Psycho-Pass gibi distopik anime arayanlar için 5 öneri: Aklını başından alacak yapımlar!

Psycho-Pass'ı bitirdin ve boşluğa mı düştün? Merak etme, bu listedeki animeler seni distopik bir maceraya sürükleyecek! Gerilim, aksiyon, felsefe... Hepsi burada!

Şubat 21, 2026 - 12:34
Şubat 21, 2026 - 12:34
 0  1
Psycho-Pass gibi distopik anime arayanlar için 5 öneri: Aklını başından alacak yapımlar!

1. Akira - Distopya deyince akla ilk gelen!

Arkadaşlar, dostlar, anime severler! Eğer Psycho-Pass'ın o karanlık, geleceğe dair endişe uyandıran atmosferine bayıldıysanız, Akira'yı kesinlikle ama kesinlikle izlemelisiniz! Abi bu anime efsane ya! 1988 yapımı olmasına rağmen hala günümüz animelerine taş çıkartır. Neo-Tokyo'nun neon ışıkları altında geçen bu hikaye, hükümetin gizli deneyleri sonucu ortaya çıkan psişik güçlere sahip Tetsuo'nun kontrolden çıkmasını anlatıyor. Kanedaaaa! diye bağırmadan duramıyorsun izlerken.

Akira sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin felsefi sorular da soruyor. İnsanlığın geleceği, teknolojinin kontrolsüz gücü, bireyin toplum içindeki yeri... Bu konuları o kadar iyi işlemişler ki, anime bittikten sonra günlerce düşüneceksiniz. Tetsuo'nun dönüşümü, Akira'nın gücü, Neo-Tokyo'nun çöküşü... Hepsi ayrı ayrı olay! Özellikle final sahnesi... Abi o neydi öyle! Hala aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor. Sakın kaçırmayın, pişman olursunuz!

Çizimler, müzikler, hikaye anlatımı... Her şey mükemmel! Akira, anime tarihinin en önemli yapımlarından biri ve distopik anime seven herkesin mutlaka izlemesi gereken bir başyapıt. İzlemezseniz çok şey kaybedersiniz net! Daha ne diyeyim abi? Koşun, izleyin!

Delirten Detay: Tetsuo'nun güçlerini kontrol edememesi ve vücudunun deforme olması... O sahneler beni benden alıyor!

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, aksiyon, gerilim ve felsefi derinliği olan animeleri sevenler buna bayılacak!


2. Ghost in the Shell - Cyberpunk'ın zirvesi!

Psycho-Pass'ın o teknoloji dolu, suçla savaş konseptini sevdiyseniz, Ghost in the Shell'e aşık olacaksınız! Abi bu anime resmen cyberpunk'ın atası ya! 1995 yapımı bu film, Major Motoko Kusanagi'nin siber suçlularla mücadelesini anlatıyor. Ama olay sadece aksiyon değil, aynı zamanda "Ben kimim?" sorusu da çok derinlemesine işleniyor.

Major, tamamen sibernetik bir vücuda sahip ve bu durum onun kimliğini sorgulamasına neden oluyor. Ruh nerede bulunur? Vücut sadece bir kabuk mu? Bu sorulara cevap ararken, aynı zamanda Section 9'daki ekibiyle birlikte karmaşık bir komplonun da üstesinden gelmeye çalışıyor. Animedeki aksiyon sahneleri de efsane! Major'un o çevik hareketleri, kullandığı teknolojik aletler... İzlerken ağzınız açık kalacak. Özellikle su altı dövüş sahnesi... Oha diyorum!

Ghost in the Shell sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sanat eseri. Yönetmen Mamoru Oshii, görsel anlatımı o kadar ustaca kullanmış ki, anime bittikten sonra bile sahneler gözünüzün önünden gitmiyor. Müzikler de ayrı bir olay. Kenji Kawai'nin besteleri, animeye o mistik ve karanlık havayı katıyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıt!

Delirten Detay: Major'un varoluşsal sorgulamaları ve insanlığın geleceğine dair düşünceleri... Bu anime resmen beyninizi yakacak!

Kimler Sevecek?: Cyberpunk, felsefi anime, aksiyon ve derin hikaye sevenler buna bayılacak!


3. Ergo Proxy - Varoluşsal bir yolculuk!

Psycho-Pass'ın o karanlık atmosferi ve derin karakterleri sizi cezbettiyse, Ergo Proxy'ye hazır olun! Abi bu anime resmen beyin fırtınası ya! Romdo şehrinde geçen bu hikaye, insanların ve AutoReiv adı verilen robotların birlikte yaşadığı bir dünyayı anlatıyor. Ancak bir gün, AutoReiv'ler kendilerine bilinç kazanmaya başlıyor ve işler karışıyor.

