistanlık değil. Bazen acı gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor. Psycho-Pass da tam olarak bunu yapıyor. İzlerken hem eğlenecek, hem de düşüneceksiniz. Kaçırmayın derim!
Delirten Detay: Sibyl Sistemi'nin o kusursuzluğu, her şeyi kontrol etme arzusu... İnsanı ürkütüyor. Acaba böyle bir sistem gerçekten işe yarar mıydı?
Kimler Sevecek?: Distopik, bilim kurgu, suç, gerilim, psikolojik animeler sevenler ve felsefi sorulara kafa yormayı sevenler bu animeye bayılacak!
3. Ergo Proxy - Varoluşsal Krize Hoş Geldin!
Ergo Proxy... Ah Ergo Proxy! Bu anime varya bu anime... Tam bir beyin yakan yapım! Eğer Shinsekai Yori'nin o gizemli, kasvetli atmosferini sevdiyseniz, Ergo Proxy'ye de bayılacaksınız. Gelecekte, Romdo adında bir kubbe şehrinde geçen olayları anlatıyor. İnsanlar ve AutoReiv adı verilen robotlar birlikte yaşıyor. Ama bir gün, AutoReiv'lerde Cogito virüsü ortaya çıkıyor ve robotlar bilinçlenmeye başlıyor. İşte o andan itibaren işler karışıyor.
Lil Meyer adında bir dedektif, bu olayları araştırmaya başlıyor. Araştırdıkça da şehrin karanlık sırlarını, geçmişini öğreniyor. Ergo Proxy, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir felsefe dersi gibi. Varoluş, kimlik, hafıza gibi konuları o kadar derinlemesine işliyor ki, izlerken kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. Özellikle Vincent Law karakteri... Onun kim olduğunu, nereden geldiğini öğrenmek için sabırsızlanacaksınız.
Bu anime de biraz yavaş ilerliyor. Ama her bölümünde yeni bir şeyler öğreniyorsunuz. Görsel olarak da çok etkileyici. O karanlık, kasvetli atmosferi o kadar iyi yansıtıyor ki, adeta Romdo şehrinde yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Müzikleri de cabası! O gotik, endüstriyel soundlar, animeye ayrı bir hava katıyor. Ergo Proxy, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce biraz felsefe okumanızda fayda var, yoksa kafanız karışabilir.
Delirten Detay: Animedeki o robotların bilinçlenmesi, insan gibi düşünmeye başlaması... İnsanı "Acaba robotlar da bir gün bizim gibi olacak mı?" diye düşündürüyor.
Kimler Sevecek?: Distopik, bilim kurgu, psikolojik, felsefi animeler sevenler ve beyin yakıcı konulara meraklı olanlar bu animeye bayılacak!
4. Madoka Magica - Şeker mi Şeker... Yoksa?
Madoka Magica... İlk bakışta tipik bir magical girl animesi gibi duruyor, değil mi? Ama sakın aldanmayın! Bu anime, türünün en iyi örneklerinden biri. Hatta türünü yeniden tanımlayan bir yapım bile diyebiliriz. Madoka Kaname adında bir kız, Kyubey adında bir yaratıkla karşılaşıyor. Kyubey, ona bir dilek hakkı veriyor ve onu magical girl yapmayı teklif ediyor. Ama işler hiç de göründüğü gibi değil. Magical girl olmak, sandığınız kadar eğlenceli bir şey değil.
Bu anime, magical girl türünün klişelerini alt üst ediyor. Tatlış karakterler, renkli dünyalar falan filan... Hepsi bir aldatmaca! Aslında çok karanlık, acımasız bir dünya var. Magical girl'ler, sürekli savaşmak zorunda kalıyorlar ve sonunda trajik bir sona doğru sürükleniyorlar. Madoka'nın yaşadığı değişim, onun kararları... İnsanı derinden etkiliyor. Özellikle Homura Akemi karakteri... Onun Madoka için yaptıklarına hayran kalacaksınız.
Madoka Magica, görsel olarak da çok etkileyici. O farklı çizim tarzı, animeye ayrı bir hava katıyor. Müzikleri de cabası! O epik, duygusal parçalar, animeyi daha da unutulmaz kılıyor. Bu animeyi izledikten sonra magical girl animelerine bakış açınız tamamen değişecek. Kaçırmayın derim!
