Shikimori's Not Just a Cutie Benzeri Güçlü Kız Arkadaş Animeleri: Kalbinizi Fethedecek 10 Efsane!
Shikimori'nin karizmasına hasta olanlar buraya! İşte sizi gaza getirecek, "Benim de böyle sevgilim olsun!" dedirtecek 10 muhteşem anime önerisi. Aksiyon, romantizm, komedi... Hepsi bir arada!
1: Horimiya - Hori Kyouko: Okulun Popüler Kızı Sandığınızdan Çok Daha Fazlası!
Abi Horimiya'yı izlemeyen kaldı mı ya? Hori Kyouko, okulun en popüler, en havalı kızı. Herkes onu mükemmel sanıyor ama aslında evde küçük kardeşine bakan, tam bir ev kuşu. Bir de Miyamura var, o da sınıfta sessiz sakin takılan, asosyal biri gibi duruyor ama aslında vücudu dövmelerle kaplı, piercing'leri olan bambaşka bir tip! Bu ikili birbirlerinin sırlarını öğrenince aralarında inanılmaz bir bağ oluşuyor. Hori'nin o dominant, koruyucu tavırları, Miyamura'ya olan düşkünlüğü... Tam Shikimori vibe'ı! Ama Hori sadece güçlü değil, aynı zamanda çok da komik ve sevimli. Özellikle Miyamura'yla atışmaları, kıskançlık krizleri falan... İzlerken kahkahadan kırılacaksınız!
Hori'nin gücü sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal. Miyamura'nın geçmişinden gelen travmaları atlatmasına, kendine güvenmesini sağlamasına yardım ediyor. İlişkilerinde her zaman destekleyici ve anlayışlı. Bir de Hori'nin ailesi var ki, tam bir komedi unsuru. Özellikle babası Souda Kyosuke, tam bir manyak! Kızına sürekli laf sokuyor, onu sinir ediyor ama aslında onu çok seviyor. Bu ailenin dinamikleri de animeye ayrı bir renk katıyor. Horimiya, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda aile bağlarını, arkadaşlığı ve kendini keşfetmeyi de konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
En sevdiğim sahnesi ise Hori'nin Miyamura'yı korumak için kendini feda ettiği an. O kadar cesur ve kararlı ki, gözlerim doldu resmen! Bir de Hori'nin Miyamura'ya olan aşkını itiraf ettiği sahne var. O kadar doğal ve samimi ki, kalbim eridi resmen. Horimiya, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda hayatın gerçeklerini de yansıtıyor. İlişkilerde inişler çıkışlar olur, önemli olan birbirinize destek olmak ve birlikte zorlukların üstesinden gelmek. Bu anime size bunu çok güzel bir şekilde anlatıyor.
Delirten Detay: Hori'nin aslında karanlıktan korkması ve Miyamura'nın onu koruması! Tam ters köşe, değil mi?
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, güçlü kız karakterlere hayran olanlar, sıcak aile hikayelerine bayılanlar!
2: Kaichou wa Maid-sama! - Ayuzawa Misaki: Öğrenci Konseyi Başkanı Ama Gizli Bir Hizmetçi!
Ayuzawa Misaki, Seika Lisesi'nin öğrenci konseyi başkanı. Okulun çoğunluğu erkeklerden oluştuğu için kız öğrencilerin haklarını korumak için gece gündüz çalışıyor. Okulda tam bir demir yumruk, erkek öğrencilere karşı acımasız ama aslında ailesine destek olmak için gizlice bir hizmetçi kafede çalışıyor! İşte olaylar burada kopuyor. Okulun en popüler ve yakışıklı çocuğu Usui Takumi, Misaki'nin sırrını öğreniyor ve onu sürekli taciz ediyor. Ama bu tacizler zamanla aşka dönüşüyor. Misaki'nin o sert ve mesafeli tavırlarının altında aslında çok kırılgan ve sevimli bir kız çocuğu var. Usui, Misaki'nin bu yönünü keşfediyor ve ona aşık oluyor.
Misaki'nin gücü sadece öğrenci konseyi başkanı olmasından gelmiyor, aynı zamanda ailesine olan bağlılığından, sorumluluk duygusundan ve dürüstlüğünden geliyor. Hizmetçi kafede çalışırken bile prensiplerinden ödün vermiyor. Müşterilerine karşı her zaman saygılı ve güler yüzlü. Usui'nin ona sürekli sataşmasına rağmen ona karşı direniyor ve kendi değerlerini koruyor. Misaki'nin bu azmi ve kararlılığı beni çok etkiledi. Bir de Misaki'nin dövüş sahneleri var ki, efsane! Erkek öğrencileri tek yumrukta yere seriyor. Tam bir badass!
