My Neighbor Totoro: Küçük çocuklar için uygun mu? : İzlemeden Ölmeyin!

My Neighbor Totoro'yu çocuklarınızla izlemek mi istiyorsunuz? İşte size 10 maddeyle neden bayılacakları!

Şubat 21, 2026 - 13:27
Şubat 21, 2026 - 13:27
 0  1
My Neighbor Totoro: Küçük çocuklar için uygun mu? : İzlemeden Ölmeyin!

1. Totoro'nun Sevimliliği: Ayıcık mı, Kedi mi, Yoksa Ruhani Bir Varlık mı?

Abi Totoro'ya hasta olmamak elde mi ya? Daha ilk gördüğüm anda "işte bu" dedim! O kocaman göbeği, minik patileri, yaprak şapkası... Sanki ormanın ruhu ete kemiğe bürünmüş gibi. Çocuklar da bu sevimli yaratığa anında bağlanıyor, eminim. Hani böyle peluş oyuncağına sarılıp uyumak isteyeceğin türden bir karakter. Ama sadece sevimli değil, aynı zamanda gizemli de. Ne olduğunu tam olarak çözemiyorsun. Ayı mı, kedi mi, yoksa bambaşka bir şey mi? İşte bu bilinmezlik de Totoro'yu daha da çekici kılıyor bence. Bir de o koca ağzını açıp güldüğünde insanın içini ısıtan bir enerji yayıyor. Vallahi ben bile stresliyken Totoro'nun o gülüşünü hatırlıyorum, anında modum yükseliyor.

Totoro'nun çocuklara olan sevgisi de bambaşka bir olay. Satsuki ve Mei ile kurduğu bağ o kadar doğal ve samimi ki, sanki onlar da ormanın bir parçasıymış gibi. Onları sırtında taşıması, onlarla birlikte ağaçların büyümesini beklemesi... Hepsi o kadar masum ve güzel ki, izlerken insanın içinden "keşke ben de o ormanda olsam" diye geçiyor. Yani demem o ki, Totoro sadece bir karakter değil, adeta bir yaşam biçimi. Sevginin, doğanın ve masumiyetin sembolü. Çocuklarınızla birlikte izlerken onların da bu değerleri içselleştireceğine eminim.

Unutmadan, Totoro'nun o meşhur otobüs sahnesi de efsane! Kedi şeklinde bir otobüs düşünün, kocaman gözleri var ve karanlıkta parlıyor. Satsuki ve Mei'yi gidecekleri yere götürüyor. Bu sahne o kadar yaratıcı ve eğlenceli ki, çocukların hayal dünyasını kesinlikle geliştirecek. Yani Totoro sadece sevimli değil, aynı zamanda çok da sürprizli bir karakter. Her an ne yapacağını kestiremiyorsun, bu da onu daha da ilgi çekici yapıyor.

Delirten Detay: Totoro'nun aslında bir "Shinigami" yani ölüm tanrısı olduğuna dair teoriler var. Filmde Satsuki ve Mei'nin annesi hastanede yatıyor ve Totoro ile karşılaştıktan sonra kız kardeşler sanki bir nevi "ölüme yakın" bir deneyim yaşıyorlar. Bu teori biraz karanlık olsa da, Totoro'nun gizemini daha da artırıyor.

Kimler Sevecek?: Hayvanseverler, doğa aşıkları, fantastik hikayelere bayılanlar ve içindeki çocuğu hala yaşatanlar!


2. Satsuki ve Mei'nin Kardeşliği: Kıskançlık Yok, Sadece Saf Sevgi Var!

Abi kardeş ilişkisi dediğin böyle olur! Satsuki ve Mei, o kadar tatlılar ki, izlerken insanın içini ısıtıyorlar. Birbirlerine olan sevgileri, bağlılıkları ve destekleri o kadar doğal ki, sanki gerçek hayattan fırlamış gibiler. Özellikle Mei'nin o çocuksu heyecanı ve merakı, Satsuki'nin ise abla sorumluluğu o kadar güzel yansıtılmış ki, kendinizi onların yerine koymadan edemiyorsunuz. Hani bazen kardeşler arasında kıskançlık, rekabet olur ya, bu ikilide ondan eser yok. Sadece saf bir sevgi ve dayanışma var.

