Play It Cool, Guys: Sakatlıkları komediye çeviren animeler listesi: Kahkahadan yerlere yatıracak cinsten!

Sakarlıklarıyla ünlü Play It Cool, Guys gibi animelere bayılıyorsan, bu liste tam senlik! Gülmekten karnına ağrılar girecek, birbirinden komik karakterler ve olaylarla dolu animeler seni bekliyor. Hazır ol, çünkü bu listedeki animeler seni sakarlığın komik yüzüyle tanıştıracak!

Şubat 21, 2026 - 12:47
Şubat 21, 2026 - 12:47
 0  1
Play It Cool, Guys: Sakatlıkları komediye çeviren animeler listesi: Kahkahadan yerlere yatıracak cinsten!

1. Play It Cool, Guys: Sakarlığın zirvesi!

Abi, Play It Cool, Guys'ı anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum! Bu anime, sakarlığı resmen bir sanat formuna dönüştürmüş. Dört tane birbirinden havalı görünen ama aslında tam birer sakar olan lise öğrencisinin günlük hayatını izliyoruz. Ama öyle bildiğin sakarlık değil, havalı sakarlık! Mesela bir tanesi kulaklıkla müzik dinlerken aslında kulaklığın telefona bağlı olmadığını fark ediyor, diğeri ise kafede kahve sipariş ederken ne istediğini unutuyor. Ama bunları yaparken bile karizmalarından zerre kaybetmiyorlar. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu. İzlerken hem kahkahalara boğuluyorsun hem de "Ulan ben de böyle havalı sakar olsam keşke" diye iç geçiriyorsun.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin sakarlıklarını abartıdan uzak bir şekilde işlemesi. Yani öyle düşüp bayılmıyorlar, etrafa zarar vermiyorlar. Daha çok küçük, tatlı sakarlıklar yapıyorlar ve bu da onları daha sevimli yapıyor. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, hareketleri o kadar canlı ki, sanki gerçek hayattan fırlamış gibiler. Ve tabii ki müzikleri de unutmamak lazım. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar akılda kalıcı ki, gün boyu mırıldanmaktan kendimi alamıyorum.

Eğer sen de benim gibi günlük hayattan kesitler sunan, sıcak ve samimi animeleri seviyorsan, Play It Cool, Guys'ı kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana sakarlığın da aslında ne kadar komik ve sevimli olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Karakterlerin her birinin kendine özgü bir sakarlık türü var ve bu sakarlıklar onların kişiliğinin bir parçası haline gelmiş.

Kimler Sevecek?: Günlük yaşam animelerini, sıcak ve samimi hikayeleri sevenler, sakarlıklara gülenler bu animeye bayılacak!


2. Tanaka-kun Is Always Listless: Tembelliğin komik halleri!

Tanaka-kun Is Always Listless, tembelliği hayat felsefesi haline getirmiş bir karakterin hikayesini anlatıyor. Tanaka, her fırsatta uyumaya çalışan, hareket etmekten nefret eden ve mümkün olduğunca az enerji harcamaya çalışan bir lise öğrencisi. Ama öyle bildiğin tembel değil, profesyonel tembel! Mesela yürürken bile enerji harcamamak için arkadaşı Ohta'ya kendini taşıttırıyor. Ya da derste uyumamak için türlü türlü yöntemler deniyor. Ama ne yaparsa yapsın, sonunda yine de uyuyakalıyor. İşte bu animeyi bu kadar komik yapan da Tanaka'nın bu aşırı tembelliği.

Bu animenin en sevdiğim yanı, Tanaka'nın tembelliğinin aslında bir yaşam tarzı olarak sunulması. Yani Tanaka, tembel olduğu için kötü bir insan değil. Aksine, tembelliği onu daha sevimli, daha sevecen yapıyor. Ayrıca animenin diğer karakterleri de çok hoşuma gidiyor. Özellikle Ohta, Tanaka'nın tam zıttı. Çok enerjik, çok çalışkan ve Tanaka'ya sürekli yardım ediyor. Bu ikilinin arasındaki dinamik de animeye ayrı bir renk katıyor.

