My Love Story!! alternatifi animeler: Kalbinizi ısıtacak yapımlar - Aşkın en tatlı halleri!
My Love Story!! bittiyse üzülme! İşte kalbini ısıtacak, yüzünü güldürecek, seni aşka inandıracak en bomba animeler! Hazır ol, aşk geliyor!
1. Kimi ni Todoke: Utangaçlığın Aşkla Dansı!
Abi Kimi ni Todoke'yi izlemediysen, hayatında büyük bir boşluk var demektir! Sawako, dış görünüşü yüzünden sürekli "Sadako" diye çağrılan, aslında pamuk gibi kalbi olan bir kız. Ama o ne yapsa da bu kötü imajdan kurtulamıyor. Ta ki Shota Kazehaya denen, okulun en popüler çocuğu ona ilgi gösterene kadar! Kazehaya, Sawako'nun içindeki güzelliği görüyor ve ona elini uzatıyor. İşte o andan itibaren Sawako'nun hayatı tamamen değişiyor. Arkadaşlıklar, aşk, kıskançlıklar... Yok yok! Ama en önemlisi, Sawako'nun kendi kabuğunu kırması ve özgüven kazanması. İzlerken hem gülecek hem de gözlerin dolacak, garanti veriyorum!
Bu anime o kadar tatlı ki, şeker komasına girmek işten bile değil! Ama sadece tatlı değil, aynı zamanda çok da gerçekçi. Özellikle lise yıllarındaki o karmaşık duyguları, arkadaşlık ilişkilerini falan çok iyi yansıtıyorlar. Sawako'nun yaşadığı değişim, insanın içini umutla dolduruyor. "Ben de yapabilirim, ben de değişebilirim" dedirtiyor. Ve Kazehaya... Ah Kazehaya! O kadar mükemmel bir karakter ki, insan gerçek hayatta böyle birini bulamayacağını düşünüp üzülüyor resmen! Ama olsun, anime dünyasında böyle karakterler var ya, o bile yeter!
Kimi ni Todoke, romantizm ve komediyi harmanlayan, kalpleri ısıtan bir şaheser! Eğer My Love Story!!'i sevdiysen, buna da bayılacaksın. Hatta belki de daha çok seveceksin, kim bilir? Hemen başla, pişman olmayacaksın!
Delirten Detay: Sawako'nun o utangaç gülümsemesi ve Kazehaya'nın ona olan sonsuz sabrı! İkisinin arasındaki kimya o kadar güzel ki, insan gerçek hayatta da böyle bir aşk yaşamak istiyor!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, Shoujo hayranları, kalbi yumuşacık olanlar, "keşke gerçek olsa" diyenler!
2. Wotakoi: Aşk Zor İş! (Wotaku ni Koi wa Muzukashii)
Oha diyorum! Eğer sen de bir geek'sen, Wotakoi tam senlik anime! Narumi ve Hirotaka, ofiste çalışan iki otaku. Narumi tam bir fujoshi (erkekler arası ilişkilere düşkün kız), Hirotaka ise hardcore bir oyun delisi. Bir gün tesadüfen aynı şirkette çalıştıklarını öğreniyorlar ve olaylar gelişiyor. Hirotaka, Narumi'ye çıkma teklif ediyor! Ama bu normal bir çıkma değil, "otaku çıkması". Yani, birlikte anime eventlerine gitmek, oyun oynamak, cosplay yapmak falan filan. İlk başta her şey çok garip geliyor, ama zamanla birbirlerini daha iyi tanıyorlar ve aralarındaki ilişki derinleşiyor.
Wotakoi, otaku kültürünü çok eğlenceli bir şekilde yansıtıyor. Anime, manga, oyun, cosplay... Ne ararsan var! Ama sadece otaku'lara hitap etmiyor, aynı zamanda herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir aşk hikayesi anlatıyor. İki insanın farklılıklarına rağmen birbirlerini nasıl sevebileceğini, nasıl destekleyebileceğini gösteriyor. Ayrıca, karakterlerin hepsi çok sevimli ve komik. Narumi'nin o panik halleri, Hirotaka'nın cool tavırları, Tarou'nun otoriterliği, Hanako'nun güzelliği... Hepsi birbirinden özel!