Satsuki'nin annesi hastanede yatarken Mei'ye hem annelik hem de ablalık yapması, onun ne kadar güçlü ve fedakar bir karakter olduğunu gösteriyor. Mei'nin ise ablasına olan sonsuz güveni ve sevgisi, aralarındaki bağı daha da güçlendiriyor. Birbirlerine destek olmaları, zorlukların üstesinden birlikte gelmeleri, izlerken insanın içini umutla dolduruyor. Özellikle o meşhur "mısır" sahnesi var ya, Satsuki'nin annesine götürmek için hazırladığı mısır koçanını Mei'ye vermesi... İşte o an, kardeşliğin ne demek olduğunu en güzel şekilde anlatıyor bence. Gözlerim dolmuştu resmen!

Bu arada, Satsuki ve Mei'nin karakter tasarımları da çok başarılı. Satsuki, daha olgun ve sorumluluk sahibi bir abla olarak yansıtılırken, Mei'nin o dağınık saçları, kocaman gözleri ve bitmek bilmeyen enerjisi, onun çocuksu ruhunu mükemmel bir şekilde yansıtıyor. İkisinin de mimikleri, hareketleri o kadar gerçekçi ki, sanki canlı canlı karşında duruyorlarmış gibi hissediyorsun. Yani demem o ki, Satsuki ve Mei sadece anime karakterleri değil, aynı zamanda birer rol model. Çocuklarınıza kardeşliğin önemini anlatmak için daha iyi bir örnek bulamazsınız bence.

Delirten Detay: Satsuki ve Mei'nin isimleri aslında Japonca'da "Mayıs" ayını temsil ediyor. Bu da filmin doğayla olan bağını ve yenilenmeyi simgeliyor.

Kimler Sevecek?: Kardeşleri olanlar, aile değerlerine önem verenler ve duygusal hikayelere bayılanlar!


3. Doğa Sevgisi: Orman, Ağaçlar, Rüzgar... Her Şey Canlı!

Abi Miyazaki'nin doğa sevgisi bambaşka bir seviyede ya! My Neighbor Totoro'da orman o kadar canlı, o kadar gerçekçi ki, sanki filmin bir karakteri gibi. Ağaçların yaprakları hışır hışır ediyor, rüzgarın sesi kulağında çınlıyor, güneşin ışığı ormanın derinliklerine süzülüyor... Her şey o kadar detaylı ve özenli çizilmiş ki, kendinizi o ormanın içinde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Miyazaki, doğayı sadece bir mekan olarak kullanmakla kalmıyor, ona adeta bir ruh veriyor. Ormanın canlı olduğunu, nefes aldığını ve kendi içinde bir yaşamı olduğunu hissettiriyor.

Satsuki ve Mei'nin yeni evlerine taşındıktan sonra ormanı keşfetmeleri, ağaçlara tırmanmaları, böcekleri yakalamaları... Hepsi o kadar doğal ve spontane ki, çocukların doğayla olan bağını en güzel şekilde yansıtıyor. Özellikle o meşhur ağaç dikme sahnesi var ya, Totoro'nun sihirli güçleriyle ağaçların bir anda büyümesini sağlaması... İşte o an, doğanın mucizevi gücüne olan inancı en güzel şekilde anlatıyor bence. Çocuklarınıza doğa sevgisini aşılamak için daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Bu arada, filmdeki ses efektleri de çok başarılı. Kuşların cıvıltısı, suyun şırıltısı, yaprakların hışırtısı... Hepsi o kadar gerçekçi ki, kendinizi o ormanın içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Yani Miyazaki sadece görsel olarak değil, işitsel olarak da doğayı canlandırıyor. Demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir doğa belgeseli gibi. İzlerken hem eğleniyorsunuz hem de doğanın güzelliklerini keşfediyorsunuz.

Delirten Detay: Miyazaki'nin doğa sevgisi o kadar büyük ki, Studio Ghibli'nin logosunda bile Totoro yer alıyor. Bu da Miyazaki'nin doğaya verdiği önemi ve saygıyı gösteriyor.

