Psycho-Pass animasyon kalitesi düşüşü: Sebepleri ve analiz - Abi bu düşüşe aklım ermiyor!

Psycho-Pass'ın animasyon kalitesi neden düştü? Sebepleri ve detaylı analiziyle seni aydınlatmaya geldim! Bu düşüşün ardındaki sır perdesini aralıyoruz, hazır ol şok olacaksın!

Şubat 21, 2026 - 12:32
Şubat 21, 2026 - 12:32
 0  2
Psycho-Pass animasyon kalitesi düşüşü: Sebepleri ve analiz - Abi bu düşüşe aklım ermiyor!

1. Psycho-Pass'ın İlk Sezonundaki O Muazzam Görsellik Nereye Kayboldu?

Abi, Psycho-Pass'ın ilk sezonu çıktığında resmen büyülendim! O karanlık, distopik atmosfer, karakter tasarımları, aksiyon sahneleri... Her şey o kadar kusursuzdu ki, anime dünyasına yeni bir soluk getirmişti resmen. Production I.G'nin o dönemki performansı, çıtayı inanılmaz yükseltmişti. Sibyl Sistemi'nin hüküm sürdüğü o gelecekte, her şeyin ne kadar steril ve aynı zamanda da tekinsiz olduğunu o kadar iyi yansıtmışlardı ki, resmen ekrana yapışıp kalmıştım. Ama sonra ne oldu? İkinci sezon ve filmler geldi, animasyon kalitesi sanki yerlerde sürünüyordu! O ilk sezonun o kendine has çizimleri, detayları, akıcılığı... Hepsi birden yok olmuştu sanki. Gözlerim kanadı resmen! Bu düşüşün sebepleri nelerdi, yoksa birileri bizi mi trollüyor?

İlk sezonun başarısının sırrı, Production I.G'nin o dönemki tecrübesi ve projeye verdiği önemde yatıyordu bence. Adamlar resmen döktürmüşlerdi! Özellikle karakter tasarımları, her bir karakterin kişiliğini yansıtacak şekilde özenle hazırlanmıştı. Kogami'nin o sert bakışları, Akane'nin o naif duruşu, Ginoza'nın o gergin tavırları... Hepsi animasyonla o kadar iyi aktarılmıştı ki, karakterlerle resmen bağ kurmuştuk. Ama sonraki sezonlarda bu özenin azaldığını görmek beni çok üzdü. Karakterler sanki daha basit çizilmiş, detaylar azaltılmıştı. Hatta bazı sahnelerde animasyon hataları bile göze çarpıyordu. Bu düşüşün sebepleri arasında bütçe kısıtlamaları, zamanlama sorunları ve yapım ekibindeki değişiklikler olabilir diye düşünüyorum. Ama ne olursa olsun, ilk sezonun o muazzam görselliğini mumla arar olduk!

Abi, bir de aksiyon sahnelerindeki o akıcılık yok mu? İlk sezonda çatışma sahneleri o kadar dinamik ve gerçekçiydi ki, resmen nefesimi tutarak izliyordum. Dominator'un o ölümcül vuruşları, karakterlerin o çevik hareketleri... Her şey o kadar kusursuzdu ki, aksiyon sahneleri resmen görsel bir şölendi. Ama sonraki sezonlarda bu akıcılık kayboldu, aksiyon sahneleri daha durağan ve basmakalıp hale geldi. Sanki animatörler o ilk sezonun o enerjisini yakalayamamışlardı. Bu düşüşün sebepleri arasında animasyon tekniklerindeki değişiklikler ve yapım ekibindeki tecrübe eksikliği olabilir diye düşünüyorum. Ama ne olursa olsun, ilk sezonun o muazzam aksiyon sahnelerini çok özlüyorum!

Delirten Detay: İlk sezonun o kendine has renk paleti ve ışıklandırması, atmosfere o kadar iyi uyum sağlıyordu ki, resmen distopik bir gelecekte yaşadığımızı hissediyorduk. O karanlık sokaklar, neon ışıkları, yağmurlu havalar... Her şey o kadar gerçekçiydi ki, anime dünyasına resmen dalıp gitmiştik.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de benim gibi kusursuz animasyon kalitesine, detaylı karakter tasarımlarına ve akıcı aksiyon sahnelerine önem veriyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken beklentilerini biraz düşürmeni tavsiye ederim, yoksa hayal kırıklığına uğrayabilirsin.


