Sadece Netflix'te Bulunan En Kaliteli 10 Orijinal Anime: İZLEMEDEN ÖLMEYİN!

Netflix'in anime cehenneminde kaybolma! İşte sadece orada bulabileceğin, türünün en iyisi 10 orijinal anime. Hazır ol, hayatın değişecek!

Şubat 21, 2026 - 12:26
Şubat 21, 2026 - 12:26
 0  1
Sadece Netflix'te Bulunan En Kaliteli 10 Orijinal Anime: İZLEMEDEN ÖLMEYİN!

1. Devilman Crybaby: Duygusal Kıyamet!

ABİ! Devilman Crybaby... Nereden başlasam? Bu anime bildiğin kafa travması! Tamam, animasyon tarzı ilk başta biraz garip gelebilir, ama sakın pes etme. Çünkü hikaye öyle bir sarıyor ki, kendini karakterlerin acılarıyla, çaresizlikleriyle özdeşleştiriyorsun. Ryo ve Akira'nın dostluğu, şeytanlarla olan savaşları, insanlığın karanlık yüzü... Her şey o kadar yoğun ki, izlerken nutkun tutuluyor. Özellikle son bölümlerde gözyaşlarına hakim olmak imkansız. Ağlamaktan helak oldum resmen! Devilman Crybaby, sadece bir anime değil, adeta bir sanat eseri. İnsanın iç dünyasına yaptığı yolculuk, uzun süre etkisinden çıkamayacağın bir deneyim.

Şimdi diyeceksin ki, "Abi ne bu kadar abartıyorsun?" Ama inan bana, abartmıyorum! Bu anime, sadece aksiyon ve fantastik öğelerle dolu değil. Aynı zamanda insanın varoluşunu, ahlaki değerlerini, sevgi ve nefretin sınırlarını sorguluyor. Karakterlerin gelişimleri, yaşadıkları travmalar, verdikleri kararlar... Hepsi o kadar gerçekçi ve dokunaklı ki, kendini onların yerine koymaktan alıkoyamıyorsun. Özellikle Akira'nın şeytan güçlerini kazanmasıyla birlikte yaşadığı değişim, Ryo ile olan ilişkisinin derinliği, inanılmaz bir şekilde işlenmiş. Bu animeyi izledikten sonra, hayata bakış açının bile değişeceğine eminim.

Ve unutmadan, müzikler de efsane! Özellikle Kensuke Ushio'nun besteleri, sahnelere öyle bir duygu katıyor ki, tüylerin diken diken oluyor. Özellikle "Crybaby" şarkısı, animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o karmaşık duyguları daha da yoğun hissediyorsun. Bu animeyi izlerken, sadece gözlerinle değil, kulaklarınla da büyüleneceksin. Devilman Crybaby, Netflix'in anime dünyasına armağanı resmen! Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Akira'nın şeytan güçlerini kazandıktan sonraki dönüşümü ve Ryo ile olan karmaşık ilişkisi. Bu ikilinin arasındaki bağ, animenin en can alıcı noktalarından biri.

Kimler Sevecek?: Duygusal, karanlık ve felsefi anime sevenler; aynı zamanda aksiyon ve fantastik öğelerden hoşlananlar.


2. Violet Evergarden: Kalbi Isıtan Mektuplar

Arkadaşlar, Violet Evergarden... O kadar naif, o kadar güzel ki... Savaşın ortasında büyümüş, duygusuz bir silah olarak yetiştirilmiş Violet'in, savaş bittikten sonra "Otomatik Bellek Bebek" olarak çalışmaya başlaması ve insanların duygularını anlamaya çalışması... Yok böyle bir hikaye! Her bölüm ayrı bir insanın hayatına dokunuyor, her mektup ayrı bir hikaye anlatıyor. Violet'in duyguları keşfetme süreci, o kadar dokunaklı ve gerçekçi ki, gözyaşlarına boğulmamak elde değil. Özellikle annesini kaybeden bir çocuğa yazdığı mektup, kalbimi paramparça etti resmen! Bu animeyi izlerken, duygusal bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.