Kimler Sevecek?: Doğa aşıkları, kamp yapmayı sevenler, ağaçlara sarılanlar ve şehir hayatından bunalanlar!


4. Büyülü Anlar: Totoro'nun Sihirli Dünyasına Yolculuk!

Abi Totoro'nun dünyası o kadar büyülü ki, sanki gerçeklikle hayal arasında bir yerde duruyor. O kocaman ağaçların içindeki oyuklar, ormanın derinliklerindeki gizli geçitler, geceleyin dans eden toz ruhları... Her şey o kadar fantastik ve sürreal ki, çocukların hayal gücünü kesinlikle geliştirecek. Miyazaki, sıradan bir ormanı bile sihirli bir dünyaya dönüştürmeyi başarıyor. İzlerken kendinizi Satsuki ve Mei ile birlikte o büyülü dünyaya yolculuk yapıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Özellikle Totoro'nun sihirli güçleri var ya, o ağaçların bir anda büyümesini sağlaması, tohumları filizlendirmesi, rüzgarı kontrol etmesi... Hepsi o kadar etkileyici ve görsel olarak çarpıcı ki, çocukların gözlerini kamaştıracak. Miyazaki, sihirli güçleri sadece görsel bir şölen olarak kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda doğanın gücünü ve mucizevi yanını da vurguluyor. Yani sihir sadece bir araç, asıl önemli olan doğanın kendisi.

Bu arada, filmdeki müzikler de çok başarılı. Joe Hisaishi'nin besteleri, o büyülü atmosferi daha da güçlendiriyor. Özellikle Totoro'nun tema müziği var ya, duyduğum anda içimde bir mutluluk beliriyor. Müzikler sadece atmosferi desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda duygusal anları da daha da etkileyici hale getiriyor. Demem o ki, My Neighbor Totoro sadece görsel olarak değil, işitsel olarak da büyülü bir deneyim sunuyor.

Delirten Detay: Filmdeki toz ruhları (Susuwatari) aslında Miyazaki'nin başka bir filmi olan "Spirited Away"de de yer alıyor. Bu da Miyazaki'nin evrenleri arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

Kimler Sevecek?: Fantastik hikayelere bayılanlar, sihirli dünyaları keşfetmek isteyenler ve hayal gücü geniş olanlar!


5. Sakin ve Huzurlu Atmosfer: Stres Yok, Sadece Dinginlik Var!

Abi günümüz animeleri genelde aksiyon dolu, hızlı tempolu oluyor ya, My Neighbor Totoro tam tersi! Sakin, huzurlu ve dingin bir atmosfere sahip. Filmde kavga, gürültü, şiddet yok. Sadece doğayla iç içe bir yaşam, kardeşlik, sevgi ve masumiyet var. Miyazaki, izleyiciyi stresten uzaklaştırıp rahatlatmayı amaçlamış sanki. İzlerken kendinizi bir spa merkezindeymiş gibi hissediyorsunuz. Yani demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir terapi seansı gibi.

Satsuki ve Mei'nin yeni evlerine taşındıktan sonraki günlük rutinleri, ormanı keşfetmeleri, komşularıyla tanışmaları... Hepsi o kadar doğal ve sıradan ki, izlerken kendinizi onların hayatına dahil olmuş gibi hissediyorsunuz. Miyazaki, sıradan anları bile özel kılmayı başarıyor. Özellikle o meşhur "yağmur" sahnesi var ya, Totoro ile birlikte otobüs durağında yağmuru beklemeleri... İşte o an, basit bir olayın bile ne kadar keyifli olabileceğini gösteriyor bence. Çocuklarınıza hayatın küçük zevklerinden keyif almayı öğretmek için daha iyi bir örnek bulamazsınız bence.

Bu arada, filmdeki renk paleti de çok başarılı. Yeşil, mavi ve kahverengi tonları ağırlıklı olarak kullanılmış, bu da filmin doğal ve huzurlu atmosferini daha da güçlendiriyor. Miyazaki, renkleri sadece görsel bir araç olarak kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda duygusal bir anlam da yüklüyor. Yeşil, doğayı ve umudu temsil ederken, mavi huzuru ve dinginliği simgeliyor. Yani renkler sadece bir detay değil, aynı zamanda filmin anlatımının bir parçası.

