Naruto filler bölümleri: Atlanması gereken bölümler listesi: Sıkılmadan Naruto izlemek mi istiyorsun? İşte sana altın anahtar!

Naruto'nun filler bölümleri kabusu mu? Merak etme, bu liste sayesinde Naruto'nun en sıkıcı kısımlarını atlayıp sadece efsanevi anlarına odaklanacaksın! Kaçırma!

Şubat 21, 2026 - 13:20
Şubat 21, 2026 - 13:21
 0  1
Naruto filler bölümleri: Atlanması gereken bölümler listesi: Sıkılmadan Naruto izlemek mi istiyorsun? İşte sana altın anahtar!

1: Filler Bölümlerine Giriş: Neden Atlamalıyız?

Filler bölümleri... Ah, o lanetli filler bölümleri! Naruto gibi efsanevi bir animeyi bile çekilmez hale getirebilen, sabrımızı sonuna kadar zorlayan, "Acaba bıraksam mı?" dedirten o malum kısımlar. Şimdi, yanlış anlaşılmasın, Naruto'yu deli gibi seviyoruz. Ama bazı bölümler var ki, sırf seriyi uzatmak için yapılmış, konuyla alakası olmayan, karakter gelişimine zerre katkısı olmayan, tamamen zaman kaybı! İşte bu yüzden, filler bölümlerini atlamak, Naruto'nun tadını çıkarmak için yapabileceğin en akıllıca şey. Yoksa ne olur? Anlatayım, bak.

İlk olarak, hikayenin akışı bozulur. Tam olaylar kızışmış, heyecan doruktayken, BAM! Alakasız bir maceraya atılırsın. Sanki yönetmen sana "Dur bakalım, biraz soluklan, Naruto'nun günlük rutinini izle" diyor. İkincisi, karakterlerin motivasyonları kaybolur. Naruto'nun Hokage olma hayali, Sasuke'nin intikam ateşi, Sakura'nın Naruto'ya olan aşkı... Hepsi bir anda unutulur, yerine anlamsız görevler ve komik tiplemeler gelir. Üçüncüsü, izleme keyfin yerle bir olur. Sürekli aynı şakalar, aynı olay örgüsü, aynı karakterler... Bir süre sonra Naruto'yu izlemek yerine, ekrana boş boş bakmaya başlarsın. İşte bu yüzden, bu listeyi hazırladım. Amacım, seni bu gereksiz eziyetten kurtarmak ve Naruto'nun en iyi anlarını kaçırmadan izlemeni sağlamak.

Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin. Hem, atladığın bölümler yerine, Naruto'nun efsanevi dövüş sahnelerini, duygusal anlarını veya komik diyaloglarını tekrar izleyebilirsin. Yani, demem o ki, filler bölümlerini atlamak, Naruto'ya ihanet etmek değil, tam tersi, ona hak ettiği değeri vermek demektir. Hazır mısın? O zaman, başlayalım!

Delirten Detay: Filler bölümlerinde karakterlerin kişilikleri tamamen değişiyor. Naruto bir anda aptal bir şaklabana, Sasuke ise duygusuz bir robota dönüşüyor.

Kimler Sevecek?: Zamanı değerli olan, Naruto'nun ana hikayesine odaklanmak isteyen, gereksiz detaylardan hoşlanmayan herkes bu listeye bayılacak!


2: Kakashi'nin Maskesi Altında: 101. Bölüm

Şimdi, bu bölüm tam bir klasik! "Kakashi-sensei'nin Maskesinin Altında Ne Var?" başlığıyla geliyor ve hepimizi merak içinde bırakıyor. Ama durun bakalım, bu merakınızın karşılığını alacağınızı mı sanıyorsunuz? Tabi ki hayır! Bu bölüm, tamamen Kakashi'nin maskesinin ardındaki sırrı çözmeye çalışan Naruto, Sasuke ve Sakura'nın komik maceralarını konu alıyor. Ama spoiler vereyim: Sonunda hiçbir şey öğrenemiyoruz! Evet, yanlış duymadın. Bütün bölüm boyunca uğraşıyorlar, didiniyorlar, türlü türlü numaralar yapıyorlar ama Kakashi'nin maskesini bir türlü düşüremiyorlar. Hatta, bölümün sonunda daha da meraklanıyoruz, çünkü Kakashi'nin maskesinin altında başka bir maske olduğunu öğreniyoruz!