Violet Evergarden'ı bu kadar özel yapan şey, sadece hikayesi değil, aynı zamanda görsel şöleni de. Kyoto Animation'ın muhteşem çizimleri, karakterlerin mimikleri, mekanların detayları... Her şey o kadar özenli ki, adeta bir tablo izliyormuş gibi hissediyorsun. Özellikle Violet'in gözleri, o kadar anlamlı ve ifade dolu ki, tek bir bakışıyla bile neler hissettiğini anlayabiliyorsun. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Evan Call'ın besteleri, sahnelere öyle bir duygu katıyor ki, izlerken adeta büyüleniyorsun. Özellikle "Sincerely" şarkısı, animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o karmaşık duyguları daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece duygusal anlar yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda hayatın anlamını, iletişimin önemini, sevgi ve şefkatin gücünü de hatırlatıyor. Violet'in yazdığı mektuplar, sadece insanlara yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda onun kendi iç dünyasını da aydınlatıyor. Bu animeyi izledikten sonra, sevdiklerinize daha sıkı sarılmak, onlara duygularınızı daha açık ifade etmek isteyeceksiniz. Violet Evergarden, Netflix'in en değerli hazinelerinden biri! Sakın kaçırmayın, kalbinizi ısıtacak bir deneyim sizi bekliyor.

Delirten Detay: Violet'in duyguları öğrenme süreci ve her mektupta biraz daha insanlaşması. Onun gözünden dünyayı görmek, unutulmaz bir deneyim.

Kimler Sevecek?: Duygusal, dramatik ve iç ısıtan anime sevenler; aynı zamanda görsel şölenlere ve güzel müziklere önem verenler.


3. Beastars: Hayvanlar Aleminde Dram

Oha diyorum! Beastars... Hayvanlar aleminde geçen bir lise draması mı? İlk duyduğumda ben de şüpheyle yaklaşmıştım ama izledikten sonra resmen hayran kaldım. Kurt Legoshi'nin, tavşan Haru'ya olan karmaşık duyguları, etoburlar ve otoburlar arasındaki gerilim, lise hayatının zorlukları... Her şey o kadar derin ve sürükleyici ki, kendini bir anda karakterlerin dünyasına kaptırıyorsun. Özellikle Legoshi'nin içindeki vahşi dürtülerle başa çıkma çabası, Haru'nun toplumdaki yerini sorgulaması, inanılmaz bir şekilde işlenmiş. Bu animeyi izlerken, hayvanların dünyasına farklı bir bakış açısıyla bakmaya başlayacaksınız.

Beastars'ı bu kadar özel yapan şey, sadece hikayesi değil, aynı zamanda benzersiz animasyon tarzı da. Orange stüdyosunun 3D animasyonu, karakterlerin hareketlerini, mimiklerini o kadar gerçekçi yansıtıyor ki, adeta canlı olduklarını hissediyorsun. Özellikle Legoshi'nin postunun dokusu, Haru'nun tüylerinin yumuşaklığı, inanılmaz detaylarla işlenmiş. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Sio'nun besteleri, sahnelere öyle bir duygu katıyor ki, izlerken adeta büyüleniyorsun. Özellikle açılış şarkısı "Wild Side", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o vahşi dürtüleri daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece lise draması değil, aynı zamanda toplumun sorunlarına, ön yargılara, farklılıklara da değiniyor. Etoburlar ve otoburlar arasındaki gerilim, aslında insanların arasındaki farklılıklara bir gönderme. Legoshi'nin Haru'ya olan aşkı, aslında farklılıkların aşılabileceğine bir umut ışığı. Bu animeyi izledikten sonra, dünyaya daha açık bir zihinle bakmaya, farklılıklara daha saygılı olmaya başlayacaksınız. Beastars, Netflix'in en cesur yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, hayvanlar aleminde unutulmaz bir maceraya atılmaya hazır olun.

Delirten Detay: Legoshi'nin içindeki vahşi dürtülerle başa çıkma çabası ve Haru'ya olan karmaşık duyguları. Bu ikilinin arasındaki ilişki, animenin en can alıcı noktalarından biri.

Kimler Sevecek?: Lise draması, fantastik ve farklı animasyon tarzlarını sevenler; aynı zamanda toplumun sorunlarına değinen yapımlardan hoşlananlar.