Eğer sen de benim gibi rahatlatıcı, sakin ve komik animeleri seviyorsan, Tanaka-kun Is Always Listless'i kesinlikle izlemelisin. Bu anime, sana tembelliğin de aslında ne kadar keyifli olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan yerlere yatıracak!

Delirten Detay: Tanaka'nın uyuma şekilleri o kadar yaratıcı ki, her bölümde yeni bir uyuma tekniğiyle karşılaşıyoruz.

Kimler Sevecek?: Rahatlatıcı animeleri, tembelliğe sempati duyanları, sakin hikayeleri sevenler bu animeye bayılacak!


3. Haven't You Heard? I'm Sakamoto: Kusursuzluğun absürt komedisi!

Haven't You Heard? I'm Sakamoto, kusursuzluğuyla dillere destan olan Sakamoto adlı bir lise öğrencisinin hikayesini anlatıyor. Sakamoto, yakışıklı, zeki, karizmatik ve her konuda inanılmaz yetenekli. Ama öyle bildiğin süper kahraman değil, absürt derecede kusursuz! Mesela tebeşiri silerken bile o kadar havalı hareketler yapıyor ki, herkes ona hayran kalıyor. Ya da bir sineği öldürmek için bile inanılmaz bir plan hazırlıyor. Ama ne yaparsa yapsın, her zaman kusursuz bir şekilde başarıya ulaşıyor. İşte bu animeyi bu kadar komik yapan da Sakamoto'nun bu aşırı kusursuzluğu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, Sakamoto'nun kusursuzluğunun aslında bir parodi olarak sunulması. Yani Sakamoto, kusursuz olduğu için kendini beğenmiş biri değil. Aksine, her zaman mütevazı, nazik ve yardımsever. Ayrıca animenin diğer karakterleri de çok hoşuma gidiyor. Özellikle Sakamoto'yu kıskanan ve ona sürekli tuzak kurmaya çalışan diğer öğrenciler, animeye ayrı bir komedi unsuru katıyor.

Eğer sen de benim gibi absürt komediyi, parodi animeleri ve sıra dışı karakterleri seviyorsan, Haven't You Heard? I'm Sakamoto'yu kesinlikle izlemelisin. Bu anime, sana kusursuzluğun da aslında ne kadar komik olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Sakamoto'nun her hareketi o kadar abartılı ve stilize ki, sanki bir moda çekiminden fırlamış gibi.

Kimler Sevecek?: Absürt komediyi, parodi animeleri sevenler, sıra dışı karakterlere bayılanlar bu animeye bayılacak!


4. Daily Lives of High School Boys: Erkek muhabbetinin anatomisi!

Daily Lives of High School Boys, üç tane lise öğrencisi olan Tadakuni, Hidenori ve Yoshitake'nin günlük hayatını anlatıyor. Ama öyle bildiğin lise animesi değil, erkek muhabbetinin en saf, en komik halini sunuyor. Bu üç arkadaş, okulda, evde, parkta her yerde birlikte takılıyorlar ve sürekli saçma sapan şeyler konuşuyorlar. Mesela bir gün "kızların eteklerini nasıl kaldırırız" diye plan yaparken, başka bir gün "robot gibi davranmak nasıl bir şey olurdu" diye tartışıyorlar. Ama ne konuşurlarsa konuşsunlar, her zaman komik bir şeyler oluyor ve izlerken kahkahalara boğuluyorsun. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin arasındaki samimiyetin o kadar gerçekçi olması. Yani sanki sen de o üç arkadaştan biriymişsin gibi hissediyorsun. Ayrıca animenin skeç tarzında olması da çok hoşuma gidiyor. Her bölümde farklı bir konu işleniyor ve her skeç birbirinden komik. Ve tabii ki seslendirme kadrosunu da unutmamak lazım. Seslendirme sanatçıları o kadar başarılı ki, karakterlerin her birine ayrı bir kişilik katmışlar.