Delirten Detay: Filmdeki karakterlerin giydiği kıyafetler de çok dikkat çekici. Satsuki ve Mei'nin geleneksel Japon kıyafetleri giymesi, filmin kültürel kimliğini vurguluyor.

Kimler Sevecek?: Stresten uzaklaşmak isteyenler, sakin ve huzurlu filmleri sevenler ve doğayla iç içe bir yaşam hayal edenler!


6. Basit Ama Derin Hikaye: Karmaşık Konular Yok, Sadece Temel Değerler Var!

Abi My Neighbor Totoro'nun hikayesi o kadar basit ki, ilk başta "bu mu yani?" diyebilirsiniz. Ama aslında hikayenin basitliği, derinliğini daha da artırıyor. Filmde karmaşık konular, entrikalar, gizemler yok. Sadece temel değerler var: Aile, kardeşlik, sevgi, doğa, umut... Miyazaki, bu değerleri o kadar doğal ve samimi bir şekilde anlatıyor ki, izlerken içiniz ısınıyor. Yani demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir ders kitabı gibi. Çocuklarınıza insanlığın temel değerlerini öğretmek için daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Satsuki ve Mei'nin annelerinin hastalığı, taşındıkları yeni ev, ormanı keşfetmeleri... Hepsi hikayenin akışını doğal bir şekilde yönlendiriyor. Miyazaki, olayları zorlama bir şekilde birbirine bağlamıyor, her şey kendiliğinden gelişiyor. Özellikle o meşhur "mısır" sahnesi var ya, Satsuki'nin annesine götürmek için hazırladığı mısır koçanını Mei'ye vermesi... İşte o an, fedakarlığın ve sevginin ne demek olduğunu en güzel şekilde anlatıyor bence. Gözlerim dolmuştu resmen!

Bu arada, filmdeki karakterlerin motivasyonları da çok net. Satsuki, annesini iyileştirmek için elinden geleni yapıyor, Mei ise ablasına destek oluyor ve yeni dünyayı keşfetmek istiyor. Miyazaki, karakterlerin iç dünyasını derinlemesine incelemiyor, ama onların eylemleri ve davranışları, kişiliklerini açıkça ortaya koyuyor. Yani karakterler sadece birer figür değil, aynı zamanda birer temsilci. Satsuki, sorumluluğu ve fedakarlığı temsil ederken, Mei ise masumiyeti ve merakı simgeliyor.

Delirten Detay: Filmdeki annenin hastalığı aslında Miyazaki'nin kendi annesinin hastalığına bir gönderme. Miyazaki, annesinin hastalığıyla baş etme sürecini bu filme yansıtmış.

Kimler Sevecek?: Derin anlamlar arayanlar, temel değerlere önem verenler ve sade hikayelerden hoşlananlar!


7. Eğlenceli Karakterler: Komşular, Arkadaşlar, Herkes Sevimli!

Abi My Neighbor Totoro'daki karakterler o kadar sevimli ki, hepsini birden kucaklamak istiyorum! Satsuki ve Mei'nin komşuları, arkadaşları, hatta otobüs şoförü bile o kadar sıcakkanlı ve yardımsever ki, izlerken insanın içini ısıtıyorlar. Miyazaki, karakterleri sadece birer figür olarak kullanmakla kalmıyor, onlara adeta bir ruh veriyor. Her birinin kendine özgü bir kişiliği, bir hikayesi var. Yani demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir karakter şöleni gibi. Çocuklarınıza insanlarla iyi ilişkiler kurmayı öğretmek için daha iyi bir örnek bulamazsınız bence.