4. Aggretsuko: Ofis Hayatının Metal Yüzü

YA SABIR! Aggretsuko... Ofis hayatından bunalanların, stres atmak için karaoke barda death metal söyleyen bir kırmızı panda olduğunu hayal edin! İşte bu anime tam olarak bunu anlatıyor. Retsuko'nun, patronuyla, iş arkadaşlarıyla, ailesiyle olan sorunları, modern toplumun baskıları, kadın olmanın zorlukları... Her şey o kadar gerçekçi ve komik ki, kendini bir anda Retsuko'nun yerine koyuyorsun. Özellikle karaoke barda death metal söylerken yaşadığı o rahatlama, o özgürlük hissi, inanılmaz bir şekilde işlenmiş. Bu animeyi izlerken, kahkahalarınıza engel olamayacaksınız.

Aggretsuko'yu bu kadar özel yapan şey, sadece komik hikayesi değil, aynı zamanda sevimli karakterleri de. Sanrio'nun yaratıcısı tarafından tasarlanan Retsuko, o kadar tatlı ve sevimli ki, onu kucaklamak istiyorsun. Ama aynı zamanda, içindeki o öfkeyi, o stresi de çok iyi anlıyorsun. Ve tabii ki, diğer karakterler de unutulmaz! Direktör Ton'un o kaba ve acımasız tavırları, Washimi ve Gori'nin o güçlü ve kararlı duruşları, Haida'nın Retsuko'ya olan gizli aşkı... Her biri ayrı bir renk katıyor animeye.

Bu anime, sadece komik anlar yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda modern toplumun sorunlarına, kadınların yaşadığı zorluklara, iş hayatının stresine de değiniyor. Retsuko'nun yaşadığı sorunlar, aslında birçok insanın yaşadığı sorunlar. Bu animeyi izledikten sonra, kendinizi daha iyi anlayacak, sorunlarınızla daha kolay başa çıkabileceksiniz. Aggretsuko, Netflix'in en eğlenceli yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, ofis hayatının stresinden uzaklaşmak için mükemmel bir fırsat.

Delirten Detay: Retsuko'nun karaoke barda death metal söylerken yaşadığı o rahatlama ve özgürlük hissi. Onun sayesinde, kendi stresinizi atmanın yeni bir yolunu keşfedebilirsiniz.

Kimler Sevecek?: Komik, sevimli ve ofis hayatıyla ilgili anime sevenler; aynı zamanda death metal müzikten hoşlananlar.


5. Great Pretender: Dolandırıcılığın Sanatı

Hazır olun millet! Great Pretender... Dolandırıcılığın sanat olduğunu kanıtlayan bir anime! Makoto Edamura, Japonya'nın en iyi dolandırıcılarından biri olduğunu düşünürken, kendini birdenbire uluslararası bir dolandırıcılık şebekesinin içinde bulur. Laurent Thierry ve ekibiyle birlikte, dünyanın dört bir yanındaki zengin ve kötü insanları dolandırmaya başlarlar. Amaçları, sadece para kazanmak değil, aynı zamanda adaleti sağlamak. Her bölüm ayrı bir ülke, ayrı bir dolandırıcılık planı, ayrı bir sürprizle dolu. Bu animeyi izlerken, zekanızı test etmeye hazır olun.

Great Pretender'ı bu kadar özel yapan şey, sadece sürükleyici hikayesi değil, aynı zamanda renkli karakterleri de. Makoto Edamura'nın o saf ve dürüst tavırları, Laurent Thierry'nin o karizmatik ve zeki duruşu, Abigail Jones'un o asi ve yetenekli kişiliği, Paula Dickens'ın o sevecen ve anaç tavırları... Her biri ayrı bir parça, dolandırıcılık şebekesini tamamlıyor. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Yamada Yutaka'nın besteleri, sahnelere öyle bir heyecan katıyor ki, izlerken adeta adrenalin patlaması yaşıyorsun. Özellikle Queen'in "The Great Pretender" şarkısı, animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o dolandırıcılık dürtüsünü daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece dolandırıcılık hikayesi değil, aynı zamanda adaletin, dostluğun, sadakatin önemine de değiniyor. Makoto'nun Laurent'e olan güveni, Abigail'in Paula'ya olan sevgisi, dolandırıcılık şebekesini bir arada tutan en önemli bağlar. Bu animeyi izledikten sonra, dünyaya daha şüpheci bir gözle bakmaya, insanlara daha dikkatli yaklaşmaya başlayacaksınız. Great Pretender, Netflix'in en zeki yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, dolandırıcılığın sanatına tanık olmaya hazır olun.

