Promare benzeri, görsel şölen sunan anime önerileri: Gözlerin Bayram Edecek!

Promare'ı sevdiysen, bu anime listesiyle görsel şölenin dozunu arttır! Ateşli animasyonlar, çılgın karakterler ve akıl almaz aksiyon seni bekliyor. Hazır ol, gözlerin yerinden fırlayacak!

Şubat 21, 2026 - 12:35
Şubat 21, 2026 - 12:35
 0  1
Promare benzeri, görsel şölen sunan anime önerileri: Gözlerin Bayram Edecek!

1: Kill la Kill - Tarzıyla Alev Alan Bir Başyapıt!

Abi Kill la Kill'i anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum! Promare'ın o çılgın, sınırları zorlayan animasyon tarzını sevdiysen, bu anime senin için yaratılmış resmen! Trigger stüdyosunun elinden çıkan bu yapım, görsel olarak o kadar benzersiz ki, izlerken sürekli "Ohaaa!" diye bağırmaktan kendinizi alamayacaksınız. Konu desen, Ryuko Matoi adlı liseli bir kızın, babasının intikamını almak için Honnouji Akademisi'ne transfer olmasıyla başlıyor. Ama bu sıradan bir okul değil; giyilebilir zırhlar, acayip güçlü öğrenciler ve Satsuki Kiryuin adlı demir yumruklu bir öğrenci konseyi başkanı var!

Senaryo desen, her bölümünde daha da absürtleşiyor, olaylar çığırından çıkıyor. Ama işte tam da bu yüzden Kill la Kill efsane! Animasyon tarzı da senaryoya paralel olarak sürekli evrim geçiriyor; renkler patlıyor, karakterler inanılmaz detaylı ve dinamik hareket ediyor, aksiyon sahneleri ise adeta bir görsel şölen! Özellikle dövüş sahnelerindeki o abartılı efektler, enerji patlamaları ve karakterlerin yüz ifadeleri... Yok böyle bir şey! Kill la Kill, sadece bir anime değil, adeta bir sanat eseri.

Bu animenin en sevdiğim yanı ise, kendini ciddiye almaması. Absürtlüğün dibine vururken bile, karakterlerin derinliği ve duygusal bağları sizi derinden etkiliyor. Ryuko'nun intikam arayışı, Satsuki'nin gizemli motivasyonları, Mako'nun bitmek bilmeyen enerjisi... Hepsi o kadar iyi yazılmış ki, onlarla birlikte gülüyor, ağlıyor, heyecanlanıyorsunuz. Kill la Kill, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda duygusal bir yolculuk. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Senketsu'nun Ryuko ile olan ilişkisi! İkisi arasındaki bağ o kadar güçlü ki, adeta tek bir varlık gibi hareket ediyorlar. Bu ikilinin uyumu, dövüş sahnelerini daha da epik hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Aksiyonu bol, absürt komediyi sevenler, görsel olarak yenilikçi animeler arayanlar ve karakter odaklı hikayeleri sevenler Kill la Kill'e bayılacak!


2: Gurren Lagann - Ruhunu Ateşleyen Bir Destan!

Gurren Lagann... Ah, Gurren Lagann! Bu animeyi izledikten sonra hayatım değişti desem yeridir! Promare'ın o coşkulu, asla pes etmeyen ruhunu seviyorsan, Gurren Lagann seni bambaşka bir boyuta taşıyacak. Gainax stüdyosunun elinden çıkan bu yapım, Yoko Littner'ın dediği gibi "imkansızları mümkün kılmak" üzerine kurulu bir destan! Hikaye, Simon ve Kamina adlı iki kafadarın, yer altında sıkışıp kaldıkları köyden çıkıp, yeryüzünü keşfetmeleriyle başlıyor. Ama yeryüzü, hiç de hayal ettikleri gibi değil; Beastmen adlı yaratıklar tarafından yönetiliyor ve insanlar sürekli tehlike altında yaşıyor.

