Netflix'te İzleyebileceğiniz En İyi Orijinal Animeler: Hazır Olun, Anime Şöleni Başlıyor!

Netflix'in anime dünyasına bomba gibi düşen en iyi orijinal yapımlarını keşfetmeye hazır mısınız? Aksiyon, dram, bilim kurgu... Ne ararsanız var! Bu liste kaçmaz!

Şubat 21, 2026 - 13:19
Şubat 21, 2026 - 13:19
 0  2
Netflix'te İzleyebileceğiniz En İyi Orijinal Animeler: Hazır Olun, Anime Şöleni Başlıyor!

1. Devilman Crybaby: Şok Geçirmeye Hazır Olun!

Oha diyorum! Devilman Crybaby... Abi bu anime bildiğin kafa travması! İlk bölümden itibaren seni alıp bambaşka bir dünyaya sokuyor. Hikaye desen, klasik Devilman mangasının modern bir yorumu. Ama bu yorum öyle böyle değil! Yönetmen Masaaki Yuasa bildiğin coşmuş, animasyon stili manyak ötesi. Sürekli hareket halinde, dinamik, yer yer psychedelic... Gözlerin bayram edecek!

Konusu da şöyle: Akira Fudo diye bir lise öğrencisi var, tam bir ezik. Ama bir gün en yakın arkadaşı Ryo Asuka, onu şeytanlarla savaşmaya ikna ediyor. Akira, bir şeytanla birleşerek Devilman oluyor. İşte olaylar ondan sonra başlıyor! Savaşlar, ihanetler, aşk, ölüm... Ne ararsan var! Ama en önemlisi, bu anime sana insanlığın ne demek olduğunu sorgulatıyor. Şeytanlar mı kötü, insanlar mı? Cevabı bulmak için izlemen lazım!

Ve abi müzikler... Müzikler de ayrı bir olay! Kensuke Ushio'nun yaptığı müzikler, animeye öyle bir atmosfer katıyor ki... Sahnelere göre değişen, bazen coşturan, bazen hüzünlendiren, bazen de gerilim yaratan müzikler... Mükemmel! Özellikle de son bölümdeki müzik... O sahneyle birleşince insanı paramparça ediyor resmen! Kesinlikle izleyin, pişman olmazsınız!

Delirten Detay: Animenin görsel dili o kadar özgün ki, her sahne adeta bir sanat eseri gibi. Yuasa'nın çılgın yönetmenliği sayesinde, Devilman Crybaby diğer animelerden çok farklı bir yerde duruyor.

Kimler Sevecek?: Farklı ve sıra dışı animeleri sevenler, psikolojik gerilimden hoşlananlar, kanlı sahnelerden rahatsız olmayanlar ve insanlığı sorgulamaktan keyif alanlar bu animeye bayılacak!


2. Violet Evergarden: Gözyaşlarına Hazır Ol!

Ulan bu Violet Evergarden... Abi bu anime beni ağlatmaktan perişan etti! Hikaye desen, savaşın izlerini taşıyan bir genç kızın kendini bulma yolculuğu. Violet, savaşta bir silah olarak yetiştirilmiş, duygularını kaybetmiş bir kız. Savaş bittikten sonra, bir mektup yazma şirketinde çalışmaya başlıyor. Amacı, insanların duygularını ifade etmelerine yardımcı olmak. Ama aslında, kendi duygularını da keşfetmeye çalışıyor.

Anime o kadar duygusal ki, her bölüm ayrı bir dram. Violet'in yazdığı mektuplar, insanların hayatlarına dokunuyor, onları değiştiriyor. Ama aynı zamanda, Violet'in kendi geçmişiyle yüzleşmesini de sağlıyor. Savaşın travmaları, kayıplar, pişmanlıklar... Hepsi Violet'in omuzlarında. Ama o, pes etmiyor, yaşamaya devam ediyor. İşte bu yüzden Violet Evergarden, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir umut hikayesi.

