Nausicaä Vadisi'nin Rüzgarı Tarzı Animeler Arayanlar İçin: Uçuşa Geçme Vakti!

Nausicaä'nın dünyasına aşık olduysan, benzer temaları ve atmosferi sunan bu animelere bayılacaksın! Macera, doğa, distopya... Hepsi bu listede!

Şubat 23, 2026 - 11:59
Şubat 23, 2026 - 11:59
 0  1
Nausicaä Vadisi'nin Rüzgarı Tarzı Animeler Arayanlar İçin: Uçuşa Geçme Vakti!

1. Princess Mononoke - Ormanın Ruhları Seni Çağırıyor!

Abi Princess Mononoke'yi izlemediysen hayatında çok şey kaçırmışsın demektir! Nausicaä'nın o epik atmosferini, doğa ile insanın çatışmasını, fantastik yaratıkları falan seviyorsan, bu anime seni alıp başka bir boyuta götürecek. Miyazaki Usta yine döktürmüş. Ashitaka diye bir eleman var, lanetli bir yaratıkla dövüşürken lanetleniyor ve bu lanetten kurtulmak için batıya doğru bir yolculuğa çıkıyor. Orada da San ile karşılaşıyor, bu kız da ormanda kurtlarla büyümüş ve insanlara karşı acayip öfkeli. İkisinin arasında bir bağ oluşuyor ama orman ile insanlar arasındaki savaş da gitgide kızışıyor. Aksiyon desen var, duygusallık desen var, çevre mesajı desen zaten tonla var. Karakterler o kadar derin ki, kim haklı kim haksız karar veremiyorsun. Herkesin kendi motivasyonu var ve hepsi de bir yerden mantıklı geliyor. İzlerken sürekli "Ulan şimdi ne olacak?" diye merak ediyorsun. Mononoke'nin çizimleri, müzikleri falan da ayrı bir şölen. Özellikle orman sahneleri o kadar canlı ve detaylı ki, sanki sen de o ormanın içindeymişsin gibi hissediyorsun.

Delirten Detay: Ormanın Ruhu'nun gece ve gündüz formları arasındaki geçişler! O kadar büyüleyici ki, ağzın açık kalıyor resmen. Miyazaki'nin doğaya olan saygısını ve hayal gücünü sonuna kadar yansıtıyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'nın dünyasına hayran olanlar, epik macera sevenler, derin karakterler ve anlamlı hikayeler arayanlar, Miyazaki'nin diğer filmlerini sevenler kesinlikle bayılacak!


2. Castle in the Sky (Laputa) - Gökyüzünde Süzülmeye Hazır Ol!

Laputa'yı izlerken resmen çocukluğuma döndüm! Nausicaä'daki o uçan makineler, gizemli teknolojiler falan Laputa'da da var. Hikaye şöyle: Sheeta diye bir kız var, boynunda acayip değerli bir taşla kaçarken Pazu diye bir çocukla tanışıyor. Meğerse Sheeta, efsanevi uçan şehir Laputa'nın soyundan geliyormuş ve o taşı ele geçirmek isteyen kötü adamlar peşinde. Pazu da Sheeta'yı korumak için elinden geleni yapıyor. İkisi birlikte Laputa'yı bulmaya çalışırken inanılmaz maceralar yaşıyorlar. Gökyüzünde korsanlarla falan dövüşüyorlar, robotlarla karşılaşıyorlar, gizli geçitler buluyorlar. Laputa'nın kendisi de acayip havalı bir yer. Yüksek teknolojiyle doğanın iç içe geçtiği, yemyeşil bir şehir. Ama tabii ki Laputa'nın da karanlık sırları var. Filmin mesajı da çok güzel: Güç her şey demek değil, önemli olan doğayla uyum içinde yaşamak ve başkalarına yardım etmek. Çizimler yine Miyazaki Usta'nın elinden çıkma, o yüzden görsel olarak da şahane. Müzikler de çok etkileyici, özellikle ana tema insanın içini ısıtıyor.

Delirten Detay: Laputa'daki robot askerler! O kadar sevimli ve bir o kadar da güçlüler ki, resmen hayran kalıyorsun. Özellikle filmin sonundaki o hüzünlü sahne unutulmaz.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki macera ve gizem atmosferini sevenler, uçan şehirler ve fantastik teknolojilere meraklı olanlar, duygusal ve anlamlı hikayeler arayanlar, Studio Ghibli hayranları kesinlikle kaçırmamalı!