2. Bütçe Kısıtlamaları mı Yoksa Zamanlama Sorunları mı? Düşüşün Arkasındaki Gerçek Nedenler

Şimdi abi, işin içine biraz da dedikodu katalım! Herkes Psycho-Pass'ın animasyon kalitesindeki düşüşün nedenlerini merak ediyor. Yoksa Production I.G'nin bütçesi mi azaldı? Yoksa zamanlama mı daraldı? Belki de yapım ekibinde bir şeyler oldu? Ben de bu soruların cevabını bulmak için biraz araştırma yaptım ve ortaya bazı ilginç teoriler çıktı. Ama tabii ki, bunların hepsi sadece birer tahmin, kesin bir şey söylemek zor. Ama yine de, bu teorileri seninle paylaşmak istedim, belki sen de bir şeyler çıkarırsın.

Birinci teori, bütçe kısıtlamaları. Malum, anime yapımı çok pahalı bir iş. Özellikle kaliteli bir animasyon için ciddi bir bütçe ayırmak gerekiyor. Eğer yapımcılar bütçeyi kısarsa, animasyon kalitesi de ister istemez düşüyor. Psycho-Pass'ın ilk sezonu çok başarılı olmuştu, ama belki yapımcılar sonraki sezonlarda bütçeyi biraz kısmış olabilirler. Bu durumda, animatörler daha az detaylı çizimler yapmak zorunda kalmış olabilirler, aksiyon sahneleri daha basit hale gelmiş olabilir ve genel olarak animasyon kalitesi düşmüş olabilir. Tabii ki, bu sadece bir tahmin, ama bütçe kısıtlamaları animasyon kalitesini etkileyen önemli bir faktör olabilir.

İkinci teori, zamanlama sorunları. Anime yapımı çok uzun ve karmaşık bir süreç. Her bölümün hazırlanması haftalar hatta aylar sürebilir. Eğer yapımcılar bir bölümü yetiştirmek için çok az zaman verirlerse, animatörler acele etmek zorunda kalırlar ve bu da animasyon kalitesini olumsuz etkileyebilir. Psycho-Pass'ın sonraki sezonlarında yapımcılar belki de bölümleri yetiştirmek için çok az zaman vermiş olabilirler. Bu durumda, animatörler daha az detaylı çizimler yapmak zorunda kalmış olabilirler, aksiyon sahneleri daha basit hale gelmiş olabilir ve genel olarak animasyon kalitesi düşmüş olabilir. Tabii ki, bu da sadece bir tahmin, ama zamanlama sorunları animasyon kalitesini etkileyen önemli bir faktör olabilir.

Delirten Detay: Belki de Production I.G o dönemde başka projelerle çok meşguldü ve Psycho-Pass'a yeterince odaklanamamış olabilirler. Sonuçta, bir yapım şirketinin aynı anda birden fazla projeyle ilgilenmesi kolay bir iş değil.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de anime yapımının arka planını merak ediyorsan ve animasyon kalitesini etkileyen faktörleri öğrenmek istiyorsan, bu madde tam sana göre! Ama unutma, bunlar sadece birer teori, kesin bir şey söylemek zor.


3. Karakter Tasarımlarındaki Değişim: O İlk Sezondaki Karizma Neden Yok Oldu?

Abi, Psycho-Pass'ın ilk sezonundaki karakter tasarımları efsaneydi ya! Kogami'nin o karizmatik duruşu, Akane'nin o sevimli gülümsemesi, Ginoza'nın o sert bakışları... Her karakterin kendine has bir tarzı vardı ve bu da onları çok özel yapıyordu. Ama sonraki sezonlarda karakter tasarımları sanki biraz basitleştirilmiş gibi geldi bana. Karakterlerin yüz hatları daha yumuşak, ifadeleri daha silik ve genel olarak karizmaları azalmış gibiydi. Bu durum beni çok üzdü, çünkü karakterler Psycho-Pass'ın en önemli unsurlarından biriydi.