Eğer sen de benim gibi erkek muhabbetini, skeç tarzı komediyi ve samimi hikayeleri seviyorsan, Daily Lives of High School Boys'u kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana erkek olmanın ne kadar komik ve eğlenceli olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, sık sık diğer anime ve manga serilerine göndermeler yapıyor ve bu göndermeler genellikle çok komik oluyor.

Kimler Sevecek?: Erkek muhabbetini sevenler, skeç tarzı komediye bayılanlar, samimi hikayeler arayanlar bu animeye bayılacak!


5. Gintama: Parodinin kralı, samurayların en komiği!

Gintama, alternatif bir Edo döneminde geçen, bilim kurgu ve samuray temalarını harmanlayan bir anime. Ama öyle bildiğin tarihi anime değil, parodinin kralı! Hikaye, Gintoki Sakata adlı tembel ve tatlı düşkünü bir samurayın ve onun yanındaki Shinpachi ve Kagura'nın maceralarını anlatıyor. Bu üçlü, Yorozuya Gin-chan adında bir iş yeri işletiyorlar ve her türlü garip işi kabul ediyorlar. Ama ne iş yaparlarsa yapsınlar, her zaman komik bir şeyler oluyor ve izlerken kahkahalara boğuluyorsun. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, parodi anlayışının o kadar geniş olması. Yani Gintama, sadece diğer anime ve manga serilerine değil, aynı zamanda gerçek hayattaki olaylara, ünlülere ve popüler kültüre de göndermeler yapıyor. Ayrıca animenin aksiyon sahneleri de çok hoşuma gidiyor. Gintoki, tahta kılıcıyla inanılmaz dövüşler yapıyor ve bu dövüşler hem komik hem de heyecanlı oluyor. Ve tabii ki karakterlerin arasındaki bağ da unutmamak lazım. Gintoki, Shinpachi ve Kagura, birbirlerine çok bağlılar ve bu bağ, animeye ayrı bir sıcaklık katıyor.

Eğer sen de benim gibi parodi animeleri, aksiyonu ve komediyi bir arada seven, samimi hikayeler arayan biriysen, Gintama'yı kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana samurayların da ne kadar komik olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Gintama, dördüncü duvarı sık sık kırıyor ve karakterler direkt olarak izleyicilerle konuşuyor.

Kimler Sevecek?: Parodi animeleri sevenler, aksiyon ve komediyi bir arada arayanlar, samimi hikayelere bayılanlar bu animeye bayılacak!


6. Konosuba: Fantastik dünyada sakarlığın bedeli!

Konosuba, bir kaza sonucu ölen Kazuma adlı bir gencin, bir tanrıça tarafından fantastik bir dünyaya gönderilmesiyle başlıyor. Ama öyle bildiğin kahramanlık hikayesi değil, sakarlığın bedelini ödediği bir komedi şöleni! Kazuma, bu dünyada Aqua adlı işe yaramaz bir tanrıça, Megumin adlı patlama büyüsüne takıntılı bir büyücü ve Darkness adlı mazoşist bir şövalye ile bir ekip kuruyor. Bu ekip, birlikte türlü türlü maceralara atılıyorlar ama her zaman bir şekilde işleri berbat ediyorlar. İşte bu animeyi bu kadar komik yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin o kadar uyumsuz ve beceriksiz olmaları. Yani her biri ayrı bir telden çalıyor ve birlikte çalışmakta zorlanıyorlar. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, hareketleri o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğuluyorsun. Ve tabii ki seslendirme kadrosunu da unutmamak lazım. Seslendirme sanatçıları o kadar başarılı ki, karakterlerin her birine ayrı bir kişilik katmışlar.

Eğer sen de benim gibi fantastik dünyaları, komediyi ve sakar karakterleri seven biriysen, Konosuba'yı kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana fantastik dünyada sakar olmanın ne kadar zor olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, sık sık RPG oyunlarına göndermeler yapıyor ve karakterlerin seviye atlaması, yetenek öğrenmesi gibi unsurlar çok komik bir şekilde işleniyor.

