My Roommate is a Cat" kaç bölüm? İzlemeden ÖLMEYİN!

"My Roommate is a Cat" anime mi dedin? Kaç bölüm, nereden izlenir sorularına GEREK YOK! Gel, seni bu tatlılığa boğalım! İzlemeden ölmeyin!

Şubat 21, 2026 - 13:26
Şubat 21, 2026 - 13:26
 0  2
My Roommate is a Cat" kaç bölüm? İzlemeden ÖLMEYİN!

1. "My Roommate is a Cat" Nedir Abi? Hayatımın Animesi!

Arkadaşlar, dostlar, anime severler! "My Roommate is a Cat" diye bir anime var, duydunuz mu? Duymadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz, net! Bu anime, hayatıma girdiğinden beri kedilere bakış açım değişti desem yeridir. Konusu ne mi? Subaru Mikazuki adında asosyal bir yazar var, bu adamcağız bir gün sokakta bir kedi buluyor ve hayatı tamamen değişiyor. Ama olay sadece bu değil! Animenin olayı, hem Subaru'nun hem de kedinin (Haru) gözünden aynı olayları görmemiz. İnanılmaz bir bakış açısı, inanılmaz bir derinlik katmışlar olaya. Komedi desen var, duygusallık desen var, sıcaklık desen zaten Everest'e tırmanıyor! İzlerken hem kahkahadan kırılacaksınız, hem de gözleriniz dolacak. Abi, bu anime terapi gibi ya!

Şimdi diyeceksiniz ki "Tamam kanka, anladık beğendin de, bu kadar abartmaya gerek var mı?". Var arkadaşlar, var! Çünkü bu anime sadece bir kedi-insan ilişkisini anlatmıyor. Yalnızlık, iletişim, sevgi, sorumluluk gibi konulara o kadar güzel değiniyor ki, resmen hayat dersi alıyorsunuz. Subaru'nun asosyallikten kurtulma çabası, Haru'nun insanları anlamaya çalışması... İkisinin de gelişimi o kadar tatlı, o kadar gerçekçi ki, kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim. Ben buldum şahsen, o yüzden bu kadar gaza geldim.

Unutmadan söyleyeyim, animenin çizimleri de şahane! Kedinin tüyleri, mimikleri, hareketleri o kadar gerçekçi ki, sanki canlı canlı evinizde besliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Müzikleri de cabası! Özellikle opening ve ending şarkıları o kadar içten, o kadar duygusal ki, her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir yaşam tarzı!

Delirten Detay: Haru'nun insan dilini kendi kedi mantığıyla yorumlaması! "Su" kelimesini "ıslak" olarak anlaması, marketteki ürünleri kendi kedi ihtiyaçlarına göre değerlendirmesi... İşte bu detaylar animenin komedi dozunu Everest'e çıkarıyor!

Kimler Sevecek?: Kedi severler, sıcak ve duygusal anime arayanlar, hayata pozitif bakmak isteyenler, asosyallikten muzdarip olanlar... Kısacası, insan olan herkes sevecek bu animeyi!


2. Kaç Bölüm Var Bu Efsanede? Sayısı Az Ama Öz!

Gelelim en önemli soruya: "My Roommate is a Cat" kaç bölüm? Cevap: Sadece 12 bölüm! Evet, yanlış duymadınız, sadece 12 bölüm. Ama sakın üzülmeyin, çünkü bu 12 bölüm o kadar dolu, o kadar güzel ki, sanki 50 bölümlük bir seri izlemiş gibi hissediyorsunuz. Her bölüm ayrı bir tat, ayrı bir ders, ayrı bir keyif. Bölümler o kadar akıcı ki, bir başladınız mı bırakamıyorsunuz. Ben şahsen bir oturuşta hepsini bitirdim, pişman da değilim! Hatta bittikten sonra tekrar başlama isteği geldi, o derece yani!

Bazı animeler vardır, uzatmak için uzatırlar, gereksiz sahnelerle, filler bölümlerle seriyi şişirirler. "My Roommate is a Cat" kesinlikle öyle değil! Her bölümün bir amacı var, her sahnenin bir anlamı var. Gereksiz hiçbir şey yok. Konu o kadar güzel işlenmiş, karakterler o kadar iyi geliştirilmiş ki, 12 bölümün yetmesi bile şaşırtıcı. Ama işte, bazen az, çoktan daha değerlidir derler ya, bu anime tam olarak o lafı kanıtlıyor.