İlk sezonda karakter tasarımlarının bu kadar başarılı olmasının sebebi, tasarımcıların her bir karakterin kişiliğini yansıtacak şekilde özenle çalışmasıydı bence. Kogami'nin o sert duruşu, onun geçmişindeki travmaları ve adalet arayışını yansıtıyordu. Akane'nin o sevimli gülümsemesi, onun naifliğini ve idealizmini yansıtıyordu. Ginoza'nın o sert bakışları, onun kurallara olan bağlılığını ve içindeki çelişkileri yansıtıyordu. Her karakterin tasarımı, onun hikayesini anlatıyordu ve bu da onları çok özel yapıyordu.

Ama sonraki sezonlarda karakter tasarımlarındaki bu özenin azaldığını görmek beni çok üzdü. Karakterler sanki daha standart çizilmiş, detaylar azaltılmıştı. Hatta bazı karakterlerin yüzleri birbirine benzemeye başlamıştı. Bu durum, karakterlerle olan bağımı zayıflattı ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence karakter tasarımlarındaki bu değişim, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda karakterlerin kıyafetleri bile çok detaylıydı ve onların rollerini yansıtıyordu. Kogami'nin o yıpranmış ceketi, onun geçmişteki zorlukları ve umursamaz tavrını yansıtıyordu. Akane'nin o düzgün üniforması, onun kurallara olan bağlılığını ve profesyonel duruşunu yansıtıyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de karakter tasarımlarına önem veriyorsan ve karakterlerin hikayelerini tasarımlarıyla anlatmasını bekliyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken karakter tasarımlarındaki değişime hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


4. Aksiyon Sahnelerindeki O Akıcılık Nereye Uçtu? İlk Sezonun Dinamizmi Neden Kayboldu?

İlk sezonun aksiyon sahneleri efsaneydi! Kogami'nin o çevik hareketleri, Dominator'un o ölümcül vuruşları, çatışma sahnelerindeki o gerilim... Her şey o kadar kusursuzdu ki, resmen nefesimi tutarak izliyordum. Ama sonraki sezonlarda aksiyon sahneleri sanki biraz durağanlaşmış gibi geldi bana. Hareketler daha yavaş, çatışmalar daha kısa ve genel olarak dinamizm azalmış gibiydi. Bu durum beni çok üzdü, çünkü aksiyon sahneleri Psycho-Pass'ın en heyecan verici unsurlarından biriydi.

İlk sezonda aksiyon sahnelerinin bu kadar başarılı olmasının sebebi, animatörlerin hareketleri çok gerçekçi bir şekilde çizmesiydi bence. Kogami'nin o çevik hareketleri, onun dövüş sanatlarındaki ustalığını yansıtıyordu. Dominator'un o ölümcül vuruşları, onun gücünü ve acımasızlığını yansıtıyordu. Çatışma sahnelerindeki o gerilim, karakterlerin hayatta kalma mücadelesini yansıtıyordu. Her hareket, her vuruş, her çatışma, hikayeyi daha da güçlendiriyordu.

Ama sonraki sezonlarda aksiyon sahnelerindeki bu gerçekçiliğin azaldığını görmek beni çok üzdü. Hareketler sanki daha mekanik çizilmiş, çatışmalar daha basmakalıp hale gelmişti. Hatta bazı sahnelerde animasyon hataları bile göze çarpıyordu. Bu durum, aksiyon sahnelerinin heyecanını azalttı ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence aksiyon sahnelerindeki bu değişim, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda aksiyon sahnelerindeki kamera açıları ve geçişleri bile çok iyi ayarlanmıştı ve sahnelere ayrı bir dinamizm katıyordu. Kamera, karakterlerin hareketlerini takip ediyor, çatışmaların şiddetini vurguluyor ve genel olarak sahnelere ayrı bir hava katıyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de aksiyon sahnelerine önem veriyorsan ve hareketlerin gerçekçi bir şekilde çizilmesini bekliyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken aksiyon sahnelerindeki değişime hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


5. Arka Plan Detaylarındaki Azalma: O Distopik Atmosfer Neden Seyreldi?

Abi, Psycho-Pass'ın ilk sezonundaki arka plan detayları o kadar etkileyiciydi ki, resmen distopik bir gelecekte yaşadığımızı hissediyorduk. O karanlık sokaklar, neon ışıkları, yağmurlu havalar, yüksek binalar... Her şey o kadar detaylı ve gerçekçiydi ki, anime dünyasına resmen dalıp gitmiştik. Ama sonraki sezonlarda arka plan detayları sanki biraz azaltılmış gibi geldi bana. Sokaklar daha boş, binalar daha basit ve genel olarak atmosfer daha seyrek gibiydi. Bu durum beni çok üzdü, çünkü arka plan detayları Psycho-Pass'ın atmosferini oluşturan en önemli unsurlardan biriydi.

