Paprika'yı sevenlere: İşte benzer temalı animeler: Rüya gibi yolculuklara hazır mısınız?

Paprika'nın o sürreal, akıl almaz dünyasına bayılanlar! Sizin için benzer temalara sahip, kafa açıcı, görsel şölen animelerden oluşan bir liste hazırladım. Hazır olun, gerçeklik algınızla oynayacağız!

Şubat 21, 2026 - 12:55
Şubat 21, 2026 - 12:55
 0  1
Paprika'yı sevenlere: İşte benzer temalı animeler: Rüya gibi yolculuklara hazır mısınız?

1: Perfect Blue - Gerçek mi, Rüya mı, Yoksa Kabus mu?

Abi şimdi Paprika'yı sevdiysen, Perfect Blue'yu es geçmek intihar olur! Satoshi Kon'un bu ilk yönetmenlik denemesi, daha sonraki işlerinin de temelini oluşturuyor. Konu ne mi? Mima adında bir J-pop idolünün oyunculuğa geçiş yapmasıyla başlıyor her şey. Ama bu karar, onu takip eden saplantılı bir hayranın hedefi haline getiriyor. Mima'nın gerçekliği giderek bulanıklaşıyor, rüyalar ve halüsinasyonlar gerçeklikle karışıyor. Film boyunca Mima'nın akıl sağlığıyla birlikte senin de kafan allak bullak olacak, o kadar diyeyim!

Perfect Blue, sadece bir gerilim filmi değil, aynı zamanda şöhretin karanlık yüzünü, kimlik krizini ve modern toplumun birey üzerindeki baskısını da ele alıyor. Mima'nın yaşadığı psikolojik çöküş, o kadar gerçekçi ve rahatsız edici ki, filmi izlerken koltuğuna yapışıp kalacaksın. Özellikle filmin sonlarına doğru, gerçekle sanrının birbirine karıştığı sahneler, sinema tarihine altın harflerle yazılmış resmen. Animatörler bu sahnelerde o kadar iyi bir iş çıkarmış ki, Mima'nın yaşadığı çaresizliği ve korkuyu iliklerine kadar hissedeceksin.

Sadece hikayesiyle değil, görsel anlatımıyla da Perfect Blue, Paprika'ya çok yakın bir yerde duruyor. Satoshi Kon, rüyaların ve gerçekliğin sınırlarını zorlayan, akıl almaz geçişlerle dolu bir dünya yaratmış. Bu dünyada, hiçbir şey göründüğü gibi değil ve her an her şey olabilir. İzlerken sürekli tetikte olman gerekecek, çünkü en ufak bir dikkatsizlikte bile olayların akışını kaçırabilirsin. Perfect Blue, seni sadece eğlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda düşündürecek ve sorgulatacak bir başyapıt.

Delirten Detay: Mima'nın odasındaki posterler ve eşyalar, karakterinin psikolojik durumunu yansıtan ince detaylarla dolu. Her birine dikkat kesil!

Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim, sürreal hikayeler ve akıl oyunlarıyla dolu filmlerden hoşlanan herkes bu filme bayılacak!


2: Mind Game - Ruhunu Özgür Bırak!

Mind Game, kelimenin tam anlamıyla "kafa patlatan" bir anime! Masaaki Yuasa'nın yönettiği bu yapım, görsel olarak alıştığımız anime estetiğinden çok farklı. Hikaye, hayatında bir türlü istediği başarıyı yakalayamayan Nishi'nin, çocukluk aşkıyla yeniden karşılaşmasıyla başlıyor. Ancak bu karşılaşma, beklenmedik bir olayla sonuçlanıyor ve Nishi, bir anda kendini bambaşka bir gerçekliğin içinde buluyor. Bir balinanın karnında hapsolan Nishi, hayatını ve hayallerini sorgulamaya başlıyor. İşte buradan sonra film, tam anlamıyla bir görsel şölene dönüşüyor!