Ve abi görsellik... Görsellik de ayrı bir olay! Kyoto Animation stüdyosu bildiğin döktürmüş. Karakter tasarımları, mekanlar, ışıklandırma... Her şey mükemmel! Özellikle de Violet'in gözleri... O gözlerde o kadar çok duygu var ki... İnanılmaz! Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Duygusal sahnelerde insanı paramparça ediyor resmen! İzlemezsen çok şey kaybedersin, net!

Delirten Detay: Violet'in duygusal gelişimini izlemek, insanın kendi duygularıyla yüzleşmesini sağlıyor. Bu anime, sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlara dokunuyor.

Kimler Sevecek?: Duygusal animeleri sevenler, dramdan hoşlananlar, karakter gelişimine önem verenler ve ağlamaktan korkmayanlar bu animeye bayılacak!


3. B: The Beginning: Gizem Avcıları Buraya!

Oha! B: The Beginning... Abi bu anime bildiğin suç ve gizem dolu bir şölen! Polisiyeden hoşlananlar, bu animeye bayılacak! Hikaye, Cremona adında bir şehirde geçiyor. Bu şehirde, seri cinayetler işleniyor. Katilin kimliği bilinmiyor, sadece "Killer B" olarak tanınıyor. Ve bu katilin peşinde, Keith Flick adında dahi bir dedektif var. Keith, olayları çözmek için sıra dışı yöntemler kullanıyor. Ama aynı zamanda, kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalıyor.

Anime o kadar sürükleyici ki, her bölüm ayrı bir gizem. Olaylar birbirine bağlanıyor, sırlar ortaya çıkıyor, karakterler değişiyor. Ama en önemlisi, bu anime sana sürekli soru sorduruyor. Katil kim? Amaçları ne? Olayların arkasında ne var? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi animasyon... Animasyon da ayrı bir olay! Production I.G stüdyosu bildiğin uçmuş. Karakter tasarımları, aksiyon sahneleri, atmosfer... Her şey mükemmel! Özellikle de Keith'in zekası... Onun olayları çözme şekli, insanı hayran bırakıyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Gerilim dolu sahnelerde insanı diken üstünde tutuyor resmen! Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Animenin karmaşık olay örgüsü ve sürprizlerle dolu senaryosu, izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. B: The Beginning, sadece bir polisiye değil, aynı zamanda bir zeka oyunu.

Kimler Sevecek?: Gizemli ve karmaşık hikayeleri sevenler, polisiye türünden hoşlananlar, zeki karakterleri takip etmekten keyif alanlar ve aksiyondan vazgeçemeyenler bu animeye bayılacak!


4. Aggretsuko: Ofis Hayatına Anime Dokunuşu!

Abi Aggretsuko... Bu anime tam bir hayat dersi! Ofis hayatının stresini, zorluklarını, saçmalıklarını o kadar güzel anlatıyor ki... Kendinizi kesinlikle bulacaksınız! Hikaye, Retsuko adında bir kırmızı pandanın ofis hayatını konu alıyor. Retsuko, her gün patronunun ve iş arkadaşlarının mobbingine maruz kalıyor. Ama o, pes etmiyor, içindeki öfkeyi karaoke barda death metal söyleyerek dışarı atıyor.

Anime o kadar komik ki, her bölüm ayrı bir kahkaha. Retsuko'nun yaşadığı olaylar, ofis hayatının gerçeklerini o kadar güzel yansıtıyor ki... İnanılmaz! Ama aynı zamanda, bu anime sana kendi hayatını sorgulatıyor. Mutlu musun? Ne yapmak istiyorsun? Hayallerinin peşinden mi gidiyorsun? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi karakterler... Karakterler de ayrı bir olay! Retsuko, Haida, Fenneko, Director Ton... Hepsi o kadar gerçekçi ki... Sanki kendi iş arkadaşların gibi! Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Death metal sahneleri insanı coşturuyor resmen! Kesinlikle izleyin, pişman olmazsınız!

