Nana: Benzer Konuları İşleyen Diğer Anime Serileriyle Karşılaştırma: Kalbinizi paramparça edecek yapımlar!

Nana'nın o eşsiz melankolisini ve dramını sevenler buraya! Aşkın, hayallerin ve kayıpların acı-tatlı hikayelerini anlatan, Nana ayarında anime arayanlara bomba gibi bir liste hazırladım! Mendiller hazır mı?

Şubat 23, 2026 - 12:03
Şubat 23, 2026 - 12:03
 0  1
Nana: Benzer Konuları İşleyen Diğer Anime Serileriyle Karşılaştırma: Kalbinizi paramparça edecek yapımlar!

1. Paradise Kiss: Moda, Hayaller ve Aşkın Karmaşası

Abi Paradise Kiss de Nana gibi Ai Yazawa'nın elinden çıkma bir şaheser! İki anime de moda dünyasının ışıltılı yüzünün ardındaki zorlukları ve gençlerin hayallerini gerçekleştirmek için verdikleri mücadeleyi inanılmaz gerçekçi bir şekilde anlatıyor. Paradise Kiss'te, lise öğrencisi Yukari'nin bir grup çılgın moda tasarımcısıyla tanışmasıyla hayatı tamamen değişiyor. Nana'da da iki farklı Nana'nın Tokyo'da hayallerinin peşinden koşarken kesişen yolları var. İkisinde de karakterlerin arasındaki ilişkiler çok derin ve karmaşık, aşk, arkadaşlık, kıskançlık hepsi bir arada yaşanıyor. Özellikle Paradise Kiss'teki George karakteri, Nana'daki Ren'e benzer şekilde, gizemli ve ulaşılmaz bir aura'ya sahip. Bu iki anime de görsel olarak da çok etkileyici, karakter tasarımları ve moda detayları göz kamaştırıyor. Eğer Nana'nın o kendine has stilini ve duygusallığını sevdiyseniz, Paradise Kiss'e kesinlikle bayılacaksınız!

Paradise Kiss'in Nana'ya göre biraz daha hafif ve eğlenceli bir tonu var diyebilirim. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle Yukari'nin kendi kimliğini bulma çabası ve George ile olan inişli çıkışlı ilişkisi izleyiciyi derinden etkiliyor. Nana'da olduğu gibi, Paradise Kiss'te de karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı düşündürüyor. İki anime de gençlerin hayallerini gerçekleştirme yolunda karşılaştıkları engelleri ve aşkın karmaşıklığını çok gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Bu yüzden, eğer Nana'yı sevdiyseniz, Paradise Kiss'i de kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Ai Yazawa'nın o eşsiz çizim stili ve moda anlayışı! Karakterlerin giyim tarzları ve aksesuarları o kadar özenli ve detaylı ki, adeta bir moda şovuna dönüşüyor anime!

Kimler Sevecek?: Moda, romantizm, dram ve güçlü karakter gelişimini sevenler Paradise Kiss'e bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve gerçekçi karakterlerini sevenler kaçırmamalı!


2. Chihayafuru: Rekabet, Tutku ve Arkadaşlığın Ritmi

Oha diyorum! Chihayafuru, Nana'dan farklı bir konu işlese de (karuta adlı geleneksel bir Japon oyununu konu alıyor), karakterlerin arasındaki bağların gücü ve hayallerine ulaşma tutkusu açısından Nana'ya çok benziyor. Chihaya, küçüklüğünden beri karuta oynamaya tutkun ve bu tutkusunu arkadaşları Taichi ve Arata ile paylaşıyor. Birlikte karuta kulübü kuruyorlar ve Japonya'nın en iyi karuta oyuncusu olmak için mücadele ediyorlar. Nana'da da iki Nana, müzik ve moda hayallerini gerçekleştirmek için Tokyo'da birbirlerine destek oluyorlar. Chihayafuru'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve rekabetleri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Chihaya'nın karuta'ya olan tutkusu ve pes etmeyen yapısı izleyiciyi motive ediyor.

Chihayafuru, Nana'ya göre biraz daha iyimser ve enerji dolu bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve birbirleriyle olan ilişkileri zaman zaman hüzünlü anlara yol açıyor. Nana'da olduğu gibi, Chihayafuru'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de arkadaşlığın, rekabetin ve hayallerin önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki güçlü bağları sevdiyseniz, Chihayafuru'yu da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Karuta oyununun inanılmaz heyecanlı ve tempolu anlatımı! Karakterlerin kartları kapma hızları ve stratejileri izleyiciyi adeta büyülüyor!