İşte tam bu noktada, Simon ve Kamina'nın o bitmek bilmeyen azmi ve cesareti devreye giriyor. Lagann adlı küçük bir robot bulan Simon, Kamina'nın liderliğinde Beastmen'e karşı savaşmaya başlıyor. Ama bu sadece bir savaş değil; aynı zamanda kendi sınırlarını aşma, hayallerinin peşinden gitme ve asla pes etmeme hikayesi. Animasyon tarzı desen, ilk başlarda biraz basit gelebilir, ama ilerleyen bölümlerde o kadar epikleşiyor ki, ağzınız açık kalacak. Özellikle mecha dövüşleri, yer çekimini hiçe sayan hareketler ve o abartılı enerji patlamaları... Yok böyle bir şey!

Gurren Lagann'ın en sevdiğim yanı ise, karakterlerin gelişimine odaklanması. Simon'un çekingen ve özgüvensiz bir çocuktan, liderlik vasıfları olan bir kahramana dönüşmesi, Kamina'nın o karizmatik ve ilham verici kişiliği, Yoko'nun güçlü ve bağımsız duruşu... Hepsi o kadar iyi yazılmış ki, onlarla birlikte büyüyor, gelişiyor ve hayallerinin peşinden gitmek için ilham alıyorsunuz. Gurren Lagann, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Spiral Enerjisi! Bu kavram, animenin temelini oluşturuyor ve karakterlerin azmi, cesareti ve hayalleriyle doğru orantılı olarak artıyor. Ne kadar çok inanırsan, o kadar güçlü olursun!

Kimler Sevecek?: Mecha animelerini sevenler, epik hikayelere bayılanlar, karakter gelişimine önem verenler ve asla pes etmeyen bir ruha sahip olanlar Gurren Lagann'a aşık olacak!


3: Darling in the Franxx - Duygusal Yükü Yüksek Bir Mecha Dramı!

Darling in the Franxx, Promare'ın o görsel şölenini ve karakter derinliğini arayanlar için biçilmiş kaftan! Trigger ve A-1 Pictures ortak yapımı olan bu anime, hem mecha aksiyonuyla hem de duygusal dramıyla izleyiciyi kendine bağlıyor. Hikaye, gelecekte geçen bir dünyada, çocukların Franxx adı verilen devasa robotlara binerek Klaxosaur adlı yaratıklara karşı savaştığı bir ortamda geçiyor. Hiro ve Zero Two adlı iki karakterin arasındaki ilişki, animenin merkezini oluşturuyor.

Zero Two, insan kanı taşımayan gizemli bir kız ve Hiro, Franxx'i kullanma yeteneğini kaybetmiş bir çocuk. İkisi bir araya geldiğinde, Franxx'i kullanabiliyorlar ve birlikte Klaxosaur'lara karşı savaşabiliyorlar. Ancak bu ilişki, her ikisi için de büyük bir bedel ödemeyi gerektiriyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları dikkat çekici, mecha tasarımları ise oldukça detaylı. Özellikle dövüş sahneleri, akıcı animasyon ve dinamik kamera açılarıyla izleyiciyi ekran başına kilitliyor.

Darling in the Franxx'in en sevdiğim yanı ise, karakterlerin arasındaki duygusal bağları derinlemesine işlemesi. Hiro ve Zero Two'nun arasındaki aşk, fedakarlık, güven ve aidiyet duyguları, izleyiciyi derinden etkiliyor. Ayrıca, diğer karakterlerin de kendi içsel çatışmaları ve arayışları, animeye ayrı bir boyut katıyor. Darling in the Franxx, sadece bir mecha anime değil, aynı zamanda insan ilişkileri, kimlik arayışı ve toplumsal normlar üzerine düşündüren bir yapım. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Zero Two'nun boynuzları ve kırmızı teni! Bu özellikler, onun insan olmadığına dair ipuçları veriyor ve karakterin gizemini arttırıyor.

Kimler Sevecek?: Mecha animelerini sevenler, duygusal dramlara bayılanlar, karakter odaklı hikayeleri sevenler ve romantizmden hoşlananlar Darling in the Franxx'e aşık olacak!