3. Arrietty - Minik Dünyanın Büyük Hikayesi!

Arrietty, Nausicaä'nın o doğa sevgisini, minik şeylerin güzelliğini falan çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Arrietty, ailesiyle birlikte insanların evinin altında yaşayan minik bir kız. İnsanlardan gizli gizli eşyalar alarak hayatta kalıyorlar. Bir gün Sho diye hasta bir çocuk onların evine geliyor ve Arrietty ile arkadaş oluyor. Ama tabii ki bu arkadaşlık çok tehlikeli, çünkü insanların onların varlığını öğrenmesi demek, hayatlarının tehlikeye girmesi demek. Arrietty'nin dünyası o kadar detaylı ve güzel ki, sanki sen de o minik eşyaların arasında yaşıyormuşsun gibi hissediyorsun. Yapraklar yatak oluyor, düğmeler tabak oluyor, iğneler kılıç oluyor. Çok yaratıcı bir dünya yaratmışlar. Filmin mesajı da çok güzel: Farklı dünyalardan olsak bile birbirimize saygı duymalı ve yardım etmeliyiz. Çizimler yine Studio Ghibli kalitesinde, o yüzden görsel olarak da şahane. Müzikler de çok huzurlu ve dinlendirici.

Delirten Detay: Arrietty'nin dünyasındaki detaylar! Mesela bir yaprak nasıl yatak oluyor, bir düğme nasıl tabak oluyor... O kadar yaratıcı ki, hayran kalıyorsun.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki doğa sevgisini ve minik şeylerin güzelliğini sevenler, farklı dünyaların kesiştiği hikayelere meraklı olanlar, duygusal ve huzurlu filmler arayanlar, Studio Ghibli hayranları kesinlikle izlemeli!


4. Kiki's Delivery Service - Cadılık ve Teslimat Bir Arada!

Kiki's Delivery Service, Nausicaä'nın o güçlü kadın karakterlerini ve kendi ayakları üzerinde durma çabasını çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Kiki, 13 yaşında bir cadı ve geleneklere göre kendi başına bir şehre gidip orada yaşaması gerekiyor. Kiki de bir sahil şehrine gidiyor ve orada bir fırıncı kadınla tanışıyor. Fırıncı kadın Kiki'ye yardım ediyor ve Kiki de uçan süpürgesiyle teslimat işleri yapmaya başlıyor. Ama tabii ki Kiki'nin hayatı da kolay değil. Hem yeni bir şehre alışmaya çalışıyor, hem de cadılık yeteneklerini geliştirmeye çalışıyor. Bir de sürekli müşterilerle uğraşmak zorunda. Ama Kiki pes etmiyor ve kendi ayakları üzerinde durmayı başarıyor. Filmin mesajı da çok güzel: Kendine güvenmek, pes etmemek ve başkalarına yardım etmek çok önemli. Çizimler yine Studio Ghibli kalitesinde, o yüzden görsel olarak da şahane. Şehir manzaraları falan çok güzel çizilmiş. Müzikler de çok eğlenceli ve hareketli.

Delirten Detay: Kiki'nin kedisi Jiji! O kadar sevimli ve komik ki, filmi izlerken sürekli gülüyorsun. Bir de Jiji'nin Kiki ile olan diyalogları çok eğlenceli.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki güçlü kadın karakterleri ve kendi ayakları üzerinde durma çabasını sevenler, büyücülük ve fantastik öğelere meraklı olanlar, eğlenceli ve ilham verici filmler arayanlar, Studio Ghibli hayranları kesinlikle kaçırmamalı!


5. Made in Abyss - Derinlere Dalmaya Cesaretin Var mı?

Made in Abyss, Nausicaä'nın o keşif ruhunu, bilinmeyene duyulan merakı ve tehlikelerle dolu bir dünyayı çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Riko ve Reg, Abyss adı verilen devasa bir çukurun derinliklerine inmeye karar veriyorlar. Abyss, daha önce kimsenin tam olarak keşfetmediği, gizemli yaratıklarla ve tehlikelerle dolu bir yer. Riko'nun annesi de bir zamanlar Abyss'e inmiş ve geri dönmemiş. Riko da annesini bulmak ve Abyss'in sırlarını çözmek için Reg ile birlikte bu tehlikeli yolculuğa çıkıyor. Abyss'in katmanları o kadar farklı ve ilginç ki, her bir katmanda yeni bir dünya keşfediyorsun. Ama tabii ki Abyss'in laneti de var. Derinlere indikçe vücudunda garip şeyler oluyor ve yukarı çıkmak çok daha zorlaşıyor. Filmin çizimleri çok güzel ve detaylı. Abyss'in manzaraları falan çok etkileyici çizilmiş. Müzikler de çok atmosferik ve gerilim dolu.

