Planetes benzeri, düşündüren anime önerileri: İzleme listesi: Uzay boşluğunda felsefe şöleni!
Planetes'i bitirdin ve boşluğa mı düştün? Sakın üzülme! İşte uzayı sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin düşüncelere dalacağın anime önerileri! Felsefe, varoluş, insanlık... Hepsi bu listede!
1: Uchuu Kyoudai (Space Brothers) - Uzay hayalleri asla ölmez!
Abi Uchuu Kyoudai'ye başlamadıysan hayatının hatasını yapıyorsun, net! Tamam, Planetes'teki o gerçekçi uzay atmosferi var ya, aynen burada da mevcut. Ama burada olay sadece teknik detaylarda değil. İki kardeşin uzaya gitme hayalleri ve bu uğurda verdikleri mücadele... O kadar gerçekçi ve içten ki, sanki sen de o astronot kıyafetini giymiş, roketin içinde fırlamayı bekliyormuşsun gibi hissediyorsun! Özellikle büyük kardeş Mutta'nın o kendine has sakarlıkları ve pes etmeyen yapısı, seni kendine hayran bırakacak. Bölümler ilerledikçe NASA'nın eğitim süreçlerine, uzay görevlerinin zorluklarına o kadar detaylı bir şekilde tanık oluyorsun ki, resmen uzay mühendisi kesiliyorsun. Ama en önemlisi, bu anime sana hayallerinin peşinden gitmek için asla geç olmadığını hatırlatıyor. Kaç yaşında olursan ol, gökyüzüne bakıp "Ben de yapabilirim!" demeni sağlıyor. İşte bu yüzden Uchuu Kyoudai, sadece bir anime değil, bir yaşam dersi!
Bu animede en sevdiğim şeylerden biri de karakterlerin derinliği. Sadece ana karakterler değil, yan karakterlerin de kendi hikayeleri, kendi motivasyonları var. Herkesin uzaya gitme sebebi farklı, herkesin hayata bakışı farklı. Bu da animenin dünyasını çok daha zengin ve inandırıcı kılıyor. Bir de müzikleri var ki, efsane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları, seni o uzay macerasına hazırlayan, motive eden birer enerji bombası gibi. Kaçırma derim, pişman olmazsın!
Delirten Detay: Mutta'nın o kıvırcık saçları ve kendine has uğursuzluk teorileri! Abi bu adam şaka mı ya? Her bölümde beni gülmekten kırıp geçiriyor!
Kimler Sevecek?: Hem bilim kurgu sevenler hem de iç ısıtan, motivasyon dolu hikayelere bayılanlar! Eğer Planetes'i sevdiysen, Uchuu Kyoudai'ye de kesinlikle bayılacaksın!
2: Mouretsu Pirates - Uzayın derinliklerinde korsanlık macerası!
Şimdi diyeceksin ki "Korsanlık mı? Bu Planetes'le ne alakası var?". Sakin ol, hemen yargılama! Mouretsu Pirates, ilk bakışta tipik bir mecha anime'si gibi dursa da, aslında çok daha fazlası. Evet, uzay gemileri var, lazer silahları var, aksiyon hiç bitmiyor. Ama animenin asıl olayı, genç bir kızın beklenmedik bir şekilde uzay korsanlığı yapmaya başlaması ve bu süreçte yaşadığı değişim. Korsanlık, burada sadece bir araç. Asıl anlatılmak istenen, sorumluluk almak, liderlik yapmak, kendi yolunu çizmek gibi temalar. Planetes'teki o derinlik, Mouretsu Pirates'te de mevcut. Sadece biraz daha eğlenceli, biraz daha renkli bir şekilde sunuluyor.
