Neon Genesis Evangelion evrenindeki Mecha tasarımlarının geleceği: İnsanlığın Son Umudu!
Neon Genesis Evangelion'ın efsanevi mecha tasarımları! Gelecekte bizi neler bekliyor? Gel, bu çılgınlığa birlikte dalalım!
1. Evangelion Üniteleri: Biyomekanik Şaheserler
Abi Evangelion üniteleri bildiğin canlı organizma gibi ya! Metal yığını değil, bildiğin kas, sinir sistemi falan var. Düşünsene, devasa bir yapay insan ve içine sen girip kontrol ediyorsun. Bu ne manyak bir fikir! Tasarım olarak da acayip havalılar. Özellikle Unit-01'in o mor-yeşil renk kombinasyonu, kafasındaki boynuzlar... Efsane! Sadece görünüş değil, hareketleri de çok akıcı ve gerçekçi. Animasyon kalitesi o kadar yüksek ki, sanki gerçekten yaşıyorlar gibi hissediyorsun. Özellikle Angel'larla kapışma sahnelerinde, o yumruklar, tekmeler, yere düşüşler... Kalbim güm güm atıyor! Evangelion'ların geleceği de çok parlak bence. Belki daha da organik, daha da insan gibi olacaklar. Kim bilir, belki de tamamen biyolojik varlıklara dönüşecekler!
Evangelion'ların bu kadar etkileyici olmasının sırrı, sadece tasarımlarında değil, aynı zamanda pilotlarıyla olan bağlarında yatıyor. Pilotlar, EVA'larla senkronize olarak savaşıyorlar, yani onların acılarını, duygularını da hissediyorlar. Bu da savaş sahnelerine ayrı bir dramatik boyut katıyor. Özellikle Shinji'nin EVA-01 ile olan ilişkisi çok karmaşık ve duygusal. Bazen onu kontrol etmekte zorlanıyor, bazen de tam anlamıyla bütünleşiyor. Bu pilot-makine ilişkisi, Evangelion'ı diğer mecha animelerinden ayırıyor bence. Gelecekte bu bağ daha da derinleşebilir, belki de pilotlar ve EVA'lar tamamen tek bir varlık haline gelebilirler.
Düşünsene, gelecekte Evangelion'lar sadece savaşmak için değil, aynı zamanda keşif, kurtarma gibi farklı amaçlar için de kullanılabilirler. Belki uzaya gidip yeni gezegenler keşfedecekler, belki de doğal afetlerde insanlara yardım edecekler. Evangelion'ların potansiyeli sınırsız! Yeter ki insanlık, onları doğru amaçlar için kullanmayı öğrensin. Aksi takdirde, Evangelion'lar insanlığın sonunu da getirebilirler, tıpkı animede olduğu gibi...
Delirten Detay: Evangelion'ların aslında Angel'ların kopyası olması! Oha diyorum!
Kimler Sevecek?: Mecha sevenler, bilim kurguya bayılanlar, psikolojik derinliği olan animeler arayanlar.
2. Angel'lar: Kozmik Dehşetin Yansıması
Angel'lar... Abi bunlar bildiğin uzaylı manyak yaratıklar! Her biri birbirinden farklı, her birinin kendine özgü yetenekleri var. Bazıları lazer ışınları fırlatıyor, bazıları devasa enerji kalkanları oluşturuyor, bazıları da bildiğin zihin kontrolü yapıyor! Evangelion'ların en büyük düşmanları onlar ve onlarla savaşmak gerçekten çok zor. Tasarımları da çok ilginç. Bazıları geometrik şekillerden oluşuyor, bazıları da organik varlıklara benziyor. Ama hepsinin ortak noktası, bir şekilde ürkütücü ve rahatsız edici olmaları. Özellikle Lilith ve Adam gibi devasa Angel'lar, insana bildiğin kozmik bir dehşet yaşatıyor.
Angel'ların bu kadar güçlü olmasının sebebi, onların aslında Tanrı'nın elçileri olmaları. Yani insanlığa bir mesaj getirmek için geliyorlar. Ama bu mesaj, çoğu zaman yıkım ve ölüm oluyor. Angel'lar, insanlığın günahlarını cezalandırmak için mi geliyorlar, yoksa sadece kendi amaçları mı var, bunu tam olarak anlamak mümkün değil. Bu da Angel'ları daha da gizemli ve ürkütücü yapıyor. Evangelion'ların geleceğinde, Angel'ların daha da gelişmiş ve tehlikeli versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlık, onlarla savaşmak için yeni yollar bulmak zorunda kalacak.