En sevdiğim sahnesi ise Misaki'nin Usui'ye olan aşkını itiraf ettiği an. O kadar utangaç ve çekingen ki, çok tatlı görünüyor. Bir de Usui'nin Misaki'yi her zaman koruyup kollaması, ona destek olması çok hoşuma gidiyor. Usui, Misaki'nin sadece sevgilisi değil, aynı zamanda en iyi arkadaşı ve sırdaşı. Kaichou wa Maid-sama!, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerini, ön yargıları ve kendini kabul etmeyi de konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Usui'nin Misaki'yi sürekli "hizmetçi" diye çağırması ve Misaki'nin buna sinir olması!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, güçlü kız karakterlere hayran olanlar, okul hayatını ve aşkı bir arada görmek isteyenler!
3: Toradora! - Aisaka Taiga: Cep Herkülü Ama Kalbi Kırık Bir Melek!
Aisaka Taiga, lisenin en tehlikeli ve sinirli kızı. Boyu kısa olduğu için "Cep Herkülü" lakabıyla anılıyor. Herkes ondan korkuyor ama aslında Taiga'nın kalbi kırık ve yalnız. Ryuuji Takasu ise tam tersi, dış görünüşü kötü ama aslında çok iyi kalpli ve ev işlerinde becerikli bir çocuk. Taiga ve Ryuuji'nin yolları kesişince aralarında tuhaf bir ilişki başlıyor. İkisi de birbirlerinin en yakın arkadaşlarına aşık ve birbirlerine yardım etmeye karar veriyorlar. Ama zamanla birbirlerine aşık oluyorlar.
Taiga'nın gücü sadece sinirinden ve dövüş yeteneğinden gelmiyor, aynı zamanda dürüstlüğünden, cesaretinden ve sevdiklerine olan bağlılığından geliyor. Arkadaşları için her şeyi yapmaya hazır. Ryuuji'ye karşı ilk başta çok sert davransa da zamanla ona güveniyor ve ona açılıyor. Taiga'nın o kırılgan ve yalnız yönünü görmek beni çok etkiledi. Bir de Taiga'nın Ryuuji'ye olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Taiga'nın Ryuuji'yi korumak için kendini feda ettiği an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Taiga'nın Ryuuji'nin ailesiyle kaynaşması, onlara alışması çok hoşuma gidiyor. Taiga, Ryuuji'nin hayatına sadece aşkı değil, aynı zamanda aile sıcaklığını da getiriyor. Toradora!, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda arkadaşlığı, aile bağlarını ve kendini keşfetmeyi de konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Taiga'nın evde tek başına yaşaması ve Ryuuji'nin ona bakıcılık yapması!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, dramatik hikayelere bayılanlar, lise aşkını ve arkadaşlığı bir arada görmek isteyenler!
4: My Little Monster - Shizuku Mizutani: Ders Kitaplarına Aşık Ama Kalbi Buzdan Bir Kız!
Shizuku Mizutani, ders kitaplarına aşık, sosyal hayatı sıfır olan bir kız. Tek amacı ders çalışmak ve gelecekte başarılı olmak. Haru Yoshida ise okulun en belalı çocuğu, şiddete eğilimli ve kimseyle anlaşamıyor. Shizuku, Haru'ya ders notlarını götürmek zorunda kalıyor ve bu ikilinin hayatı tamamen değişiyor. Haru, Shizuku'ya aşık oluyor ve onu sürekli takip ediyor. Shizuku ise ilk başta Haru'dan uzak durmaya çalışsa da zamanla ona alışıyor ve onunla arkadaş oluyor. Ama Shizuku'nun kalbi buzdan olduğu için Haru'nun aşkına karşılık vermesi çok zor oluyor.
Shizuku'nun gücü sadece zekasından gelmiyor, aynı zamanda dürüstlüğünden, kararlılığından ve prensiplerinden geliyor. Ders çalışmaktan başka bir şey düşünmüyor ama Haru'yla tanıştıktan sonra hayatının değiştiğini fark ediyor. Haru, Shizuku'ya duyguları olduğunu, başkalarıyla iletişim kurabileceğini ve eğlenebileceğini gösteriyor. Shizuku'nun o buzdan kalbinin erimesi beni çok etkiledi. Bir de Shizuku'nun Haru'ya olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar utangaç ve çekingen ki, çok tatlı görünüyor.