Mind Game, sadece hikayesiyle değil, aynı zamanda deneysel animasyon teknikleriyle de dikkat çekiyor. Yuasa, farklı animasyon stillerini ustalıkla bir araya getirerek, izleyiciyi adeta bir görsel bombardımanına tutuyor. Filmde, geleneksel anime çizimlerinin yanı sıra, gerçek çekimler, 3D animasyonlar ve soyut sanat öğeleri de kullanılıyor. Bu sayede, Nishi'nin iç dünyası ve yaşadığı gerçeklik algısı, son derece etkileyici bir şekilde yansıtılıyor. Sanki LSD kafası yaşıyormuşsun gibi hissedebilirsin, o kadar diyeyim!

Mind Game, sadece görsel bir şölen olmakla kalmıyor, aynı zamanda hayatın anlamı, özgürlük ve kendini keşfetme gibi derin temaları da ele alıyor. Nishi'nin balinanın karnındaki yolculuğu, aslında kendi iç dünyasına yaptığı bir yolculuk. Bu yolculukta, geçmişiyle yüzleşiyor, hayallerini yeniden değerlendiriyor ve gerçek potansiyelini keşfediyor. Film, izleyiciye de kendi hayatını sorgulama ve hayallerinin peşinden gitme cesareti veriyor. Eğer Paprika'nın o sürreal atmosferini ve derin anlamlarını sevdiysen, Mind Game'e kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Filmdeki müzikler, animasyonla mükemmel bir uyum içinde. Özellikle balinanın karnındaki sahnelerde kullanılan etnik enstrümanlar, ortama mistik bir hava katıyor.

Kimler Sevecek?: Deneysel animasyon, sürreal hikayeler ve hayatın anlamını sorgulayan filmlerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


3: Kaiba - Hafızanın Karanlık Yüzü

Kaiba, bilim kurgu ve distopya sevenlerin kaçırmaması gereken bir anime. Yönetmenliğini Madhouse'un yaptığı bu yapım, hafızanın metalaştırıldığı ve vücutların değiştirilebildiği bir gelecekte geçiyor. Hikaye, hafızasını kaybetmiş ve kim olduğunu bilmeyen Kaiba adında bir karakterin etrafında dönüyor. Kaiba, hafızasını ararken, bu distopik dünyanın karanlık sırlarını keşfediyor. Sınıf ayrımının had safhada olduğu, zenginlerin lüks içinde yaşadığı, fakirlerin ise hayatta kalma mücadelesi verdiği bu dünyada, hafıza, güç ve kontrol anlamına geliyor.

Kaiba, sadece hikayesiyle değil, aynı zamanda özgün görsel stiliyle de dikkat çekiyor. Anime, retro bir çizim tarzına sahip ve bu da ona farklı bir hava katıyor. Karakter tasarımları, basit ve minimalist olmasına rağmen, son derece etkileyici. Özellikle karakterlerin yüz ifadeleri, duygularını çok iyi yansıtıyor. Anime, karanlık ve kasvetli atmosferiyle, izleyiciyi içine çekiyor ve Kaiba'nın yaşadığı çaresizliği hissettiriyor.

Kaiba, sadece bir bilim kurgu hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda hafıza, kimlik, sınıf ayrımı ve insanlık gibi derin temaları da ele alıyor. Kaiba'nın hafızasını arayışı, aslında kendi kimliğini arayışı anlamına geliyor. Anime, hafızanın insan hayatındaki önemini vurgularken, aynı zamanda hafızanın manipüle edilebildiği ve silinebildiği bir dünyada, kimliğin ne anlama geldiğini sorgulatıyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Kaiba'ya kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki sembolizm ve metaforlar, hikayeye derinlik katıyor. Özellikle Kaiba'nın taktığı maske, karakterinin kimliğini gizleme ve korunma ihtiyacını simgeliyor.

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, distopya, hafıza temalı hikayeler ve düşündürücü animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


4: Serial Experiments Lain - Gerçeklik Nedir ki Zaten?