Kimler Sevecek?: Spor anime, rekabet, arkadaşlık ve güçlü karakter gelişimini sevenler Chihayafuru'ya bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki güçlü bağları sevenler kaçırmamalı!


3. Skip Beat!: İntikam, Şöhret ve Aşkın Komedisi

Skip Beat! Nana'dan çok farklı bir türde olsa da (komedi ve romantizm ağırlıklı), ana karakter Kyoko'nun hayallerine ulaşmak için verdiği mücadele Nana'daki Nana'ların azmini hatırlatıyor. Kyoko, çocukluk arkadaşı Sho'nun hayallerini gerçekleştirmesi için her şeyini feda ediyor. Ancak Sho, Kyoko'yu sadece bir hizmetçi olarak görüyor ve onu terk ediyor. Kyoko, intikam almak için şov dünyasına giriyor ve Sho'dan daha ünlü olmak için elinden geleni yapıyor. Nana'da da Nana Komatsu, Shoji'nin peşinden Tokyo'ya gidiyor ancak ilişkileri istediği gibi gitmiyor. İki anime de terk edilme acısını ve hayata yeniden başlama çabasını anlatıyor. Skip Beat!'te Kyoko'nun intikam hırsıyla şov dünyasında yükselmesi çok eğlenceli bir şekilde işleniyor. Nana'da da Nana'ların hayallerini gerçekleştirmek için verdikleri mücadele izleyiciyi derinden etkiliyor.

Skip Beat!, Nana'ya göre çok daha komik ve eğlenceli bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle Kyoko'nun geçmişi ve Ren ile olan ilişkisi zaman zaman hüzünlü anlara yol açıyor. Nana'da olduğu gibi, Skip Beat!'te de karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, intikamın ve hayallerin önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Skip Beat!'i de kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Kyoko'nun içindeki "şeytan" karakterleri! Kyoko sinirlendiğinde veya intikam duygusuyla dolduğunda ortaya çıkan bu karakterler inanılmaz komik ve eğlenceli!

Kimler Sevecek?: Komedi, romantizm, intikam ve şov dünyasını sevenler Skip Beat!'e bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


4. Honey and Clover: Sanat, Aşk ve Hayatın Anlamı

Honey and Clover, Nana'dan farklı bir atmosferde geçse de (üniversite ortamında sanat öğrencilerini konu alıyor), karakterlerin aşk hayatlarındaki karmaşıklıklar ve hayallerine ulaşma çabaları Nana'ya benziyor. Anime, sanat üniversitesinde okuyan beş öğrencinin hayatlarını, aşklarını ve hayallerini anlatıyor. Her karakterin kendine özgü bir kişiliği ve hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Nana'da da iki Nana, müzik ve moda hayallerini gerçekleştirmek için Tokyo'da birbirlerine destek oluyorlar. Honey and Clover'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve rekabetleri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Hagumi'nin sanat yeteneği ve Takemoto'nun aşk hayatındaki karmaşıklıklar izleyiciyi derinden etkiliyor.

Honey and Clover, Nana'ya göre biraz daha sakin ve düşündürücü bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve birbirleriyle olan ilişkileri zaman zaman hüzünlü anlara yol açıyor. Nana'da olduğu gibi, Honey and Clover'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, sanatın ve hayatın anlamını vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Honey and Clover'ı da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Anime'nin kendine özgü görsel stili ve renk paleti! Özellikle sanat eserlerinin ve doğal manzaraların çizimleri inanılmaz güzel ve etkileyici!

Kimler Sevecek?: Sanat, romantizm, dram ve üniversite hayatını sevenler Honey and Clover'a bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


5. Nodame Cantabile: Müzik, Kaos ve Aşkın Senfonisi

Nodame Cantabile, Nana'dan farklı bir türde olsa da (müzik ve komedi ağırlıklı), ana karakter Nodame'nin müzik tutkusu ve Chiaki ile olan karmaşık ilişkisi Nana'daki Nana'ların azmini ve ilişkilerini hatırlatıyor. Nodame, dahi bir piyanist olmasına rağmen, düzenli ve disiplinli bir şekilde çalışmaktan hoşlanmıyor. Chiaki ise mükemmeliyetçi bir orkestra şefi olmak istiyor. İkisi de müzik dünyasında kendilerini kanıtlamak için mücadele ediyorlar. Nana'da da iki Nana, müzik ve moda hayallerini gerçekleştirmek için Tokyo'da birbirlerine destek oluyorlar. Nodame Cantabile'de de karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve rekabetleri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Nodame'nin müzik yeteneği ve Chiaki ile olan inişli çıkışlı ilişkisi izleyiciyi derinden etkiliyor.