Eğer sen de "normal" aşk hikayelerinden sıkıldıysan, Wotakoi'ye bir şans ver. Bu anime seni hem güldürecek hem de düşündürecek. Ve belki de kendi otaku sevgilini bulmana yardımcı olacak, kim bilir?
Delirten Detay: Narumi ve Hirotaka'nın o garip ama bir o kadar da tatlı ilişkisi! İkisinin de kendi hobilerine olan tutkusu ve birbirlerine olan saygısı, insanı hayran bırakıyor!
Kimler Sevecek?: Otaku'lar, geek'ler, anime-manga severler, farklı aşk hikayeleri arayanlar!
3. Horimiya: Maskeler Düşünce Aşk Başlar!
Abi Horimiya'ya bayılacaksın! Hori, okulda popüler, güzel ve zeki bir kız. Ama aslında evde küçük kardeşine bakan, makyaj yapmayan, spor kıyafetlerle takılan bir tip. Miyamura ise okulda sessiz, gözlüklü, asosyal bir çocuk. Ama aslında vücudu dövmelerle kaplı, piercing'leri olan, cool bir tip! İkisi de okulda farklı maskeler takıyor. Bir gün tesadüfen karşılaşıyorlar ve gerçek kimliklerini birbirlerine açıklıyorlar. İşte o andan itibaren aralarında garip bir bağ oluşuyor. Birlikte vakit geçirmeye başlıyorlar, sırlarını paylaşıyorlar ve birbirlerine aşık oluyorlar.
Horimiya, dış görünüşe aldanmamak gerektiğini, insanların iç dünyasının çok daha zengin olduğunu anlatan bir anime. Hori ve Miyamura'nın ikisi de aslında çok kırılgan ve yalnız. Ama birbirlerini bulduklarında, birbirlerine destek oluyorlar ve kendilerini daha iyi hissediyorlar. Anime, sadece aşk hikayesi değil, aynı zamanda arkadaşlık, aile, kimlik gibi konuları da ele alıyor. Karakterlerin hepsi çok derinlikli ve gerçekçi. İzlerken hem gülecek hem de düşüneceksin!
Horimiya, son zamanlarda izlediğim en iyi romantik animelerden biri. Eğer sen de samimi, sıcak ve komik bir aşk hikayesi arıyorsan, Horimiya'yı sakın kaçırma!
Delirten Detay: Hori ve Miyamura'nın birbirlerine olan dürüstlüğü ve açık sözlülüğü! İkisi de birbirlerinin kusurlarını kabul ediyor ve birbirlerini olduğu gibi seviyor!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, okul hayatı animelerinden hoşlananlar, "gerçek aşk" arayanlar!
4. Tsurezure Children: Aşkın Her Hali Bir Başka Güzel!
Yok böyle bir anime! Tsurezure Children, birden fazla çiftin aşk hikayesini anlatan, kısa kısa bölümlerden oluşan bir anime. Her çiftin hikayesi birbirinden farklı, birbirinden komik ve birbirinden tatlı. Kimi utangaç, kimi cesur, kimi deli dolu... Ama hepsinin ortak noktası, aşkın o karmaşık ve güzel duygusunu yaşamaları. Anime, aşkın her halini, her yaşta yaşanabileceğini gösteriyor. Lise aşkları, ilk aşklar, platonik aşklar, arkadaşlıktan aşka dönüşen ilişkiler... Ne ararsan var!
Tsurezure Children, o kadar eğlenceli ki, izlerken kahkahalarla güleceksin. Ama aynı zamanda çok da dokunaklı. Karakterlerin yaşadığı o küçük sorunlar, o tatlı heyecanlar, o ilk öpücükler... Hepsi insanın içini ısıtıyor. Anime, aşkın sadece büyük olaylardan ibaret olmadığını, küçük anlarda da yaşanabileceğini gösteriyor. Bir bakış, bir gülümseme, bir el sıkışma... Bunlar da aşkın bir parçası!
Eğer sen de aşkın farklı hallerini görmek, eğlenmek ve duygulanmak istiyorsan, Tsurezure Children'ı sakın kaçırma! Bu anime sana aşkın ne kadar güzel bir şey olduğunu hatırlatacak!
