Omniscient Reader (Webtoon): Dokja'nın Takımyıldızları Trollediği Sahneler: Efsane Anlar!

Omniscient Reader'da Dokja'nın Takımyıldızları nasıl trollediğini merak ediyor musun? İşte en efsanevi, unutulmaz anlar! Bu listeyi okuduktan sonra seriye başlamamak imkansız!

Şubat 21, 2026 - 13:09
Şubat 21, 2026 - 13:09
 0  1
Omniscient Reader (Webtoon): Dokja'nın Takımyıldızları Trollediği Sahneler: Efsane Anlar!

1: İlk Tanışma: Sponsor Seçimi Troll'ü - "Benim Sponsorum Yok!"

Abi, Dokja'nın o ilk sponsor seçimi sahnesi varya, efsane değil de ne? Herkes bir Takımyıldızına yaranmaya çalışırken, Dokja bildiğin "Benim sponsorum yok, kendim takılıyorum" triplerinde. Takımyıldızları şokta! Herkes "Bu çocuk ne yapıyor?" diye meraklanırken, Dokja resmen onları parmağında oynatıyor. O cool tavırları, umursamaz halleri... Yok böyle bir giriş! Daha ilk bölümden Dokja'nın ne kadar farklı ve zeki olduğunu anlıyorsunuz. Bu sahne, Dokja'nın sadece hayatta kalmakla kalmayıp, sistemi de manipüle edeceğinin sinyallerini veriyor. Düşünsene, koskoca Takımyıldızları, Dokja'nın ne yapacağını kestiremiyor. O anki gerilim, merak ve Dokja'nın rahatlığı... Muazzam! Bu sahne, serinin geri kalanında Dokja'nın ne kadar büyük işler başaracağının da bir göstergesi. Resmen, "Ben geldim, ortalığı karıştıracağım" diyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o anki yüz ifadesi! Umursamaz, cool ve sanki her şeyi planlamış gibi. Mükemmel!

Kimler Sevecek?: Zeki karakterleri, stratejik oyunları ve beklenmedik olayları seven herkes bayılacak!


2: Yoo Jonghyuk'u Kıskandırma Operasyonu - "Sevgili mi Oldunuz Siz?"

Abi şimdi, Yoo Jonghyuk'u kıskandırma operasyonu... Yok böyle bir şey! Dokja, Yoo Jonghyuk'un dikkatini çekmek için ne yapacağını şaşırıyor ve en sonunda onu kıskandırmaya karar veriyor. Diğer karakterlerle olan etkileşimleri, bilerek laf sokmaları... Yoo Jonghyuk'un o sinirli bakışları görülmeye değer! Dokja'nın bu planı, hem komik hem de zekice. Çünkü Yoo Jonghyuk'u tanıyor ve onun nasıl tepki vereceğini biliyor. Bu sahne, serinin en eğlenceli anlarından biri. Yoo Jonghyuk'un kıskançlık krizleri, Dokja'nın muziplikleri... İzlerken kahkahadan kırılacaksınız. Özellikle o "Sevgili mi oldunuz siz?" bakışı... Unutulmaz!

Dokja'nın bu operasyonu, sadece Yoo Jonghyuk'u kıskandırmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer karakterlerin de dikkatini çekiyor. Herkes Dokja ve Yoo Jonghyuk arasındaki ilişkiyi merak ediyor ve dedikodular başlıyor. Bu durum, seriye ayrı bir renk katıyor ve olayları daha da karmaşık hale getiriyor. Dokja'nın bu planı, aslında Yoo Jonghyuk'u daha yakından tanımak ve onunla bir bağ kurmak için bir fırsat yaratıyor. Çünkü Dokja, Yoo Jonghyuk'un potansiyelini görüyor ve onunla birlikte çalışmak istiyor. Ama Yoo Jonghyuk'un inatçılığı ve gururu, işleri zorlaştırıyor. İşte bu yüzden Dokja, farklı yöntemler denemek zorunda kalıyor.

Bu sahne, aynı zamanda Dokja'nın Yoo Jonghyuk'a olan saygısını da gösteriyor. Dokja, Yoo Jonghyuk'u sadece bir araç olarak görmüyor, onunla gerçek bir bağ kurmak istiyor. Ve bu yüzden, onu kırmadan, incitmeden, ama aynı zamanda dikkatini çekerek, ona ulaşmaya çalışıyor. Bu sahne, serinin romantik komedi unsurlarını da barındırıyor ve okuyucuyu daha da eğlendiriyor.

Delirten Detay: Yoo Jonghyuk'un o kıskanç bakışlarının ardından gelen "Hmph!" sesi... Efsane!

Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, kıskançlık krizlerine gülenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


3: Zodyak Takımyıldızlarına Ayar Verme - "Siz Kimsiniz Ki?"