Delirten Detay: Dolandırıcılık planlarının zekice hazırlanmış olması ve her bölümde yeni bir sürprizle karşılaşılması. Bu anime, sizi sürekli şaşırtacak.

Kimler Sevecek?: Suç, gerilim ve zeka oyunlarını sevenler; aynı zamanda renkli karakterlere ve sürükleyici hikayelere önem verenler.


6. Japan Sinks: 2020: Felaketin Ortasında Aile

Ulan! Japan Sinks: 2020... Depremlerle sarsılan, felaketlerle boğuşan Japonya'da hayatta kalmaya çalışan bir ailenin hikayesi! Mutou ailesi, Tokyo'da yaşanan büyük depremden sonra, hayatta kalmak için mücadele etmek zorunda kalır. Yolları kesişen diğer insanlarla birlikte, umutlarını kaybetmeden, geleceğe tutunmaya çalışırlar. Ama her geçen gün, felaketler daha da artar, umutları daha da azalır. Bu animeyi izlerken, kalbiniz ağzınızda atacak.

Japan Sinks: 2020'yi bu kadar özel yapan şey, sadece felaket teması değil, aynı zamanda ailenin arasındaki bağın gücü. Ayumu ve Go'nun kardeşlik ilişkisi, Mari ve Koichiro'nun ebeveynlik sorumluluğu, Kaito'nun hayata olan bağlılığı... Her biri ayrı bir motivasyon kaynağı, aileyi bir arada tutuyor. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Ryuichi Sakamoto'nun besteleri, sahnelere öyle bir gerilim katıyor ki, izlerken adeta nefesiniz kesiliyor. Özellikle kapanış şarkısı "a life", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o umutsuzluğu daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece felaket senaryosu değil, aynı zamanda insanın doğaya karşı çaresizliğini, dayanışmanın önemini, umudun gücünü de vurguluyor. Mutou ailesinin yaşadığı zorluklar, aslında tüm insanlığın yaşadığı zorluklar. Bu animeyi izledikten sonra, hayata daha farklı bir gözle bakmaya, sevdiklerinizin değerini daha iyi anlamaya başlayacaksınız. Japan Sinks: 2020, Netflix'in en gerçekçi yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, felaketin ortasında bir ailenin umut arayışına tanık olmaya hazır olun.

Delirten Detay: Depremlerin ve diğer felaketlerin gerçekçi bir şekilde tasvir edilmesi ve ailenin yaşadığı çaresizlik. Bu anime, sizi derinden etkileyecek.

Kimler Sevecek?: Felaket temalı, dramatik ve gerçekçi anime sevenler; aynı zamanda aile bağlarına ve umuda önem verenler.


7. B: The Beginning: Gizem ve Aksiyon Bir Arada

Olayy! B: The Beginning... Suç, gizem ve aksiyonun harmanlandığı bir anime! Cremona şehrinde, seri katil "Killer B" ortaya çıkar. Yetenekli dedektif Keith Flick, bu karmaşık davayı çözmek için göreve başlar. Ama Killer B'nin kimliği, geçmişi ve amaçları, sandığından çok daha karmaşıktır. Keith, davayı çözdükçe, şehrin karanlık sırlarını, hükümetin gizli deneylerini ve doğaüstü güçlere sahip insanları keşfeder. Bu animeyi izlerken, zekanızı zorlamaya hazır olun.