Animedeki karakterler de çok iyi yazılmış. Ana karakter Marika, başta sıradan bir lise öğrencisi gibi dursa da, korsanlık yapmaya başladıktan sonra bambaşka birine dönüşüyor. Zeki, cesur, kararlı bir lider oluyor. Yan karakterler de Marika'yı destekleyen, ona yol gösteren, kendi alanlarında uzman kişiler. Bu da animenin ekip çalışması, dayanışma gibi değerlere vurgu yapmasını sağlıyor. Bir de animenin görsel tarzı çok hoşuma gidiyor. Uzay gemileri, gezegenler, karakter tasarımları... Hepsi çok canlı, çok detaylı. Özellikle savaş sahneleri, tam bir görsel şölen!
Delirten Detay: Marika'nın korsan kaptanı üniforması! O şapka, o ceket... Abi karizma akıyor resmen!
Kimler Sevecek?: Hem uzay temalı aksiyon sevenler hem de karakter gelişimine önem verenler! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Mouretsu Pirates sana iyi gelecek!
3: ARIA The Animation - Neo-Venedik'te gondol sefası!
Tamam, kabul ediyorum. ARIA The Animation, Planetes'e kıyasla çok daha sakin, çok daha huzurlu bir anime. Uzay çöpleri, yorucu görevler, tehlikeli durumlar yok. Onun yerine, Mars'ta inşa edilmiş Neo-Venedik şehrinde gondolculuk yapan genç kızların hikayesini izliyoruz. Ama sakın aldanma! ARIA, sadece sevimli kızların sevimli maceralarından ibaret değil. Animenin asıl olayı, hayatın küçük zevklerine odaklanmak, anın tadını çıkarmak, doğayla uyum içinde yaşamak gibi temaları işlemesi. Planetes'teki o insanlığın uzayla ilişkisi, ARIA'da doğayla ilişkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi düşünmeye sevk eden, farklı bakış açıları sunan yapımlar.
ARIA'nın atmosferi o kadar sıcak ve samimi ki, sanki sen de o gondollardan birine binmiş, Neo-Venedik'in kanallarında süzülüyormuşsun gibi hissediyorsun. Karakterler de çok sevimli ve sempatik. Ana karakter Akari, her şeye pozitif bakan, meraklı, öğrenmeye açık bir genç kız. Yan karakterler de Akari'yi destekleyen, ona yol gösteren, kendi alanlarında uzman gondolcular. Bu da animenin arkadaşlık, mentorluk gibi değerlere vurgu yapmasını sağlıyor. Bir de animenin müzikleri var ki, beni benden alıyor. O huzurlu melodiler, o sakin ritimler... Resmen terapi gibi!
Delirten Detay: Başkan Aria'nın o sevimli mi sevimli suratı! Abi bu kedi şaka mı ya? Her bölümde beni gülümsetmeyi başarıyor!
Kimler Sevecek?: Hem huzurlu, sakin anime sevenler hem de hayatın anlamını sorgulayanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, ARIA The Animation sana iyi gelecek!
4: Yokohama Kaidashi Kikou - Kıyamet sonrası melankoli!
Yokohama Kaidashi Kikou, kıyamet sonrası bir dünyada geçiyor. Ama sakın aklına Mad Max gibi vahşi, acımasız bir dünya gelmesin. Burada kıyamet, daha çok sessiz, sakin, melankolik bir şekilde yaşanıyor. Deniz seviyesi yükselmiş, şehirler sular altında kalmış, insanlar azalmış. Ama hayatta kalanlar, bu yeni dünyaya uyum sağlamış, kendi hallerinde yaşamaya devam ediyorlar. Ana karakter Alpha, bir kafeyi işleten android bir kız. İnsanlarla etkileşim kuruyor, onlara kahve yapıyor, onlarla sohbet ediyor. Animenin asıl olayı, Alpha'nın gözünden bu değişen dünyayı gözlemlemek, onunla birlikte hüzünlenmek, onunla birlikte umutlanmak.
