Prenses Mononoke'nin yönetmeni Hayao Miyazaki'nin diğer filmleri: Efsaneler Geçidi!

Prenses Mononoke'nin büyüsüne kapıldıysan, Miyazaki'nin diğer filmlerine de bayılacaksın! İşte kaçırmaman gereken, animasyon dünyasının zirvesindeki yapımlar!

Şubat 21, 2026 - 12:38
Şubat 21, 2026 - 12:38
 0  2
Prenses Mononoke'nin yönetmeni Hayao Miyazaki'nin diğer filmleri: Efsaneler Geçidi!

1. Ruhların Kaçışı (Sen to Chihiro no Kamikakushi)

Abi, Ruhların Kaçışı... Bu film bir ŞAHESER! Yani, Miyazaki'nin hayal gücünün sınırlarını zorladığı, resmen görsel bir şölen! Chihiro'nun maceraları, o büyülü hamam, karakterlerin hepsi o kadar canlı ve akılda kalıcı ki, izlerken başka bir dünyaya gidiyorsun. Filmdeki her detay, her renk, her müzik notası ayrı bir anlam taşıyor. Yok böyle bir atmosfer! Animasyon kalitesi desen, çağının çok ötesinde. Hala izlemeyen varsa, hayatının hatasını yapıyor net!

Bu film sadece bir animasyon değil, derin anlamlar barındıran bir başyapıt. Chihiro'nun kendi kimliğini bulma yolculuğu, tüketim kültürüne eleştirisi, doğayla uyum teması... Hepsi o kadar ustaca işlenmiş ki, filmi izledikten sonra günlerce etkisinden çıkamıyorsun. Özellikle No-Face karakteri, modern toplumun açgözlülüğünü ve yalnızlığını mükemmel bir şekilde temsil ediyor. Miyazaki, bu karakterle resmen tokat gibi bir mesaj veriyor!

Ruhların Kaçışı, sadece çocuklar için değil, her yaştan insanın keyifle izleyebileceği, defalarca izlense bile aynı heyecanı veren bir film. Eğer Prenses Mononoke'yi sevdiysen, bu filme AŞIK olacaksın! Miyazaki'nin en iyi işlerinden biri olduğu tartışılmaz. Sakın kaçırma, pişman olursun!

Delirten Detay: O hamamdaki ruhların çeşitliliği ve her birinin kendine özgü tasarımı! Miyazaki'nin hayal gücüne hayran kalmamak elde değil.

Kimler Sevecek?: Fantastik dünyalara, derin anlamlar taşıyan hikayelere ve görsel şölenlere bayılan herkes!


2. Komşum Totoro (Tonari no Totoro)

Komşum Totoro... Ah, Totoro! Bu film, içindeki çocuğu asla kaybetmeyenler için! Satsuki ve Mei kardeşlerin yeni bir eve taşınmaları ve ormanda Totoro ile tanışmaları... O kadar masum, o kadar sıcak bir hikaye ki, izlerken yüzünde kocaman bir gülümseme oluşuyor. Totoro'nun o kocaman, tüylü bedeni, o sevimli gülüşü... Resmen insanın içini ısıtıyor!

Bu filmde aksiyon, macera aramayın. Komşum Totoro, doğayla iç içe, sakin ve huzurlu bir yaşamın güzelliğini anlatıyor. Miyazaki, çocukluğun o saf ve temiz duygularını, doğaya olan hayranlığı o kadar güzel yansıtmış ki, izlerken kendi çocukluğunuza dönüyorsunuz. Özellikle o yağmur sahnesi, Totoro'nun şemsiye tuttuğu an... Unutulmaz!

Komşum Totoro, sadece bir animasyon değil, aynı zamanda bir terapi gibi. Stresli bir günün ardından izleyip rahatlamak, içindeki çocuğu yeniden keşfetmek için mükemmel bir seçim. Eğer Prenses Mononoke'nin daha sakin ve sevimli bir versiyonunu arıyorsan, bu film tam sana göre!

