Perfect Blue ve Paprika: Satoshi Kon'un İki Başyapıtının Karşılaştırması: Aklını Kaçıracaksın!
Satoshi Kon'un zihin büken iki şaheseri Perfect Blue ve Paprika'yı karşılaştırıyoruz! Hazır ol, gerçeklikle rüyanın sınırları birbirine girecek!
1. Perfect Blue: Şöhretin Karanlık Yüzü - Ruhunu Satmaya Değer mi?
Abi bak, Perfect Blue'yu ilk izlediğimde nutkum tutulmuştu! Mima Kirigoe, J-Pop idolü olmaktan vazgeçip oyuncu olmaya karar veriyor. Ama bu karar, onu deliliğin ve takıntının labirentine sürüklüyor. Sanal dünyada onu takip eden bir sapık, gerçek hayatta art arda işlenen cinayetler... Gerilim tavan! Satoshi Kon, burada şöhretin karanlık yüzünü öyle bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor ki, "Yok artık!" diyorsun. Mima'nın gerçeklikle sanrıları arasındaki gidip gelmeleri, animasyon teknikleriyle muazzam bir şekilde aktarılmış. Özellikle aynalarla oynanan sahneler, Mima'nın parçalanmış kimliğini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Bu film, sadece bir anime değil, psikolojik bir başyapıt. Sakın kaçırmayın!
Filmin atmosferi o kadar yoğun ki, izlerken Mima'nın yaşadığı paranoyayı resmen hissediyorsun. Sanki sen de onunla birlikte gerçeklikten kopuyormuşsun gibi. Yönetmen Satoshi Kon, seyirciyi sürekli şüphede bırakarak, gerilimi dorukta tutmayı başarıyor. Cinayetler, sanrılar, Mima'nın iç çatışmaları... Her şey o kadar ustaca harmanlanmış ki, filmi bitirdikten sonra uzun süre etkisinden çıkamıyorsun. Ayrıca, Perfect Blue'nun günümüzdeki sosyal medya ve şöhret olgusuna yaptığı göndermeler de inanılmaz derecede çarpıcı. Film, 90'larda çekilmiş olmasına rağmen, hala güncelliğini koruyor ve hatta daha da anlam kazanıyor.
Bu filmde en çok etkilendiğim şeylerden biri de Mima'nın karakter gelişimi oldu. Başlangıçta saf ve naif bir idol olan Mima, zamanla şöhretin ve takıntının karanlık yüzüyle karşılaştıkça değişiyor, dönüşüyor ve adeta kimliğini kaybediyor. Bu dönüşüm, animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarılmış ki, Mima'nın yaşadığı travmayı resmen hissediyorsun. Sonuç olarak, Perfect Blue sadece bir anime değil, aynı zamanda insan psikolojisine dair derin bir inceleme. Kesinlikle izlenmesi gereken bir başyapıt!
Delirten Detay: Mima'nın odasındaki eşyaların ve posterlerin sürekli değişmesi, onun zihnindeki karmaşayı ve kimlik bunalımını müthiş bir şekilde yansıtıyor.
Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim sevenler, anime dünyasına farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyenler ve şöhretin karanlık yüzünü merak edenler bayılacak!
2. Paprika: Rüyaların Dansı - Bilinçaltının Derinliklerine Yolculuk!
Paprika'yı izlerken, "Bu neyin kafası?" diye düşündüğümü itiraf ediyorum. Ama sonra anladım ki, Satoshi Kon'un zihni bambaşka bir evren! Film, insanların rüyalarına girmeyi sağlayan bir cihazın çalınmasıyla başlıyor. Dr. Atsuko Chiba, yani nam-ı diğer Paprika, rüyaların içine girerek bu gizemi çözmeye çalışıyor. Ama rüyalar, gerçeklikle öyle bir karışıyor ki, hangisi gerçek, hangisi hayal ayırt etmek imkansızlaşıyor. Film, görsel bir şölen! Rüyaların sınırsızlığı, animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarılmış ki, "Yok artık, bu nasıl bir yaratıcılık!" diyorsun. Paprika, sadece bir anime değil, rüyaların ve bilinçaltının derinliklerine yapılan bir yolculuk.
