Moriarty the Patriot'a alternatif anime önerileri: İzleme listesi: Kafayı yiyeceğiniz seriler!

Moriarty the Patriot'ı sevdiysen, bu anime listesiyle aklını kaçıracaksın! Zeka oyunları, karanlık atmosferler ve karizmatik kötü adamlar seni bekliyor. Hazır ol, bağımlısı olacaksın!

Şubat 23, 2026 - 12:08
Şubat 23, 2026 - 12:08
 0  0
Moriarty the Patriot'a alternatif anime önerileri: İzleme listesi: Kafayı yiyeceğiniz seriler!

1: Code Geass: Lelouch'un Yükselişi - Zekasıyla Dünyayı Sarsan Adam!

Abi Code Geass izlemediysen hayatında çok şey kaçırmışsın demektir! Lelouch Lamperouge, bildiğin loser bir öğrenciyken bir anda Geass adında, başkasının iradesini kontrol etme gücü kazanıyor. Sonra ne mi oluyor? Dünyayı ele geçirmeye karar veriyor! Ama öyle basit bir ele geçirme değil, her hamlesiyle seni koltuğuna yapıştıracak, zekice planlarla dolu bir ele geçirme. Moriarty'deki gibi burada da deha seviyesinde bir karakter var ve onun planlarını izlemek inanılmaz keyifli. Hani satranç oynarken 5 hamle sonrasını düşünürsün ya, Lelouch 50 hamle sonrasını görüyor resmen! Üstelik sadece zekasıyla değil, karizmasıyla da seni kendine hayran bırakacak. "All Hail Britannia!" dediği o sahne var ya, tüylerim diken diken olmuştu resmen! Sakın kaçırma, pişman olursun.

Code Geass'ta sadece zeka değil, müthiş bir aksiyon da var. Knightmare Frame denilen robotlarla yapılan savaşlar inanılmaz heyecanlı! Lelouch'un Geass gücünü kullanarak düşmanlarını alt etme şekli, stratejik dehasını gözler önüne seriyor. Bir de unutmadan, anime boyunca o kadar çok ters köşe var ki, ne olacağını asla tahmin edemeyeceksin. Her bölüm sonunda "Yok artık!" diye bağırmaya hazır ol. Ve en önemlisi, Lelouch sadece bir kötü adam değil, aynı zamanda çok derin ve karmaşık bir karakter. Onun motivasyonlarını, ideallerini anlamaya çalıştıkça animeye daha da bağlanacaksın. Vallahi bak, bu anime efsane!

Delirten Detay: Lelouch'un Geass gücünü kullanırken gözünün kırmızıya dönmesi! O bakış var ya, düşmanları titretmeye yetiyor. Ayrıca, Lelouch'un "Zero" kimliğiyle yaptığı o teatral konuşmalar da unutulmaz. Resmen bir şovmen ya!

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, stratejik savaşları, karizmatik kötü adamları ve ters köşelerle dolu hikayeleri seven herkes Code Geass'a bayılacak!


2: Death Note: Adalet mi, Dehşet mi? - Işığın ve L'in Dansı!

Death Note... Ah Death Note! Bu animeyi anlatmaya nereden başlasam bilemiyorum. Light Yagami, süper zeki bir lise öğrencisi. Bir gün Death Note adında, ismini yazdığın herkesi öldürebilen bir defter buluyor. Sonra ne mi oluyor? Dünyayı suçlulardan temizlemeye karar veriyor! Ama bu o kadar da kolay değil, çünkü L adında, dünyanın en iyi dedektifi de Light'ın peşine düşüyor. İşte o andan itibaren de zeka savaşları başlıyor. Light ve L arasındaki o gerilim, o psikolojik oyunlar... İnanılmaz! Her bölüm sonunda "Acaba kim kazanacak?" diye merak etmekten çatlayacaksın.

Death Note sadece zeka savaşlarıyla değil, aynı zamanda ahlaki sorgulamalarla da dolu bir anime. Light'ın yaptığı doğru mu, yanlış mı? Suçluları öldürmek adaleti sağlamak mı, yoksa kendi adaletini dayatmak mı? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de unutmadan, Ryuk adında bir ölüm tanrısı var ki, animenin en eğlenceli karakterlerinden biri. Elma bağımlılığı ve Light'la olan diyalogları inanılmaz komik. Ama sakın aldanma, Ryuk sadece bir gözlemci ve olaylara hiçbir şekilde müdahale etmiyor. Yani her şey Light ve L'in elinde.

Delirten Detay: Light'ın deftere isim yazarkenki o psikopat gülüşü! O gülüş var ya, insanın içini ürpertiyor. Ayrıca, L'in o kendine has oturuş şekli ve sürekli şeker yeme alışkanlığı da unutulmaz detaylardan.

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, gerilim dolu hikayeleri, ahlaki sorgulamaları ve psikolojik savaşları seven herkes Death Note'a bayılacak!