Delirten Detay: Aggretsuko'nun samimi ve dürüst yaklaşımı, ofis hayatının stresini mizahi bir dille anlatırken, aynı zamanda izleyiciye umut veriyor.

Kimler Sevecek?: Ofis hayatından bıkanlar, stres atmak isteyenler, komik animeleri sevenler ve death metal müzikten hoşlananlar bu animeye bayılacak!


5. Japan Sinks: 2020: Depremden Kaçış Macerası!

Oha diyorum! Japan Sinks: 2020... Abi bu anime bildiğin felaket senaryosu! Japonya'nın batması, insanların hayatta kalma mücadelesi... Gerilim, aksiyon, dram... Ne ararsan var! Hikaye, Muto ailesinin depremden sonra yaşadıklarını konu alıyor. Japonya, büyük bir depremle sarsılıyor ve batmaya başlıyor. Muto ailesi, hayatta kalmak için mücadele ediyor. Ama aynı zamanda, birbirlerine destek oluyor, umutlarını kaybetmiyor.

Anime o kadar gerçekçi ki, depremin şiddetini, insanların çaresizliğini, yıkımın büyüklüğünü o kadar güzel yansıtıyor ki... İnanılmaz! Ama aynı zamanda, bu anime sana insanlığın ne demek olduğunu sorgulatıyor. Zor zamanlarda insanlar nasıl davranır? Birbirlerine yardım ederler mi, yoksa kendi çıkarlarını mı düşünürler? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi animasyon... Animasyon da ayrı bir olay! Science SARU stüdyosu bildiğin coşmuş. Deprem sahneleri, yıkım, kaos... Her şey mükemmel! Özellikle de karakterlerin duyguları... Onların çaresizliği, korkusu, umudu... İnsanı derinden etkiliyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Gerilim dolu sahnelerde insanı diken üstünde tutuyor resmen! Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Animenin gerçekçi yaklaşımı ve duygusal derinliği, izleyiciyi Japonya'nın batışının dehşetine ortak ediyor.

Kimler Sevecek?: Felaket filmlerini sevenler, gerilimden hoşlananlar, dramatik hikayeleri takip etmekten keyif alanlar ve hayatta kalma mücadelelerine ilgi duyanlar bu animeye bayılacak!


6. A.I.C.O. -Incarnation-: Bilim Kurgu Severlere Özel!

Abi A.I.C.O. -Incarnation-... Bu anime bildiğin bilim kurgu şöleni! Gelecekte geçen, yapay zeka, biyoteknoloji, komplo teorileri... Ne ararsan var! Hikaye, Aiko Tachibana adında bir genç kızın hikayesini anlatıyor. Aiko, bir kazada ailesini kaybetmiş ve kendisi de ağır yaralanmış. Ama bir gün, vücudunda yapay bir uzuv olduğunu öğreniyor. Ve bu uzuv, ona sıra dışı güçler veriyor. Aiko, bu güçleri kullanarak, ailesinin ölümünün ardındaki sırları çözmeye çalışıyor.

Anime o kadar sürükleyici ki, her bölüm ayrı bir gizem. Olaylar birbirine bağlanıyor, sırlar ortaya çıkıyor, karakterler değişiyor. Ama en önemlisi, bu anime sana yapay zeka ve biyoteknolojinin gelecekteki rolünü sorgulatıyor. İnsanlık, teknolojiyle nereye gidiyor? İyi mi oluyor, kötü mü? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi animasyon... Animasyon da ayrı bir olay! Bones stüdyosu bildiğin döktürmüş. Aksiyon sahneleri, mekanlar, karakter tasarımları... Her şey mükemmel! Özellikle de Aiko'nun güçleri... Onları kullanma şekli, insanı hayran bırakıyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Gerilim dolu sahnelerde insanı diken üstünde tutuyor resmen! Kesinlikle izleyin, pişman olmazsınız!

Delirten Detay: Animenin karmaşık olay örgüsü ve bilim kurgu öğeleri, izleyiciyi geleceğin teknolojileri üzerine düşünmeye teşvik ediyor.