Kimler Sevecek?: Fantastik dünyaları sevenler, komedi animelerine bayılanlar, sakar karakterlere sempati duyanlar bu animeye bayılacak!


7. Nichijou: Sıradanlığın absürt hali!

Nichijou, sıradan bir kasabada yaşayan bir grup lise öğrencisinin günlük hayatını anlatıyor. Ama öyle bildiğin sıradan anime değil, sıradanlığın absürt bir yorumu! Hikaye, Yukko, Mio ve Mai adlı üç arkadaşın ve Shinonome Laboratuvarı'nda yaşayan bir robot kız olan Nano'nun maceralarını anlatıyor. Bu karakterler, okulda, evde, parkta her yerde birlikte takılıyorlar ve sürekli saçma sapan şeyler yapıyorlar. Mesela bir gün Yukko, bir kediye yakalanmaktan kaçarken, başka bir gün Nano, kolundan çıkan bir kurmalı anahtarla uğraşıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, her zaman komik bir şeyler oluyor ve izlerken kahkahalara boğuluyorsun. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, absürt komedi anlayışının o kadar uç noktalarda olması. Yani anime, mantık sınırlarını zorluyor ve gerçeklikle alakası olmayan olaylar zinciri sunuyor. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, hareketleri o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğuluyorsun. Ve tabii ki müzikleri de unutmamak lazım. Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar akılda kalıcı ki, gün boyu mırıldanmaktan kendimi alamıyorum.

Eğer sen de benim gibi absürt komediyi, sıra dışı karakterleri ve mantık dışı olayları seven biriysen, Nichijou'yu kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana sıradanlığın da ne kadar komik olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, sık sık gerçekçi ve abartılı çizim tarzlarını bir arada kullanıyor ve bu da komedi etkisini artırıyor.

Kimler Sevecek?: Absürt komediyi sevenler, sıra dışı karakterlere bayılanlar, mantık dışı olaylara gülenler bu animeye bayılacak!


8. Asobi Asobase: Oyun oynamanın komik yolları!

Asobi Asobase, Japonya'da geçen, İngilizce konuşmaktan nefret eden Hanako, zeki ama spor konusunda yeteneksiz Olivia ve dikkat çekmek isteyen Kasumi adlı üç lise kızının komik hikayesini anlatıyor. Bu üç kız, Öğrenci Kulübü adı altında bir araya geliyorlar ve her gün birbirinden saçma oyunlar oynuyorlar. Ama öyle bildiğin oyunlar değil, oyun oynamanın en komik ve absürt yollarını keşfediyorlar. Mesela bir gün yüzleriyle garip ifadeler yapma yarışması düzenlerken, başka bir gün burunlarıyla kalem çevirmeye çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, her zaman komik bir şeyler oluyor ve izlerken kahkahalara boğuluyorsun. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin o kadar abartılı ve komik olmaları. Yani her biri ayrı bir delilik seviyesinde ve birlikteyken tam bir kaos yaratıyorlar. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, hareketleri o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğuluyorsun. Ve tabii ki seslendirme kadrosunu da unutmamak lazım. Seslendirme sanatçıları o kadar başarılı ki, karakterlerin her birine ayrı bir kişilik katmışlar.

Eğer sen de benim gibi komedi animelerini, absürt karakterleri ve oyun oynamayı seven biriysen, Asobi Asobase'yi kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana oyun oynamanın ne kadar komik ve eğlenceli olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, karakterlerin İngilizce konuşmaya çalıştığı sahnelerde inanılmaz komik aksanlar kullanıyor.

Kimler Sevecek?: Komedi animelerini sevenler, absürt karakterlere bayılanlar, oyun oynamayı sevenler bu animeye bayılacak!