Paprika'nın en sevdiğim özelliklerinden biri de, karakterlerin derinliği ve karmaşıklığı. Her karakterin kendine özgü motivasyonları, korkuları ve arzuları var. Dr. Atsuko Chiba'nın hem ciddi bir bilim insanı, hem de rüyaların içinde özgürce dolaşan Paprika olması, karakterin çok boyutlu olmasını sağlıyor. Ayrıca, filmin rüyaların gücüne ve bilinçaltının insan üzerindeki etkisine yaptığı vurgu da çok etkileyici. Rüyaların sadece birer görüntüden ibaret olmadığını, aynı zamanda insanın en derin korkularını, arzularını ve umutlarını yansıttığını gösteriyor.
Filmin müzikleri de inanılmaz! Susumu Hirasawa'nın besteleri, rüyaların atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Özellikle ana tema müziği, filmi izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor. Paprika'nın görsel ve işitsel uyumu, filmi tam anlamıyla bir sanat eserine dönüştürüyor. Eğer daha önce izlemediyseniz, mutlaka izleyin! Bu film, sizi rüyaların ve bilinçaltının derinliklerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.
Delirten Detay: Rüyaların içindeki geçişler ve dönüşümler, animasyon teknikleriyle o kadar akıcı ve yaratıcı bir şekilde yapılmış ki, adeta bir görsel şölen yaşatıyor.
Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, fantastik ve psikolojik temaları sevenler, sıra dışı ve yaratıcı animasyonlara hayran olanlar Paprika'ya bayılacak!
3. Görsel Şölen: Hangi Film Daha Etkileyici?
İki film de görsel açıdan kusursuz! Perfect Blue, gerçekçi ve karanlık atmosferiyle dikkat çekerken, Paprika rüyaların sınırsızlığını yansıtan renkli ve fantastik dünyasıyla büyülüyor. Perfect Blue'da, Mima'nın yaşadığı psikolojik gerilimi yansıtan karanlık ve kasvetli sahneler, filmin atmosferini güçlendiriyor. Aynalarla oynanan sahneler, ışık ve gölge oyunları, filmin görsel anlatımını zenginleştiriyor. Paprika'da ise, rüyaların içindeki geçişler, dönüşümler ve fantastik yaratıklar, animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarılmış ki, adeta bir görsel şölen yaşatıyor. İki film de kendi tarzında görsel bir şölen sunuyor, ama hangisi daha etkileyici derseniz, tamamen kişisel zevklere bağlı derim.
Perfect Blue'nun gerçekçi animasyon tarzı, filmin konusunu daha da etkileyici kılıyor. Mima'nın yaşadığı psikolojik sorunlar, gerçek hayatta da karşılaşılabilecek türden olduğu için, filmin gerçekçiliği seyirciyi daha çok etkiliyor. Paprika'nın fantastik animasyon tarzı ise, rüyaların sınırsızlığını ve bilinçaltının derinliklerini yansıtmada çok başarılı. Rüyaların içindeki mantık dışı olaylar, gerçek hayatta mümkün olmayan durumlar, animasyon teknikleriyle o kadar yaratıcı bir şekilde aktarılmış ki, filmi izlerken hayal gücünüzün sınırlarını zorluyorsunuz.
Sonuç olarak, Perfect Blue ve Paprika, görsel açıdan farklı tarzlara sahip olsalar da, ikisi de kendi alanında başyapıt. Perfect Blue, gerçekçi ve karanlık atmosferiyle psikolojik gerilim sevenleri cezbederken, Paprika fantastik ve renkli dünyasıyla hayal gücünü harekete geçirmek isteyenleri büyülüyor. İki filmi de izleyip, kendi görsel zevkinize göre hangisinin daha etkileyici olduğuna karar verebilirsiniz.
Delirten Detay: Perfect Blue'daki aynalarla oynanan sahneler, Mima'nın parçalanmış kimliğini ve gerçeklikle sanrıları arasındaki gidip gelmelerini müthiş bir şekilde yansıtıyor. Paprika'daki rüyaların içindeki geçişler ve dönüşümler ise, animasyon teknikleriyle o kadar akıcı ve yaratıcı bir şekilde yapılmış ki, adeta bir görsel şölen yaşatıyor.