En sevdiğim sahnesi ise Shizuku'nun Haru'yu korumak için kendini feda ettiği an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Shizuku'nun Haru'nun arkadaşlarıyla kaynaşması, onlara alışması çok hoşuma gidiyor. Shizuku, Haru'nun hayatına sadece aşkı değil, aynı zamanda arkadaşlığı da getiriyor. My Little Monster, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda sosyal ilişkileri, ön yargıları ve kendini kabul etmeyi de konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Shizuku'nun ders kitaplarına olan aşkı ve Haru'nun ona sürekli "canavar" demesi!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, farklı karakterlere bayılanlar, sosyal ilişkileri ve aşkı bir arada görmek isteyenler!
5: Snow White with the Red Hair - Shirayuki: Kırmızı Saçlı Bir Bitki Uzmanı Ama Kaderi Prense Bağlı!
Shirayuki, kırmızı saçlı, yetenekli bir bitki uzmanı. Doğduğu ülkenin prensi Raji, onunla evlenmek isteyince Shirayuki, saçlarını kesip kaçıyor ve komşu bir krallığa sığınıyor. Orada Prens Zen ve yardımcılarıyla tanışıyor ve onlara yardım etmeye başlıyor. Ama Prens Raji, Shirayuki'nin peşini bırakmıyor ve onu geri getirmek için her şeyi yapıyor. Shirayuki ise Prens Zen'e aşık oluyor ve onun yanında kalmak için elinden geleni yapıyor.
Shirayuki'nin gücü sadece bitki uzmanı olmasından gelmiyor, aynı zamanda zekasından, cesaretinden ve bağımsızlığından geliyor. Prens Raji'nin teklifini reddedip kaçması, kendi kaderini kendi çizmek istemesi beni çok etkiledi. Prens Zen'e karşı ilk başta mesafeli davransa da zamanla ona güveniyor ve ona aşık oluyor. Shirayuki'nin o kırmızı saçlarıyla prensesin kaderini değiştirmesi çok hoşuma gidiyor. Bir de Shirayuki'nin Prens Zen'i korumak için kendini feda ettiği sahne var ki, efsane! O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım.
En sevdiğim sahnesi ise Shirayuki'nin Prens Zen'e olan aşkını itiraf ettiği an. O kadar doğal ve samimi ki, kalbim eridi resmen. Bir de Prens Zen'in Shirayuki'yi her zaman desteklemesi, ona güvenmesi çok hoşuma gidiyor. Prens Zen, Shirayuki'nin sadece sevgilisi değil, aynı zamanda en iyi arkadaşı ve sırdaşı. Snow White with the Red Hair, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda krallık entrikalarını, dostluğu ve kendini bulmayı da konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Shirayuki'nin kırmızı saçları ve Prens Zen'in ona sürekli "Shirayuki" diye seslenmesi!
Kimler Sevecek?: Romantik fantastik anime sevenler, prenses hikayelerine bayılanlar, güçlü kadın karakterleri görmek isteyenler!
6: Yona of the Dawn - Yona: Naif Bir Prensesken Savaşçı Bir Lidere Dönüşen Kız!
Yona, Kouka Krallığı'nın naif ve şımarık prensesi. Babası Kral Il, onu her türlü tehlikeden koruyor ve ona gözü gibi bakıyor. Yona, çocukluk arkadaşı ve kuzeni Soo-won'a aşık. Ama Soo-won, Yona'nın babasını öldürüp tahta geçince Yona'nın hayatı tamamen değişiyor. Yona, sadık koruması Hak ile birlikte kaçıyor ve hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalıyor. Yona, krallığı kurtarmak ve intikamını almak için dört ejderha savaşçısını bulmaya karar veriyor.
Yona'nın gücü sadece prenses olmasından gelmiyor, aynı zamanda cesaretinden, kararlılığından ve liderlik vasıflarından geliyor. Babasının ölümünden sonra hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalması, onu çok değiştiriyor. Yona, kılıç kullanmayı öğreniyor, halkını korumak için elinden geleni yapıyor ve dört ejderha savaşçısını bulup onlara liderlik ediyor. Yona'nın o naif ve şımarık prensesken savaşçı bir lidere dönüşmesi beni çok etkiledi. Bir de Yona'nın Hak'a olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Yona'nın krallığı kurtarmak için savaştığı an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Yona'nın dört ejderha savaşçısıyla olan ilişkisi çok hoşuma gidiyor. Yona, onlara sadece liderlik etmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara arkadaşlık ediyor ve onları anlıyor. Yona of the Dawn, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda savaş, intikam, dostluk ve liderlik gibi temaları da işliyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Yona'nın kırmızı saçları ve Hak'ın ona sürekli "Prenses" diye seslenmesi!