İlk sezonda arka plan detaylarının bu kadar başarılı olmasının sebebi, tasarımcıların her bir detayı özenle çizmesiydi bence. Sokaklardaki çöpler, binalardaki çatlaklar, neon ışıklarının yansımaları... Her şey o kadar gerçekçiydi ki, resmen distopik bir gelecekte yaşadığımızı hissediyorduk. Arka plan detayları, hikayeyi daha da güçlendiriyor ve atmosfere ayrı bir hava katıyordu.

Ama sonraki sezonlarda arka plan detaylarındaki bu özenin azaldığını görmek beni çok üzdü. Sokaklar sanki daha temiz çizilmiş, binalar daha modern hale gelmişti. Hatta bazı sahnelerde arka plan tamamen boş bırakılmıştı. Bu durum, atmosferin yoğunluğunu azalttı ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence arka plan detaylarındaki bu değişim, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda arka plan detaylarındaki renkler bile çok iyi seçilmişti ve atmosfere ayrı bir hava katıyordu. Karanlık renkler, distopik atmosferi vurguluyor, neon ışıklarının parlak renkleri ise geleceğin teknolojik yönünü vurguluyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de arka plan detaylarına önem veriyorsan ve atmosferin yoğunluğunu hissetmek istiyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken arka plan detaylarındaki değişime hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


6. Renk Paletindeki Değişim: O Karanlık ve Kasvetli Hava Neden Aydınlandı?

Psycho-Pass'ın ilk sezonundaki renk paleti o kadar karanlık ve kasvetliydi ki, resmen distopik bir gelecekte yaşadığımızı hissediyorduk. Gri tonları, siyahlar, koyu maviler... Her şey o kadar uyumlu ve etkileyiciydi ki, anime dünyasına resmen dalıp gitmiştik. Ama sonraki sezonlarda renk paleti sanki biraz aydınlanmış gibi geldi bana. Renkler daha canlı, tonlar daha açık ve genel olarak atmosfer daha neşeli gibiydi. Bu durum beni çok üzdü, çünkü renk paleti Psycho-Pass'ın atmosferini oluşturan en önemli unsurlardan biriydi.

İlk sezonda renk paletinin bu kadar başarılı olmasının sebebi, tasarımcıların renkleri çok bilinçli bir şekilde kullanmasıydı bence. Karanlık renkler, distopik atmosferi vurguluyor, karakterlerin iç dünyasını yansıtıyor ve genel olarak hikayeye ayrı bir derinlik katıyordu. Renkler, sadece görsel bir unsur değil, aynı zamanda hikayenin anlatımında da önemli bir rol oynuyordu.

Ama sonraki sezonlarda renk paletindeki bu bilinçliliğin azaldığını görmek beni çok üzdü. Renkler sanki daha rastgele seçilmiş, tonlar daha yüzeysel hale gelmişti. Hatta bazı sahnelerde renkler tamamen uyumsuzdu. Bu durum, atmosferin yoğunluğunu azalttı ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence renk paletindeki bu değişim, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda karakterlerin kıyafetlerindeki renkler bile çok iyi seçilmişti ve onların rollerini yansıtıyordu. Kogami'nin o siyah ceketi, onun karanlık geçmişini ve asi ruhunu yansıtıyordu. Akane'nin o beyaz üniforması, onun saflığını ve idealizmini yansıtıyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de renk paletine önem veriyorsan ve renklerin hikayeyi anlatmasını bekliyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken renk paletindeki değişime hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


7. CGI Kullanımındaki Artış: O Doğal Çizimler Neden Robotikleşti?

Abi, ilk sezonda CGI kullanımı o kadar azdı ki, neredeyse hiç fark etmiyorduk. Her şey el çizimi gibiydi ve bu da animasyona ayrı bir sıcaklık ve doğallık katıyordu. Ama sonraki sezonlarda CGI kullanımı sanki biraz artmış gibi geldi bana. Özellikle araçlar, binalar ve bazı karakterler CGI ile çizilmişti ve bu da animasyona ayrı bir soğukluk ve robotiklik katıyordu. Bu durum beni çok üzdü, çünkü CGI kullanımı Psycho-Pass'ın doğal çizim tarzını bozuyordu.