B: The Beginning'i bu kadar özel yapan şey, sadece sürükleyici hikayesi değil, aynı zamanda karmaşık karakterleri de. Keith Flick'in o zeki ve soğukkanlı tavırları, Koku'nun o gizemli ve güçlü kişiliği, Lily Hoshina'nın o cesur ve kararlı duruşu, Gilbert Ross'un o sadık ve yardımsever tavırları... Her biri ayrı bir yapboz parçası, davayı çözmeye yardımcı oluyor. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Yoshihiro Ike'nin besteleri, sahnelere öyle bir gerilim katıyor ki, izlerken adeta nefesiniz kesiliyor. Özellikle açılış şarkısı "The Perfect World", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o gizemi çözme isteğini daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece suç ve gizem hikayesi değil, aynı zamanda adalet, intikam, insanlığın karanlık yüzü gibi konulara da değiniyor. Killer B'nin cinayetlerinin arkasındaki nedenler, aslında insanların yaşadığı acılar, travmalar ve adaletsizlikler. Bu animeyi izledikten sonra, dünyaya daha eleştirel bir gözle bakmaya, adaletin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamaya başlayacaksınız. B: The Beginning, Netflix'in en zeki yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, suç, gizem ve aksiyon dolu bir maceraya atılmaya hazır olun.

Delirten Detay: Killer B'nin kimliğinin ve geçmişinin karmaşıklığı ve davanın çözümü için gereken zeka. Bu anime, sizi sürekli şaşırtacak.

Kimler Sevecek?: Suç, gizem, aksiyon ve doğaüstü güçleri sevenler; aynı zamanda zeki karakterlere ve karmaşık hikayelere önem verenler.


8. A.I.C.O. -Incarnation-: Biyoteknoloji Kabusu

AMAN TANRIM! A.I.C.O. -Incarnation-... Biyoteknolojinin kontrolden çıktığı bir dünyada geçen bir anime! Büyük bir patlama sonucu oluşan "Burst" adlı yapay yaşam formu, Japonya'nın Kurobe Vadisi'ni ele geçirir. Aiko Tachibana, kazadan sağ kurtulan ve bacağının protez olduğu bir lise öğrencisidir. Bir gün, Yuya Kanzaki adlı gizemli bir öğrenci, Aiko'ya vücudunda sakladığı sırrı ve Burst'ün kaynağını ortaya çıkarabileceğini söyler. Aiko, Yuya ile birlikte, Burst'ün merkezine doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu animeyi izlerken, bilim kurgu ve gerilimin tadını çıkaracaksınız.

A.I.C.O. -Incarnation-'ı bu kadar özel yapan şey, sadece bilim kurgu teması değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki bağın gücü. Aiko'nun Yuya'ya olan güveni, Yuya'nın Aiko'yu koruma isteği, yolculukları boyunca karşılaştıkları diğer insanlarla kurdukları dostluklar... Her biri ayrı bir destek, onları hayatta tutuyor. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Taro Umebayashi'nin besteleri, sahnelere öyle bir gerilim katıyor ki, izlerken adeta nefesiniz kesiliyor. Özellikle açılış şarkısı "Aile", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o umutsuzluğu yenme isteğini daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece bilim kurgu hikayesi değil, aynı zamanda kimlik, varoluş, insanlığın geleceği gibi konulara da değiniyor. Aiko'nun vücudundaki sır, aslında tüm insanlığın geleceğini etkileyebilecek bir sır. Bu animeyi izledikten sonra, bilimin sınırlarını, teknolojinin potansiyel tehlikelerini ve insanın ne anlama geldiğini daha iyi anlamaya başlayacaksınız. A.I.C.O. -Incarnation-, Netflix'in en düşündürücü yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, biyoteknoloji kabusuna tanık olmaya hazır olun.

Delirten Detay: Aiko'nun vücudunda sakladığı sır ve Burst'ün kaynağını ortaya çıkarma çabası. Bu anime, sizi sürekli şaşırtacak.

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, gerilim ve aksiyon sevenler; aynı zamanda düşündürücü konulara ve karmaşık karakterlere önem verenler.


9. Eden: Robotların İnsanlığı Öğrendiği Yer

Dostlar! Eden... İnsanlığın yok olduğu bir gelecekte, robotların insanlığı öğrenmeye çalıştığı bir anime! İnsanlığın büyük bir felaket sonucu yok olduğu bir dünyada, robotlar "Eden" adlı bir yapay cennette yaşamaktadır. Sara Grace, robotlar tarafından bulunan ve büyütülen tek insandır. Bir gün, Sara'nın yaşadığı cennetin dışındaki dünyanın tehlikelerle dolu olduğunu öğrenir. Sara, robotların koruması altında, dış dünyaya doğru bir yolculuğa çıkar. Bu animeyi izlerken, post apokaliptik bir maceraya atılacaksınız.