4: Tengen Toppa Gurren Lagann - İmkansızlıkları Aşan Bir Efsane!

Tengen Toppa Gurren Lagann, namı diğer TTGL! Promare'ın o coşkulu enerjisini katbekat aşan, adeta evreni titreten bir anime! Gainax'ın bu başyapıtı, sadece bir mecha anime değil, aynı zamanda insanlığın sınırlarını zorlama, kaderi değiştirme ve asla pes etmeme üzerine kurulu bir destan. Hikaye, gelecekte geçen bir dünyada, insanların yer altında sıkışıp kaldığı bir ortamda başlıyor. Simon adlı genç bir kazıcı, Kamina adlı abisiyle birlikte yeryüzüne çıkmaya karar veriyor.

Ancak yeryüzü, hiç de hayal ettikleri gibi değil; Beastmen adlı yaratıklar tarafından yönetiliyor ve insanlar sürekli tehlike altında yaşıyor. Simon ve Kamina, Lagann adlı küçük bir robot bularak Beastmen'e karşı savaşmaya başlıyor. Ancak bu sadece bir savaş değil; aynı zamanda kendi içlerindeki potansiyeli keşfetme, liderlik vasıflarını geliştirme ve insanlığın geleceği için mücadele etme hikayesi. Animasyon tarzı desen, ilk başlarda biraz basit gelebilir, ama ilerleyen bölümlerde o kadar epikleşiyor ki, ağzınız açık kalacak. Özellikle mecha dövüşleri, yer çekimini hiçe sayan hareketler ve o abartılı enerji patlamaları... Yok böyle bir şey!

TTGL'nin en sevdiğim yanı ise, karakterlerin gelişimine odaklanması. Simon'un çekingen ve özgüvensiz bir çocuktan, evrenin kaderini değiştiren bir kahramana dönüşmesi, Kamina'nın o karizmatik ve ilham verici kişiliği, Yoko'nun güçlü ve bağımsız duruşu... Hepsi o kadar iyi yazılmış ki, onlarla birlikte büyüyor, gelişiyor ve hayallerinin peşinden gitmek için ilham alıyorsunuz. Tengen Toppa Gurren Lagann, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam dersi. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Spiral Enerjisi! Bu kavram, animenin temelini oluşturuyor ve karakterlerin azmi, cesareti ve hayalleriyle doğru orantılı olarak artıyor. Ne kadar çok inanırsan, o kadar güçlü olursun!

Kimler Sevecek?: Mecha animelerini sevenler, epik hikayelere bayılanlar, karakter gelişimine önem verenler ve asla pes etmeyen bir ruha sahip olanlar Tengen Toppa Gurren Lagann'a aşık olacak!


5: Promare (Tekrar!) - Neden Olmasın, Bir Daha İzle!

Promare'ı bu listeye tekrar eklememin bir sebebi var! Bazen, bir şeyi o kadar çok seversin ki, tekrar tekrar izlemek istersin. Promare da tam olarak böyle bir anime. Görsel şöleni, aksiyonu, karakterleri ve müzikleriyle o kadar kusursuz bir deneyim sunuyor ki, defalarca izlemekten bıkmayacaksın. Eğer bu listeye Promare benzeri animeler aramak için geldiysen, muhtemelen zaten izlemişsindir. Ama eğer hala izlemediysen, vakit kaybetme!

Promare, gelecekte geçen bir dünyada, aniden ortaya çıkan ve yangınları kontrol edebilen Burnish adlı mutantlara karşı savaşan bir itfaiye birimi olan Burning Rescue'nun hikayesini anlatıyor. Galo Thymos adlı genç ve ateşli bir itfaiyeci, Burnish'lerin lideri Lio Fotia ile karşılaşıyor ve ikisi arasındaki mücadele, dünyayı kurtarmak için bir fırsata dönüşüyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; renkler canlı, karakter tasarımları dikkat çekici ve aksiyon sahneleri nefes kesici. Özellikle yangın efektleri, o kadar gerçekçi ve detaylı ki, adeta alevlerin sıcaklığını hissediyorsunuz.