Nodame Cantabile, Nana'ya göre çok daha komik ve eğlenceli bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve birbirleriyle olan ilişkileri zaman zaman hüzünlü anlara yol açıyor. Nana'da olduğu gibi, Nodame Cantabile'de de karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, müziğin ve hayallerin önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Nodame Cantabile'yi de kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Klasik müzik parçalarının anime'ye uyarlanması! Özellikle orkestra sahneleri ve Nodame'nin piyano performansı izleyiciyi büyülüyor!

Kimler Sevecek?: Müzik, komedi, romantizm ve klasik müzik sevenler Nodame Cantabile'ye bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


6. Fruits Basket: Travma, Şifa ve Aşkın Mucizesi

Fruits Basket, Nana'dan fantastik öğeler içermesiyle ayrılsa da (Zodyak burçlarının lanetine sahip Sohma ailesini konu alıyor), karakterlerin yaşadığı travmalar ve birbirlerine destek olarak iyileşme süreçleri Nana'ya benziyor. Tohru, ailesini kaybettikten sonra Sohma ailesinin yanına taşınıyor ve ailenin sırrını öğreniyor. Sohma ailesinin üyeleri, karşı cinsle kucaklaştıklarında Zodyak burçlarına dönüşüyorlar. Tohru, ailenin lanetini kırmak ve onlara yardım etmek için elinden geleni yapıyor. Nana'da da iki Nana, yalnızlıklarını ve hayal kırıklıklarını birbirleriyle paylaşarak güçleniyorlar. Fruits Basket'te de karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve sevgileri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Tohru'nun iyimserliği ve Sohma ailesine olan şefkati izleyiciyi derinden etkiliyor.

Fruits Basket, Nana'ya göre biraz daha fantastik ve duygusal bir anime. Ama bu, dramdan ve hüzünlü anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve yaşadıkları travmalar zaman zaman gözyaşlarına boğulmaya neden oluyor. Nana'da olduğu gibi, Fruits Basket'te de karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, şefkatin ve iyileşmenin önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Fruits Basket'i de kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Sohma ailesinin üyelerinin Zodyak hayvanlarına dönüşme sahneleri! Özellikle dönüşüm animasyonları çok güzel ve etkileyici!

Kimler Sevecek?: Fantastik, romantizm, dram ve duygusal anime sevenler Fruits Basket'e bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


7. Given: Müzik, Kayıp ve Aşkın Melodisi

Given, Nana gibi müzik temalı bir anime ve karakterlerin duygusal derinliği açısından Nana'ya çok benziyor. Anime, gitar çalmayı bırakan Ritsuka'nın, Mafuyu ile tanışmasıyla yeniden müziğe dönmesini anlatıyor. Mafuyu'nun geçmişinde yaşadığı bir kayıp var ve bu kaybın acısıyla yaşıyor. Ritsuka ve Mafuyu, birlikte bir grup kuruyorlar ve müzik aracılığıyla birbirlerine destek oluyorlar. Nana'da da iki Nana, müzik ve moda hayallerini gerçekleştirmek için Tokyo'da birbirlerine destek oluyorlar. Given'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve sevgileri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Mafuyu'nun geçmişi ve Ritsuka ile olan ilişkisi izleyiciyi derinden etkiliyor.

Given, Nana'ya göre biraz daha sade ve hüzünlü bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve yaşadıkları kayıplar zaman zaman gözyaşlarına boğulmaya neden oluyor. Nana'da olduğu gibi, Given'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, müziğin ve kaybın önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Given'ı da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Mafuyu'nun şarkı sözleri! Mafuyu'nun şarkıları, geçmişinde yaşadığı kaybın acısını ve duygusal karmaşıklığını çok güzel bir şekilde yansıtıyor!

Kimler Sevecek?: Müzik, romantizm, dram ve BL (Boys Love) sevenler Given'a bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


8. Your Lie in April: Müzik, Umut ve Veda

Your Lie in April, Nana gibi müzik temalı bir anime ve karakterlerin duygusal derinliği açısından Nana'ya çok benziyor. Anime, piyano çalmayı bırakan Kousei'nin, keman çalan Kaori ile tanışmasıyla yeniden müziğe dönmesini anlatıyor. Kaori, Kousei'ye ilham veriyor ve ona müziğin sadece teknikten ibaret olmadığını, duyguları da ifade etmenin önemli olduğunu öğretiyor. Nana'da da iki Nana, müzik ve moda hayallerini gerçekleştirmek için Tokyo'da birbirlerine destek oluyorlar. Your Lie in April'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve sevgileri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Kaori'nin hastalığı ve Kousei ile olan ilişkisi izleyiciyi derinden etkiliyor.