Düşünsene, gelecekte Angel'lar sadece fiziksel saldırılar yapmakla kalmayacak, aynı zamanda zihinlerimizi de kontrol etmeye çalışacaklar. Belki de insanlığı birbirine düşürecekler, kaos ve savaş ortamı yaratacaklar. Angel'larla savaşmak, sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda psikolojik bir savaş olacak. İnsanlık, aklını ve iradesini koruyarak Angel'lara karşı direnmek zorunda kalacak. Aksi takdirde, Angel'lar insanlığın sonunu getirebilirler.
Delirten Detay: Angel'ların her birinin farklı bir DNA'sı olması ve aslında insanlığın farklı potansiyellerini temsil etmesi!
Kimler Sevecek?: Uzaylı filmlerine bayılanlar, gizemli ve ürkütücü yaratıklardan hoşlananlar, felsefi derinliği olan animeler arayanlar.
3. NERV: İnsanlığın Son Kalesi Mi, Yoksa Deliliğin Merkezi Mi?
NERV... Abi burası bildiğin gizli bir örgüt! Amacı, Angel'lara karşı savaşmak ve insanlığı korumak. Ama yöntemleri çok tartışmalı. Çocukları Evangelion pilotu olarak kullanıyorlar, etik olmayan deneyler yapıyorlar, sırları saklıyorlar. NERV'ün başında da Gendo Ikari diye bir adam var. Bu adam tam bir gizem küpü! Ne düşündüğü, ne planladığı belli değil. Amaçları insanlığı kurtarmak mı, yoksa kendi kişisel hedeflerini mi gerçekleştirmek, bunu anlamak çok zor. NERV, insanlığın son kalesi mi, yoksa deliliğin merkezi mi, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
NERV'ün bu kadar gizli ve karanlık olmasının sebebi, aslında Angel'larla ilgili çok önemli bilgilere sahip olmaları. Angel'ların nereden geldiğini, ne istediklerini, nasıl yenilebileceklerini biliyorlar. Ama bu bilgileri kimseyle paylaşmıyorlar. Çünkü bu bilgiler, insanlığın inançlarını, değerlerini sarsabilecek kadar tehlikeli. NERV, insanlığı korumak için mi bu sırları saklıyor, yoksa kendi çıkarları için mi, bunu anlamak çok zor. Evangelion'ların geleceğinde, NERV'ün daha da güçleneceğini ve kontrolü ele geçireceğini görebiliriz. Belki de insanlık, NERV'e karşı bir isyan başlatacak.
Düşünsene, gelecekte NERV, sadece Angel'larla savaşmakla kalmayacak, aynı zamanda insanlığın geleceğini de şekillendirmeye çalışacak. Belki de insanlığı daha güçlü, daha zeki, daha dayanıklı hale getirmek için genetik mühendislik yapacaklar. Ama bu tür deneyler, insanlığın doğasını değiştirebilir, yeni sorunlara yol açabilir. NERV'ün gücü, insanlığın hem kurtuluşu, hem de sonu olabilir.
Delirten Detay: NERV'ün aslında Seele diye başka bir gizli örgütün kontrolünde olması ve Seele'nin de insanlığı farklı bir geleceğe götürmek istemesi!
Kimler Sevecek?: Komplo teorilerine meraklı olanlar, gizli örgütleri konu alan filmlere bayılanlar, etik ve ahlaki sorgulamalar içeren animeler arayanlar.
4. AT Alanı: Mutlak Savunma Kalkanı Mı, Yoksa Yalnızlığın Sembolü Mü?
AT Alanı... Abi bu bildiğin manyak bir enerji kalkanı! Angel'ların ve Evangelion'ların sahip olduğu bir yetenek. Bu kalkan sayesinde, her türlü saldırıyı engelleyebiliyorlar. Lazer ışınları, bombalar, hatta nükleer silahlar bile AT Alanı'nı geçemiyor. Ama AT Alanı, sadece bir savunma mekanizması değil, aynı zamanda psikolojik bir bariyer. İnsanlar arasındaki iletişimi engelleyebiliyor, yalnızlığa ve izolasyona yol açabiliyor. Özellikle Shinji'nin AT Alanı, onun iç dünyasını yansıtıyor. Kendini diğer insanlardan soyutlamak, onlarla yakınlaşmaktan kaçınmak için AT Alanı'nı kullanıyor.