Özellikle o yaşlı teyze var ya, Satsuki ve Mei'ye bahçesinde yardım etmesi, onlara yemek getirmesi, onlara hikayeler anlatması... İşte o an, komşuluğun ne demek olduğunu en güzel şekilde anlatıyor bence. Ya da Satsuki'nin okul arkadaşı Kanta, ilk başta Satsuki'ye biraz mesafeli davransa da, sonradan ona yardım etmesi, ona şemsiyesini vermesi... İşte o an, ön yargıları aşmanın ve arkadaşlığın önemini vurguluyor. Miyazaki, karakterler arasındaki ilişkileri o kadar doğal ve samimi bir şekilde anlatıyor ki, izlerken kendinizi onların yerine koymadan edemiyorsunuz.

Bu arada, filmdeki karakterlerin tasarımları da çok başarılı. Her birinin kendine özgü bir görünümü, bir tarzı var. Satsuki'nin okul üniforması, Mei'nin dağınık saçları, Kanta'nın utangaç bakışları... Hepsi karakterlerin kişiliklerini yansıtıyor. Yani Miyazaki sadece karakterleri yaratmakla kalmıyor, onlara bir kimlik kazandırıyor.

Delirten Detay: Filmdeki Kanta karakteri aslında Miyazaki'nin çocukluğundaki bir arkadaşına bir gönderme. Miyazaki, o arkadaşıyla olan anılarını bu karaktere yansıtmış.

Kimler Sevecek?: İnsanlarla iyi ilişkiler kurmayı sevenler, sıcakkanlı insanlara hayran olanlar ve karakter odaklı filmlerden hoşlananlar!


8. Öğretici Mesajlar: Sabır, Umut, Dayanışma... Hayata Dair Dersler!

Abi My Neighbor Totoro sadece eğlenceli bir anime değil, aynı zamanda öğretici mesajlar da içeriyor. Filmde sabır, umut, dayanışma, doğa sevgisi, aile bağları gibi hayata dair birçok ders veriliyor. Miyazaki, bu mesajları didaktik bir şekilde değil, hikayenin içine yedirerek anlatıyor. Yani izlerken sıkılmıyorsunuz, aksine eğlenerek öğreniyorsunuz. Demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam kılavuzu gibi. Çocuklarınıza hayata dair önemli dersler vermek için daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Satsuki ve Mei'nin annelerinin hastalığıyla baş etme süreci, taşındıkları yeni eve alışma çabaları, ormanı keşfetmeleri... Hepsi hikayenin akışını doğal bir şekilde yönlendiriyor ve izleyiciye sabırlı olmayı, umutlu kalmayı ve zorlukların üstesinden birlikte gelmeyi öğretiyor. Özellikle o meşhur "ağaç dikme" sahnesi var ya, Totoro'nun sihirli güçleriyle ağaçların bir anda büyümesini sağlaması... İşte o an, doğanın mucizevi gücüne olan inancı ve sabırlı olmanın önemini en güzel şekilde anlatıyor bence. Gözlerim dolmuştu resmen!

Bu arada, filmdeki karakterlerin davranışları da önemli mesajlar içeriyor. Satsuki'nin annesine olan bağlılığı, Mei'nin ablasına olan sevgisi, komşuların Satsuki ve Mei'ye yardım etmesi... Hepsi dayanışmanın ve sevginin önemini vurguluyor. Miyazaki, karakterleri sadece birer figür olarak kullanmakla kalmıyor, onlara adeta birer rol model veriyor.

Delirten Detay: Filmdeki Totoro karakteri aslında Japon mitolojisindeki "kami" adı verilen doğa ruhlarına bir gönderme. Miyazaki, Japon kültürünü ve mitolojisini bu filme yansıtmış.

Kimler Sevecek?: Hayata dair anlamlı mesajlar arayanlar, ilham verici hikayelerden hoşlananlar ve pozitif enerjiye ihtiyaç duyanlar!