Kimler Sevecek?: Görsel açıdan etkileyici animasyonlara hayran olanlar, farklı tarzları deneyimlemek isteyenler, Perfect Blue'nun gerçekçi ve karanlık atmosferine veya Paprika'nın fantastik ve renkli dünyasına bayılacak!
4. Tematik Derinlik: Hangi Film Daha Düşündürücü?
Perfect Blue, şöhretin karanlık yüzünü, kimlik bunalımını ve takıntıyı işlerken, Paprika rüyaların gücünü, bilinçaltının derinliklerini ve gerçeklikle hayalin sınırlarını sorguluyor. Perfect Blue'da, Mima'nın şöhretin baskısıyla nasıl değiştiğini, kimliğini kaybettiğini ve deliliğe sürüklendiğini izlerken, günümüzdeki sosyal medya ve şöhret olgusuna dair de birçok gönderme bulabilirsiniz. Film, şöhretin insan üzerindeki olumsuz etkilerini ve takıntının nelere yol açabileceğini çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor.
Paprika'da ise, rüyaların sadece birer görüntüden ibaret olmadığını, aynı zamanda insanın en derin korkularını, arzularını ve umutlarını yansıttığını görüyoruz. Film, bilinçaltının insan üzerindeki etkisini ve rüyaların gerçeklikle nasıl etkileşimde bulunduğunu sorguluyor. Ayrıca, teknolojinin insan zihni üzerindeki potansiyel etkilerini de ele alıyor. Rüyalara girmeyi sağlayan bir cihazın çalınmasıyla başlayan olaylar, teknolojinin kötüye kullanılması durumunda nelere yol açabileceğini gösteriyor.
İki film de tematik olarak çok derin ve düşündürücü. Perfect Blue, şöhretin karanlık yüzünü ve kimlik bunalımını işlerken, Paprika rüyaların gücünü ve bilinçaltının derinliklerini sorguluyor. İki film de izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor ve uzun süre etkisinden çıkılmıyor. Hangisi daha düşündürücü derseniz, yine kişisel ilgi alanlarına bağlı derim. Şöhret ve kimlik konularına ilgi duyanlar Perfect Blue'dan, rüyalar ve bilinçaltı konularına ilgi duyanlar ise Paprika'dan daha çok etkilenebilir.
Delirten Detay: Perfect Blue'da Mima'nın sürekli değişen kimliği ve sanrıları, şöhretin insan üzerindeki yıkıcı etkilerini müthiş bir şekilde yansıtıyor. Paprika'da ise rüyaların içindeki semboller ve metaforlar, bilinçaltının derinliklerine yapılan göndermeleri güçlendiriyor.
Kimler Sevecek?: Tematik olarak derin ve düşündürücü filmleri sevenler, psikolojik analizlere ilgi duyanlar, Perfect Blue'nun şöhret ve kimlik temalarına veya Paprika'nın rüyalar ve bilinçaltı temalarına bayılacak!
5. Karakter Gelişimi: Hangi Film Daha Güçlü Karakterlere Sahip?
Perfect Blue'da Mima'nın karakter gelişimi inanılmaz! Başlangıçta saf ve naif bir idol olan Mima, zamanla şöhretin ve takıntının karanlık yüzüyle karşılaştıkça değişiyor, dönüşüyor ve adeta kimliğini kaybediyor. Bu dönüşüm, animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarılmış ki, Mima'nın yaşadığı travmayı resmen hissediyorsun. Seyirci, Mima'nın iç çatışmalarını, korkularını ve umutlarını yakından takip ediyor ve onunla birlikte acı çekiyor. Mima'nın karakter gelişimi, filmin en güçlü yönlerinden biri.