AT Alanı'nın bu kadar güçlü olmasının sebebi, aslında kalpten gelmesi. Yani kişinin duyguları, düşünceleri AT Alanı'nın gücünü etkiliyor. Eğer kişi korkuyorsa, endişeliyse, AT Alanı zayıflıyor. Eğer kişi cesursa, kararlıysa, AT Alanı güçleniyor. AT Alanı, sadece bir savunma mekanizması değil, aynı zamanda kişinin iç dünyasının bir yansıması. Evangelion'ların geleceğinde, AT Alanı'nın daha da gelişmiş versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, AT Alanı sayesinde telepati yoluyla iletişim kurabilecekler, birbirlerinin düşüncelerini okuyabilecekler.
Düşünsene, gelecekte AT Alanı, sadece savunma amaçlı değil, aynı zamanda tedavi amaçlı da kullanılabilir. Belki de AT Alanı sayesinde, insanların ruhsal yaraları iyileştirilebilir, travmaları atlatılabilir. Ama bu tür bir kullanım, çok dikkatli olmayı gerektiriyor. Çünkü AT Alanı, aynı zamanda tehlikeli bir silah da olabilir. Eğer kötü niyetli kişilerin eline geçerse, AT Alanı insanlığın sonunu getirebilir.
Delirten Detay: AT Alanı'nın aslında her insanın sahip olduğu bir potansiyel olması ve insanların birbirleriyle olan bağlarını temsil etmesi!
Kimler Sevecek?: Psikolojiye meraklı olanlar, insan ilişkilerini konu alan filmlere bayılanlar, metaforik anlatımları sevenler.
5. S² Motoru: Sonsuz Enerjinin Kaynağı Mı, Yoksa Yıkımın Tohumu Mu?
S² Motoru... Abi bu bildiğin sınırsız enerji kaynağı! Angel'ların sahip olduğu bir teknoloji. Bu motor sayesinde, Angel'lar sonsuza kadar enerji üretebiliyorlar ve hiç yorulmadan savaşabiliyorlar. NERV de bu teknolojiyi ele geçirmek istiyor, çünkü S² Motoru sayesinde Evangelion'ları daha da güçlendirebilecekler. Ama S² Motoru'nun kullanımı çok tehlikeli. Eğer kontrol kaybedilirse, büyük bir enerji patlamasına yol açabilir ve her şeyi yok edebilir. S² Motoru, sonsuz enerjinin kaynağı mı, yoksa yıkımın tohumu mu, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
S² Motoru'nun bu kadar güçlü olmasının sebebi, aslında yaşamın kaynağı olması. Yani bu motor, yaşam enerjisini kullanarak çalışıyor. Bu da S² Motoru'nu çok verimli ve güçlü yapıyor. Ama aynı zamanda çok da tehlikeli. Çünkü yaşam enerjisi, çok hassas bir dengeye sahip. Eğer bu denge bozulursa, büyük bir felakete yol açabilir. Evangelion'ların geleceğinde, S² Motoru'nun daha da geliştirilmiş versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, S² Motoru sayesinde uzaya daha kolay seyahat edebilecekler, yeni gezegenler keşfedecekler.
Düşünsene, gelecekte S² Motoru, sadece enerji üretmekle kalmayacak, aynı zamanda zamanda yolculuk yapmak için de kullanılabilir. Belki de insanlar, geçmişe gidip hatalarını düzeltebilecekler, geleceği değiştirebilecekler. Ama bu tür bir kullanım, çok riskli olabilir. Çünkü zamanda yolculuk yapmak, evrenin dengesini bozabilir, paradokslara yol açabilir. S² Motoru'nun gücü, insanlığın hem kurtuluşu, hem de sonu olabilir.
Delirten Detay: S² Motoru'nun aslında Adem ve Havva'nın yediği yasak meyvenin bir metaforu olması ve insanlığın Tanrı olma arzusunu temsil etmesi!
Kimler Sevecek?: Bilim kurguya meraklı olanlar, teknolojik gelişmelerden hoşlananlar, felsefi sorgulamalar içeren animeler arayanlar.