Serial Experiments Lain, 90'ların sonlarında çıkan ve hala güncelliğini koruyan bir kült anime. Lain adında içine kapanık bir ortaokul öğrencisinin, Wired adında internet benzeri bir ağa dahil olmasıyla başlıyor her şey. Lain, Wired'a girdikçe, gerçeklikle sanal dünya arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor ve kimliği parçalanmaya başlıyor. Anime, sadece Lain'in kişisel yolculuğunu değil, aynı zamanda internetin toplum üzerindeki etkisini, kimlik krizini ve varoluşsal sorgulamaları da ele alıyor.

Serial Experiments Lain, görsel olarak da oldukça dikkat çekici. Anime, karanlık ve kasvetli atmosferiyle, izleyiciyi içine çekiyor ve Lain'in yaşadığı yalnızlığı hissettiriyor. Anime, cyberpunk estetiğiyle, teknoloji ve insan arasındaki ilişkiyi sorgularken, aynı zamanda internetin potansiyel tehlikelerine de dikkat çekiyor. Lain'in Wired'daki avatarı, gerçek hayattaki Lain'den çok farklı ve bu da kimlik kavramını daha da karmaşık hale getiriyor.

Serial Experiments Lain, sadece bir bilim kurgu hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda felsefi ve psikolojik derinliğiyle de öne çıkıyor. Anime, gerçeklik, kimlik, iletişim ve varoluş gibi temel soruları ele alırken, izleyiciyi de düşünmeye teşvik ediyor. Lain'in Wired'daki deneyimleri, onun gerçeklikle olan bağını koparıyor ve kimliğini sorgulamasına neden oluyor. Anime, internetin insanları birbirine bağladığı kadar, yalnızlaştırdığını ve yabancılaştırdığını da vurguluyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Serial Experiments Lain'e kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki ses tasarımı, atmosferi güçlendiriyor. Özellikle Wired'daki sesler, ürkütücü ve rahatsız edici bir etki yaratıyor.

Kimler Sevecek?: Cyberpunk, psikolojik gerilim, felsefi derinliği olan hikayeler ve düşündürücü animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


5: Angel's Egg - Sembolizm Denizinde Yüzmeye Hazır Mısın?

Angel's Egg, Mamoru Oshii'nin yönettiği, görsel olarak büyüleyici ve sembolizm yüklü bir anime filmi. Film, ıssız bir dünyada, gizemli bir yumurtayı koruyan genç bir kızın hikayesini anlatıyor. Bu dünyada, zaman ve mekan kavramları bulanıklaşıyor, gerçeklikle rüya birbirine karışıyor. Film, diyalogdan çok görsel anlatıma odaklanıyor ve izleyiciyi kendi yorumunu yapmaya teşvik ediyor. Angel's Egg, sadece bir anime filmi olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir sanat eseri olarak da kabul ediliyor.

Angel's Egg, görsel olarak son derece etkileyici. Film, karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip ve bu da ona mistik bir hava katıyor. Karakter tasarımları, gotik ve ürkütücü bir tarzda. Özellikle filmin geçtiği şehir, yıkık dökük binaları ve garip heykelleriyle, apokaliptik bir tablo çiziyor. Film, ışık ve gölge oyunlarıyla, atmosferi daha da güçlendiriyor ve izleyiciyi içine çekiyor.

Angel's Egg, sadece görsel bir şölen olmakla kalmıyor, aynı zamanda dini, felsefi ve psikolojik derinliğiyle de öne çıkıyor. Film, inanç, umut, ölüm ve yeniden doğuş gibi temel temaları ele alırken, izleyiciyi de düşünmeye teşvik ediyor. Yumurta, inancı ve umudu simgelerken, kızın yumurtayı koruma çabası, insanlığın geleceğine dair bir umut ışığı yakıyor. Film, diyalogdan çok sembolizme odaklandığı için, her izleyicinin farklı bir yorum yapması mümkün. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Angel's Egg'e kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Filmdeki her bir nesne ve karakter, farklı bir anlam taşıyor. Yumurta, haç, balık ve gölgeler, filmin sembolik dilini anlamak için önemli ipuçları sunuyor.