Delirten Detay: Her çiftin hikayesinin birbirinden farklı olması ve her birinin kendine özgü bir çekiciliği olması! İnsan hangisini daha çok sevdiğine karar veremiyor!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, kısa bölümlü animelerden hoşlananlar, "aşk her yerde" diyenler!
5. Kaichou wa Maid-sama!: Öğrenci Başkanı ve Gizli Hizmetçi!
Abi bu anime efsane ya! Misaki, eski bir erkek lisesi olan ve kız öğrenci sayısı hala çok az olan Seika Lisesi'nin öğrenci başkanı. Okulda disiplini sağlamak için elinden geleni yapıyor ve erkek öğrencilere karşı çok sert davranıyor. Ama aslında Misaki'nin bir sırrı var: Ailesine destek olmak için bir kafede hizmetçilik yapıyor! Bir gün bu sırrı okulun en popüler çocuğu olan Usui tarafından öğreniliyor. Usui, Misaki'nin bu gizli işine hayran kalıyor ve ona yardım etmeye başlıyor. Zamanla aralarında garip bir ilişki oluşuyor. Usui, Misaki'ye aşık oluyor, ama Misaki bunu bir türlü kabullenemiyor.
Kaichou wa Maid-sama!, hem komik hem de romantik bir anime. Misaki'nin o sert ve dominant tavırları, Usui'nin ise ona sürekli takılması, insanı kahkahalara boğuyor. Ama aynı zamanda ikisinin arasındaki o çekim, o gerilim, insanı heyecanlandırıyor. Anime, sadece aşk hikayesi değil, aynı zamanda Misaki'nin okulda yaşadığı zorlukları, ailesine olan bağlılığını, kendi ayakları üzerinde durma çabasını da anlatıyor. Misaki, güçlü, zeki ve çalışkan bir karakter. İzlerken ona hayran kalacaksın!
Eğer sen de güçlü bir kadın karakterin başrolde olduğu, eğlenceli ve romantik bir anime izlemek istiyorsan, Kaichou wa Maid-sama!'yı sakın kaçırma! Bu anime sana hem güldürecek hem de ilham verecek!
Delirten Detay: Usui'nin Misaki'ye olan o sonsuz aşkı ve ona sürekli takılması! İkisinin arasındaki o tatlı atışmalar, insanı güldürmekten kırıp geçiriyor!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, güçlü kadın karakterlerden hoşlananlar, "aşk nefretten doğar" diyenler!
6. My Little Monster: Ders Çalışmaktan Aşka Vakit Bulamayanlar!
Oha, bu anime tam bir ters köşe! Shizuku, ders çalışmaktan başka bir şey düşünmeyen, duygusuz bir kız. Haru ise okulun en belalı çocuğu, şiddete meyilli ve kontrolsüz. Bir gün Shizuku, Haru'ya okuldan bazı notları götürmek zorunda kalıyor. İşte o andan itibaren Haru, Shizuku'ya takıntılı hale geliyor ve onu arkadaşı olarak görmeye başlıyor. Shizuku ise Haru'nun bu ani ilgisine anlam veremiyor. Zamanla ikisi de birbirlerine aşık oluyor, ama aşklarını ifade etmekte zorlanıyorlar.
My Little Monster, klişe romantik animelerden çok farklı. Karakterlerin ikisi de çok garip ve eksantrik. Shizuku'nun o duygusuzluğu, Haru'nun ise o kontrolsüzlüğü, insanı şaşırtıyor. Ama aynı zamanda ikisinin arasındaki o dürüstlük, o samimiyet, insanı etkiliyor. Anime, aşkın sadece mükemmel insanlara değil, kusurlu insanlara da nasip olabileceğini gösteriyor. İki insanın birbirini tamamlaması, birbirine destek olması, birbirini olduğu gibi kabul etmesi... İşte aşk bu!
Eğer sen de farklı bir romantik anime izlemek, klişelerden uzaklaşmak istiyorsan, My Little Monster'ı sakın kaçırma! Bu anime sana aşkın ne kadar garip ve güzel bir şey olabileceğini gösterecek!
Delirten Detay: Shizuku'nun o duygusuz tavırlarına rağmen, Haru'ya olan sevgisini gösterme çabası! İkisinin arasındaki o garip denge, insanı güldürmekten kırıp geçiriyor!