9. Cromartie High School: Erkek liselerinin absürt dünyası!

Cromartie High School, Takashi Kamiyama adlı sıradan bir lise öğrencisinin, kötü şöhretli Cromartie Lisesi'ne gitmesiyle başlıyor. Ama öyle bildiğin lise animesi değil, erkek liselerinin absürt bir parodisi! Cromartie Lisesi, gangsterler, goriller, robotlar ve Freddy Mercury gibi tuhaf karakterlerle dolu bir yer. Takashi, bu okulda hayatta kalmaya çalışırken, birbirinden komik olaylarla karşılaşıyor. Mesela bir gün okulun lideri olmak için yarışırken, başka bir gün Freddy Mercury ile karaoke yapıyor. Ama ne yaparsa yapsın, her zaman komik bir şeyler oluyor ve izlerken kahkahalara boğuluyorsun. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin o kadar absürt ve sıra dışı olmaları. Yani her biri ayrı bir delilik seviyesinde ve birlikteyken tam bir kaos yaratıyorlar. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Karakterlerin yüz ifadeleri, hareketleri o kadar abartılı ki, izlerken kahkahalara boğuluyorsun. Ve tabii ki seslendirme kadrosunu da unutmamak lazım. Seslendirme sanatçıları o kadar başarılı ki, karakterlerin her birine ayrı bir kişilik katmışlar.

Eğer sen de benim gibi komedi animelerini, absürt karakterleri ve erkek liselerinin parodisini seven biriysen, Cromartie High School'u kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana erkek liselerinin ne kadar komik ve çılgın olabileceğini gösterecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, Freddy Mercury karakterini o kadar ciddiye alıyor ki, sanki gerçekten Cromartie Lisesi'nde okuyormuş gibi davranıyor.

Kimler Sevecek?: Komedi animelerini sevenler, absürt karakterlere bayılanlar, erkek liselerinin parodisine gülenler bu animeye bayılacak!


10. Barakamon: Şehirli sanatçının köy macerası!

Barakamon, genç ve yetenekli bir kaligraf olan Seishu Handa'nın, bir sergi sırasında yaşlı bir küratöre yumruk atması sonucu, bir adaya sürgün edilmesiyle başlıyor. Ama öyle bildiğin dramatik hikaye değil, şehirli bir sanatçının köy hayatına adapte olma çabasının komik bir anlatımı! Seishu, adada Naru adlı küçük bir kız ve diğer köylülerle tanışıyor. Bu yeni ortamda, kaligrafi sanatına farklı bir bakış açısı kazanıyor ve hayatın anlamını yeniden keşfediyor. Ama bu süreçte, köy hayatının zorluklarıyla ve köylülerin tuhaflıklarıyla baş etmek zorunda kalıyor. İşte bu animeyi bu kadar özel yapan da bu.

Bu animenin en sevdiğim yanı, karakterlerin o kadar sıcak ve samimi olmaları. Yani köylüler, Seishu'yu hemen kabulleniyorlar ve ona her konuda yardım ediyorlar. Ayrıca animenin çizimleri de çok hoşuma gidiyor. Adanın doğal güzellikleri, köylülerin yüz ifadeleri o kadar canlı ki, izlerken adeta huzur buluyorsun. Ve tabii ki müzikleri de unutmamak lazım. Özellikle kapanış şarkısı o kadar duygusal ki, her dinlediğimde içim ısınıyor.

Eğer sen de benim gibi sıcak ve samimi hikayeleri, köy hayatını ve kaligrafi sanatını seven biriysen, Barakamon'u kesinlikle kaçırmamalısın. Bu anime, sana hayatın anlamını yeniden sorgulatacak ve sana huzur verecek. Hazır ol, çünkü bu anime seni kahkahadan kırıp geçirecek!

Delirten Detay: Anime, Naru karakterinin çocuksu davranışlarını o kadar doğal bir şekilde yansıtıyor ki, sanki gerçek bir çocuk izliyormuşsun gibi hissediyorsun.

Kimler Sevecek?: Sıcak ve samimi hikayeleri sevenler, köy hayatına ilgi duyanlar, kaligrafi sanatına hayran olanlar bu animeye bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.