Abi Zodyak Takımyıldızlarına ayar verme sahnesi... İşte bu! Dokja, o koskoca Zodyak Takımyıldızlarına bildiğin posta koyuyor! "Siz kimsiniz ki bana karışıyorsunuz?" triplerinde. Takımyıldızları şokta, Dokja'nın bu cesareti karşısında ne diyeceklerini bilemiyorlar. O anki gerilim, Dokja'nın kararlılığı... Muazzam! Dokja, Zodyak Takımyıldızlarının gücünü biliyor, ama onlardan korkmuyor. Çünkü o, kendi hedeflerine ulaşmak için her şeyi yapmaya hazır. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar güçlü bir karakter olduğunu gösteriyor. O, sadece zeki değil, aynı zamanda cesur ve kararlı. Ve bu özellikleri sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Zodyak Takımyıldızlarının saygısını kazanıyor. Onlar da Dokja'nın ne kadar farklı ve özel olduğunu anlıyorlar. Bu sahne, serinin güç dengelerini değiştiriyor ve olayları daha da karmaşık hale getiriyor. Dokja, Zodyak Takımyıldızlarının desteğini alarak, hedeflerine daha kolay ulaşabiliyor. Ama bu destek, aynı zamanda yeni sorumluluklar da getiriyor. Dokja, Zodyak Takımyıldızlarının beklentilerini karşılamak zorunda kalıyor ve bu da onu daha da zorlu bir duruma sokuyor.

Bu sahne, aynı zamanda Dokja'nın liderlik vasıflarını da gösteriyor. O, sadece kendi hedeflerine ulaşmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer insanlara da ilham veriyor ve onları motive ediyor. Dokja'nın liderliği sayesinde, birçok insan ona inanıyor ve onunla birlikte hareket ediyor. Bu sahne, serinin en önemli temalarından biri olan liderlik ve dayanışma temasını vurguluyor.

Delirten Detay: Dokja'nın o umursamaz tavırları ve Zodyak Takımyıldızlarının şaşkın bakışları... Paha biçilemez!

Kimler Sevecek?: Güçlü karakterleri, liderlik vasıflarını ve epik mücadeleleri seven herkes bayılacak!


4: "Kehanet" ile Dalga Geçme - "Benim Senaryom Daha İyi!"

Abi Dokja'nın kehanetle dalga geçtiği o sahne varya... İşte zeka budur! Herkes kehanetin gerçekleşeceğine inanırken, Dokja çıkıp "Benim senaryom daha iyi!" diyor. Takımyıldızları şokta! "Bu çocuk ne yapıyor?" diye birbirlerine bakıyorlar. Dokja, kehanetin ne olduğunu biliyor, ama ona boyun eğmeyi reddediyor. Çünkü o, kendi kaderini kendi yazmak istiyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar güçlü bir iradeye sahip olduğunu gösteriyor. O, sadece zeki değil, aynı zamanda inatçı ve kararlı. Ve bu özellikleri sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o kendinden emin gülüşü ve Takımyıldızlarının çaresiz bakışları... Unutulmaz!

Kimler Sevecek?: Kehanetlere inanmayanlar, kaderi değiştirmek isteyenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


5: Sistem Mesajlarını Manipüle Etme - "Benim Kurallarım Geçerli!"

Sistem mesajlarını manipüle etmek mi? Abi, Dokja bu konuda tam bir usta! Herkes sistemin kurallarına uyarken, Dokja çıkıp sistemi hackliyor! "Benim kurallarım geçerli!" diyor. Takımyıldızları şokta! "Bu çocuk nasıl yapıyor bunu?" diye birbirlerine soruyorlar. Dokja, sistemin nasıl çalıştığını biliyor ve bunu kendi avantajına kullanıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki ve yetenekli olduğunu gösteriyor. O, sadece hayatta kalmakla kalmıyor, aynı zamanda sistemi de manipüle ediyor. Ve bu sayede, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın sistem mesajlarını manipüle ederkenki o sırıtışı... Şeytani!

Kimler Sevecek?: Hacker filmlerini sevenler, sistemleri alt üst etmekten hoşlananlar ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


6: Anlamsız Görevleri Sabote Etme - "Bu Ne Saçma Görev!"

Abi, o anlamsız görevleri sabote etme sahneleri... Dokja'nın "Bu ne saçma görev!" deyip işleri karıştırması yok mu? İşte o anlar efsane! Takımyıldızları şaşkın, "Bu çocuk neden böyle yapıyor?" diye düşünüyorlar. Dokja, görevlerin saçmalığını görüyor ve onları tamamlamak yerine, daha mantıklı bir çözüm bulmaya çalışıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki ve pratik olduğunu gösteriyor. O, sadece emirleri yerine getirmekle kalmıyor, aynı zamanda eleştirel düşünüyor ve daha iyi bir yol bulmaya çalışıyor. Ve bu sayede, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o "Bu ne saçma görev!" dedikten sonraki planları... Dahiyane!

Kimler Sevecek?: Saçma kurallara karşı gelenler, mantıklı çözümler arayanlar ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


7: Düşmanları "Dost" Edinme Taktiği - "Gelin Kanka Olalım!"