Bu bölüm, komik anlar içeriyor mu? Evet, kesinlikle. Özellikle Naruto'nun Kakashi'yi tuzağa düşürme çabaları, Sasuke'nin cool tavırları ve Sakura'nın sinir krizleri izlemeye değer. Ama, bu bölümün ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu bölümü izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin. Bu bölüm, tamamen fan service amacıyla yapılmış, karakterlerin komik yönlerini ön plana çıkaran, eğlenceli ama bir o kadar da gereksiz bir bölüm. Eğer Naruto'nun ana hikayesine odaklanmak istiyorsan, bu bölümü gönül rahatlığıyla atlayabilirsin.

Ama, eğer "Ben sadece eğlenmek istiyorum, Naruto'nun karakterlerini komik halleriyle görmek istiyorum" diyorsan, bu bölümü izleyebilirsin. Sonuçta, zevkler ve renkler tartışılmaz. Ama benim şahsi fikrim, bu bölüm yerine Naruto'nun daha komik ve daha anlamlı bölümlerini izlemen daha iyi olur. Örneğin, Naruto'nun ramen yediği bölümleri veya Jiraiya ile olan antrenmanlarını izleyebilirsin. Hem eğlenirsin, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, seçim senin. Ama ben seni uyardım. Bu bölüm, tam bir zaman kaybı!

Delirten Detay: Bölümün sonunda Kakashi, "Maskemin altında ne olduğunu öğrenmek istiyorsanız, bir sonraki bölüme bakın!" diyor. Ama bir sonraki bölüm de filler ve Kakashi'nin maskesiyle alakası yok!

Kimler Sevecek?: Naruto'nun komik hallerine gülmekten kırılanlar, Kakashi'nin gizemli kişiliğine merak duyanlar, boş vakti bol olanlar bu bölümü sevebilir.


3: Deniz Aşırı Görevler: 169-173. Bölümler

Ah, o lanetli deniz aşırı görevler! Naruto animesinin en sıkıcı, en gereksiz filler arc'larından biri daha! Tamam, tamam, sakin oluyorum. Derin bir nefes alıp konuya giriyorum. Şimdi, bu arc, Naruto, Sakura ve Lee'nin deniz aşırı bir adada yaşadığı maceraları konu alıyor. Ama ne macerası! Bir grup korsanla uğraşıyorlar, kayıp bir hazineyi arıyorlar, adadaki yerlilerle tanışıyorlar... Kısacası, Naruto evrenine zerre katkısı olmayan, tamamen alakasız bir hikaye. Bu arc'ı izlerken, "Ben ne izliyorum ya?" diye düşünmekten kendini alamıyorsun. Naruto'nun ninja dünyasıyla alakası olmayan, tamamen farklı bir evrende geçen bir hikaye gibi.

Bu arc'ta karakterlerin motivasyonları da tamamen kayboluyor. Naruto, Hokage olma hayalini unutuyor, Sakura, Sasuke'yi düşünmüyor, Lee ise gayretini kaybediyor. Sanki karakterler, bu arc'ta sadece para kazanmak için rol yapıyorlarmış gibi. Hatta, bazı karakterler o kadar kötü yazılmış ki, "Bu karakter kim ya?" diye düşünüyorsun. Örneğin, korsanların lideri veya adadaki yerlilerin şefi... Tamamen klişe karakterler, hiçbir derinliği yok. Bu arc, sadece zaman doldurmak için yapılmış, Naruto'nun kalitesini düşüren, izleyiciyi sıkan bir filler arc'ı. Eğer Naruto'nun ana hikayesine odaklanmak istiyorsan, bu arc'ı kesinlikle atlamalısın.

Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Pain ile olan dövüşünü veya Sasuke ile olan son karşılaşmasını izleyebilirsin. Hem aksiyon dolu sahneler izlersin, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, deniz aşırı görevler arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta Naruto, deniz tutmasından muzdarip oluyor. Yani, koskoca Naruto Uzumaki, bir gemi yolculuğunda kusmaktan helak oluyor!

Kimler Sevecek?: Korsan hikayelerine bayılanlar, tropikal adalarda geçen maceraları sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


4: Yıldız Köyü Macerası: 177-196. Bölümler

Yıldız Köyü arc'ı... Ah, bu arc da Naruto'nun filler çöplüğünde yerini alıyor. Bu arc, Naruto, Sakura ve Lee'nin Yıldız Köyü'ne yaptığı bir görevi konu alıyor. Ama ne görevi! Köyün kutsal yıldızını korumakla görevliler, ama yıldızın gücü yüzünden köyde türlü türlü olaylar oluyor. Kısacası, yine Naruto evrenine zerre katkısı olmayan, tamamen alakasız bir hikaye. Bu arc'ı izlerken, "Bu ne saçmalık ya?" diye düşünmekten kendini alamıyorsun. Naruto'nun ninja dünyasıyla alakası olmayan, tamamen farklı bir evrende geçen bir hikaye gibi.