Kimler Sevecek?: Romantik fantastik anime sevenler, savaş hikayelerine bayılanlar, güçlü kadın karakterleri görmek isteyenler!
7: Fruits Basket - Tohru Honda: Herkese İyi Davranan Melek Kalpli Bir Yetim!
Tohru Honda, ailesini kaybettikten sonra çadırda yaşayan, melek kalpli bir yetim. Bir gün Sohma ailesinin yaşadığı ormana denk geliyor ve onların sırrını öğreniyor. Sohma ailesinin üyeleri, karşı cinsle sarıldıklarında Çin Zodyağı'nın hayvanlarına dönüşüyor! Tohru, bu sırrı saklamaya söz veriyor ve Sohma ailesiyle birlikte yaşamaya başlıyor. Tohru, Sohma ailesinin üyelerinin kalplerini iyileştirmeye ve onların lanetini kırmaya çalışıyor.
Tohru'nun gücü sadece iyi kalpli olmasından gelmiyor, aynı zamanda dürüstlüğünden, cesaretinden ve sevdiklerine olan bağlılığından geliyor. Sohma ailesinin sırrını saklamaya söz vermesi, onlara yardım etmek istemesi beni çok etkiledi. Tohru, Sohma ailesinin üyelerinin kalplerini iyileştirmeye çalışırken kendi acılarını da unutuyor. Tohru'nun o melek kalbiyle herkesi iyileştirmesi çok hoşuma gidiyor. Bir de Tohru'nun Kyo'ya olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Tohru'nun Sohma ailesinin lanetini kırdığı an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Tohru'nun Sohma ailesinin üyeleriyle olan ilişkisi çok hoşuma gidiyor. Tohru, onlara sadece arkadaşlık etmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara aile oluyor ve onları anlıyor. Fruits Basket, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda aile bağlarını, dostluğu, travmayı ve iyileşmeyi de konu alıyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Sohma ailesinin üyelerinin hayvanlara dönüşmesi ve Tohru'nun onlara sürekli sarılmaya çalışması!
Kimler Sevecek?: Romantik drama sevenler, aile hikayelerine bayılanlar, duygusal animeleri izlemek isteyenler!
8: Kamisama Kiss - Nanami Momozono: Evsiz Bir Kızken Tanrıça Olan Bir Liseli!
Nanami Momozono, babasının borçları yüzünden evsiz kalan bir liseli kız. Bir gün yolda Mikage adında tuhaf bir adamla tanışıyor. Mikage, Nanami'ye evini ve tanrıçalık görevini devrediyor. Nanami, Mikage Tapınağı'na yerleşiyor ve orada Tomoe adında yakışıklı bir tilki iblisiyle tanışıyor. Tomoe, Nanami'ye ilk başta çok kötü davranıyor ama zamanla ona aşık oluyor. Nanami, tanrıçalık görevini yerine getirmeye çalışırken Tomoe'yle birlikte birçok macera yaşıyor.
Nanami'nin gücü sadece tanrıça olmasından gelmiyor, aynı zamanda cesaretinden, kararlılığından ve insanlara olan inancından geliyor. Evsiz kalmasına rağmen pes etmemesi, Mikage'nin teklifini kabul etmesi beni çok etkiledi. Nanami, tanrıçalık görevini yerine getirmeye çalışırken Tomoe'yle birlikte birçok zorluğun üstesinden geliyor. Nanami'nin o insanlara olan inancıyla herkesi etkilemesi çok hoşuma gidiyor. Bir de Nanami'nin Tomoe'ye olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Nanami'nin şehri kurtarmak için savaştığı an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Nanami'nin Tomoe'yle olan ilişkisi çok hoşuma gidiyor. Nanami, Tomoe'ye sadece tanrıça olarak değil, aynı zamanda arkadaş ve sevgili olarak da yaklaşıyor. Kamisama Kiss, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda mitoloji, fantastik öğeler ve komediyi de bir arada sunuyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Tomoe'nin Nanami'ye sürekli "aptal insan" demesi ve Nanami'nin buna sinir olması!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, mitolojiye ilgi duyanlar, fantastik öğelerle dolu animeleri izlemek isteyenler!