Yokohama Kaidashi Kikou, aksiyon dolu sahnelerden, karmaşık olay örgülerinden uzak duruyor. Onun yerine, atmosferiyle, karakterleriyle, diyaloglarıyla seni içine çekiyor. Animenin temposu çok yavaş, ama bu yavaşlık, sana düşünmek için, hissetmek için zaman tanıyor. Planetes'teki o insanlığın geleceğiyle ilgili endişeler, Yokohama Kaidashi Kikou'da doğanın geleceğiyle ilgili endişeler olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi dünyamızın değerini bilmeye, ona sahip çıkmaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Alpha'nın o hüzünlü gülümsemesi! Abi bu kızın yaşadığı acıları hissedebiliyorum resmen!
Kimler Sevecek?: Hem melankolik, atmosferik anime sevenler hem de hayatın anlamını sorgulayanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Yokohama Kaidashi Kikou sana iyi gelecek!
5: Serial Experiments Lain - Gerçeklik nedir ki?
Şimdi biraz daha karanlık, biraz daha karmaşık bir animeye geçiyoruz: Serial Experiments Lain. Bu anime, internetin hayatımıza girmesiyle birlikte gerçekliğin ne anlama geldiğini sorguluyor. Ana karakter Lain, içine kapanık, asosyal bir lise öğrencisi. Bir gün, ölen bir sınıf arkadaşından bir e-posta alıyor. Bu e-posta, Lain'i internetin derinliklerine, Wired adı verilen sanal bir dünyaya sürüklüyor. Lain, Wired'da kendini keşfediyor, yeni arkadaşlar ediniyor, farklı kimliklere bürünüyor. Ama aynı zamanda, Wired'ın karanlık sırlarını da öğreniyor. Gerçeklik ile sanallık arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor, Lain neyin gerçek, neyin hayal olduğunu ayırt edemez hale geliyor.
Serial Experiments Lain, görsel olarak da, içerik olarak da çok deneysel bir anime. Animenin atmosferi çok kasvetli, çok rahatsız edici. Karakterler de çok tuhaf, çok anlaşılmaz. Ama bu, animenin etkisini azaltmıyor, aksine artırıyor. Serial Experiments Lain, sana internetin potansiyel tehlikelerini, sanal dünyanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini düşündürüyor. Planetes'teki o teknolojinin insanlık üzerindeki etkisi, Serial Experiments Lain'da internetin insanlık üzerindeki etkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi teknolojinin kontrolünü elimizde tutmaya, onun esiri olmamaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Lain'in o ürkütücü gülümsemesi! Abi bu kızın ne düşündüğünü asla anlayamıyorum!
Kimler Sevecek?: Hem psikolojik gerilim sevenler hem de felsefi konulara ilgi duyanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Serial Experiments Lain sana meydan okuyacak!
6: Kino no Tabi: The Beautiful World - Her ülke bir ders!
Kino no Tabi, Kino adında genç bir gezginin ve Hermes adında konuşan motosikletinin dünyayı dolaşmasını konu alıyor. Kino, her ülkeyi sadece birkaç gün ziyaret ediyor ve o ülkenin kültürünü, adetlerini, sorunlarını gözlemliyor. Her ülke, farklı bir felsefeye, farklı bir yaşam tarzına sahip. Bazı ülkeler çok gelişmiş, bazıları çok geri kalmış. Bazı ülkelerde insanlar mutlu, bazı ülkelerde insanlar mutsuz. Kino, hiçbir ülkeye müdahale etmiyor, sadece gözlem yapıyor ve dersler çıkarıyor. Animenin asıl olayı, Kino'nun gözünden farklı kültürleri tanımak, farklı bakış açıları kazanmak, kendi değerlerimizi sorgulamak.