İlk sezonda CGI kullanımının bu kadar az olmasının sebebi, animatörlerin el çizimi konusunda çok yetenekli olmasıydı bence. Her detayı elle çiziyorlardı ve bu da animasyona ayrı bir özen ve emek katıyordu. El çizimi, animasyona ayrı bir ruh veriyor ve karakterlerle olan bağımızı güçlendiriyordu.

Ama sonraki sezonlarda CGI kullanımındaki bu artışı görmek beni çok üzdü. CGI ile çizilen nesneler sanki daha cansız ve yapaydı. Hatta bazı sahnelerde CGI ile çizilen karakterler, diğer karakterlerle uyumsuz duruyordu. Bu durum, animasyonun genel kalitesini düşürdü ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence CGI kullanımındaki bu artış, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda CGI kullanılması gereken sahneler bile el çizimi gibi görünüyordu ve bu da animasyona ayrı bir ustalık katıyordu. Animatörler, CGI'yı çok iyi gizliyor ve animasyonun genel tarzını koruyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de el çizimi animasyonu seviyorsan ve CGI kullanımından hoşlanmıyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken CGI kullanımındaki artışa hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


8. Işıklandırmadaki Değişim: O Gerçekçi Gölgeler Neden Kayboldu?

Psycho-Pass'ın ilk sezonundaki ışıklandırma o kadar gerçekçiydi ki, resmen karakterlerin yüzlerindeki ifadeleri bile daha iyi görebiliyorduk. Gölgeler, ışıklar, yansımalar... Her şey o kadar uyumlu ve etkileyiciydi ki, anime dünyasına resmen dalıp gitmiştik. Ama sonraki sezonlarda ışıklandırma sanki biraz basitleştirilmiş gibi geldi bana. Gölgeler daha az, ışıklar daha parlak ve genel olarak atmosfer daha düz gibiydi. Bu durum beni çok üzdü, çünkü ışıklandırma Psycho-Pass'ın atmosferini oluşturan en önemli unsurlardan biriydi.

İlk sezonda ışıklandırmanın bu kadar başarılı olmasının sebebi, animatörlerin ışığı ve gölgeyi çok iyi kullanmasıydı bence. Işık, karakterlerin duygularını yansıtıyor, atmosferi vurguluyor ve genel olarak hikayeye ayrı bir derinlik katıyordu. Işıklandırma, sadece görsel bir unsur değil, aynı zamanda hikayenin anlatımında da önemli bir rol oynuyordu.

Ama sonraki sezonlarda ışıklandırmadaki bu bilinçliliğin azaldığını görmek beni çok üzdü. Gölgeler sanki daha rastgele çizilmiş, ışıklar daha yüzeysel hale gelmişti. Hatta bazı sahnelerde ışıklandırma tamamen uyumsuzdu. Bu durum, atmosferin yoğunluğunu azalttı ve hikayeye olan ilgimi azalttı. Bence ışıklandırmadaki bu değişim, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda karakterlerin gözlerindeki ışıklar bile çok iyi çizilmişti ve onların duygularını yansıtıyordu. Kogami'nin gözlerindeki o keskin ışıklar, onun kararlılığını ve adalet arayışını yansıtıyordu. Akane'nin gözlerindeki o yumuşak ışıklar, onun saflığını ve idealizmini yansıtıyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de ışıklandırmaya önem veriyorsan ve ışığın hikayeyi anlatmasını bekliyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken ışıklandırmadaki değişime hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


9. Animasyon Hatalarındaki Artış: O Kusursuz Görüntü Neden Bozuldu?

Abi, Psycho-Pass'ın ilk sezonunda animasyon hataları o kadar azdı ki, neredeyse hiç görmüyorduk. Her şey kusursuz gibiydi ve bu da animasyona ayrı bir profesyonellik katıyordu. Ama sonraki sezonlarda animasyon hataları sanki biraz artmış gibi geldi bana. Karakterlerin yüzleri bozuluyor, kıyafetleri kayboluyor, hareketleri uyumsuzlaşıyordu. Bu durum beni çok üzdü, çünkü animasyon hataları Psycho-Pass'ın kusursuz görüntüsünü bozuyordu.