9: Special A - Hikari Hanazono: Kei Takishima'yı Geçmek İçin Her Şeyini Veren Bir Kız!
Hikari Hanazono, her konuda yetenekli ve zeki olan Kei Takishima'yı geçmek için her şeyini veren bir kız. İkisi de özel bir okul olan Hakusenkan'da okuyor ve okulun en iyi öğrencileri arasında yer alıyorlar. Hikari, her zaman Kei'yi geçmeye çalışsa da bir türlü başaramıyor. Kei ise Hikari'ye karşı gizli bir aşk besliyor ve onu her zaman destekliyor. Hikari ve Kei, okul hayatları boyunca birçok rekabet yaşıyor ve birbirlerine aşık oluyorlar.
Hikari'nin gücü sadece yetenekli olmasından gelmiyor, aynı zamanda azminden, kararlılığından ve rekabetçi ruhundan geliyor. Kei'yi geçmek için her şeyini vermesi, asla pes etmemesi beni çok etkiledi. Hikari, Kei'ye karşı ilk başta sadece rakip olarak davransa da zamanla ona aşık oluyor. Hikari'nin o rekabetçi ruhuyla aşkını bir arada yaşaması çok hoşuma gidiyor. Bir de Hikari'nin Kei'ye olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Hikari'nin Kei'yi sonunda geçtiği an. O kadar mutlu ve gururlu ki, hayran kaldım. Bir de Hikari'nin Kei'yle olan ilişkisi çok hoşuma gidiyor. Hikari, Kei'ye sadece rakip olarak değil, aynı zamanda arkadaş ve sevgili olarak da yaklaşıyor. Special A, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda rekabeti, dostluğu ve aşkı bir arada sunuyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Kei'nin Hikari'ye sürekli "ikinci" demesi ve Hikari'nin buna sinir olması!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, rekabetçi hikayelere bayılanlar, okul hayatını ve aşkı bir arada görmek isteyenler!
10: The World God Only Knows - Elsie de Lute Irma: Keşfedilmemiş Bir Cehennem Tanrıçası ve Ana Karakterin Ortağı!
Elsie de Lute Irma, Keima Katsuragi'nin ortağı olan bir Cehennem Tanrıçasıdır. Keima, "Fetih Tanrısı" olarak bilinir ve görevi, kaçan ruhları yakalamaktır. Elsie, bu görevde Keima'ya yardım eder. Elsie, başlarda çok beceriksiz ve sakar olsa da, Keima'ya olan bağlılığı ve sevgisi sayesinde zamanla gelişir ve daha güçlü bir Cehennem Tanrıçası olur. Elsie'nin Keima'ya olan aşkı, anime boyunca birçok komik ve duygusal an yaratır.
Elsie'nin gücü sadece bir Cehennem Tanrıçası olmasından değil, aynı zamanda iyi kalpli olmasından, dürüstlüğünden ve Keima'ya olan bağlılığından geliyor. Keima'ya yardım etmek için her şeyi yapması, onun için kendini feda etmesi beni çok etkiledi. Elsie, Keima'nın kalbini kazanmaya çalışırken birçok zorluğun üstesinden geliyor. Elsie'nin o iyi kalbiyle Keima'yı etkilemesi çok hoşuma gidiyor. Bir de Elsie'nin Keima'ya olan aşkını itiraf ettiği sahne var ki, efsane! O kadar duygusal ve samimi ki, gözlerim doldu resmen.
En sevdiğim sahnesi ise Elsie'nin Keima'yı korumak için savaştığı an. O kadar cesur ve kararlı ki, hayran kaldım. Bir de Elsie'nin Keima'yla olan ilişkisi çok hoşuma gidiyor. Elsie, Keima'ya sadece ortak olarak değil, aynı zamanda arkadaş ve sevgili olarak da yaklaşıyor. The World God Only Knows, sadece romantik bir anime değil, aynı zamanda fantastik öğeler, komedi ve stratejiyi de bir arada sunuyor. Kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım!
Delirten Detay: Elsie'nin Keima'yı sürekli "Keima-sama" diye çağırması ve Keima'nın buna sinir olması!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, harem animelerine bayılanlar, strateji ve zeka oyunlarını sevenler!
Tepkiniz Nedir?