Düşünsenize, 12 bölüm boyunca hem Subaru'nun hem de Haru'nun hayatına ortak oluyorsunuz. Onların sevinçlerini, üzüntülerini, korkularını, umutlarını paylaşıyorsunuz. Sanki ailenizden biri olmuşlar gibi hissediyorsunuz. Ve 12 bölümün sonunda onlara veda etmek o kadar zor geliyor ki, resmen içiniz burkuluyor. Ama merak etmeyin, bu veda acı bir veda değil. Çünkü biliyorsunuz ki, onlar hayatlarına mutlu bir şekilde devam edecekler. Ve siz de onların hayatından bir parça olmuşsunuz. İşte bu duygu, "My Roommate is a Cat"i bu kadar özel yapan şeylerden biri.

Delirten Detay: Her bölümün sonunda çalan piyano müziği! O kadar huzur verici, o kadar duygusal ki, resmen ruhunuzu dinlendiriyor. Bölüm bittikten sonra bile o müziği dinlemeye devam etmek istiyorsunuz.

Kimler Sevecek?: Kısa ve öz anime sevenler, zamanı kısıtlı olanlar, "Ben hemen bitireyim, içimde kalmasın" diyenler... Bu anime tam size göre!


3. Nereden İzlerim Bu Güzelliği? İşte Size Birkaç Seçenek!

Tamam, gaza geldiniz, izlemek istiyorsunuz. Ama nereden izleyeceksiniz? İşte size birkaç seçenek: Öncelikle, "My Roommate is a Cat" Crunchyroll'da mevcut! Eğer Crunchyroll üyeliğiniz varsa, hemen dalın ve izlemeye başlayın. Hem de en yüksek kalitede, reklamsız bir şekilde. Daha ne olsun! Crunchyroll'da hem altyazılı hem de dublajlı seçenekler mevcut. Eğer Japonca öğrenmek istiyorsanız altyazılı izleyin, yok ben rahatıma bakarım diyorsanız dublajlı izleyin. Seçim sizin!

Eğer Crunchyroll üyeliğiniz yoksa, üzülmeyin! Çünkü "My Roommate is a Cat"ı izleyebileceğiniz başka platformlar da var. Örneğin, bazı korsan anime sitelerinde de bulabilirsiniz. Ama ben size korsan siteleri önermiyorum. Çünkü hem yasal değil, hem de virüs riski var. Onun yerine, biraz daha araştırın, belki başka legal platformlarda da bulabilirsiniz. Ya da en kötü ihtimalle, Crunchyroll'a bir aylık üye olun, animeyi izleyin, sonra üyeliğinizi iptal edin. Hem yasal yoldan izlemiş olursunuz, hem de vicdanınız rahat olur.

Unutmadan söyleyeyim, "My Roommate is a Cat"in DVD ve Blu-ray versiyonları da mevcut. Eğer koleksiyon yapmayı seviyorsanız, bu versiyonları da düşünebilirsiniz. Hem animenin en yüksek kalitede keyfini çıkarırsınız, hem de evinize güzel bir anime objesi katmış olursunuz. Ben şahsen DVD'sini almayı düşünüyorum, o kadar beğendim yani! Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat"i izlemek için birçok seçeneğiniz var. Yeter ki isteyin, gerisi kolay!

Delirten Detay: Crunchyroll'daki yorumlar! Diğer izleyicilerin yorumlarını okumak, animenin keyfini ikiye katlıyor. Özellikle komik sahnelerde yapılan yorumlara bayılacaksınız!

Kimler Sevecek?: Legal platformlardan anime izlemeyi sevenler, Crunchyroll aboneleri, anime koleksiyoncuları... Bu animeyi izlemek için birçok nedeniniz var!


4. Haru: Bir Kedi Bu Kadar Mı Tatlı Olur? ERİM ERİM ERİYORUM!

Arkadaşlar, şimdi gelelim animenin yıldızına: Haru'ya! Abi, bu kedi nasıl bir şey ya? O kadar tatlı, o kadar sevimli, o kadar akıllı ki, resmen insanı büyülüyor. Haru, sokakta yaşayan bir kedi. Hayatta kalmak için mücadele ediyor, yiyecek bulmak için her türlü numarayı yapıyor. Ama bir gün Subaru ile karşılaşıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Subaru, Haru'yu evine alıyor, ona bakıyor, onu seviyor. Haru da Subaru'ya aynı şekilde karşılık veriyor. İkisi arasında inanılmaz bir bağ oluşuyor.