Delirten Detay: Abyss'in laneti! Derinlere indikçe vücudunda garip şeyler oluyor ve yukarı çıkmak çok daha zorlaşıyor. Bu lanet, karakterlerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlanmasına neden oluyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki keşif ruhunu ve bilinmeyene duyulan merakı sevenler, tehlikelerle dolu bir dünyada hayatta kalma mücadelesi veren karakterleri sevenler, karanlık ve gizemli hikayelere meraklı olanlar kesinlikle izlemeli!


6. Ergo Proxy - Gerçekliği Sorgulamaya Hazır mısın?

Ergo Proxy, Nausicaä'nın o distopik dünyasını, insanlığın geleceğiyle ilgili endişelerini ve felsefi sorgulamalarını çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Romdo adlı bir şehirde insanlar robotlarla birlikte yaşıyor. Ama bir gün Cogito virüsü diye bir virüs ortaya çıkıyor ve robotlar kendi bilinçlerine kavuşmaya başlıyor. Lil Meyer diye bir dedektif de bu olayı araştırmaya başlıyor. Araştırmaları sırasında Ergo Proxy diye bir yaratıkla karşılaşıyor. Ergo Proxy, şehrin sırlarını çözmek için anahtar bir figür. Ama Ergo Proxy'nin de kendi sırları var. Şehirdeki düzen alt üst olurken, Lil Meyer da gerçekliği sorgulamaya başlıyor. Acaba insanlar gerçekten özgür mü? Robotlar sadece birer araç mı? Yoksa onlar da birer birey mi? Ergo Proxy'nin çizimleri çok karanlık ve kasvetli. Şehir manzaraları falan çok etkileyici çizilmiş. Müzikler de çok atmosferik ve gerilim dolu.

Delirten Detay: Ergo Proxy'nin kimliği! Kim olduğu, nereden geldiği ve amacının ne olduğu uzun süre gizemini koruyor. Bu da filmi daha da merak uyandırıcı hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki distopik dünyayı ve insanlığın geleceğiyle ilgili endişeleri sevenler, felsefi sorgulamalar içeren hikayelere meraklı olanlar, karanlık ve gizemli animeleri sevenler kesinlikle izlemeli!


7. Mushishi - Doğaüstü Olayları Çözmeye Hazır mısın?

Mushishi, Nausicaä'nın o doğayla uyum içinde yaşamayı, doğanın gizemlerini ve ruhaniyetini çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Ginko, Mushi adı verilen doğaüstü varlıkları araştıran bir gezgin. Mushi'ler, normal insanların göremediği, hayvanlar ve bitkiler arasında var olan varlıklar. Ginko, Mushi'lerin neden olduğu sorunları çözmek için köyden köye dolaşıyor. Her bölümde farklı bir Mushi ve farklı bir insan hikayesi anlatılıyor. Bazı Mushi'ler insanlara zarar veriyor, bazıları ise yardım ediyor. Ginko da Mushi'lerin doğasını anlamaya ve insanlarla Mushi'ler arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Mushishi'nin çizimleri çok sakin ve huzurlu. Doğa manzaraları falan çok güzel çizilmiş. Müzikler de çok dinlendirici ve rahatlatıcı.

Delirten Detay: Mushi'lerin doğası! Her bir Mushi farklı bir özelliğe sahip ve farklı bir şekilde insanları etkiliyor. Bu da filmi daha da ilginç hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki doğayla uyum içinde yaşamayı ve doğanın gizemlerini sevenler, ruhani ve mistik hikayelere meraklı olanlar, sakin ve huzurlu animeleri sevenler kesinlikle izlemeli!