Lil Meyer adında bir dedektif, bu gizemli olayları araştırırken Ergo Proxy adında bir varlıkla karşılaşıyor. Ergo Proxy kimdir? Nereden gelmiştir? Amacı nedir? Bu soruların cevapları, Lil'i ve izleyiciyi varoluşsal bir yolculuğa çıkarıyor. Animedeki atmosfer o kadar karanlık ve kasvetli ki, izlerken içiniz daralıyor. Ama bu, animeyi daha da çekici kılıyor.

Ergo Proxy sadece bir anime değil, aynı zamanda bir felsefe dersi. İnsanlık, bilinç, varoluş, kimlik... Bu konuları o kadar derinlemesine işlemişler ki, anime bittikten sonra günlerce düşüneceksiniz. Vincent Law karakterinin dönüşümü, Lil Meyer'in kararlılığı, Ergo Proxy'nin gizemi... Hepsi ayrı ayrı olay! Sakın kaçırmayın, pişman olursunuz!

Delirten Detay: Ergo Proxy'nin kimliği ve amacının yavaş yavaş ortaya çıkması... Bu anime resmen sizi meraktan çatlatacak!

Kimler Sevecek?: Felsefi anime, karanlık atmosfer, gizem ve derin karakterler sevenler buna bayılacak!


4. Shinsekai Yori - Ütopya mı, distopya mı?

Psycho-Pass'ın o geleceğe dair endişe uyandıran temalarını sevdiyseniz, Shinsekai Yori'ye bayılacaksınız! Abi bu anime resmen ters köşe ya! 1000 yıl sonraki Japonya'da geçen bu hikaye, insanların psişik güçlere sahip olduğu ve doğayla uyum içinde yaşadığı bir dünyayı anlatıyor. İlk başta her şey mükemmel gibi görünüyor. Ama zamanla, bu ütopik dünyanın aslında karanlık sırları olduğunu öğreniyoruz.

Saki Watanabe ve arkadaşları, bu sırları ortaya çıkarmak için bir maceraya atılıyorlar. İnsanların psişik güçleri nasıl ortaya çıktı? Geçmişte neler yaşandı? Bu soruların cevapları, onları ve izleyiciyi şok edecek gerçeklere götürüyor. Animedeki atmosfer o kadar gizemli ve gerilim dolu ki, izlerken tırnaklarınızı yiyeceksiniz. Özellikle yaratık tasarımları... Abi o neydi öyle! Hala aklıma geldikçe ürperiyorum.

Shinsekai Yori sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sosyal eleştiri. Toplum, güç, kontrol, ayrımcılık... Bu konuları o kadar ustaca işlemişler ki, anime bittikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Saki'nin dönüşümü, Shun'un fedakarlığı, Maria ve Mamoru'nun trajik hikayesi... Hepsi ayrı ayrı olay! Sakın kaçırmayın, pişman olursunuz!

Delirten Detay: Geçmişte yaşanan olayların yavaş yavaş ortaya çıkması ve ütopik dünyanın aslında ne kadar karanlık olduğunu anlamamız... Bu anime resmen aklınızı başınızdan alacak!

Kimler Sevecek?: Gizem, gerilim, sosyal eleştiri ve derin hikaye sevenler buna bayılacak!


5. Texhnolyze - Umutsuzluğun zirvesi!

Psycho-Pass'ın o karanlık ve umutsuz atmosferini sevdiyseniz, Texhnolyze'e hazır olun! Abi bu anime resmen depresyon ya! Lucion şehrinde geçen bu hikaye, insanların ve Texhnolyze adı verilen sibernetik uzuvlara sahip olanların yaşadığı bir dünyayı anlatıyor. Şehir, farklı gruplar arasında sürekli bir savaşın içinde ve umut neredeyse hiç yok.

Ichise adında bir dövüşçü, hayatının bir dönüm noktasında Texhnolyze uzuvlar taktırıyor ve şehrin karanlık sokaklarında hayatta kalmaya çalışıyor. Ran adında bir kız, Ichise'nin geleceğini görme yeteneğine sahip ve ona yol göstermeye çalışıyor. Ancak bu umutsuz dünyada, mutlu bir son mümkün mü? Animedeki atmosfer o kadar kasvetli ve karamsar ki, izlerken içiniz kararıyor. Ama bu, animeyi daha da etkileyici kılıyor.

Texhnolyze sadece bir anime değil, aynı zamanda bir varoluşsal sorgulama. İnsanlık, teknoloji, umut, umutsuzluk... Bu konuları o kadar derinlemesine işlemişler ki, anime bittikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Ichise'nin sessizliği, Ran'ın umudu, Onishi'nin kararlılığı... Hepsi ayrı ayrı olay! Sakın kaçırmayın, pişman olursunuz!

Delirten Detay: Şehrin umutsuzluğu ve karakterlerin çaresizliği... Bu anime resmen sizi depresyona sokacak!

Kimler Sevecek?: Karanlık atmosfer, umutsuz hikayeler, derin karakterler ve felsefi sorgulamalar sevenler buna bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.