Haru'nun en sevdiğim özelliği, insanları kendi kedi mantığıyla anlamaya çalışması. Örneğin, markete gidiyorlar, Haru raflardaki ürünlere bakıyor ve "Bu insanlar neden bu kadar çok ıslak şey alıyorlar? Acaba susamışlar mı?" diye düşünüyor. Ya da Subaru'nun kitap okurken yüzünü buruşturduğunu görüyor ve "Acaba bu yazı çok mu kötü? Yoksa bu insan hasta mı?" diye merak ediyor. İşte bu tarz detaylar, Haru'nun karakterini o kadar sevimli, o kadar komik yapıyor ki, resmen ekrana yapışıp kalıyorsunuz.

Unutmadan söyleyeyim, Haru'nun seslendirmesi de muhteşem! Seslendiren sanatçı, Haru'nun o minik, sevimli sesini o kadar iyi yakalamış ki, sanki gerçek bir kedi konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle "Neden?" diye sorduğu sahnelerde eriyip bitiyorsunuz. Yani demem o ki, Haru sadece bir anime karakteri değil, bir fenomen! Bu kediyi sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Haru'nun uyurken çıkardığı mırıltılar! O kadar huzur verici, o kadar rahatlatıcı ki, resmen uykuya dalıyorsunuz. Hatta bazı izleyiciler, Haru'nun mırıltılarını uyku müziği olarak kullanıyorlar!

Kimler Sevecek?: Kedi severler, hayvanseverler, sevimli karakterlere bayılanlar... Haru'yu sevmeyen insan yoktur dedik ya, o yüzden herkes sevecek bu kediyi!


5. Subaru Mikazuki: Asosyal Yazarın Dönüşümü! Helal Olsun!

Gelelim Subaru Mikazuki'ye! Başta tam bir asosyal, içine kapanık, dünyayla iletişimi kopuk bir yazar. Ama Haru ile tanıştıktan sonra hayatı tamamen değişiyor. Haru, Subaru'yu kabuğundan çıkarıyor, ona insanlarla iletişim kurmayı öğretiyor, ona sevmeyi ve sevilmeyi gösteriyor. Subaru'nun bu dönüşümü o kadar gerçekçi, o kadar dokunaklı ki, resmen içiniz ısınıyor.

Subaru'nun en sevdiğim özelliği, hatalarından ders çıkarması ve kendini geliştirmeye çalışması. Başta Haru'ya nasıl davranacağını bilemiyor, ona yanlış yemekler veriyor, onu strese sokuyor. Ama zamanla Haru'yu tanıyor, onun ihtiyaçlarını anlıyor ve ona göre davranmaya başlıyor. Ayrıca, Haru sayesinde komşularıyla, arkadaşlarıyla ve editörüyle daha yakın ilişkiler kuruyor. Yani demem o ki, Subaru sadece bir kedi sahibi değil, aynı zamanda örnek alınması gereken bir insan!

Unutmadan söyleyeyim, Subaru'nun seslendirmesi de çok iyi! Seslendiren sanatçı, Subaru'nun o çekingen, utangaç tavırlarını o kadar iyi yansıtmış ki, sanki gerçek bir asosyal yazar konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle Haru ile konuştuğu sahnelerde eriyip bitiyorsunuz. Yani demem o ki, Subaru sadece bir anime karakteri değil, bir ilham kaynağı! Bu adamı sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Subaru'nun Haru'yu ilk kucağına aldığı sahne! O kadar duygusal, o kadar dokunaklı ki, gözlerinizden yaşlar akacak garanti veriyorum.

Kimler Sevecek?: Asosyal olanlar, içine kapanık olanlar, kendini geliştirmek isteyenler... Subaru'yu sevmeyen insan yoktur dedik ya, o yüzden herkes sevecek bu adamı!


6. Komedi ve Duygusallık Mükemmel Harmanlanmış! Yok Böyle Denge!

"My Roommate is a Cat"in en büyük özelliklerinden biri, komedi ve duygusallığı mükemmel bir şekilde harmanlaması. Anime boyunca hem kahkahadan kırılıyorsunuz, hem de gözleriniz doluyor. Ama bu iki duygu o kadar dengeli bir şekilde verilmiş ki, hiçbir zaman sırıtmiyor, hiçbir zaman yapay durmuyor. Tam tersi, birbirini tamamlıyor, animenin keyfini ikiye katlıyor.