Promare'ın en sevdiğim yanı ise, karakterlerin arasındaki dostluk ve fedakarlık bağlarını vurgulaması. Galo'nun adalet duygusu, Lio'nun insanlığı kurtarma çabası ve Burning Rescue ekibinin birbirine olan bağlılığı, izleyiciyi derinden etkiliyor. Promare, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda insanlığın geleceği, toplumsal adalet ve önyargılar üzerine düşündüren bir yapım. Eğer Promare'ı sevdiysen, tekrar izlemekten çekinme! Belki de daha önce fark etmediğin detayları keşfedeceksin. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Mecha tasarımları! Matoi Tech'in elinden çıkan mecha'lar, hem işlevsel hem de görsel olarak inanılmaz derecede etkileyici.

Kimler Sevecek?: Aksiyon animelerini sevenler, görsel şölenlere bayılanlar, karakter odaklı hikayeleri sevenler ve Trigger'ın animasyon tarzını beğenenler Promare'a aşık olacak!


6: Kiznaiver - Bağların Gücü Adına!

Kiznaiver, Promare'ın o derin karakter bağlarını ve duygusal yoğunluğunu arayanlar için harika bir seçenek! Trigger ve Aniplex ortak yapımı olan bu anime, yedi lise öğrencisinin acıyı paylaşarak birbirlerine bağlandığı bir deneyde yer almasını konu alıyor. Kiznaiver sistemi sayesinde, bu öğrenciler birbirlerinin acılarını hissedebiliyorlar ve bu durum, aralarında beklenmedik bağlar oluşmasına neden oluyor.

Hikaye, Sugomori Şehri'nde geçiyor ve Katsuhira Agata adlı hissiz bir genç, Kiznaiver deneyine dahil oluyor. Diğer Kiznaiver'lar ise, farklı kişiliklere ve geçmişlere sahip olan yedi lise öğrencisinden oluşuyor. Bu öğrenciler, birbirlerinin acılarını paylaşarak, kendi içsel sorunlarıyla yüzleşiyorlar ve birbirlerine destek oluyorlar. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları dikkat çekici, renkler canlı ve duygusal anlar etkileyici bir şekilde görselleştiriliyor.

Kiznaiver'ın en sevdiğim yanı ise, karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri derinlemesine işlemesi. Her karakterin kendi içsel çatışmaları ve arayışları var ve bu durum, animenin duygusal yoğunluğunu arttırıyor. Ayrıca, arkadaşlık, aşk, kıskançlık ve affetme gibi temalar, animeye ayrı bir boyut katıyor. Kiznaiver, sadece bir bilim kurgu anime değil, aynı zamanda insan ilişkileri, kimlik arayışı ve toplumsal normlar üzerine düşündüren bir yapım. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Kiznaiver sisteminin yan etkileri! Acıyı paylaşmanın yanı sıra, duygusal yük de paylaşılıyor ve bu durum, karakterler arasında gerilimlere neden oluyor.

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu animelerini sevenler, duygusal dramlara bayılanlar, karakter odaklı hikayeleri sevenler ve arkadaşlık temasına önem verenler Kiznaiver'a aşık olacak!


7: Little Witch Academia - Sihir Dolu Bir Macera!

Little Witch Academia, Promare'ın o renkli ve eğlenceli dünyasını arayanlar için mükemmel bir seçenek! Trigger'ın bu sevimli anime serisi, Akko Kagari adlı sıradan bir kızın, Luna Nova Sihir Okulu'na kaydolmasıyla başlayan bir macerayı konu alıyor. Akko, sihir yeteneği olmamasına rağmen, idolü olan Shiny Chariot gibi harika bir cadı olma hayaliyle yanıp tutuşuyor.