Bu arc'ta karakterlerin motivasyonları da yine kayboluyor. Naruto, Hokage olma hayalini unutuyor, Sakura, Sasuke'yi düşünmüyor, Lee ise gayretini kaybediyor. Sanki karakterler, bu arc'ta sadece para kazanmak için rol yapıyorlarmış gibi. Hatta, bazı karakterler o kadar kötü yazılmış ki, "Bu karakter kim ya?" diye düşünüyorsun. Örneğin, Yıldız Köyü'nün lideri veya yıldızın gücünü kullanmak isteyen kötü adam... Tamamen klişe karakterler, hiçbir derinliği yok. Bu arc, sadece zaman doldurmak için yapılmış, Naruto'nun kalitesini düşüren, izleyiciyi sıkan bir filler arc'ı. Eğer Naruto'nun ana hikayesine odaklanmak istiyorsan, bu arc'ı kesinlikle atlamalısın.

Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Itachi ile olan dövüşünü veya Jiraiya'nın ölümünü izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Yıldız Köyü arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta Naruto, yıldızın gücü sayesinde yeni bir teknik öğreniyor. Ama bu teknik, ana hikayede hiçbir işe yaramıyor!

Kimler Sevecek?: Mistisizm ve spiritüel konulara ilgi duyanlar, farklı kültürleri keşfetmeyi sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


5: Sanbi'nin Peşinde: 90-112. Bölümler

Sanbi... Üç kuyruklu canavar! Bu arc, Naruto ve arkadaşlarının Sanbi'yi yakalama görevini konu alıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, Sakura, Yamato ve Sai, Sanbi'yi yakalamak için bir göle gidiyorlar. Ama gölde, Sanbi'nin yanı sıra, Guren adında bir kadın ve onun takipçileriyle de karşılaşıyorlar. Guren, Orochimaru'nun eski bir adamı ve Sanbi'yi ele geçirmek istiyor. Kısacası, ortalık karışıyor ve Naruto ve arkadaşları, hem Sanbi ile, hem de Guren ve onun takipçileriyle uğraşmak zorunda kalıyorlar.

Bu arc'ta, bazı ilginç karakterler var. Özellikle Guren, ilginç bir karakter. Crystal Release adında benzersiz bir tekniği var ve Naruto'ya karşı zorlu bir rakip oluyor. Ama, Guren'in karakteri de tam olarak geliştirilmemiş. Geçmişi hakkında pek bir şey öğrenmiyoruz ve motivasyonları da pek anlaşılır değil. Ayrıca, bu arc'ta, Naruto ve arkadaşlarının birbirleriyle olan ilişkileri de pek gelişmiyor. Sanki karakterler, bu arc'ta sadece görevlerini yapmak için bir araya gelmişler gibi. Bu arc, aksiyon dolu sahneler içeriyor mu? Evet, kesinlikle. Sanbi ile olan dövüşler ve Guren ile olan mücadeleler izlemeye değer. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin.

Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Sasuke'nin Orochimaru'yu öldürmesini veya Pain'in Konoha'ya saldırmasını izleyebilirsin. Hem aksiyon dolu sahneler izlersin, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Sanbi arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Sanbi'nin aslında bilinçsiz bir canavar olduğu ortaya çıkıyor. Yani, Sanbi'nin herhangi bir amacı veya motivasyonu yok. Sadece etrafta dolaşıyor ve önüne geleni yok ediyor!

Kimler Sevecek?: Canavar dövüşlerine bayılanlar, sıra dışı karakterleri sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


6: Altı Kuyruklu Utakata: 144-151. Bölümler

Utakata... Altı kuyruklu Jinchuriki! Bu arc, Naruto'nun Utakata adında bir ninja ile tanışmasını ve onunla birlikte yaşadığı maceraları konu alıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, Utakata ile tanışıyor ve Utakata'nın geçmişi hakkında bilgi ediniyor. Utakata, geçmişte hocası tarafından ihanete uğramış ve bu yüzden insanlara güvenini kaybetmiş bir ninja. Naruto, Utakata'ya yardım etmek ve ona güvenmeyi öğretmek istiyor. Kısacası, Naruto ve Utakata arasında duygusal bir bağ oluşuyor ve birlikte çeşitli maceralara atılıyorlar.