Örneğin, Haru'nun insan dilini kendi kedi mantığıyla yorumladığı sahneler tam bir komedi şöleni! Haru'nun marketteki ürünleri kendi kedi ihtiyaçlarına göre değerlendirmesi, Subaru'nun kitap okurken yüzünü buruşturduğunu görüp hasta olduğunu düşünmesi... İşte bu tarz detaylar animenin komedi dozunu Everest'e çıkarıyor. Ama aynı zamanda, Subaru'nun yalnızlığı, Haru'nun sokaklarda yaşadığı zorluklar, ikisinin birbirine destek olması gibi duygusal sahneler de var. Bu sahneler de animenin derinliğini artırıyor, izleyiciyi derinden etkiliyor.

Unutmadan söyleyeyim, animenin müzikleri de bu dengeyi sağlamada büyük rol oynuyor. Komik sahnelerde neşeli, hareketli müzikler çalarken, duygusal sahnelerde hüzünlü, dokunaklı müzikler çalıyor. Bu da izleyicinin duygusal olarak animeye daha çok bağlanmasını sağlıyor. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir duygu şöleni! Bu dengeyi sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Subaru ve Haru'nun ilk kavga ettikleri sahne! O kadar komik, o kadar saçma ki, gülmekten karnınız ağrıyacak garanti veriyorum.

Kimler Sevecek?: Hem güldürmesini hem de ağlatmasını sevenler, duygusal dengeye önem verenler, "Ben her türlü duyguyu yaşamak istiyorum" diyenler... Bu anime tam size göre!


7. Çizimler ve Animasyonlar Göz Kamaştırıyor! Sanat Eseri Resmen!

"My Roommate is a Cat"in çizimleri ve animasyonları da ayrı bir övgüyü hak ediyor. Anime boyunca kullanılan renkler, karakter tasarımları, mekan detayları o kadar özenli, o kadar güzel ki, resmen gözlerinizi alamıyorsunuz. Özellikle Haru'nun tüyleri, mimikleri, hareketleri o kadar gerçekçi ki, sanki canlı canlı evinizde besliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

Animasyonlar da aynı şekilde kusursuz! Karakterlerin hareketleri o kadar akıcı, o kadar doğal ki, sanki gerçek insanlar hareket ediyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle kavga sahneleri, koşma sahneleri, zıplama sahneleri tam bir görsel şölen! Animasyon ekibi, her bir detayı o kadar iyi düşünmüş ki, anime boyunca hiçbir kusur bulamıyorsunuz.

Unutmadan söyleyeyim, animenin arka plan çizimleri de muhteşem! Subaru'nun evi, sokaklar, parklar, marketler o kadar detaylı, o kadar gerçekçi ki, sanki o mekanlarda yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir sanat eseri! Bu çizimleri ve animasyonları sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Haru'nun güneş ışığında uyurken parıldayan tüyleri! O kadar büyüleyici, o kadar etkileyici ki, resmen hipnotize oluyorsunuz.

Kimler Sevecek?: Görsel şölene önem verenler, detaycılar, "Benim gözüm estetik arar" diyenler... Bu anime tam size göre!


8. Müzikler Ruhunuzu Okşayacak! Playlist'e Eklenecek Şarkılar!

"My Roommate is a Cat"in müzikleri de animenin en önemli unsurlarından biri. Anime boyunca çalan şarkılar, hem atmosfere uyum sağlıyor, hem de duygusal etkiyi artırıyor. Özellikle opening ve ending şarkıları o kadar içten, o kadar duygusal ki, her dinlediğimde tüylerim diken diken oluyor.

Opening şarkısı, " অচিন পাখি ( অচিন পাখি )" adında bir şarkı. Bu şarkı, Haru ve Subaru'nun arasındaki bağı anlatıyor. Şarkının sözleri o kadar anlamlı, o kadar dokunaklı ki, resmen kalbinize dokunuyor. Ayrıca, şarkının melodisi de o kadar akılda kalıcı, o kadar güzel ki, gün boyu mırıldanmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Ending şarkısı ise, "星の यात्रा (Hoshi no Tabiji)" adında bir şarkı. Bu şarkı, Haru ve Subaru'nun geleceğe dair umutlarını anlatıyor. Şarkının sözleri o kadar pozitif, o kadar motive edici ki, resmen içinizi enerjiyle dolduruyor. Ayrıca, şarkının melodisi de o kadar huzur verici, o kadar rahatlatıcı ki, dinlerken tüm stresinizden arınıyorsunuz. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir müzik ziyafeti! Bu müzikleri sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Haru'nun uyurken çıkardığı mırıltıların müzik versiyonu! O kadar tatlı, o kadar sevimli ki, resmen eriyip bitiyorsunuz.