Kimler Sevecek?: Bilim kurgu animelerini sevenler, aksiyondan hoşlananlar, komplo teorilerine ilgi duyanlar ve yapay zeka üzerine düşünmekten keyif alanlar bu animeye bayılacak!


7. Knights of Sidonia: Uzayda Hayatta Kalma Mücadelesi!

Oha diyorum! Knights of Sidonia... Abi bu anime bildiğin uzay operası! Uzay gemileri, devasa yaratıklar, hayatta kalma mücadelesi... Gerilim, aksiyon, dram... Ne ararsan var! Hikaye, Sidonia adında bir uzay gemisinde geçiyor. İnsanlık, Gauna adındaki devasa yaratıklar tarafından yok edilmek üzere. Sidonia, hayatta kalan son insanlığın sığınağı. Ve bu gemide, Nagate Tanikaze adında genç bir pilot var. Nagate, Sidonia'yı Gauna'ya karşı korumak için savaşıyor.

Anime o kadar sürükleyici ki, her bölüm ayrı bir savaş. Uzay gemileri birbirine giriyor, Gauna saldırıyor, insanlar ölüyor. Ama en önemlisi, bu anime sana insanlığın hayatta kalma azmini gösteriyor. Zor zamanlarda insanlar nasıl bir araya gelir? Birbirlerine nasıl destek olurlar? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi animasyon... Animasyon da ayrı bir olay! Polygon Pictures stüdyosu bildiğin uçmuş. Uzay gemileri, Gauna, savaş sahneleri... Her şey mükemmel! Özellikle de 3D animasyon... O kadar gerçekçi ki, insanı uzay boşluğunda hissettiriyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Gerilim dolu sahnelerde insanı diken üstünde tutuyor resmen! Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Animenin benzersiz görsel stili ve sürükleyici hikayesi, izleyiciyi uzayın derinliklerine götürüyor.

Kimler Sevecek?: Uzay operası animelerini sevenler, aksiyondan hoşlananlar, devasa yaratıklarla savaşmaktan keyif alanlar ve insanlığın hayatta kalma mücadelesine ilgi duyanlar bu animeye bayılacak!


8. Children of the Whales: Fantastik Bir Dünyada Duygusal Bir Yolculuk!

Abi Children of the Whales... Bu anime bildiğin fantastik dünya şöleni! Büyülü güçler, gizemli adalar, duygusal hikayeler... Ne ararsan var! Hikaye, Mud Whale adında yüzen bir adada geçiyor. Bu adada, "işaretli" olarak bilinen insanlar yaşıyor. İşaretliler, duygularını kullanarak güçlerini kontrol edebiliyor. Ama aynı zamanda, erken yaşta ölüyorlar. Chakuro adında genç bir işaretli, adanın tarihini yazmakla görevli. Bir gün, Chakuro, adanın dışına çıkıyor ve Lykos adında gizemli bir kızla tanışıyor. İşte olaylar ondan sonra başlıyor!

Anime o kadar duygusal ki, her bölüm ayrı bir dram. Karakterlerin geçmişleri, yaşadıkları acılar, umutları... İnsanı derinden etkiliyor. Ama en önemlisi, bu anime sana insan olmanın ne demek olduğunu sorgulatıyor. Duygularımız bizi güçlü mü yapıyor, yoksa zayıf mı? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi görsellik... Görsellik de ayrı bir olay! J.C.Staff stüdyosu bildiğin döktürmüş. Ada, karakter tasarımları, büyülü güçler... Her şey mükemmel! Özellikle de renkler... O kadar canlı ki, insanı büyülüyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Duygusal sahnelerde insanı paramparça ediyor resmen! Kesinlikle izleyin, pişman olmazsınız!

Delirten Detay: Animenin eşsiz dünyası ve duygusal derinliği, izleyiciyi büyülü bir yolculuğa çıkarıyor.