Delirten Detay: Animedeki o dilek hakkı, aslında bir lanet gibi. İnsanların en büyük arzuları, onları en büyük acılara sürüklüyor.
Kimler Sevecek?: Magical girl animelerini sevenler, karanlık, psikolojik, dramatik hikayelere meraklı olanlar ve ters köşelere bayılanlar bu animeye bayılacak!
5. Texhnolyze - Beton Ormanda Kaybolmak
Texhnolyze... Bu anime varya bu anime... Tam bir depresyon bombası! Eğer Shinsekai Yori'nin o kasvetli, umutsuz atmosferini sevdiyseniz, Texhnolyze'ye de bayılacaksınız. Gelecekte, Lux adında bir yeraltı şehrinde geçen olayları anlatıyor. Şehir, farklı gruplar tarafından yönetiliyor ve sürekli bir savaş hali var. İnsanlar, vücutlarına mekanik parçalar takarak güçlenmeye çalışıyorlar. Ama bu, onları daha da insanlıktan çıkarıyor.
Ichise adında bir dövüşçü, bir gün kolunu ve bacağını kaybediyor. Daha sonra Ran adında gizemli bir kızla tanışıyor ve onun rehberliğinde Lux şehrinin sırlarını öğrenmeye başlıyor. Texhnolyze, çok yavaş ilerleyen, diyalogsuz sahnelerin bol olduğu bir anime. Ama bu, onu daha da etkileyici yapıyor. O sessizlik, o umutsuzluk... İnsanın içini karartıyor. Karakterlerin yaşadığı acılar, onların çaresizlikleri... İnsanı derinden etkiliyor.
Bu anime, görsel olarak da çok etkileyici. O karanlık, kasvetli atmosferi o kadar iyi yansıtıyor ki, adeta Lux şehrinde yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz. Müzikleri de cabası! O endüstriyel, deneysel soundlar, animeye ayrı bir hava katıyor. Texhnolyze, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce biraz psikolojik olarak hazırlıklı olmanızda fayda var, yoksa depresyona girebilirsiniz.
Delirten Detay: Animedeki o mekanik parçalar, aslında insanların insanlıktan çıkışının bir sembolü gibi. Vücutlarına metal taktıkça, duygularını kaybediyorlar.
Kimler Sevecek?: Distopik, cyberpunk, psikolojik, felsefi animeler sevenler ve umutsuz hikayelere meraklı olanlar bu animeye bayılacak!
6. Serial Experiments Lain - İnternetin Derinliklerine Dalış
Serial Experiments Lain... Bu anime varya bu anime... Tam bir teknoloji kabusu! Eğer Shinsekai Yori'nin o gizemli, kafa karıştırıcı atmosferini sevdiyseniz, Serial Experiments Lain'e de bayılacaksınız. Lain Iwakura adında içine kapanık bir kız, bir gün ölen bir sınıf arkadaşından e-posta alıyor. Bu e-posta, onu Wired adı verilen sanal bir dünyaya sürüklüyor. Lain, Wired'da farklı kişiliklere bürünüyor, farklı deneyimler yaşıyor. Ama bu, onu daha da karmaşık hale getiriyor.
Serial Experiments Lain, internetin, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkilerini sorgulayan bir anime. Kimlik, gerçeklik, sanallık gibi konuları o kadar derinlemesine işliyor ki, izlerken kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. Lain'in yaşadığı değişim, onun kim olduğunu bulma çabası... İnsanı derinden etkiliyor. Bu anime, görsel olarak da çok etkileyici. O deneysel çizim tarzı, animeye ayrı bir hava katıyor. Müzikleri de cabası! O elektronik, ambient soundlar, animeye ayrı bir hava katıyor. Serial Experiments Lain, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce biraz internet hakkında bilgi sahibi olmanızda fayda var, yoksa kafanız karışabilir.