Kimler Sevecek?: Müzik tutkunları, melodilere önem verenler, "Benim ruhum müzikle beslenir" diyenler... Bu anime tam size göre!


9. Hayvan Sevgisi Tavan Yapacak! Kedi Almak İsteyeceksiniz!

"My Roommate is a Cat" izledikten sonra hayvan sevgisi tavan yapacak, resmen kedi almak isteyeceksiniz! Anime boyunca Haru ve Subaru'nun arasındaki o sıcak, o samimi ilişkiyi gördükçe, siz de bir kedi sahiplenmek, ona sevgi vermek, onunla oyunlar oynamak isteyeceksiniz. Ama sakın acele etmeyin! Kedi sahiplenmek büyük bir sorumluluktur. Kediye bakmak, onu beslemek, onunla ilgilenmek, onun sağlığını korumak... Bunların hepsi ciddi işler.

Eğer gerçekten kedi sahiplenmek istiyorsanız, öncelikle iyi araştırma yapın. Kedi cinsleri hakkında bilgi edinin, kedinin ihtiyaçlarını öğrenin, kediye uygun bir yaşam alanı hazırlayın. Ayrıca, ailenizle de konuşun. Çünkü kedi sadece sizin değil, tüm ailenizin sorumluluğu olacak. Eğer aileniz de kedi sahiplenmeye sıcak bakıyorsa, o zaman bir barınağa gidin ve bir kedi sahiplenin. Unutmayın, barınaklarda bir sürü sevgiye muhtaç kedi var. Onlara bir yuva vermek, hayatınızın en güzel kararlarından biri olabilir.

Ama eğer kedi sahiplenmeye hazır değilseniz, üzülmeyin! Çünkü hayvan sevgisini göstermenin birçok yolu var. Örneğin, sokak hayvanlarına yiyecek verebilirsiniz, barınaklara bağış yapabilirsiniz, hayvan hakları derneklerine üye olabilirsiniz. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir hayvan sevgisi manifestosu! Bu sevgiyi sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Subaru'nun Haru'ya sarılırken çıkardığı sesler! O kadar içten, o kadar samimi ki, resmen kıskanıyorsunuz.

Kimler Sevecek?: Hayvanseverler, kedi sahipleri, "Benim kalbim hayvanlar için atar" diyenler... Bu anime tam size göre!


10. İzlemezseniz ÇOK ŞEY KAÇIRIRSINIZ! Net Söylüyorum!

Arkadaşlar, dostlar, anime severler! Artık son maddeye geldik. Ve son sözüm şu: "My Roommate is a Cat" izlemezseniz ÇOK ŞEY KAÇIRIRSINIZ! Net söylüyorum! Bu anime, sadece bir anime değil, bir yaşam dersi, bir duygu şöleni, bir sanat eseri, bir müzik ziyafeti, bir hayvan sevgisi manifestosu! Bu animeyi izledikten sonra hayatınız değişecek, dünyaya bakış açınız farklılaşacak, kalbiniz sevgiyle dolacak.

O yüzden, ne yapın ne edin, bu animeyi izleyin. İster Crunchyroll'dan izleyin, ister DVD'sini alın, ister korsan sitelerden izleyin (ama ben önermiyorum!). Ama mutlaka izleyin. Çünkü bu anime, hayatınızın en güzel deneyimlerinden biri olacak. Buna garanti veriyorum.

Unutmadan söyleyeyim, "My Roommate is a Cat"i izledikten sonra bana teşekkür etmeyi unutmayın! Çünkü ben size hayatınızın anime'sini önerdim. Yani demem o ki, "My Roommate is a Cat" sadece bir anime değil, bir efsane! Bu efsaneyi sevmeyen insan yoktur, net!

Delirten Detay: Animenin son bölümündeki veda sahnesi! O kadar duygusal, o kadar dokunaklı ki, gözlerinizden yaşlar sel olacak garanti veriyorum.

Kimler Sevecek?: Anime sevenler, sevmeyenler, kediseverler, hayvanseverler, duygusal insanlar, komik insanlar, kısacası TÜM İNSANLAR! Bu animeyi sevmeyen insan yoktur dedik ya, o yüzden HERKES SEVECEK!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.