İlk sezonda animasyon hatalarının bu kadar az olmasının sebebi, animatörlerin çok dikkatli ve özenli çalışmasıydı bence. Her detayı kontrol ediyorlardı ve bu da hataların oluşmasını engelliyordu. Kusursuzluk, animasyona ayrı bir kalite katıyor ve izleyiciyi etkiliyordu.

Ama sonraki sezonlarda animasyon hatalarındaki bu artışı görmek beni çok üzdü. Hatalar sanki daha sık görülmeye başlamıştı ve bu da animasyonun genel kalitesini düşürüyordu. Hatta bazı sahnelerde hatalar o kadar barizdi ki, izlemekte zorlanıyordum. Bence animasyon hatalarındaki bu artış, animasyon kalitesindeki düşüşün en önemli sebeplerinden biriydi.

Delirten Detay: İlk sezonda animasyon hataları düzeltilerek yayınlanıyordu ve bu da animasyonun kusursuz olmasını sağlıyordu. Yapımcılar, hataların farkındaydı ve bunları düzeltmek için çaba gösteriyordu.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de kusursuz animasyonu seviyorsan ve animasyon hatalarından hoşlanmıyorsan, Psycho-Pass'ın ilk sezonuna kesinlikle bayılacaksın! Ama sonraki sezonlara geçerken animasyon hatalarındaki artışa hazırlıklı olmanı tavsiye ederim.


10. Production I.G'nin Diğer Projeleri: O Odak Neden Dağıldı?

Şimdi abi, dedikodu zamanı! Acaba Production I.G o dönemde başka projelerle mi uğraşıyordu? Belki de Psycho-Pass'a yeterince odaklanamadılar? Sonuçta, bir yapım şirketinin aynı anda birden fazla projeyle ilgilenmesi kolay bir iş değil. Eğer Production I.G o dönemde başka büyük projelerle uğraşıyorsa, Psycho-Pass'a ayırdıkları bütçe ve zaman azalmış olabilir. Bu durumda, animasyon kalitesi de ister istemez düşmüş olabilir.

Anime yapımı çok zorlu bir süreç ve yapım şirketlerinin aynı anda birden fazla projeyi yönetmesi kolay değil. Eğer Production I.G o dönemde başka projelerle uğraşıyorsa, Psycho-Pass'a ayırdıkları kaynaklar azalmış olabilir. Bu durumda, animatörler daha az zaman ve bütçe ile çalışmak zorunda kalmış olabilirler ve bu da animasyon kalitesini olumsuz etkilemiş olabilir.

Tabii ki, bu sadece bir tahmin, kesin bir şey söylemek zor. Ama yine de, Production I.G'nin diğer projeleri, Psycho-Pass'ın animasyon kalitesindeki düşüşün bir sebebi olabilir. Belki de yapımcılar, Psycho-Pass'ı o kadar önemsemiyorlardı ve diğer projelere daha fazla odaklanmışlardı. Ne yazık ki, bu soruların cevabını tam olarak bilemiyoruz.

Delirten Detay: Belki de Production I.G, Psycho-Pass'ın ilk sezonundaki başarısından sonra biraz rehavete kapılmış olabilir ve sonraki sezonlara yeterince özen göstermemiş olabilir. Başarı, bazen insanın gözünü kör edebilir ve hatalar yapmasına neden olabilir.

Kimler Sevecek?: Eğer sen de anime yapımının arka planını merak ediyorsan ve yapım şirketlerinin projeleri nasıl yönettiğini öğrenmek istiyorsan, bu madde tam sana göre! Ama unutma, bunlar sadece birer tahmin, kesin bir şey söylemek zor.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.