8. Kino's Journey - Dünyayı Motosikletle Keşfetmeye Hazır mısın?

Kino's Journey, Nausicaä'nın o farklı kültürleri keşfetme arzusunu, dünyayı farklı açılardan görmeyi ve insanlığın çeşitliliğini çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Kino, Hermes adlı konuşan bir motosikletle dünyayı gezen bir gezgin. Kino, her ülkeyi sadece üç gün ziyaret ediyor ve o ülkenin kültürünü, insanlarını ve sorunlarını anlamaya çalışıyor. Her bölümde farklı bir ülke ve farklı bir insan hikayesi anlatılıyor. Bazı ülkeler çok gelişmiş, bazıları ise çok geri kalmış. Bazı ülkelerde insanlar mutlu, bazıları ise mutsuz. Kino da dünyayı farklı açılardan görmeye ve insanlığın çeşitliliğini anlamaya çalışıyor. Kino's Journey'nin çizimleri çok basit ama etkili. Ülke manzaraları falan çok güzel çizilmiş. Müzikler de çok atmosferik ve duygusal.

Delirten Detay: Kino'nun felsefesi! Her ülkeyi sadece üç gün ziyaret etmesi ve o ülkenin kültürünü anlamaya çalışması çok ilginç bir yaklaşım.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki farklı kültürleri keşfetme arzusunu ve dünyayı farklı açılardan görmeyi sevenler, felsefi ve düşündürücü hikayelere meraklı olanlar, farklı ülkeleri ve insanları tanımayı sevenler kesinlikle izlemeli!


9. Yokohama Shopping Trip Record - Huzurlu Bir Gün Batımına Hazır mısın?

Yokohama Shopping Trip Record, Nausicaä'nın o post-apokaliptik dünyasını, doğanın insanlığın yerini almasını ve geçmişe duyulan özlemi çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Gelecekte dünya sular altında kalmış ve insanlar azalmış. Alpha diye bir robot, Yokohama'da bir kafeyi işletiyor. Alpha, insanlarla iletişim kurmayı ve dünyayı keşfetmeyi çok seviyor. Her gün kafeye gelen müşterilerle sohbet ediyor, şehri geziyor ve denizi seyrediyor. Alpha'nın hayatı çok sakin ve huzurlu. Ama aynı zamanda da hüzünlü, çünkü insanlığın sonunu görüyor. Yokohama Shopping Trip Record'un çizimleri çok güzel ve detaylı. Şehir manzaraları falan çok etkileyici çizilmiş. Müzikler de çok huzurlu ve duygusal.

Delirten Detay: Alpha'nın duyguları! Bir robot olmasına rağmen insan gibi hissediyor, düşünüyor ve özlem duyuyor. Bu da filmi daha da etkileyici hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki post-apokaliptik dünyayı ve doğanın insanlığın yerini almasını sevenler, sakin ve huzurlu hikayelere meraklı olanlar, geçmişe duyulan özlemi ve insanlığın sonunu anlatan hikayeleri sevenler kesinlikle izlemeli!


10. Origin Spirits of the Past - Doğa mı, Teknoloji mi? Seçim Senin!

Origin Spirits of the Past, Nausicaä'nın o doğa ile teknoloji arasındaki dengeyi, insanlığın hatalarını ve gelecekle ilgili sorumluluğunu çok iyi yansıtıyor. Hikaye şöyle: Gelecekte insanlar ormanları yok etmiş ve doğayı kirletmiş. Bunun sonucunda da ormanlar canlanmış ve insanlara saldırmaya başlamış. Agito diye bir genç, ormanı durdurmak için uyandırılmış bir robotla işbirliği yapıyor. Ama Agito'nun da kendi sırları var. Ormanı durdurmak için ne kadar ileri gidecek? İnsanlık doğayı yok etmeye devam mı edecek? Yoksa doğayla uyum içinde yaşamayı mı öğrenecek? Origin Spirits of the Past'ın çizimleri çok güzel ve aksiyon sahneleri çok heyecanlı. Orman manzaraları falan çok etkileyici çizilmiş. Müzikler de çok atmosferik ve gerilim dolu.

Delirten Detay: Ormanın canlanması! Orman, insanlığın hatalarına karşı bir tepki olarak canlanıyor ve insanlara saldırmaya başlıyor. Bu da filmi daha da düşündürücü hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Nausicaä'daki doğa ile teknoloji arasındaki dengeyi ve insanlığın gelecekle ilgili sorumluluğunu sevenler, aksiyon dolu ve düşündürücü hikayelere meraklı olanlar, doğa ve çevre sorunlarını ele alan animeleri sevenler kesinlikle izlemeli!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.