Abi, düşmanları "dost" edinme taktiği... Dokja bu konuda da tam bir dahi! Herkes düşmanlarıyla savaşırken, Dokja çıkıp "Gelin kanka olalım!" diyor. Takımyıldızları şokta! "Bu çocuk ne yapmaya çalışıyor?" diye birbirlerine bakıyorlar. Dokja, düşmanlarının gücünü biliyor ve onlarla savaşmak yerine, onları kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki ve stratejik olduğunu gösteriyor. O, sadece savaşmakla kalmıyor, aynı zamanda diplomasiyi de kullanıyor. Ve bu sayede, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o "Gelin kanka olalım!" dedikten sonraki samimi gülüşü... İkna edici!

Kimler Sevecek?: Diplomatik çözümler arayanlar, düşmanlarını dost edinmek isteyenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


8: Gizli Görevleri Ortaya Çıkarma - "Ben Her Şeyi Biliyorum!"

Abi, gizli görevleri ortaya çıkarma sahneleri... Dokja'nın "Ben her şeyi biliyorum!" deyip herkesi şaşırtması yok mu? İşte o anlar efsane! Takımyıldızları şaşkın, "Bu çocuk nasıl biliyor bunları?" diye düşünüyorlar. Dokja, geleceği bildiği için, gizli görevlerin ne olduğunu da biliyor ve bunları kendi avantajına kullanıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki ve bilgili olduğunu gösteriyor. O, sadece hayatta kalmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceği de manipüle ediyor. Ve bu sayede, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o "Ben her şeyi biliyorum!" dedikten sonraki sırıtışı... Bilgece!

Kimler Sevecek?: Gizemleri çözmeyi sevenler, geleceği merak edenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


9: Takımyıldızlarının Arasına Nüfuz Etme - "Ben Artık Sizin Gibiyim!"

Abi, Takımyıldızlarının arasına nüfuz etme sahnesi... İşte güç budur! Dokja, o koskoca Takımyıldızlarının arasına sızıyor ve onlardan biri gibi davranıyor. Takımyıldızları şokta! "Bu çocuk nasıl başardı bunu?" diye birbirlerine soruyorlar. Dokja, Takımyıldızlarının kurallarını öğreniyor ve onlara uyum sağlayarak, onların güvenini kazanıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki ve uyumlu olduğunu gösteriyor. O, sadece hayatta kalmakla kalmıyor, aynı zamanda en güçlülerin arasına da sızmayı başarıyor. Ve bu sayede, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının ilgisini çekiyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın Takımyıldızı gibi davranırkenki o cool tavırları... Mükemmel!

Kimler Sevecek?: Güçlü olmak isteyenler, zirveye tırmanmayı hedefleyenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


10: Final Boss'u Bile Trolleme - "Oyun Bitti, Ben Kazandım!"

Abi, final boss'u trolleme sahnesi... İşte destan yazılıyor! Dokja, o koskoca final boss'u bile trolledi ya! "Oyun bitti, ben kazandım!" diyor. Takımyıldızları şokta! "Bu çocuk nasıl yaptı bunu?" diye birbirlerine soruyorlar. Dokja, final boss'un zayıflıklarını biliyor ve onları kendi avantajına kullanarak, onu alt etmeyi başarıyor. Bu sahne, Dokja'nın ne kadar zeki, cesur ve kararlı olduğunu gösteriyor. O, sadece hayatta kalmakla kalmıyor, aynı zamanda en büyük düşmanını bile alt etmeyi başarıyor. Ve bu sayede, serinin sonunda da tüm zorlukların üstesinden geliyor.

Dokja'nın bu tavrı, Takımyıldızlarının hayranlığını kazanıyor tabii ki. Herkes bu gizemli çocuğun kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını merak ediyor. O anki sessizlik, gerilim... Mükemmel! Dokja, resmen balıklama atlıyor bu duruma ve Takımyıldızlarının dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu sahne, sadece komik olmakla kalmıyor, aynı zamanda Dokja'nın zekasını ve stratejik yeteneklerini de gözler önüne seriyor. O anda, serinin geri kalanında neler olacağını merak etmemek elde değil. "Bu çocuk daha neler yapacak?" sorusu kafanda dönüp duruyor. İşte bu yüzden bu sahne, Omniscient Reader'ın en unutulmaz anlarından biri!

Bu sahne aynı zamanda Dokja'nın karakterini de çok iyi yansıtıyor. O, sürüden ayrılan, kendi bildiğini okuyan, risk almaktan çekinmeyen bir karakter. Ve bu özelliği sayesinde, serinin ilerleyen bölümlerinde de birçok zorluğun üstesinden geliyor. Dokja'nın bu ilk troll'ü, serinin tonunu belirliyor ve okuyucuyu daha ilk bölümden kendine bağlıyor. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Dokja'nın o "Oyun bitti, ben kazandım!" dedikten sonraki zafer gülüşü... Efsane!

Kimler Sevecek?: Final boss'ları alt etmekten hoşlananlar, zafere ulaşmayı hedefleyenler ve zeki karakterlerin oyunlarını izlemekten hoşlananlar bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.