Kimler Sevecek?: Sanatsal animasyon, sembolizm yüklü hikayeler ve düşündürücü filmlerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


6: Mononoke - Şeytan Avcısı Geliyor!

Mononoke, Ayakashi: Samurai Horror Tales adlı antoloji serisinden doğan, kendine has görsel stili ve ürkütücü atmosferiyle dikkat çeken bir anime. Hikaye, Mononoke adı verilen kötücül ruhları avlayan bir seyyah olan Medicine Seller'ın etrafında dönüyor. Medicine Seller, Mononoke'yi yok etmek için, öncelikle Mononoke'nin şeklini (Katachi), gerçeğini (Makoto) ve sebebini (Kotowari) ortaya çıkarmak zorunda. Anime, her bölümünde farklı bir Mononoke vakasını ele alıyor ve Japon folklorundan besleniyor.

Mononoke, görsel olarak son derece özgün. Anime, geleneksel Japon sanatından esinlenerek yaratılmış ve bu da ona farklı bir hava katıyor. Karakter tasarımları, abartılı ve stilize edilmiş. Anime, canlı renkler ve karmaşık desenlerle dolu ve bu da ona psychedelic bir görünüm kazandırıyor. Mononoke'nin dünyası, ürkütücü ve rahatsız edici bir atmosfere sahip ve bu da izleyiciyi içine çekiyor.

Mononoke, sadece bir korku hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini de ele alıyor. Anime, kıskançlık, öfke, nefret ve intikam gibi duyguların, Mononoke'nin ortaya çıkmasına nasıl neden olduğunu gösteriyor. Medicine Seller, Mononoke'yi yok etmek için, öncelikle insanların kalplerindeki karanlığı ortaya çıkarmak zorunda. Anime, Japon folklorunu modern bir bakış açısıyla yorumlarken, aynı zamanda toplumsal eleştiriler de yapıyor. Eğer Paprika'nın o sürreal ve düşündürücü yapısını sevdiysen, Mononoke'ye kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki müzikler, atmosferi güçlendiriyor. Özellikle geleneksel Japon enstrümanlarıyla yapılan müzikler, ürkütücü ve mistik bir hava yaratıyor.

Kimler Sevecek?: Korku, gerilim, Japon folkloru ve özgün görsel stile sahip animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


7: Mushishi - Doğaüstü Olaylara Farklı Bir Bakış

Mushishi, doğa ile insan arasındaki dengeyi konu alan, sakin ve huzurlu bir anime. Hikaye, Mushi adı verilen doğaüstü varlıkları inceleyen ve onlarla ilgilenen Ginko adında bir Mushishi'nin etrafında dönüyor. Mushi, ne bitki ne de hayvan olan, yaşamın temel formları olarak tanımlanıyor. Ginko, Mushi'nin neden olduğu sorunları çözmek için köyden köye dolaşıyor ve insanlara yardım ediyor. Anime, her bölümünde farklı bir Mushi vakasını ele alıyor ve Japon kırsalının güzelliğini sergiliyor.

Mushishi, görsel olarak son derece etkileyici. Anime, doğal renkler ve yumuşak çizimlerle dolu ve bu da ona huzurlu bir hava katıyor. Japon kırsalının manzaraları, muhteşem bir şekilde resmedilmiş. Anime, Mushi'nin dünyasını, gizemli ve büyülü bir şekilde tasvir ediyor. Ginko'nun yolculuğu, izleyiciyi Japonya'nın ücra köşelerine götürüyor ve doğanın güzelliğini keşfetmeye davet ediyor.