Bu arc'ta, Utakata ilginç bir karakter. Bubble Release adında benzersiz bir tekniği var ve Naruto'ya karşı zorlu bir rakip oluyor. Ama, Utakata'nın karakteri de tam olarak geliştirilmemiş. Geçmişi hakkında pek bir şey öğrenmiyoruz ve motivasyonları da pek anlaşılır değil. Ayrıca, bu arc'ta, Naruto ve Utakata arasındaki ilişki de pek derinleşmiyor. Sanki karakterler, bu arc'ta sadece birbirlerine yardım etmek için bir araya gelmişler gibi. Bu arc, duygusal anlar içeriyor mu? Evet, kesinlikle. Utakata'nın geçmişi ve Naruto ile olan ilişkisi izlemeye değer. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin.

Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Itachi'nin ölümünü veya Pain'in Naruto'yu yakalamasını izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Utakata arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Utakata'nın aslında Akatsuki tarafından yakalandığı ve öldürüldüğü ortaya çıkıyor. Yani, Utakata'nın Naruto ile olan macerası, trajik bir sonla bitiyor!

Kimler Sevecek?: Duygusal hikayeleri sevenler, sıra dışı karakterleri sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


7: Ninja Papa Sendromu: 279-281. Bölümler

Ninja Papa Sendromu... Bu arc, Dördüncü Ninja Savaşı sırasında geçiyor ve Naruto'nun babası Minato ile olan ilişkisine odaklanıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, babası Minato ile birlikte savaşıyor ve Minato'nun geçmişi hakkında bilgi ediniyor. Minato, Dördüncü Ninja Savaşı'nda Edo Tensei ile yeniden canlandırılmış ve Naruto'ya yardım etmek için savaşa katılmış. Naruto, babasıyla birlikte savaşmaktan dolayı çok mutlu, ama aynı zamanda Minato'nun geçmişte yaptığı hatalardan dolayı da üzgün. Kısacası, Naruto ve Minato arasında duygusal bir bağ oluşuyor ve birlikte çeşitli zorlukların üstesinden geliyorlar.

Bu arc'ta, Minato ilginç bir karakter. Flying Thunder God Technique adında benzersiz bir tekniği var ve Naruto'ya karşı zorlu bir rakip oluyor. Ama, Minato'nun karakteri de tam olarak geliştirilmemiş. Geçmişi hakkında pek bir şey öğrenmiyoruz ve motivasyonları da pek anlaşılır değil. Ayrıca, bu arc'ta, Naruto ve Minato arasındaki ilişki de pek derinleşmiyor. Sanki karakterler, bu arc'ta sadece birbirlerine yardım etmek için bir araya gelmişler gibi. Bu arc, duygusal anlar içeriyor mu? Evet, kesinlikle. Minato'nun geçmişi ve Naruto ile olan ilişkisi izlemeye değer. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin.

Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Sasuke'nin Naruto'ya ihanet etmesini veya Madara'nın ortaya çıkmasını izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Ninja Papa Sendromu arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Minato'nun aslında Naruto'ya Hokage olmasını istediği ortaya çıkıyor. Yani, Minato, Naruto'nun hayallerini destekliyor!

Kimler Sevecek?: Aile bağlarına önem verenler, duygusal hikayeleri sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


8: Anime Tarihine Yolculuk: 389-390. Bölümler

Anime Tarihine Yolculuk... Bu arc, Dördüncü Ninja Savaşı sırasında geçiyor ve Naruto'nun geçmişte yaşadığı olayları yeniden yaşamasına odaklanıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, Infinite Tsukuyomi'nin etkisi altında kalıyor ve geçmişte yaşadığı olayları yeniden yaşamaya başlıyor. Naruto, geçmişte yaşadığı zorlukları ve acıları yeniden yaşıyor, ama aynı zamanda geçmişte kazandığı dostlukları ve sevgiyi de yeniden hatırlıyor. Kısacası, Naruto geçmişiyle yüzleşiyor ve daha güçlü bir ninja olmak için motive oluyor.

Bu arc'ta, Naruto'nun geçmişte yaşadığı olaylar yeniden canlanıyor ve Naruto'nun karakter gelişimine tanık oluyoruz. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin. Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Obito'nun gerçek yüzünü göstermesini veya Kaguya'nın ortaya çıkmasını izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Anime Tarihine Yolculuk arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Naruto'nun geçmişte yaşadığı bazı olayların aslında farklı olduğu ortaya çıkıyor. Yani, Naruto'nun hafızası yanıltıcı olabilir!