Luna Nova'da, Akko bir dizi komik ve heyecanlı olaya karışıyor. Sihir derslerinde başarısız oluyor, arkadaşlarıyla birlikte türlü maceralara atılıyor ve okulun gizemlerini çözmeye çalışıyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları sevimli, renkler canlı ve sihir efektleri göz kamaştırıcı. Özellikle uçan süpürge sahneleri, izleyiciyi adeta büyülü bir dünyaya taşıyor.

Little Witch Academia'nın en sevdiğim yanı ise, Akko'nun asla pes etmeyen ruhu. Sihir yeteneği olmamasına rağmen, hayallerinin peşinden koşuyor ve her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Ayrıca, arkadaşlık, dayanışma ve özgüven gibi temalar, animeye ayrı bir boyut katıyor. Little Witch Academia, sadece bir sihir anime değil, aynı zamanda hayallerinin peşinden gitme, kendini keşfetme ve asla pes etmeme üzerine düşündüren bir yapım. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Shiny Rod'un gizemleri! Bu sihirli değnek, Akko'nun sihir yeteneğini ortaya çıkarıyor ve ona inanılmaz güçler veriyor.

Kimler Sevecek?: Sihir animelerini sevenler, komik ve eğlenceli hikayelere bayılanlar, karakter odaklı hikayeleri sevenler ve hayallerinin peşinden gitmek isteyenler Little Witch Academia'ya aşık olacak!


8: BNA: Brand New Animal - Hayvan İnsanların Dünyası!

BNA: Brand New Animal, Promare'ın o farklı ve özgün dünyasını arayanlar için kaçırılmaması gereken bir anime! Trigger'ın bu yapımı, Michiru Kagemori adlı normal bir kızın, aniden tanuki (Japon rakunu) insana dönüşmesiyle başlayan bir macerayı konu alıyor. Michiru, Animal City adlı hayvan insanların yaşadığı bir şehre kaçıyor ve burada kendi türünden olan diğer hayvan insanlarla tanışıyor.

Animal City, hayvan insanların özgürce yaşadığı bir yer olmasına rağmen, önyargılar, ayrımcılık ve suç gibi sorunlarla dolu. Michiru, Shirou Ogami adlı kurt adamla birlikte, Animal City'nin gizemlerini çözmeye çalışıyor ve hayvan insanların haklarını savunmak için mücadele ediyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları dikkat çekici, renkler canlı ve hayvan insan formları etkileyici bir şekilde görselleştiriliyor.

BNA'nın en sevdiğim yanı ise, toplumsal sorunlara değinmesi. Önyargılar, ayrımcılık, göçmenlik ve azınlık hakları gibi temalar, animeye ayrı bir boyut katıyor. Ayrıca, Michiru ve Shirou'nun arasındaki karmaşık ilişki, animeye duygusal bir derinlik kazandırıyor. BNA, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda toplumsal adalet, insan hakları ve farklılıklara saygı üzerine düşündüren bir yapım. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Animal City'nin mimarisi! Şehir, farklı hayvan insan türlerinin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış ve bu durum, şehre eşsiz bir görünüm kazandırıyor.

Kimler Sevecek?: Aksiyon animelerini sevenler, farklı ve özgün dünyalara bayılanlar, toplumsal sorunlara duyarlı olanlar ve karakter odaklı hikayeleri sevenler BNA: Brand New Animal'a aşık olacak!


9: Space Patrol Luluco - Uzayın En Çılgın Polisi!

Space Patrol Luluco, Promare'ın o absürt komedisini ve çılgın aksiyonunu arayanlar için tam bir bomba! Trigger'ın bu kısa ama öz anime serisi, Luluco adlı normal bir ortaokul öğrencisinin, babasının yerine uzay polisi olmak zorunda kalmasıyla başlayan bir macerayı konu alıyor. Luluco, OGIKUBO Bölgesi'nde yaşıyor ve bu bölge, uzaylılar ve insanlar arasında bir yaşam alanı olarak hizmet veriyor.