Mushishi, sadece bir doğaüstü hikaye olmakla kalmıyor, aynı zamanda insan doğası, yaşam, ölüm ve kabullenme gibi derin temaları da ele alıyor. Anime, Mushi'nin insan hayatını nasıl etkilediğini gösterirken, aynı zamanda insanların doğayla olan ilişkisini sorgulatıyor. Ginko'nun felsefesi, doğayla uyum içinde yaşamanın önemini vurguluyor. Anime, sakin ve huzurlu anlatımıyla, izleyiciyi dinlendiriyor ve düşündürüyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Mushishi'ye kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki müzikler, atmosferi güçlendiriyor. Özellikle doğa sesleri ve geleneksel Japon enstrümanlarıyla yapılan müzikler, huzurlu ve rahatlatıcı bir etki yaratıyor.

Kimler Sevecek?: Doğaüstü, gizem, Japon kültürü ve huzurlu animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


8: Ergo Proxy - Varoluşsal Krizin Anime Hali!

Ergo Proxy, distopik bir gelecekte geçen, karmaşık ve düşündürücü bir anime. Hikaye, Romdo adında kubbeyle çevrili bir şehirde geçiyor. Bu şehirde, insanlar ve AutoReiv adı verilen robotlar birlikte yaşıyor. Ancak, AutoReiv'lerin Cogito virüsü kapmasıyla, beklenmedik olaylar yaşanmaya başlıyor. Re-l Mayer adında genç bir dedektif, bu olayları araştırırken, Ergo Proxy adında gizemli bir varlıkla karşılaşıyor. Anime, kimlik, varoluş, bilinç ve insanlık gibi derin temaları ele alıyor.

Ergo Proxy, görsel olarak son derece etkileyici. Anime, karanlık ve kasvetli bir atmosfere sahip ve bu da ona gotik bir hava katıyor. Şehir manzaraları, yıkık dökük binaları ve futuristik tasarımlarıyla, distopik bir tablo çiziyor. Karakter tasarımları, stilize edilmiş ve etkileyici. Anime, ışık ve gölge oyunlarıyla, atmosferi daha da güçlendiriyor ve izleyiciyi içine çekiyor.

Ergo Proxy, sadece bir bilim kurgu hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda felsefi ve psikolojik derinliğiyle de öne çıkıyor. Anime, kimlik, varoluş, bilinç ve insanlık gibi temel soruları ele alırken, izleyiciyi de düşünmeye teşvik ediyor. Re-l Mayer'in Ergo Proxy'yi arayışı, aslında kendi kimliğini ve amacını arayışı anlamına geliyor. Anime, insanların robotlarla olan ilişkisini sorgulatırken, aynı zamanda insanlığın geleceğine dair bir vizyon sunuyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Ergo Proxy'ye kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki müzikler, atmosferi güçlendiriyor. Özellikle trip-hop ve elektronik müzik, karanlık ve kasvetli bir hava yaratıyor.

Kimler Sevecek?: Cyberpunk, psikolojik gerilim, felsefi derinliği olan hikayeler ve düşündürücü animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


9: Dennou Coil - Artırılmış Gerçekliğin Tehlikeleri!

Dennou Coil, artırılmış gerçekliğin (AR) yaygın olarak kullanıldığı bir gelecekte geçen, bilim kurgu ve macera türlerini harmanlayan bir anime. Hikaye, Yuko Okonogi adında genç bir kızın, taşındığı şehirde gizemli olaylarla karşılaşmasıyla başlıyor. Bu şehirde, AR teknolojisi sayesinde, insanlar sanal nesneleri görebiliyor ve onlarla etkileşime girebiliyor. Ancak, AR dünyasında, tehlikeli virüsler ve hayaletler de kol geziyor. Yuko ve arkadaşları, bu gizemli olayları çözmek için, AR dünyasına dalıyor ve beklenmedik maceralar yaşıyor.