Bu anime, biraz yavaş ilerliyor ve çok fazla diyalog içermiyor. Ama bu, onu daha da gizemli yapıyor. O sessizlik, o kafa karışıklığı... İnsanın içini ürpertiyor. Serial Experiments Lain, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sanat eseri gibi. İzledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Delirten Detay: Animedeki o Wired dünyası, aslında günümüzdeki internetin bir yansıması gibi. İnsanlar, sanal dünyada kendilerini daha özgür hissediyorlar.
Kimler Sevecek?: Cyberpunk, psikolojik, felsefi animeler sevenler ve teknolojiye meraklı olanlar bu animeye bayılacak!
7. Kaiba - Hafızanın Bedeli
Kaiba... Bu anime varya bu anime... Tam bir görsel şölen! Eğer Shinsekai Yori'nin o distopik, farklı dünyasını sevdiyseniz, Kaiba'ya da bayılacaksınız. Gelecekte, hafızaların değiştirilebildiği, hatta vücutların bile değiştirilebildiği bir dünyada geçen olayları anlatıyor. Kaiba adında hafızasını kaybetmiş bir adam, bir gün bir uzay gemisinde uyanıyor. Kim olduğunu, nereden geldiğini hatırlamıyor. Ama bir yandan da sürekli takip ediliyor.
Kaiba, hafızasını geri kazanmaya çalışırken, dünyanın karanlık sırlarını öğreniyor. Zenginler, fakirlerin bedenlerini satın alarak ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışıyorlar. Fakirler ise, bu acımasız düzene karşı direniyorlar. Kaiba, görsel olarak çok farklı bir anime. O retro, cartoony çizim tarzı, animeye ayrı bir hava katıyor. Müzikleri de cabası! O elektronik, jazzy soundlar, animeye ayrı bir hava katıyor. Kaiba, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce biraz farklı bir çizim tarzına alışmanızda fayda var, yoksa gözünüz yorulabilir.
Bu anime, biraz yavaş ilerliyor ve çok fazla diyalog içermiyor. Ama bu, onu daha da gizemli yapıyor. O sessizlik, o kafa karışıklığı... İnsanın içini ürpertiyor. Kaiba, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir eleştiri gibi. Toplumsal eşitsizliği, adaletsizliği o kadar iyi yansıtıyor ki, izlerken kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız.
Delirten Detay: Animedeki o hafıza değiştirme teknolojisi, aslında insanların kimliklerini kaybetmelerine neden oluyor. Kim olduklarını, ne hissettiklerini unutuyorlar.
Kimler Sevecek?: Distopik, bilim kurgu, psikolojik animeler sevenler ve farklı çizim tarzlarına açık olanlar bu animeye bayılacak!
8. Deca-Dence - Duvarların Ardındaki Gerçek
Deca-Dence... Bu anime varya bu anime... Tam bir sürpriz yumurta! İlk bakışta tipik bir post-apokaliptik anime gibi duruyor, değil mi? Ama sakın aldanmayın! Bu anime, türünün en iyi örneklerinden biri. İnsanlar, Gadoll adı verilen yaratıkların saldırılarından korunmak için Deca-Dence adında devasa bir mobil kalede yaşıyorlar. Natsume adında bir kız, bir gün Kaburagi adında bir tamirci ile tanışıyor. Kaburagi, Deca-Dence'ın sırlarını biliyor ve Natsume'ye bu sırları öğretiyor.
Deca-Dence, aksiyon dolu sahneleriyle de dikkat çekiyor. Gadoll'larla yapılan savaşlar, çok heyecanlı ve görsel olarak çok etkileyici. Ama sadece aksiyon değil, aynı zamanda çok derin felsefi sorular da soruyor. Gerçeklik nedir? Özgürlük ne demektir? Kontrol ne anlama gelir? gibi soruları sürekli kafanızda döndürecek. Özellikle Kaburagi karakteri... Onun geçmişi, motivasyonları... İnsanı derinden etkiliyor.
Bu anime, görsel olarak da çok etkileyici. O farklı dünya, o devasa kale... İnsanı büyülüyor. Müzikleri de cabası! O epik, duygusal parçalar, animeyi daha da unutulmaz kılıyor. Deca-Dence, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce sürprizlere hazırlıklı olmanızda fayda var, yoksa şaşırabilirsiniz.