9. Görsel Şölen: El Çizimi Animasyon, Renkli Manzaralar!

Abi My Neighbor Totoro'nun görselliği o kadar muhteşem ki, ekrana yapışıp kalıyorsunuz! Film tamamen el çizimi animasyonla yapılmış, bu da ona ayrı bir sıcaklık ve samimiyet katıyor. Miyazaki, bilgisayar animasyonunun pratikliğine kaçmamış, geleneksel yöntemlerle çalışmaya devam etmiş. Bu da filmin görsel olarak daha zengin ve detaylı olmasını sağlamış. Yani demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir sanat eseri gibi. Çocuklarınıza el çizimi animasyonun güzelliğini göstermek için daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Filmdeki manzaralar da çok etkileyici. Yeşil ormanlar, masmavi gökyüzü, yemyeşil tarlalar... Hepsi o kadar canlı ve renkli ki, izlerken kendinizi o dünyanın içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Miyazaki, doğayı sadece bir mekan olarak kullanmakla kalmıyor, ona adeta bir ruh veriyor. Ormanın canlı olduğunu, nefes aldığını ve kendi içinde bir yaşamı olduğunu hissettiriyor. Özellikle o meşhur "yağmur" sahnesi var ya, Totoro ile birlikte otobüs durağında yağmuru beklemeleri... İşte o an, yağmurun bile ne kadar güzel olabileceğini gösteriyor bence. Gözlerim dolmuştu resmen!

Bu arada, filmdeki karakterlerin tasarımları da çok başarılı. Her birinin kendine özgü bir görünümü, bir tarzı var. Satsuki'nin okul üniforması, Mei'nin dağınık saçları, Totoro'nun kocaman göbeği... Hepsi karakterlerin kişiliklerini yansıtıyor. Yani Miyazaki sadece karakterleri yaratmakla kalmıyor, onlara bir kimlik kazandırıyor.

Delirten Detay: Filmdeki renk paleti de çok özenle seçilmiş. Yeşil, mavi ve kahverengi tonları ağırlıklı olarak kullanılmış, bu da filmin doğal ve huzurlu atmosferini daha da güçlendiriyor.

Kimler Sevecek?: Görsel şölenlere bayılanlar, el çizimi animasyonun hayranı olanlar ve sanatseverler!


10. Zamansız Bir Klasik: Yıllar Geçse de Unutulmayacak Bir Başyapıt!

Abi My Neighbor Totoro o kadar zamansız bir klasik ki, yıllar geçse de unutulmayacak bir başyapıt! Film ilk çıktığı günden beri milyonlarca insanın kalbini kazanmış ve hala da kazanmaya devam ediyor. Miyazaki, evrensel temaları ve duygusal derinliği sayesinde her yaştan izleyiciye hitap etmeyi başarıyor. Yani demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir kültür mirası gibi. Çocuklarınıza bu başyapıtı izletmek, onlara unutulmaz bir deneyim yaşatmak demektir.

Filmin hikayesi, karakterleri, görselliği, müzikleri... Her şey o kadar kusursuz ki, izlerken kendinizi bambaşka bir dünyada hissediyorsunuz. Miyazaki, her detayı özenle düşünmüş ve filmi bir bütün olarak mükemmelleştirmiş. Özellikle o meşhur "Totoro" karakteri var ya, sadece sevimli bir maskot değil, aynı zamanda doğanın, umudun ve sevginin sembolü. Çocuklarınızla birlikte Totoro'nun büyülü dünyasına adım atmak, onlara unutulmaz bir anı bırakmak demektir.

Bu arada, filmdeki mesajlar da çok önemli. Aile bağları, kardeşlik, doğa sevgisi, sabır, umut... Hepsi hayata dair önemli dersler içeriyor. Miyazaki, bu mesajları didaktik bir şekilde değil, hikayenin içine yedirerek anlatıyor. Yani izlerken sıkılmıyorsunuz, aksine eğlenerek öğreniyorsunuz. Demem o ki, My Neighbor Totoro sadece bir anime değil, aynı zamanda bir yaşam kılavuzu gibi. Çocuklarınıza hayata dair önemli dersler vermek için daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Delirten Detay: Filmdeki Totoro karakteri aslında Studio Ghibli'nin logosunda yer alıyor. Bu da Miyazaki'nin Totoro'ya verdiği önemi ve saygıyı gösteriyor.

Kimler Sevecek?: Anime severler, aile filmlerinden hoşlananlar, nostaljik yapımlara ilgi duyanlar ve kaliteli animasyon arayanlar!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.