Paprika'da ise Dr. Atsuko Chiba'nın hem ciddi bir bilim insanı, hem de rüyaların içinde özgürce dolaşan Paprika olması, karakterin çok boyutlu olmasını sağlıyor. Atsuko'nun kişiliği, rüyaların içinde daha cesur, daha özgür ve daha maceraperest bir hale geliyor. Film boyunca, Atsuko'nun iç dünyasını, motivasyonlarını ve arzularını keşfediyoruz. Ayrıca, filmin diğer karakterleri de kendine özgü özelliklere sahip ve hikayeye önemli katkılar sağlıyor.
İki film de güçlü karakterlere sahip, ancak farklı şekillerde. Perfect Blue'da Mima'nın karakter gelişimi daha ön planda ve filmin odak noktası. Paprika'da ise, Dr. Atsuko Chiba'nın çok boyutlu kişiliği ve filmin diğer karakterlerinin de hikayeye katkıları, filmi daha zengin hale getiriyor. Hangisi daha güçlü karakterlere sahip derseniz, yine kişisel tercihlere bağlı derim. Karakter gelişimine önem verenler Perfect Blue'dan, çok boyutlu karakterlere ilgi duyanlar ise Paprika'dan daha çok etkilenebilir.
Delirten Detay: Perfect Blue'da Mima'nın aynadaki yansımasıyla olan diyalogları, onun iç çatışmalarını ve kimlik bunalımını müthiş bir şekilde yansıtıyor. Paprika'da ise Dr. Atsuko Chiba'nın hem bilim insanı, hem de rüyaların içinde özgürce dolaşan Paprika olması, karakterin çok boyutlu olmasını sağlıyor.
Kimler Sevecek?: Güçlü karakterlere sahip filmleri sevenler, karakter gelişimine önem verenler, Perfect Blue'nun Mima'sına veya Paprika'nın Dr. Atsuko Chiba'sına bayılacak!
6. Yönetmenlik: Satoshi Kon'un Dehası Nerede Daha Çok Parıldıyor?
Satoshi Kon, bir dahi! Hem Perfect Blue, hem de Paprika'da yönetmenlik dehasını konuşturmuş. Perfect Blue'da, gerçeklikle sanrıları ustaca harmanlayarak, seyirciyi sürekli şüphede bırakmayı başarıyor. Filmin atmosferi o kadar yoğun ki, izlerken Mima'nın yaşadığı paranoyayı resmen hissediyorsun. Satoshi Kon, seyirciyi Mima'nın zihnine sokarak, onunla birlikte deliliğe doğru sürüklenmesini sağlıyor. Bu, yönetmenlik açısından inanılmaz bir başarı!
Paprika'da ise, rüyaların sınırsızlığını ve bilinçaltının derinliklerini animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarmış ki, "Yok artık, bu nasıl bir yaratıcılık!" diyorsun. Rüyaların içindeki geçişler, dönüşümler ve fantastik yaratıklar, Satoshi Kon'un hayal gücünün ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Yönetmen, rüyaların mantık dışı yapısını ustaca kullanarak, seyirciyi gerçeklikle hayalin sınırlarında gezdiriyor.
Satoshi Kon'un dehası, iki filmde de farklı şekillerde parıldıyor. Perfect Blue'da psikolojik gerilim türündeki ustalığı ön plana çıkarken, Paprika'da fantastik ve yaratıcı vizyonu dikkat çekiyor. Hangisinde daha çok parıldıyor derseniz, yine kişisel tercihlere bağlı derim. Psikolojik gerilim sevenler Perfect Blue'daki yönetmenlikten, fantastik ve yaratıcı animasyonlara hayran olanlar ise Paprika'daki yönetmenlikten daha çok etkilenebilir.
Delirten Detay: Perfect Blue'da Satoshi Kon'un gerçeklikle sanrıları ustaca harmanlaması, seyirciyi sürekli şüphede bırakmasını sağlıyor. Paprika'da ise rüyaların içindeki geçişler ve dönüşümler, animasyon teknikleriyle o kadar akıcı ve yaratıcı bir şekilde yapılmış ki, adeta bir görsel şölen yaşatıyor.
Kimler Sevecek?: Satoshi Kon'un yönetmenlik dehasına hayran olanlar, psikolojik gerilim veya fantastik animasyon türlerini sevenler, Perfect Blue'daki veya Paprika'daki yönetmenlikten çok etkilenecek!