6. LCL Sıvısı: Ruhun Denizi Mi, Yoksa Kayboluşun Uçurumu Mu?
LCL Sıvısı... Abi bu bildiğin manyak bir sıvı! Evangelion pilotlarının kullandığı bir şey. Bu sıvı sayesinde, pilotlar Evangelion'larla daha iyi senkronize olabiliyorlar. LCL Sıvısı, pilotların ruhunu Evangelion'la birleştiriyor, onların düşüncelerini ve duygularını paylaştırıyor. Ama LCL Sıvısı'nın kullanımı çok tehlikeli. Eğer pilotlar yeterince güçlü değillerse, ruhları LCL Sıvısı'nda kaybolabilir, kişilikleri parçalanabilir. LCL Sıvısı, ruhun denizi mi, yoksa kayboluşun uçurumu mu, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
LCL Sıvısı'nın bu kadar etkili olmasının sebebi, aslında insanın ilk halini temsil etmesi. Yani anne karnındaki amniyotik sıvıya benziyor. Bu da LCL Sıvısı'nı çok rahatlatıcı ve güvenli yapıyor. Ama aynı zamanda çok da tehlikeli. Çünkü insan, anne karnındayken savunmasız ve çaresizdir. Eğer pilotlar LCL Sıvısı'nda çok uzun süre kalırlarsa, gerçeklik algılarını kaybedebilirler, çocukluklarına geri dönebilirler. Evangelion'ların geleceğinde, LCL Sıvısı'nın daha da geliştirilmiş versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, LCL Sıvısı sayesinde geçmişlerini hatırlayabilecekler, travmalarını atlatabilecekler.
Düşünsene, gelecekte LCL Sıvısı, sadece pilotlarla Evangelion'ları birleştirmekle kalmayacak, aynı zamanda insanları birbirleriyle de birleştirebilir. Belki de insanlar, LCL Sıvısı sayesinde telepati yoluyla iletişim kurabilecekler, birbirlerinin düşüncelerini okuyabilecekler. Ama bu tür bir kullanım, çok riskli olabilir. Çünkü insanların düşünceleri, çok özel ve kişiseldir. Eğer bu düşünceler başkalarıyla paylaşılırsa, büyük bir kaos ortamı yaratılabilir. LCL Sıvısı'nın gücü, insanlığın hem kurtuluşu, hem de sonu olabilir.
Delirten Detay: LCL Sıvısı'nın aslında Lilith'in kanı olması ve insanlığın kolektif bilinçaltını temsil etmesi!
Kimler Sevecek?: Psikolojiye meraklı olanlar, insan ilişkilerini konu alan filmlere bayılanlar, metaforik anlatımları sevenler.
7. Dummy Plug Sistemi: Kontrolü Ele Geçirmenin Bedeli Ne Olacak?
Dummy Plug Sistemi... Abi bu bildiğin manyak bir sistem! Evangelion'ları kontrol etmek için kullanılan bir yöntem. Normalde Evangelion'ları kontrol etmek için pilotlara ihtiyaç var. Ama Dummy Plug Sistemi sayesinde, Evangelion'lar pilotsuz da kontrol edilebiliyor. Bu sistem, yapay bir zeka kullanarak Evangelion'ların hareketlerini yönlendiriyor. NERV bu sistemi çok seviyor, çünkü pilotların hayatını riske atmadan Angel'larla savaşabiliyorlar. Ama Dummy Plug Sistemi'nin kullanımı çok tartışmalı. Çünkü bu sistem, pilotların iradesini yok sayıyor, onları sadece birer araç haline getiriyor. Dummy Plug Sistemi, kontrolü ele geçirmenin bedeli ne olacak, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
Dummy Plug Sistemi'nin bu kadar etkili olmasının sebebi, aslında insanın kontrol arzusunu temsil etmesi. Yani insanlar, her şeyi kontrol etmek istiyorlar, kendi kaderlerini kendileri çizmek istiyorlar. Ama kontrol arzusunun da bir sınırı olmalı. Eğer insanlar her şeyi kontrol etmeye çalışırlarsa, özgürlüklerini kaybedebilirler, başkalarının haklarını ihlal edebilirler. Evangelion'ların geleceğinde, Dummy Plug Sistemi'nin daha da geliştirilmiş versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, Dummy Plug Sistemi sayesinde her türlü makineyi kontrol edebilecekler, robot orduları yaratabilecekler.