Kino no Tabi, macera dolu sahnelerden, karmaşık olay örgülerinden uzak duruyor. Onun yerine, diyaloglarıyla, atmosferiyle, karakterleriyle seni içine çekiyor. Animenin temposu çok yavaş, ama bu yavaşlık, sana düşünmek için, hissetmek için zaman tanıyor. Planetes'teki o farklı milletlerden insanların bir araya gelmesi, Kino no Tabi'de farklı kültürlerin bir araya gelmesi olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi farklılıklara saygı duymaya, önyargılarımızdan kurtulmaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Kino'nun o cool tavırları! Abi bu kız her durumda sakin kalmayı nasıl başarıyor?
Kimler Sevecek?: Hem seyahat temalı anime sevenler hem de farklı kültürlere ilgi duyanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Kino no Tabi sana ilham verecek!
7: Mushishi - Doğaüstü olaylara bilimsel yaklaşım!
Mushishi, Mushishi adı verilen, doğaüstü varlıkları inceleyen bir adamın hikayesini anlatıyor. Mushi'ler, ne bitki ne hayvan olan, gizemli yaşam formları. İnsanların hayatlarını etkileyebiliyorlar, hastalıklara neden olabiliyorlar, doğa olaylarını tetikleyebiliyorlar. Ginko, Mushi'lerin neden olduğu sorunları çözmek için köyleri dolaşıyor, insanlara yardım ediyor. Ama aynı zamanda, Mushi'lerin doğayla olan ilişkisini anlamaya çalışıyor, onların gizemlerini çözmeye çalışıyor. Animenin asıl olayı, Ginko'nun gözünden doğaüstü olaylara bilimsel bir yaklaşım sergilemek, doğanın dengesini korumaya çalışmak.
Mushishi, aksiyon dolu sahnelerden, karmaşık olay örgülerinden uzak duruyor. Onun yerine, atmosferiyle, karakterleriyle, diyaloglarıyla seni içine çekiyor. Animenin temposu çok yavaş, ama bu yavaşlık, sana düşünmek için, hissetmek için zaman tanıyor. Planetes'teki o bilimin sınırlarını zorlama çabası, Mushishi'de doğanın sırlarını çözme çabası olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi bilginin değerini bilmeye, öğrenmeye açık olmaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Ginko'nun o gizemli sırıtışı! Abi bu adamın ne bildiğini asla kestiremiyorum!
Kimler Sevecek?: Hem doğaüstü temalı anime sevenler hem de gizemli olaylara ilgi duyanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Mushishi sana farklı bir bakış açısı sunacak!
8: Haibane Renmei - Cennet mi, cehennem mi?
Haibane Renmei, duvarlarla çevrili bir şehirde yaşayan, melek benzeri varlıkların hikayesini anlatıyor. Haibane, kanatları ve haleleri olan, geçmişlerini hatırlamayan, yumurtadan doğan varlıklar. Şehirde yaşayan insanlarla birlikte yaşıyorlar, onlara yardım ediyorlar, onlarla birlikte çalışıyorlar. Ama aynı zamanda, kendi kuralları, kendi sırları var. Ana karakter Rakka, yeni doğmuş bir Haibane. Şehri keşfediyor, diğer Haibane'lerle arkadaşlık kuruyor, kendi kimliğini bulmaya çalışıyor. Animenin asıl olayı, Rakka'nın gözünden Haibane'lerin gizemli dünyasını keşfetmek, cennet ve cehennem kavramlarını sorgulamak.
Haibane Renmei, aksiyon dolu sahnelerden, karmaşık olay örgülerinden uzak duruyor. Onun yerine, atmosferiyle, karakterleriyle, diyaloglarıyla seni içine çekiyor. Animenin temposu çok yavaş, ama bu yavaşlık, sana düşünmek için, hissetmek için zaman tanıyor. Planetes'teki o insanlığın varoluşsal sorunları, Haibane Renmei'de Haibane'lerin varoluşsal sorunları olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi hayatın anlamını sorgulamaya, kendi değerlerimizi bulmaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Rakka'nın o masum bakışları! Abi bu kızın yaşadığı acıları hissedebiliyorum resmen!