Delirten Detay: Totoro'nun o kocaman yapraklarla uçan kedibüs'ü! Kim istemez ki böyle bir ulaşım aracı?

Kimler Sevecek?: İçindeki çocuğu kaybetmeyenler, doğayı sevenler ve huzurlu hikayeler arayanlar!


3. Yürüyen Şato (Hauru no Ugoku Shiro)

Yürüyen Şato... İşte yine Miyazaki'den akıllara zarar bir dünya! Sophie'nin bir cadı tarafından lanetlenerek yaşlı bir kadına dönüşmesi ve Yürüyen Şato'da büyücü Howl ile tanışması... Bu filmde aşk, macera, fantastik öğeler hepsi bir arada! Howl'un o yakışıklı, karizmatik ve bir o kadar da gizemli kişiliği... Sophie'nin o azmi, kararlılığı... İkisinin arasındaki o karmaşık ilişki... Film boyunca resmen ekrana kilitleniyorsun!

Yürüyen Şato, savaşın anlamsızlığına, güzelliğin içte olduğuna ve kendi kaderimizi kendimizin çizdiğine dair güçlü mesajlar veriyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Yürüyen Şato'nun o garip, tuhaf tasarımı, savaş sahnelerindeki o detaylar... Her şey o kadar etkileyici ki, izlerken büyülendiğini hissediyorsun.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha romantik ve fantastik bir versiyonunu arıyorsan, Yürüyen Şato'yu kesinlikle izlemelisin! Miyazaki'nin en sevilen filmlerinden biri olduğu tartışılmaz. Sakın kaçırma, pişman olursun!

Delirten Detay: Yürüyen Şato'nun içindeki o rengarenk odalar ve her birinin farklı bir yere açılması! Keşfetmekten asla sıkılmayacağınız bir yer.

Kimler Sevecek?: Romantik fantastik hikayelere, güçlü karakterlere ve görsel şölenlere bayılan herkes!


4. Rüzgar Yükseliyor (Kaze Tachinu)

Rüzgar Yükseliyor... Bu film biraz diğer Miyazaki filmlerinden farklı. Daha gerçekçi, daha duygusal, daha hüzünlü. Jiro Horikoshi'nin hayatından esinlenerek yapılmış. Jiro'nun hayali uçak mühendisi olmak ve ülkesi için en iyi uçakları tasarlamak. Ama savaş var, hastalık var, aşk var... Film boyunca Jiro'nun hayallerine ulaşmak için verdiği mücadeleye tanık oluyoruz.

Rüzgar Yükseliyor, savaşın yıkıcı etkilerini, hayallerin peşinden gitmenin önemini ve aşkın gücünü anlatıyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Uçakların o zarif tasarımları, rüzgarın sesi, doğanın güzelliği... Her şey o kadar gerçekçi ki, izlerken adeta Jiro'nun yanında uçuyormuş gibi hissediyorsun.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha dramatik ve gerçekçi bir versiyonunu arıyorsan, Rüzgar Yükseliyor'u kesinlikle izlemelisin! Miyazaki'nin veda filmi olduğu söyleniyor, o yüzden ayrı bir önemi var.

Delirten Detay: Jiro'nun tasarladığı uçakların o aerodinamik yapısı ve rüzgarla dansı! Uçak mühendisliğine olan hayranlığınızı katlayacak.

Kimler Sevecek?: Biyografik hikayelere, duygusal dramalara ve havacılığa ilgi duyan herkes!


5. Ponyo (Gake no Ue no Ponyo)

Ponyo... Deniz kızının Miyazaki versiyonu desek yeridir! Sosuke adlı küçük bir çocukla arkadaş olan, insan olmak isteyen bir balık kızın hikayesi. Renkler, müzikler, karakterler... Her şey o kadar canlı ve sevimli ki, izlerken içini mutluluk kaplıyor. Ponyo'nun Sosuke'ye olan o saf ve koşulsuz sevgisi... Resmen insanın kalbine dokunuyor!