Kimler Sevecek?: Fantastik animeleri sevenler, duygusal hikayelerden hoşlananlar, büyülü dünyalara ilgi duyanlar ve insan olmanın anlamını sorgulamaktan keyif alanlar bu animeye bayılacak!


9. Beastars: Hayvanlar Arası Dram ve Gerilim!

Oha diyorum! Beastars... Abi bu anime bildiğin hayvanlar alemi draması! Etoburlar, otoburlar, aşk, nefret, sınıf farklılıkları... Ne ararsan var! Hikaye, Cherryton Akademisi'nde geçiyor. Bu akademide, etoburlar ve otoburlar bir arada yaşıyor. Ama aralarında her zaman bir gerilim var. Bir gün, bir öğrenci öldürülüyor ve olaylar kontrolden çıkıyor. Legoshi adında genç bir kurt, olayı çözmeye çalışıyor. Ama aynı zamanda, kendi içindeki karanlıkla da yüzleşmek zorunda kalıyor.

Anime o kadar sürükleyici ki, her bölüm ayrı bir gizem. Olaylar birbirine bağlanıyor, sırlar ortaya çıkıyor, karakterler değişiyor. Ama en önemlisi, bu anime sana toplumun nasıl işlediğini sorgulatıyor. Sınıf farklılıkları, önyargılar, şiddet... Hepsi Beastars'ta var! Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi animasyon... Animasyon da ayrı bir olay! Orange stüdyosu bildiğin uçmuş. Karakter tasarımları, hareketler, ifadeler... Her şey mükemmel! Özellikle de 3D animasyon... O kadar gerçekçi ki, insanı hayvanlar alemine sokuyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Gerilim dolu sahnelerde insanı diken üstünde tutuyor resmen! Sakın kaçırmayın!

Delirten Detay: Animenin derin karakterleri ve toplumsal eleştirileri, izleyiciyi düşünmeye sevk ediyor.

Kimler Sevecek?: Dramatik animeleri sevenler, gizemli hikayelerden hoşlananlar, toplumsal sorunlara ilgi duyanlar ve hayvanlar alemine farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyenler bu animeye bayılacak!


10. Great Pretender: Dolandırıcılık Sanatı!

Abi Great Pretender... Bu anime bildiğin dolandırıcılık şöleni! Zeka oyunları, karmaşık planlar, uluslararası dolandırıcılık... Ne ararsan var! Hikaye, Makoto Edamura adında genç bir dolandırıcıyı konu alıyor. Edamura, Japonya'da küçük çaplı dolandırıcılıklar yapıyor. Ama bir gün, uluslararası bir dolandırıcılık şebekesine bulaşıyor. Ve bu şebekenin lideri, Laurent Thierry adında karizmatik bir adam. Edamura, Laurent ile birlikte, dünyanın dört bir yanındaki zengin ve kötü insanları dolandırmaya başlıyor.

Anime o kadar sürükleyici ki, her bölüm ayrı bir plan. Dolandırıcılıklar o kadar karmaşık ki, insanı hayran bırakıyor. Ama en önemlisi, bu anime sana ahlakın ne demek olduğunu sorgulatıyor. Kötü insanları dolandırmak doğru mu? Amaç, aracı meşru kılar mı? Cevapları bulmak için izlemen lazım!

Ve abi görsellik... Görsellik de ayrı bir olay! Wit Studio bildiğin döktürmüş. Mekanlar, karakter tasarımları, renkler... Her şey mükemmel! Özellikle de animasyon stili... O kadar özgün ki, insanı büyülüyor. Müzikler de aynı şekilde, animeye çok yakışıyor. Caz müzik, animeye ayrı bir hava katıyor resmen! Kesinlikle izleyin, pişman olmazsınız!

Delirten Detay: Animenin zekice yazılmış senaryosu ve çarpıcı görselleri, izleyiciyi dolandırıcılık dünyasına çekiyor.

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını sevenler, dolandırıcılık filmlerinden hoşlananlar, aksiyon dolu hikayelerden keyif alanlar ve farklı animasyon stillerine ilgi duyanlar bu animeye bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.