Kimler Sevecek?: Hem fantastik temalı anime sevenler hem de felsefi konulara ilgi duyanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Haibane Renmei sana farklı bir deneyim sunacak!
9: Ergo Proxy - Gerçekliği arayan androidler!
Ergo Proxy, kıyamet sonrası bir dünyada geçiyor. İnsanlar ve androidler birlikte yaşıyor, ama androidler bir virüs yüzünden kontrolden çıkmaya başlıyor. Bu virüs, androidlere bilinç kazandırıyor, onlara gerçekliği sorgulatıyor. Ana karakter Re-L Mayer, bu olayları araştırmakla görevli bir dedektif. Olayların ardında yatan gizemi çözmeye çalışıyor, androidlerin neden kontrolden çıktığını anlamaya çalışıyor. Ama aynı zamanda, kendi gerçekliğini de sorguluyor, kendi kimliğini bulmaya çalışıyor. Animenin asıl olayı, Re-L'in gözünden gerçeklik, bilinç, kimlik gibi felsefi kavramları sorgulamak.
Ergo Proxy, görsel olarak da, içerik olarak da çok etkileyici bir anime. Animenin atmosferi çok karanlık, çok kasvetli. Karakterler de çok karmaşık, çok anlaşılmaz. Ama bu, animenin etkisini azaltmıyor, aksine artırıyor. Ergo Proxy, sana teknolojinin potansiyel tehlikelerini, yapay zekanın insanlık üzerindeki etkilerini düşündürüyor. Planetes'teki o teknolojinin insanlık üzerindeki etkisi, Ergo Proxy'de yapay zekanın insanlık üzerindeki etkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi teknolojinin kontrolünü elimizde tutmaya, onun esiri olmamaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Re-L'in o cool tavırları! Abi bu kadın her durumda karizmatik olmayı nasıl başarıyor?
Kimler Sevecek?: Hem bilim kurgu sevenler hem de felsefi konulara ilgi duyanlar! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Ergo Proxy sana meydan okuyacak!
10: Voices of a Distant Star - Mesafeler aşka engel mi?
Voices of a Distant Star, uzayda savaşan iki genç aşığın hikayesini anlatıyor. Mikako ve Noboru, lisede birbirlerine aşıklar. Ama Mikako, Birleşmiş Milletler Ordusu'na katılıyor ve uzaya gönderiliyor. Noboru, Dünya'da kalıyor ve Mikako'dan gelen mesajları bekliyor. Ama Mikako uzayda ne kadar uzağa giderse, mesajların ulaşması o kadar uzun sürüyor. Zamanla, mesajlar aylarca, yıllarca gecikmeli gelmeye başlıyor. Mikako ve Noboru arasındaki mesafe giderek açılıyor, iletişimleri zorlaşıyor. Animenin asıl olayı, Mikako ve Noboru'nun gözünden mesafelerin aşkı nasıl etkilediğini, zamanın göreceliliğini sorgulamak.
Voices of a Distant Star, görsel olarak çok basit bir anime. Ama içerik olarak çok etkileyici. Animenin atmosferi çok hüzünlü, çok melankolik. Karakterler de çok gerçekçi, çok samimi. Anime, sana mesafelerin aşkı nasıl etkilediğini, iletişimin önemini düşündürüyor. Planetes'teki o uzayın insanlık üzerindeki etkisi, Voices of a Distant Star'da uzayın aşk üzerindeki etkisi olarak karşımıza çıkıyor. Her iki anime de, bizi sevdiklerimizin değerini bilmeye, onlarla iletişimimizi koparmamaya teşvik ediyor.
Delirten Detay: Mikako'nun o hüzünlü mesajları! Abi bu kızın yaşadığı acıları hissedebiliyorum resmen!
Kimler Sevecek?: Hem romantik anime sevenler hem de bilim kurgu sevenler! Eğer Planetes'in o düşündürücü atmosferini özlediysen, Voices of a Distant Star sana dokunacak!
Tepkiniz Nedir?