Your Lie in April, Nana'ya göre biraz daha duygusal ve hüzünlü bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve yaşadıkları kayıplar zaman zaman gözyaşlarına boğulmaya neden oluyor. Nana'da olduğu gibi, Your Lie in April'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de aşkın, müziğin ve hayatın kıymetini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Your Lie in April'ı da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Klasik müzik parçalarının anime'ye uyarlanması ve karakterlerin performansları! Özellikle piyano ve keman sahneleri çok güzel ve etkileyici!

Kimler Sevecek?: Müzik, romantizm, dram ve duygusal anime sevenler Your Lie in April'a bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


9. Orange: Pişmanlık, Zaman Yolculuğu ve Kurtuluş

Orange, Nana'dan fantastik öğeler içermesiyle ayrılsa da (gelecekten gelen mektuplar aracılığıyla geçmişi değiştirmeye çalışan bir grup arkadaşı konu alıyor), karakterlerin yaşadığı pişmanlıklar ve birbirlerine destek olarak kurtulma çabaları Nana'ya benziyor. Naho, gelecekteki kendisinden bir mektup alıyor. Mektupta, yeni transfer olan Kakeru'nun intihar edeceği yazıyor. Naho ve arkadaşları, Kakeru'yu kurtarmak ve gelecekteki pişmanlıklarından kurtulmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Nana'da da iki Nana, yalnızlıklarını ve hayal kırıklıklarını birbirleriyle paylaşarak güçleniyorlar. Orange'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve sevgileri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Kakeru'nun yaşadığı depresyon ve Naho'nun ona olan şefkati izleyiciyi derinden etkiliyor.

Orange, Nana'ya göre biraz daha fantastik ve duygusal bir anime. Ama bu, dramdan ve hüzünlü anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve yaşadıkları travmalar zaman zaman gözyaşlarına boğulmaya neden oluyor. Nana'da olduğu gibi, Orange'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de arkadaşlığın, sevginin ve hayatın kıymetini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, Orange'ı da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Gelecekten gelen mektupların ve karakterlerin geçmişi değiştirme çabalarının yarattığı gerilim! İzleyici, Kakeru'nun kurtulup kurtulmayacağını merakla bekliyor!

Kimler Sevecek?: Fantastik, romantizm, dram ve duygusal anime sevenler Orange'a bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


10. March Comes in Like a Lion: Yalnızlık, Şahmat ve Umut

March Comes in Like a Lion, Nana'dan farklı bir konu işlese de (shogi adlı geleneksel bir Japon oyununu konu alıyor), ana karakter Rei'nin yaşadığı yalnızlık ve hayata tutunma çabası Nana'daki Nana'ların azmini hatırlatıyor. Rei, ailesini kaybettikten sonra yalnız yaşıyor ve shogi oynamaya odaklanıyor. Ancak, hayatında bir şeyler eksik olduğunu hissediyor. Bir gün, Kawamoto kardeşlerle tanışıyor ve onların sıcaklığı ve sevgisiyle hayata yeniden tutunmaya başlıyor. Nana'da da iki Nana, yalnızlıklarını ve hayal kırıklıklarını birbirleriyle paylaşarak güçleniyorlar. March Comes in Like a Lion'da da karakterlerin birbirlerine olan destekleri ve sevgileri çok etkileyici bir şekilde işleniyor. Özellikle Rei'nin iç dünyası ve Kawamoto kardeşlerle olan ilişkisi izleyiciyi derinden etkiliyor.

March Comes in Like a Lion, Nana'ya göre biraz daha sakin ve düşündürücü bir anime. Ama bu, dramdan ve duygusal anlardan uzak olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle karakterlerin geçmişleri ve yaşadıkları travmalar zaman zaman hüzünlü anlara yol açıyor. Nana'da olduğu gibi, March Comes in Like a Lion'da da karakterlerin yaşadığı zorluklar ve yaptıkları fedakarlıklar insanı derinden etkiliyor. İki anime de yalnızlığın, sevginin ve hayata tutunmanın önemini vurguluyor. Eğer Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevdiyseniz, March Comes in Like a Lion'ı da kesinlikle izlemelisiniz!

Delirten Detay: Shogi oyununun anime'ye uyarlanması ve Rei'nin stratejileri! Shogi sahneleri, oyunun karmaşıklığını ve karakterlerin zekasını çok güzel bir şekilde yansıtıyor!

Kimler Sevecek?: Dram, slice of life, shogi ve duygusal anime sevenler March Comes in Like a Lion'a bayılacak. Özellikle Nana'nın duygusal derinliğini ve karakterlerin arasındaki karmaşık ilişkileri sevenler kaçırmamalı!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.