Ponyo, doğayla uyum içinde yaşamanın, sevginin gücünün ve hayallerin peşinden gitmenin önemini anlatıyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Denizin altındaki o rengarenk canlılar, Ponyo'nun büyülü güçleri, kasabayı su basması... Her şey o kadar fantastik ki, izlerken hayal gücünüzün sınırlarını zorlayacaksınız.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha çocuksu ve sevimli bir versiyonunu arıyorsan, Ponyo'yu kesinlikle izlemelisin! Ailecek keyifle izleyebileceğiniz, iç ısıtan bir film.

Delirten Detay: Ponyo'nun ramen yemeye bayılması ve Sosuke'ye olan o düşkünlüğü! İzlerken karnınız acıkabilir, dikkat!

Kimler Sevecek?: Çocuksu ruhunu kaybetmeyenler, deniz canlılarını sevenler ve ailece izlenecek filmler arayanlar!


6. Laputa: Gökteki Kale (Tenkū no Shiro Rapyuta)

Laputa: Gökteki Kale... Macera dolu, fantastik bir dünya! Sheeta ve Pazu adlı iki cesur çocuğun, efsanevi Laputa kalesini bulmak için çıktıkları yolculuk. Korsanlar, askerler, gizli teknolojiler... Film boyunca aksiyon hiç bitmiyor! Laputa'nın o gizemli atmosferi, Sheeta ve Pazu'nun arasındaki o güçlü bağ... Resmen ekrana kilitleniyorsun!

Laputa, teknolojinin kötüye kullanılmasının sonuçlarını, doğayla uyum içinde yaşamanın önemini ve arkadaşlığın gücünü anlatıyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Laputa'nın o uçan robotları, gökyüzündeki o muhteşem manzaralar, kalenin içindeki o gizli bahçeler... Her şey o kadar etkileyici ki, izlerken adeta Laputa'da yaşıyormuş gibi hissediyorsun.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha macera dolu ve fantastik bir versiyonunu arıyorsan, Laputa'yı kesinlikle izlemelisin! Miyazaki'nin ilk dönem işlerinden biri olmasına rağmen, hala çok sevilen bir film.

Delirten Detay: Laputa'nın robot askerleri ve onların o masumane halleri! Savaşın anlamsızlığına vurgu yapıyor.

Kimler Sevecek?: Macera filmlerini sevenler, fantastik dünyalara ilgi duyanlar ve gizemli hikayelerden hoşlananlar!


7. Deniz Kurdu (Sherlock Hound)

Deniz Kurdu... Miyazaki'nin Sherlock Holmes'u animeye uyarlaması! Ama bildiğiniz Sherlock Holmes'u unutun. Burada Sherlock Holmes bir köpek ve maceraları denizlerde geçiyor! Miyazaki'nin kendine has üslubuyla harmanlanmış, eğlenceli ve aksiyon dolu bir anime. Deniz Kurdu ve Dr. Watson'ın maceraları, Profesör Moriarty'nin hain planları... İzlerken kahkahalarını tutamayacaksın!

Deniz Kurdu, dostluğun, cesaretin ve adaletin önemini anlatıyor. Miyazaki, bu animede yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Denizdeki o gemi savaşları, şehirlerin o detaylı çizimleri, karakterlerin o komik halleri... Her şey o kadar eğlenceli ki, izlerken çocukluğunuza dönüyorsunuz.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha komik ve eğlenceli bir versiyonunu arıyorsan, Deniz Kurdu'nu kesinlikle izlemelisin! Miyazaki'nin farklı bir yönünü keşfetmek için harika bir fırsat.

Delirten Detay: Deniz Kurdu'nun o zekası ve Profesör Moriarty'yi alt etmek için kullandığı o çılgın planlar!

Kimler Sevecek?: Sherlock Holmes hayranları, komedi animelerini sevenler ve deniz maceralarına ilgi duyanlar!


8. Kiki'nin Teslimat Servisi (Majo no Takkyūbin)

Kiki'nin Teslimat Servisi... 13 yaşındaki bir cadının kendi ayakları üzerinde durma hikayesi! Kiki, ailesinden ayrılarak yeni bir şehre taşınıyor ve burada bir teslimat servisi kuruyor. İlk başlarda zorlanıyor ama zamanla kendine güveni artıyor ve başarılı bir cadı oluyor. Kiki'nin o azmi, kararlılığı ve sevimli halleri... Resmen insanın içini ısıtıyor!