Dennou Coil, görsel olarak son derece etkileyici. Anime, AR dünyasını, canlı renkler ve karmaşık tasarımlarla dolu bir şekilde tasvir ediyor. Şehir manzaraları, gerçek ve sanal dünyanın iç içe geçtiği bir tablo çiziyor. Karakter tasarımları, sevimli ve çocuksu. Anime, AR teknolojisinin potansiyelini ve tehlikelerini gösterirken, aynı zamanda çocukların gözünden, teknolojinin toplum üzerindeki etkisini sorgulatıyor.

Dennou Coil, sadece bir bilim kurgu hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda arkadaşlık, aile, kayıp ve kabullenme gibi derin temaları da ele alıyor. Anime, AR dünyasında yaşanan olayların, çocukların gerçek hayatını nasıl etkilediğini gösteriyor. Yuko ve arkadaşlarının AR dünyasındaki maceraları, onların birbirleriyle olan bağlarını güçlendiriyor ve hayatın anlamını keşfetmelerine yardımcı oluyor. Anime, teknolojinin insanları birbirine bağladığı kadar, yalnızlaştırdığını ve yabancılaştırdığını da vurguluyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Dennou Coil'e kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki AR arayüzleri ve sanal nesneler, gerçekçi ve detaylı bir şekilde tasvir edilmiş. Bu da AR dünyasının inandırıcılığını artırıyor.

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, macera, artırılmış gerçeklik ve çocukların maceralarını konu alan animelerden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!


10: Higurashi: When They Cry - Tatlı Köy, Acı Gerçekler!

Higurashi: When They Cry, sevimli karakter tasarımlarının ardında yatan karanlık ve kanlı olaylarla ünlü bir korku ve gizem anime. Hikaye, 1983 yılında, Hinamizawa adında küçük bir köyde geçiyor. Keiichi Maebara adında genç bir çocuk, bu köye taşınıyor ve okulda tanıştığı sevimli kızlarla arkadaş oluyor. Ancak, köyde her yıl düzenlenen Watanagashi Festivali'nde, tuhaf olaylar yaşanmaya başlıyor. Keiichi ve arkadaşları, köyün karanlık sırlarını keşfederken, beklenmedik tehlikelerle karşılaşıyor. Anime, zaman döngüleri, paralel evrenler ve psikolojik gerilim gibi unsurları harmanlıyor.

Higurashi: When They Cry, görsel olarak ilk başta masum ve sevimli görünse de, ilerleyen bölümlerde, kanlı ve şiddetli sahnelerle dolu. Anime, sevimli karakter tasarımlarının zıttı olan, ürkütücü ve rahatsız edici bir atmosfere sahip. Köy manzaraları, doğal güzellikleriyle dikkat çekse de, köyün içindeki karanlık sırlar, her şeyi gölgeliyor. Anime, psikolojik gerilimi artırmak için, ses efektlerini ve müzikleri ustalıkla kullanıyor.

Higurashi: When They Cry, sadece bir korku hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda arkadaşlık, güven, ihanet ve delilik gibi derin temaları da ele alıyor. Anime, karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerini sorgulatırken, aynı zamanda insanların karanlık yönlerini ortaya çıkarıyor. Keiichi ve arkadaşlarının yaşadığı olaylar, onların akıl sağlıklarını bozuyor ve onları deliliğe sürüklüyor. Anime, zaman döngüleri sayesinde, karakterlerin hatalarından ders çıkarmasına ve geleceği değiştirmesine olanak tanıyor. Eğer Paprika'nın o düşündürücü ve karmaşık yapısını sevdiysen, Higurashi: When They Cry'a kesinlikle bir şans vermelisin!

Delirten Detay: Anime'deki karakterlerin gülüşleri, hem sevimli hem de ürkütücü olabiliyor. Bu da karakterlerin iç dünyasındaki karmaşıklığı yansıtıyor.

Kimler Sevecek?: Korku, gerilim, gizem, zaman döngüleri ve psikolojik gerilimden hoşlanan herkes bu animeye bayılacak!

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.