Delirten Detay: Animedeki o Deca-Dence kalesi, aslında bir oyun gibi. İnsanlar, karakterler olarak yaşıyorlar ve görevleri tamamlamaya çalışıyorlar.
Kimler Sevecek?: Post-apokaliptik, aksiyon, bilim kurgu animeler sevenler ve sürprizlere bayılanlar bu animeye bayılacak!
9. Knights of Sidonia - Uzayın Derinliklerinde Hayatta Kalma Mücadelesi
Knights of Sidonia... Bu anime varya bu anime... Tam bir uzay operası! İnsanlık, Gauna adı verilen uzaylı yaratıklar tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Sidonia adında devasa bir uzay gemisi, hayatta kalan insanları taşıyor ve uzayın derinliklerinde yolculuk yapıyor. Nagate Tanikaze adında bir genç, bir gün Sidonia'nın pilotlarından biri oluyor ve Gauna'larla savaşmaya başlıyor.
Knights of Sidonia, aksiyon dolu sahneleriyle de dikkat çekiyor. Gauna'larla yapılan savaşlar, çok heyecanlı ve görsel olarak çok etkileyici. Ama sadece aksiyon değil, aynı zamanda çok derin felsefi sorular da soruyor. İnsanlık nedir? Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebiliriz? gibi soruları sürekli kafanızda döndürecek. Özellikle Nagate'nin yaşadığı değişim, onun sorumluluk alması... İnsanı derinden etkiliyor.
Bu anime, görsel olarak da çok etkileyici. O uzay gemisi, o Gauna'lar... İnsanı büyülüyor. Müzikleri de cabası! O epik, gergin parçalar, animeyi daha da unutulmaz kılıyor. Knights of Sidonia, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce biraz uzay hakkında bilgi sahibi olmanızda fayda var, yoksa kafanız karışabilir.
Delirten Detay: Animedeki o Gauna'lar, aslında çok farklı bir yaşam formuna sahipler. Onların motivasyonlarını anlamak, çok zor.
Kimler Sevecek?: Uzay operası, aksiyon, bilim kurgu animeler sevenler ve derin hikayelere meraklı olanlar bu animeye bayılacak!
10. Humanity Has Declined - Tatlılıkla Sunulan Acı Gerçekler
Humanity Has Declined... Bu anime varya bu anime... Tam bir ironi şöleni! İnsanlık, düşüşe geçmiş ve dünya, peri masallarından fırlamış gibi görünen periler tarafından yönetiliyor. İsmini bilmediğimiz, sadece "Ben" diye çağırdığımız bir kız, Birleşmiş Milletler'in temsilcisi olarak perilerle iletişim kurmakla görevlendiriliyor. Ama periler, sandığınız kadar tatlı değiller. Onların dünyası, çok garip ve anlaşılmaz.
Humanity Has Declined, çok farklı bir anime. O tatlı, renkli çizim tarzı, animeye ayrı bir hava katıyor. Ama bu tatlılığın altında çok derin bir eleştiri yatıyor. Tüketim toplumu, çevre kirliliği, savaşlar gibi konuları o kadar ironik bir şekilde işliyor ki, izlerken hem gülecek, hem de düşüneceksiniz. "Ben" karakteri, çok zeki ve alaycı bir kız. Onun perilerle olan diyaloglarına hayran kalacaksınız.
Bu anime, görsel olarak da çok etkileyici. O peri masallarından fırlamış gibi görünen dünya, insanı büyülüyor. Müzikleri de cabası! O tatlı, neşeli parçalar, animeye ayrı bir hava katıyor. Humanity Has Declined, kesinlikle izlenmesi gereken bir anime! Ama izlemeden önce ironiye alışmanızda fayda var, yoksa anlamayabilirsiniz.
Delirten Detay: Animedeki o periler, aslında insanlığın düşüşünden sonra ortaya çıkmış yeni bir tür gibi. Onların davranışları, insanlığın hatalarını yansıtıyor.
Kimler Sevecek?: İroni, komedi, felsefi animeler sevenler ve farklı konulara meraklı olanlar bu animeye bayılacak!
Tepkiniz Nedir?