Kiki'nin Teslimat Servisi, kendi ayakları üzerinde durmanın, zorlukların üstesinden gelmenin ve kendine güvenmenin önemini anlatıyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Şehrin o renkli sokakları, Kiki'nin uçuş sahneleri, deniz manzaraları... Her şey o kadar güzel ki, izlerken Kiki ile birlikte uçuyormuş gibi hissediyorsun.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha sıcak ve samimi bir versiyonunu arıyorsan, Kiki'nin Teslimat Servisi'ni kesinlikle izlemelisin! Genç cadıların hayatına keyifli bir bakış.

Delirten Detay: Kiki'nin kedisi Jiji ile olan o komik diyalogları! Kediseverlerin bayılacağı bir karakter.

Kimler Sevecek?: Büyücülük temalı filmleri sevenler, kendi ayakları üzerinde durma hikayelerinden hoşlananlar ve sevimli karakterlere ilgi duyanlar!


9. Tepedeki Ev (Kokuriko-zaka Kara)

Tepedeki Ev... Daha sakin, daha duygusal bir Miyazaki filmi. 1960'ların Yokohama'sında geçen bir aşk hikayesi. Umi ve Shun adlı iki genç, okullarının kulüp binasını kurtarmak için birlikte çalışıyorlar ve bu sırada birbirlerine aşık oluyorlar. Ama geçmişlerinde bir sır var... Film boyunca bu sırrı çözmeye çalışıyorlar.

Tepedeki Ev, aşkın, arkadaşlığın ve geçmişin önemini anlatıyor. Miyazaki, bu filmde yine muhteşem bir görsel dünya yaratmış. Yokohama'nın o tarihi binaları, denizin o güzel manzarası, gençlerin o samimi halleri... Her şey o kadar gerçekçi ki, izlerken 1960'lara dönüyormuş gibi hissediyorsun.

Eğer Prenses Mononoke'nin daha romantik ve dramatik bir versiyonunu arıyorsan, Tepedeki Ev'i kesinlikle izlemelisin! Nostalji sevenler için kaçırılmaması gereken bir film.

Delirten Detay: Umi'nin her sabah göndere çektiği o bayraklar! Umudu ve geleceği temsil ediyor.

Kimler Sevecek?: Romantik filmleri sevenler, tarihi hikayelerden hoşlananlar ve nostaljiye ilgi duyanlar!


10. Şeker Kız Candy (Candy Candy)

Şeker Kız Candy... Tamam, tamam, biliyorum, Miyazaki'nin yönetmediği bir anime. Ama tasarımında ve ilk bölümlerinde Miyazaki'nin de parmağı var! Yetimhanede büyüyen Candy'nin hayatını konu alıyor. Candy, ne kadar zorluk yaşasa da her zaman gülmeyi başarıyor ve etrafına neşe saçıyor. Candy'nin o pozitif enerjisi, o güçlü karakteri... Resmen insanın içini ısıtıyor!

Şeker Kız Candy, umudun, azmin ve sevginin önemini anlatıyor. Anime boyunca Candy'nin hayatındaki inişleri ve çıkışları görüyoruz. Aşk, kayıp, ihanet... Ama Candy her zaman ayağa kalkmayı başarıyor ve hayata tutunuyor. Eğer Prenses Mononoke'nin daha duygusal ve dramatik bir versiyonunu arıyorsan (ve Miyazaki'nin ilk dönem çalışmalarını merak ediyorsan), Şeker Kız Candy'ye bir şans verebilirsin!

Delirten Detay: Candy'nin o kocaman gözleri ve o içten gülümsemesi! Ne olursa olsun umudunu kaybetmiyor.

Kimler Sevecek?: Duygusal animeleri sevenler, güçlü kadın karakterlerden hoşlananlar ve nostaljik yapımlara ilgi duyanlar!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.