Kimler Sevecek?: Farklı romantik animeler arayanlar, klişelerden sıkılanlar, "zıt kutuplar birbirini çeker" diyenler!
7. Ore Monogatari!!: Dev Gibi Adamdan Romantik Prens Olur Mu?
Abi bu anime çok tatlı ya! Takeo, dev gibi cüssesi ve kaba saba görünüşü yüzünden bir türlü kız arkadaş bulamayan bir lise öğrencisi. Herkes onun en yakın arkadaşı olan yakışıklı Sunakawa'ya aşık oluyor. Ama bir gün Takeo, Rinko adında sevimli bir kıza yardım ediyor ve Rinko, Takeo'ya aşık oluyor! Takeo, Rinko'nun Sunakawa'ya aşık olduğunu düşünüyor ve ona yardım etmeye çalışıyor. Ama Rinko, Takeo'ya olan aşkını açıkça belli ediyor. İşte o andan itibaren Takeo ve Rinko'nun tatlı ve komik aşk hikayesi başlıyor.
Ore Monogatari!!, dış görünüşe aldanmamak gerektiğini, insanların iç güzelliğinin çok daha önemli olduğunu anlatan bir anime. Takeo, dışarıdan kaba saba görünse de, aslında çok iyi kalpli, dürüst ve fedakar bir insan. Rinko ise Takeo'nun bu özelliklerini görüyor ve ona aşık oluyor. Anime, aşkın sadece dış görünüşe değil, karaktere de bağlı olduğunu gösteriyor. İki insanın birbirini olduğu gibi kabul etmesi, birbirine destek olması, birbirini mutlu etmesi... İşte aşk bu!
Eğer sen de kalbini ısıtacak, yüzünü güldürecek, sana aşkın ne kadar güzel bir şey olduğunu hatırlatacak bir anime izlemek istiyorsan, Ore Monogatari!!'yi sakın kaçırma! Bu anime sana dev gibi bir adamdan bile romantik bir prens olabileceğini gösterecek!
Delirten Detay: Takeo'nun o koca cüssesiyle yaptığı romantik hareketler! İnsanın içini ısıtıyor, yüzünü güldürüyor!
Kimler Sevecek?: Romantik komedi sevenler, kalbi temiz karakterlerden hoşlananlar, "güzellik görecelidir" diyenler!
8. Fruits Basket: Lanetli Bir Aile ve Tatlı Bir Kız!
Abi bu anime çok derin ya! Tohru, annesini kaybettikten sonra akrabalarının yanında kalamayan ve tek başına çadırda yaşamaya başlayan bir lise öğrencisi. Bir gün tesadüfen Sohma ailesinin evinin yakınında kamp kuruyor. Sohma ailesi, lanetli bir aile. Ailenin üyeleri, karşı cinsle kucaklaştıklarında Çin Zodyağı'ndaki hayvanlara dönüşüyorlar! Tohru, bu sırrı öğreniyor ve Sohma ailesiyle birlikte yaşamaya başlıyor. Zamanla Tohru, Sohma ailesinin lanetini kırmaya çalışıyor ve onlara yardım ediyor. Ama aynı zamanda kendisi de birçok zorlukla karşılaşıyor.
Fruits Basket, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda aile, arkadaşlık, travma gibi konuları da ele alan bir anime. Tohru, çok iyi kalpli, dürüst ve pozitif bir kız. Sohma ailesinin üyeleri ise geçmişte yaşadıkları travmalar yüzünden çok kırılgan ve yalnızlar. Tohru, onlara umut veriyor, onlara sevgi gösteriyor ve onların iyileşmesine yardımcı oluyor. Anime, sevginin her şeyi iyileştirebileceğini, insanların birbirine destek olması gerektiğini gösteriyor.
Eğer sen de duygusal, dokunaklı ve anlamlı bir anime izlemek istiyorsan, Fruits Basket'ı sakın kaçırma! Bu anime sana hayatın ne kadar zor ve güzel olabileceğini gösterecek!
Delirten Detay: Tohru'nun o bitmek bilmeyen iyimserliği ve Sohma ailesine olan sevgisi! İnsanın içini ısıtıyor, ona umut veriyor!
Kimler Sevecek?: Duygusal animelerden hoşlananlar, aile ve arkadaşlık konularına ilgi duyanlar, "sevgi her şeyin üstesinden gelir" diyenler!