7. Müzikler: Hangi Film Daha Akılda Kalıcı Melodilere Sahip?
Perfect Blue'nun müzikleri, filmin gerilim dolu atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Müzikler, Mima'nın yaşadığı paranoyayı, korkuyu ve çaresizliği seyirciye hissettiriyor. Özellikle gerilim sahnelerinde kullanılan müzikler, seyircinin nabzını yükseltiyor ve filmin etkisini artırıyor. Müzikler, filmin atmosferine o kadar iyi uyum sağlıyor ki, filmi izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor.
Paprika'nın müzikleri ise, rüyaların sınırsızlığını ve bilinçaltının derinliklerini yansıtan sıra dışı ve yaratıcı melodilere sahip. Susumu Hirasawa'nın besteleri, rüyaların atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Özellikle ana tema müziği, filmi izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor. Müzikler, filmin görsel ve işitsel uyumunu tamamlayarak, filmi tam anlamıyla bir sanat eserine dönüştürüyor.
İki film de akılda kalıcı melodilere sahip, ancak farklı tarzda. Perfect Blue'nun müzikleri daha gerilim dolu ve atmosferik, Paprika'nın müzikleri ise daha sıra dışı ve yaratıcı. Hangisi daha akılda kalıcı derseniz, yine kişisel müzik zevkine bağlı derim. Gerilim müziklerini sevenler Perfect Blue'nun müziklerinden, sıra dışı ve yaratıcı müziklere hayran olanlar ise Paprika'nın müziklerinden daha çok etkilenebilir.
Delirten Detay: Perfect Blue'nun gerilim dolu müzikleri, Mima'nın yaşadığı paranoyayı ve korkuyu seyirciye hissettirmesini sağlıyor. Paprika'nın ana tema müziği ise, filmi izledikten sonra uzun süre aklınızdan çıkmıyor ve filmin atmosferini hatırlatıyor.
Kimler Sevecek?: Film müziklerine önem verenler, gerilim veya sıra dışı müzik türlerini sevenler, Perfect Blue'nun veya Paprika'nın müziklerinden çok etkilenecek!
8. Hangi Film Daha Çok Tartışmaya Açık?
Perfect Blue, şöhretin karanlık yüzünü ve kimlik bunalımını işlemesi nedeniyle, günümüzdeki sosyal medya ve şöhret olgusuna dair birçok tartışmayı beraberinde getiriyor. Film, şöhretin insan üzerindeki olumsuz etkilerini ve takıntının nelere yol açabileceğini çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Bu nedenle, film hakkında şöhretin anlamı, kimlik bunalımı, takıntının tehlikeleri gibi konularda birçok farklı yorum ve tartışma yapılıyor.
Paprika ise, rüyaların gücünü, bilinçaltının derinliklerini ve gerçeklikle hayalin sınırlarını sorgulaması nedeniyle, daha felsefi ve soyut tartışmalara yol açıyor. Film, rüyaların anlamı, bilinçaltının insan üzerindeki etkisi, teknolojinin insan zihni üzerindeki potansiyel etkileri gibi konularda birçok farklı yorum ve tartışmaya açık. Ayrıca, filmin karmaşık ve soyut yapısı, farklı yorumlara ve analizlere de davetiye çıkarıyor.
İki film de tartışmaya açık, ancak farklı konularda. Perfect Blue daha çok sosyal ve psikolojik konuları ele alırken, Paprika daha çok felsefi ve soyut konuları ele alıyor. Hangisi daha çok tartışmaya açık derseniz, yine kişisel ilgi alanlarına bağlı derim. Sosyal ve psikolojik konulara ilgi duyanlar Perfect Blue hakkında, felsefi ve soyut konulara ilgi duyanlar ise Paprika hakkında daha çok tartışmaya katılabilir.
Delirten Detay: Perfect Blue'nun şöhretin karanlık yüzünü işlemesi, günümüzdeki sosyal medya ve şöhret olgusuna dair birçok tartışmayı beraberinde getiriyor. Paprika'nın rüyaların gücünü ve bilinçaltının derinliklerini sorgulaması ise, daha felsefi ve soyut tartışmalara yol açıyor.