Kimler Sevecek?: Nostaljiye düşkün olanlar, Naruto'nun geçmişini merak edenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


9: Jiraiya Ninja El Kitabı: Naruto Kahramanlık Hikayesi: 432-450. Bölümler

Jiraiya Ninja El Kitabı: Naruto Kahramanlık Hikayesi... Bu arc, Dördüncü Ninja Savaşı sırasında geçiyor ve Naruto'nun Jiraiya'nın yazdığı bir kitaptan ilham almasına odaklanıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, Jiraiya'nın yazdığı bir kitabı okuyor ve Jiraiya'nın hayatından ilham alıyor. Naruto, Jiraiya'nın yazdığı kitapta, Jiraiya'nın geçmişte yaşadığı olayları ve Jiraiya'nın hayallerini öğreniyor. Naruto, Jiraiya'nın hayatından ilham alarak, daha güçlü bir ninja olmak için motive oluyor. Kısacası, Naruto, Jiraiya'nın mirasını devralıyor ve Jiraiya'nın hayallerini gerçekleştirmek için savaşıyor.

Bu arc'ta, Jiraiya'nın geçmişte yaşadığı olaylar yeniden canlanıyor ve Jiraiya'nın karakter gelişimine tanık oluyoruz. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin. Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Naruto ve Sasuke'nin son dövüşünü veya Kaguya'nın yenilmesini izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Jiraiya Ninja El Kitabı: Naruto Kahramanlık Hikayesi arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Jiraiya'nın aslında Naruto'nun gelecekteki eşi Hinata'yı da eğittiği ortaya çıkıyor. Yani, Jiraiya, Naruto ve Hinata'nın ilişkisinde önemli bir rol oynuyor!

Kimler Sevecek?: Jiraiya'yı sevenler, duygusal hikayeleri sevenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


10: Çocukluk Anıları: 480-483. Bölümler

Çocukluk Anıları... Bu arc, Naruto ve arkadaşlarının çocukluklarını yeniden yaşamasına odaklanıyor. Ama tahmin edebileceğin gibi, bu da bir filler arc'ı. Yani, ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Bu arc'ta, Naruto, Sasuke, Sakura ve Kakashi, Infinite Tsukuyomi'nin etkisi altında kalıyor ve çocukluklarını yeniden yaşamaya başlıyorlar. Naruto, Sasuke ve Sakura, çocukluklarında yaşadıkları zorlukları ve acıları yeniden yaşıyorlar, ama aynı zamanda çocukluklarında kazandıkları dostlukları ve sevgiyi de yeniden hatırlıyorlar. Kısacası, Naruto, Sasuke ve Sakura geçmişleriyle yüzleşiyorlar ve daha güçlü ninja olmak için motive oluyorlar.

Bu arc'ta, Naruto, Sasuke ve Sakura'nın çocuklukta yaşadığı olaylar yeniden canlanıyor ve karakter gelişimlerine tanık oluyoruz. Ama, bu arc'ın ana hikayeye hiçbir katkısı yok. Yani, bu arc'ı izlemesen de, Naruto'nun evreninde hiçbir şey kaybetmezsin. Aksine, zamandan tasarruf edersin ve daha önemli olaylara odaklanabilirsin. Bu arc yerine, Naruto'nun daha heyecanlı ve daha anlamlı bölümlerini izleyebilirsin. Örneğin, Naruto ve Sasuke'nin son dövüşünü veya Kaguya'nın yenilmesini izleyebilirsin. Hem duygusal anlar yaşarsın, hem de Naruto'nun karakter gelişimine tanık olursun. Yani, demem o ki, Çocukluk Anıları arc'ı, tam bir zaman kaybı. Bu arc'ı atlayarak, Naruto'nun tadını daha çok çıkarabilirsin. Unutma, Naruto uzun bir seri. Filler bölümlerini atlayarak, zamandan tasarruf edersin ve seriyi daha keyifli bir şekilde bitirebilirsin.

Delirten Detay: Bu arc'ta, Naruto'nun aslında Sasuke'ye çocukken aşık olduğu ortaya çıkıyor. Yani, Naruto ve Sasuke arasında gizli bir aşk olabilir!

Kimler Sevecek?: Nostaljiye düşkün olanlar, Naruto ve arkadaşlarının geçmişini merak edenler, Naruto'nun farklı bir yönünü görmek isteyenler bu arc'ı sevebilir.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.