Luluco, uzay polisi olarak, bir dizi komik ve tehlikeli göreve katılıyor. Uzay korsanlarıyla savaşıyor, gezegenleri kurtarıyor ve okul hayatıyla uzay polisi görevlerini bir arada yürütmeye çalışıyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları sevimli, renkler canlı ve uzay efektleri göz kamaştırıcı. Ayrıca, anime, Trigger'ın önceki yapımlarına göndermeler içeriyor ve bu durum, hayranlar için ayrı bir keyif veriyor.

Space Patrol Luluco'nun en sevdiğim yanı ise, absürt komedisi ve çılgın aksiyonu. Anime, kendini ciddiye almıyor ve her bölümde daha da absürtleşiyor. Luluco'nun tepkileri, uzaylıların davranışları ve olayların gelişimi, izleyiciyi kahkahalara boğuyor. Space Patrol Luluco, sadece bir komedi anime değil, aynı zamanda hayallerinin peşinden gitme, kendini keşfetme ve asla pes etmeme üzerine düşündüren bir yapım. Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Luluco'nun dönüşüm sahneleri! Luluco, uzay polisi formuna dönüştüğünde, vücudu silahlarla kaplanıyor ve inanılmaz güçlere sahip oluyor.

Kimler Sevecek?: Komedi animelerini sevenler, absürt hikayelere bayılanlar, Trigger'ın hayranları ve kısa ve eğlenceli bir anime arayanlar Space Patrol Luluco'ya aşık olacak!


10: Kill la Kill (Yeniden!) - Çünkü Neden Olmasın?

Evet, listeyi Kill la Kill ile kapatıyorum. Neden mi? Çünkü Kill la Kill, bu listedeki tüm animelerin bir araya gelmiş hali gibi! Aksiyonu bol, absürt komedisi çılgın, karakterleri derin ve görsel şöleni inanılmaz. Eğer Promare'ı sevdiysen ve bu listedeki diğer animeleri de izlediysen, Kill la Kill'i tekrar izlemekten zarar gelmez. Hatta belki de daha önce fark etmediğin detayları keşfedeceksin.

Kill la Kill, Ryuko Matoi adlı liseli bir kızın, babasının intikamını almak için Honnouji Akademisi'ne transfer olmasıyla başlayan bir macerayı konu alıyor. Honnouji Akademisi, Satsuki Kiryuin adlı demir yumruklu bir öğrenci konseyi başkanı tarafından yönetiliyor ve öğrenciler, giyilebilir zırhlar sayesinde inanılmaz güçlere sahip. Ryuko, Senketsu adlı canlı bir zırhla karşılaşıyor ve Satsuki'ye karşı savaşmaya başlıyor. Animasyon tarzı, Trigger'ın o kendine has çizgisini taşıyor; karakter tasarımları dikkat çekici, renkler canlı ve aksiyon sahneleri nefes kesici. Özellikle dövüş sahneleri, abartılı efektler ve dinamik kamera açılarıyla izleyiciyi ekran başına kilitliyor.

Kill la Kill'in en sevdiğim yanı ise, karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri derinlemesine işlemesi. Ryuko'nun intikam arayışı, Satsuki'nin gizemli motivasyonları ve diğer karakterlerin kendi içsel çatışmaları, animeye ayrı bir boyut katıyor. Kill la Kill, sadece bir aksiyon anime değil, aynı zamanda toplumsal normlar, kimlik arayışı ve özgürlük üzerine düşündüren bir yapım. Eğer Kill la Kill'i daha önce izlemediysen, vakit kaybetme! Ve eğer izlediysen, tekrar izlemekten çekinme! Çünkü Kill la Kill, her zaman izlenmeye değer bir başyapıt!

Delirten Detay: Junketsu ve Senketsu arasındaki zıtlık! Bu iki zırh, farklı ideolojileri temsil ediyor ve Ryuko ile Satsuki arasındaki mücadelenin sembolü haline geliyor.

Kimler Sevecek?: Aksiyon animelerini sevenler, absürt komediye bayılanlar, karakter odaklı hikayeleri sevenler ve Trigger'ın hayranları Kill la Kill'e aşık olacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.