Kimler Sevecek?: Tartışmaya açık filmleri sevenler, sosyal, psikolojik veya felsefi konulara ilgi duyanlar, Perfect Blue hakkında veya Paprika hakkında yapılan tartışmalara katılmaktan keyif alacak!
9. Hangi Film Daha Çok Ödül Kazanmış?
Perfect Blue, eleştirmenler tarafından çok beğenilmesine rağmen, büyük ödüller kazanmamış. Ancak, zamanla kült bir klasik haline gelmiş ve birçok yönetmene ilham kaynağı olmuş. Film, özellikle psikolojik gerilim türündeki başarısıyla ve şöhretin karanlık yüzünü işlemesiyle tanınıyor.
Paprika ise, birçok ödül kazanmış ve uluslararası alanda büyük beğeni toplamış. Film, özellikle animasyon teknikleri, görsel anlatımı ve sıra dışı konusuyla övgü toplamış. Paprika, Satoshi Kon'un en başarılı filmlerinden biri olarak kabul ediliyor ve animasyon dünyasında önemli bir yere sahip.
Ödül sayısı açısından Paprika daha başarılı olsa da, Perfect Blue'nun kült bir klasik haline gelmesi ve birçok yönetmene ilham kaynağı olması da önemli bir başarı. Hangisi daha başarılı derseniz, ödül sayısına mı yoksa kültürel etkisine mi bakıldığına bağlı derim. Ödül sayısına önem verenler Paprika'yı, kültürel etkiye önem verenler ise Perfect Blue'yu daha başarılı bulabilir.
Delirten Detay: Perfect Blue, büyük ödüller kazanmamasına rağmen, zamanla kült bir klasik haline gelmiş ve birçok yönetmene ilham kaynağı olmuş. Paprika ise, birçok ödül kazanmış ve uluslararası alanda büyük beğeni toplamış.
Kimler Sevecek?: Ödüllü filmleri sevenler Paprika'yı, kült klasiklere hayran olanlar ise Perfect Blue'yu daha çok sevecek!
10. Son Karar: Hangi Satoshi Kon Başyapıtını İzlemelisin?
İki film de izlenmeye değer! Perfect Blue, psikolojik gerilim sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt. Şöhretin karanlık yüzünü, kimlik bunalımını ve takıntıyı ustaca işleyen bu film, sizi koltuğunuza çivileyecek ve uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Eğer gerilim dolu, düşündürücü ve çarpıcı bir film arıyorsanız, Perfect Blue tam size göre!
Paprika ise, fantastik ve sıra dışı animasyonlara hayran olanlar için bir görsel şölen. Rüyaların sınırsızlığını ve bilinçaltının derinliklerini animasyon teknikleriyle o kadar etkileyici bir şekilde aktarmış ki, "Yok artık, bu nasıl bir yaratıcılık!" diyeceksiniz. Eğer hayal gücünüzü harekete geçirecek, sıra dışı ve yaratıcı bir film arıyorsanız, Paprika tam size göre!
Sonuç olarak, hangi Satoshi Kon başyapıtını izlemelisin sorusunun cevabı, tamamen kişisel zevklerine bağlı. Psikolojik gerilim mi, fantastik animasyon mu? Şöhretin karanlık yüzü mü, rüyaların gücü mü? Karar senin! Ama şunu unutma, iki film de izlenmeye değer ve Satoshi Kon'un dehasını gözler önüne seriyor. Şimdiden iyi seyirler!
Delirten Detay: Perfect Blue, psikolojik gerilim sevenler için kaçırılmaması gereken bir başyapıt. Paprika ise, fantastik ve sıra dışı animasyonlara hayran olanlar için bir görsel şölen.
Kimler Sevecek?: Her iki filmi de sevecek bir sürü insan var! Psikolojik gerilim sevenler Perfect Blue'ya, fantastik animasyonlara hayran olanlar ise Paprika'ya bayılacak! Ama en iyisi ikisini de izleyip kendi kararını vermek!
Tepkiniz Nedir?