Düşünsene, gelecekte Dummy Plug Sistemi, sadece makineleri kontrol etmekle kalmayacak, aynı zamanda insanları da kontrol edebilir. Belki de insanlar, Dummy Plug Sistemi sayesinde birbirlerinin düşüncelerini kontrol edebilecekler, zihinlerini yönlendirebilecekler. Ama bu tür bir kullanım, çok etik dışı olabilir. Çünkü insanların düşünceleri, çok özel ve kişiseldir. Eğer bu düşünceler başkaları tarafından kontrol edilirse, büyük bir baskı ortamı yaratılabilir. Dummy Plug Sistemi'nin gücü, insanlığın hem kurtuluşu, hem de sonu olabilir.
Delirten Detay: Dummy Plug Sistemi'nin aslında Rei Ayanami'nin klonlarının beyinlerinden oluşturulması ve insanlığın etik sınırları zorlamasını temsil etmesi!
Kimler Sevecek?: Bilim kurguya meraklı olanlar, teknolojik gelişmelerden hoşlananlar, etik sorgulamalar içeren animeler arayanlar.
8. İnsanlık Tamamlama Projesi: Bireyselliğin Sonu Mu, Yoksa Evrensel Birliğin Başlangıcı Mı?
İnsanlık Tamamlama Projesi... Abi bu bildiğin manyak bir proje! Seele diye bir örgütün planı. Bu proje sayesinde, tüm insanların ruhlarını bir araya getirmek, bireyselliği ortadan kaldırmak ve evrensel bir birlik oluşturmak istiyorlar. Seele, bu projenin insanlığın kurtuluşu olduğuna inanıyor. Ama bu proje, birçok insanın hoşuna gitmiyor. Çünkü bireyselliğin ortadan kalkması, özgürlüğün ve yaratıcılığın da sonu anlamına geliyor. İnsanlık Tamamlama Projesi, bireyselliğin sonu mu, yoksa evrensel birliğin başlangıcı mı, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
İnsanlık Tamamlama Projesi'nin bu kadar çekici olmasının sebebi, aslında insanın yalnızlık korkusunu gidermesi. Yani insanlar, yalnız kalmaktan, dışlanmaktan korkuyorlar. İnsanlık Tamamlama Projesi sayesinde, tüm insanlar bir araya gelecek, birbirlerini anlayacak ve destekleyecekler. Ama bu projenin de bir bedeli var. Bireyselliğin ortadan kalkması, insanın özgünlüğünü kaybetmesi anlamına geliyor. Herkes aynı düşünceye, aynı duyguya sahip olursa, hayat çok sıkıcı ve monoton olabilir. Evangelion'ların geleceğinde, İnsanlık Tamamlama Projesi'nin farklı versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, bireyselliği koruyarak da evrensel bir birlik oluşturmanın yollarını bulacaklar.
Düşünsene, gelecekte İnsanlık Tamamlama Projesi, sadece insanları bir araya getirmekle kalmayacak, aynı zamanda tüm canlıları da bir araya getirebilir. Belki de insanlar, hayvanlarla, bitkilerle, hatta gezegenlerle bile iletişim kurabilecekler, evrensel bir uyum içinde yaşayabilecekler. Ama bu tür bir birlik, çok karmaşık ve hassas bir denge gerektiriyor. Eğer bu denge bozulursa, büyük bir kaos ortamı yaratılabilir. İnsanlık Tamamlama Projesi'nin gücü, evrenin hem kurtuluşu, hem de sonu olabilir.
Delirten Detay: İnsanlık Tamamlama Projesi'nin aslında Gendo Ikari'nin Yui Ikari ile tekrar bir araya gelme arzusunu maskelemek için kullandığı bir araç olması!
Kimler Sevecek?: Felsefeye meraklı olanlar, toplumun geleceğini konu alan filmlere bayılanlar, ütopik ve distopik senaryoları sevenler.