9. Kareshi Kanojo no Jijou (His and Her Circumstances): Mükemmeliyetçilikten Aşk Doğar Mı?
Oha diyorum, bu anime çok zekice! Yukino, okulun en popüler, en güzel ve en zeki kızı. Herkes ona hayran. Ama aslında Yukino, bu mükemmel imajı sadece dış dünyaya gösteriyor. Evde ise tembel, dağınık ve bencil bir kız! Soichiro ise okulun yeni öğrencisi ve o da çok yakışıklı, zeki ve popüler. Soichiro, Yukino'nun bu mükemmel imajını fark ediyor ve ona meydan okuyor. Zamanla ikisi de birbirlerine aşık oluyor, ama aşklarını itiraf etmekte zorlanıyorlar.
Kareshi Kanojo no Jijou, mükemmeliyetçilik, rekabet, kıskançlık gibi konuları ele alan bir anime. Yukino ve Soichiro, ikisi de dış dünyaya mükemmel görünmek için çabalıyorlar. Ama aslında ikisi de çok kırılgan ve yalnızlar. Anime, insanların kusurlarıyla birlikte kabul edilmesi gerektiğini, mükemmel olmaya çalışmanın anlamsız olduğunu gösteriyor. İki insanın birbirini anlaması, birbirine destek olması, birbirini olduğu gibi sevmesi... İşte aşk bu!
Eğer sen de zekice yazılmış, karakterleri derinlikli, düşündürücü bir romantik anime izlemek istiyorsan, Kareshi Kanojo no Jijou'yu sakın kaçırma! Bu anime sana mükemmeliyetçiliğin ne kadar anlamsız bir şey olduğunu gösterecek!
Delirten Detay: Yukino ve Soichiro'nun iç sesleri ve birbirlerine karşı dürüst olmaya çalışmaları! İnsanın içini ısıtıyor, ona ilham veriyor!
Kimler Sevecek?: Zeki animelerden hoşlananlar, psikolojik analizlere ilgi duyanlar, "mükemmeliyetçilik zararlıdır" diyenler!
10. Akagami no Shirayuki-hime (Snow White with the Red Hair): Prenses Olmak Yerine Kendi Yolunu Çizen Bir Kız!
Yok böyle bir prenses! Shirayuki, kırmızı saçları yüzünden dikkat çeken ve yaşadığı ülkeden kaçmak zorunda kalan bir kız. Komşu ülkede ormanda tanıştığı Zen adında bir genç ona yardım ediyor. Zen aslında o ülkenin prensi! Shirayuki, Zen'in yanında kalmak ve ona yardım etmek için sarayda çalışmaya başlıyor. Ama kırmızı saçları yüzünden sürekli tehlike altında. Zen ve Shirayuki, birlikte birçok zorlukla karşılaşıyorlar ve birbirlerine aşık oluyorlar.
Akagami no Shirayuki-hime, klasik prenses hikayelerinden çok farklı. Shirayuki, pasif bir prenses değil, aksine çok güçlü, zeki ve bağımsız bir kız. Kendi ayakları üzerinde durmak, kendi yolunu çizmek istiyor. Zen ise sorumluluk sahibi, dürüst ve cesur bir prens. İkisi de birbirlerine saygı duyuyor, birbirlerine destek oluyor ve birlikte daha güçlü oluyorlar. Anime, aşkın sadece kurtarılmaya değil, birlikte mücadele etmeye de dayalı olduğunu gösteriyor.
Eğer sen de güçlü bir kadın karakterin başrolde olduğu, fantastik bir dünyada geçen, romantik ve macera dolu bir anime izlemek istiyorsan, Akagami no Shirayuki-hime'yi sakın kaçırma! Bu anime sana kendi prensesliğini kendin yaratabileceğini gösterecek!
Delirten Detay: Shirayuki'nin kırmızı saçları ve Zen'in ona olan sonsuz güveni! İkisinin arasındaki o güçlü bağ, insanı hayran bırakıyor!
Kimler Sevecek?: Fantastik animelerden hoşlananlar, güçlü kadın karakterlerden hoşlananlar, "aşk maceradır" diyenler!
Tepkiniz Nedir?