Eden'i bu kadar özel yapan şey, sadece post apokaliptik teması değil, aynı zamanda robotların insanlığı öğrenme süreci. E92 ve A37'nin Sara'ya olan sevgisi, onu koruma içgüdüsü, insanlığa olan merakı... Her biri ayrı bir duygu, robotları daha da insana benzetiyor. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Kevin Penkin'in besteleri, sahnelere öyle bir duygusallık katıyor ki, izlerken adeta gözleriniz doluyor. Özellikle kapanış şarkısı "UTOPIA", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o umudu koruma isteğini daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece post apokaliptik hikaye değil, aynı zamanda insanlık, teknoloji, yapay zeka gibi konulara da değiniyor. Robotların insanlığı öğrenme çabası, aslında insanın ne anlama geldiğini sorgulamamızı sağlıyor. Bu animeyi izledikten sonra, teknolojinin potansiyel faydalarını, yapay zekanın sınırlarını ve insanın değerini daha iyi anlamaya başlayacaksınız. Eden, Netflix'in en duygusal yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, robotların insanlığı öğrendiği bir dünyaya tanık olmaya hazır olun.

Delirten Detay: Robotların Sara'ya olan sevgisi ve insanlığı öğrenme çabası. Bu anime, sizi derinden etkileyecek.

Kimler Sevecek?: Post apokaliptik, bilim kurgu ve duygusal anime sevenler; aynı zamanda insanlık, teknoloji ve yapay zeka gibi konulara ilgi duyanlar.


10. Cannon Busters: Vahşi Batı ve Fütürizm Karışımı

İŞTE BU! Cannon Busters... Vahşi Batı ve fütürizmin birleştiği, aksiyon dolu bir anime! S.A.M., kayıp prens Clarence'ı bulmak için yola çıkan, hafızası silinmiş bir androiddir. Yanında, sorunlu bir tamirci olan Casey Turnbuckle ve ölümsüz bir haydut olan Philly the Kid vardır. Birlikte, tehlikelerle dolu bir dünyada, prensi bulmak için mücadele ederler. Bu animeyi izlerken, aksiyon, macera ve komedinin tadını çıkaracaksınız.

Cannon Busters'ı bu kadar özel yapan şey, sadece vahşi batı ve fütürizmin birleşimi değil, aynı zamanda karakterlerin arasındaki kimya. S.A.M.'in o saf ve iyimser tavırları, Casey'nin o sinirli ve pratik kişiliği, Philly'nin o umursamaz ve komik duruşu... Her biri ayrı bir renk katıyor animeye. Ve tabii ki, müzikler de unutulmaz! Bradley Denniston'ın besteleri, sahnelere öyle bir enerji katıyor ki, izlerken adeta coşuyorsunuz. Özellikle açılış şarkısı "Showdown", animenin temasıyla o kadar uyumlu ki, dinledikçe içindeki o maceraperest ruhu daha da yoğun hissediyorsun.

Bu anime, sadece aksiyon ve macera hikayesi değil, aynı zamanda dostluk, sadakat ve umut gibi konulara da değiniyor. S.A.M., Casey ve Philly'nin arasındaki bağ, yolculukları boyunca karşılaştıkları zorlukları aşmalarını sağlıyor. Bu animeyi izledikten sonra, arkadaşlarınızın değerini, sadakatin önemini ve umudun gücünü daha iyi anlamaya başlayacaksınız. Cannon Busters, Netflix'in en eğlenceli yapımlarından biri! Sakın kaçırmayın, vahşi batı ve fütürizmin birleştiği bir maceraya atılmaya hazır olun.

Delirten Detay: Vahşi batı ve fütürizmin birleşimi ve karakterlerin arasındaki komik diyaloglar. Bu anime, sizi sürekli güldürecek.

Kimler Sevecek?: Aksiyon, macera, komedi ve farklı tarzları sevenler; aynı zamanda renkli karakterlere ve eğlenceli hikayelere önem verenler.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.