9. Rei Ayanami: Yapay Bir Ruh Mu, Yoksa Gerçek Bir Kalp Mi?
Rei Ayanami... Abi bu kız bildiğin gizemli! NERV'ün pilotlarından biri. Ama onun hakkında çok az şey biliyoruz. Soğuk, mesafeli, duygusuz biri gibi görünüyor. Ama aslında çok hassas ve kırılgan bir kalbi var. Rei, yapay bir varlık. Yui Ikari'nin klonu. Ama bu onun gerçek bir insan olmadığı anlamına gelmiyor. Rei, kendi kimliğini bulmaya, kendi duygularını keşfetmeye çalışıyor. Rei Ayanami, yapay bir ruh mu, yoksa gerçek bir kalp mi, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
Rei Ayanami'nin bu kadar etkileyici olmasının sebebi, aslında insanın kimlik arayışını temsil etmesi. Yani insanlar, kim olduklarını, ne istediklerini, hayatta ne yapmaları gerektiğini bulmaya çalışıyorlar. Rei de aynı şeyi yapıyor. O, klon olmasına rağmen, kendi kişiliğini oluşturmaya, kendi değerlerini yaratmaya çalışıyor. Evangelion'ların geleceğinde, Rei Ayanami gibi yapay varlıkların daha da gelişmiş versiyonlarını görebiliriz. Belki de insanlar, yapay zeka sayesinde, kendi duygularına sahip robotlar yaratabilecekler.
Düşünsene, gelecekte Rei Ayanami gibi yapay varlıklar, insanlarla eşit haklara sahip olacaklar. Belki de insanlar, onlarla evlenecekler, çocuk sahibi olacaklar. Ama bu tür bir ilişki, çok karmaşık ve hassas bir denge gerektiriyor. Eğer insanlar, yapay varlıkları sadece birer araç olarak görürlerse, büyük bir ayrımcılık ortamı yaratılabilir. Rei Ayanami'nin hikayesi, insanlığa önemli bir ders veriyor. Herkesin eşit olduğunu, herkesin sevilmeye ve saygı duyulmaya layık olduğunu unutmamalıyız.
Delirten Detay: Rei Ayanami'nin aslında Lilith'in ruhunu taşıması ve insanlığın geleceği için çok önemli bir rol oynaması!
Kimler Sevecek?: Karakter gelişimine önem verenler, duygusal hikayelerden hoşlananlar, kimlik arayışını konu alan filmlere bayılanlar.
10. Shinji Ikari: Korkak Bir Çocuk Mu, Yoksa İnsanlığın Son Umudu Mu?
Shinji Ikari... Abi bu çocuk bildiğin sorunlu! Evangelion'ların pilotlarından biri. Ama hiç de kahraman gibi değil. Korkak, çekingen, özgüvensiz biri. Babası tarafından Evangelion'u kullanmaya zorlanıyor. Savaşmak istemiyor, ama başka seçeneği de yok. Shinji, sürekli acı çekiyor, sürekli travma yaşıyor. Ama tüm bunlara rağmen, pes etmiyor. İnsanlığı kurtarmak için elinden geleni yapıyor. Shinji Ikari, korkak bir çocuk mu, yoksa insanlığın son umudu mu, bu sorunun cevabını bulmak çok önemli.
Shinji Ikari'nin bu kadar etkileyici olmasının sebebi, aslında insanın zayıflıklarını ve güçlü yanlarını temsil etmesi. Yani insanlar, mükemmel değiller. Herkesin hataları var, herkesin korkuları var. Ama önemli olan, bu zayıflıkların üstesinden gelmek ve güçlü yanlarımızı ortaya çıkarmak. Shinji de aynı şeyi yapıyor. O, korkularına rağmen, cesur olmayı öğreniyor. Özgüvensiz olmasına rağmen, kendine inanmayı öğreniyor. Evangelion'ların geleceğinde, Shinji Ikari gibi sıradan insanların kahraman olabileceğini görebiliriz. Belki de insanlar, içlerindeki potansiyeli keşfederek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirebilecekler.
Düşünsene, gelecekte Shinji Ikari gibi sıradan insanlar, büyük liderler olacaklar. Belki de onlar, dünyayı savaşlardan, açlıktan, hastalıklardan kurtaracaklar. Ama bu tür bir liderlik, çok büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Eğer liderler, kendi çıkarlarını düşünürlerse, büyük bir felakete yol açılabilir. Shinji Ikari'nin hikayesi, insanlığa önemli bir ders veriyor. Herkesin sorumluluk alması, herkesin dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çaba göstermesi gerekiyor.
Delirten Detay: Shinji Ikari'nin aslında tüm insanlığın potansiyelini temsil etmesi ve geleceğin kaderini belirleyecek olması!
Kimler Sevecek?: Karakter gelişimine önem verenler, duygusal hikayelerden hoşlananlar, kahramanlık hikayelerini sevenler.
Tepkiniz Nedir?