3: Psycho-Pass: Geleceğin Distopyası - Sistem mi, Birey mi?

Psycho-Pass, gelecekte geçen bir distopya hikayesi. Sibyl Sistemi adında bir sistem var ve bu sistem insanların suç işleme potansiyelini ölçebiliyor. Eğer birinin "Psycho-Pass" değeri çok yüksekse, yani suç işleme potansiyeli yüksekse, daha suç işlemeden yakalanıyor ve rehabilite ediliyor. Ama bu sistem ne kadar adil? İşte anime de bu soruyu sorguluyor. Akane Tsunemori adında genç bir polis memuru, bu sisteme inanarak göreve başlıyor. Ama zamanla sistemin kusurlarını görmeye başlıyor ve adaleti sorgulamaya başlıyor. Özellikle Shogo Makishima adında, sisteme yakalanmayan bir suçluyla karşılaştıktan sonra her şey değişiyor.

Psycho-Pass sadece distopik bir gelecek tasviri değil, aynı zamanda çok derin felsefi tartışmaları da içeriyor. Özgür irade nedir? Toplumun güvenliği için bireysel özgürlükler kısıtlanabilir mi? Sistem her zaman doğruyu mu söyler? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de animenin görsel atmosferi inanılmaz karanlık ve kasvetli. Geleceğin o teknolojik ama aynı zamanda insanlıktan uzak dünyası çok iyi yansıtılmış. Aksiyon sahneleri de oldukça heyecanlı ve kanlı. Özellikle Makishima'nın Sibyl Sistemi'ne karşı verdiği savaş, izlenmeye değer.

Delirten Detay: Sibyl Sistemi'nin o soğuk ve mekanik sesi! O ses var ya, insanın içini ürpertiyor. Ayrıca, Dominator adındaki silahların, insanların Psycho-Pass değerine göre farklı modlara geçmesi de çok etkileyici.

Kimler Sevecek?: Distopik hikayeleri, felsefi tartışmaları, karanlık atmosferleri ve aksiyon dolu sahneleri seven herkes Psycho-Pass'a bayılacak!


4: Bungou Stray Dogs: Edebiyat ve Güç - Yazarlar Arenada!

Bungou Stray Dogs, edebiyat severler için tam bir şölen! Animenin karakterleri ünlü yazarlardan esinlenilmiş ve her birinin de kendi edebi eserleriyle bağlantılı özel güçleri var. Mesela Atsushi Nakajima, Ay Altında Canavar adında bir güce sahip ve dolunayda dev bir kaplana dönüşebiliyor. Dazai Osamu ise İnsanlığımı Yitirirken adında bir güce sahip ve başkalarının güçlerini etkisiz hale getirebiliyor. Anime, Yokohama şehrinde geçiyor ve bu güçlere sahip insanlar, Silahlı Dedektifler Ajansı ve Liman Mafyası gibi örgütlerde toplanmış durumda. İki örgüt arasındaki savaşlar, inanılmaz eğlenceli ve aksiyon dolu!

Bungou Stray Dogs sadece aksiyon sahneleriyle değil, aynı zamanda karakterlerin derinliğiyle de ön plana çıkıyor. Her bir karakterin geçmişi, motivasyonları ve idealleri çok iyi işlenmiş. Özellikle Dazai Osamu'nun o gizemli ve karmaşık kişiliği, animeye ayrı bir hava katıyor. Bir de animenin mizah anlayışı çok iyi. Komik diyaloglar ve absürt sahnelerle sürekli güleceksin. Ama sakın aldanma, anime aynı zamanda çok ciddi ve dramatik anlar da içeriyor. Özellikle karakterlerin geçmişleriyle yüzleştiği sahneler, oldukça duygusal.

Delirten Detay: Karakterlerin güçlerini kullanırken edebi eserlerinden alıntılar yapması! O alıntılar var ya, edebiyat severlerin kalbini çalacak. Ayrıca, animenin opening ve ending müzikleri de çok güzel.

Kimler Sevecek?: Edebiyatı, aksiyonu, mizahı ve derin karakterleri seven herkes Bungou Stray Dogs'a bayılacak!


5: 91 Days: İntikam Soğuk Yenen Bir Yemektir!

91 Days, 1920'lerin Amerika'sında geçen bir mafya hikayesi. Angelo Lagusa'nın ailesi, mafya tarafından öldürülüyor ve Angelo da intikam almak için yıllarca bekliyor. Bir gün, ailesini öldürenlerin isimlerini içeren bir mektup alıyor ve intikam planlarını uygulamaya başlıyor. Ama intikam o kadar da kolay değil, çünkü Angelo mafyanın içine sızmak zorunda ve bu da onu tehlikeli bir dünyaya sokuyor. Anime, karanlık atmosferi, gerilim dolu hikayesi ve karmaşık karakterleriyle seni koltuğuna yapıştıracak.

91 Days sadece bir intikam hikayesi değil, aynı zamanda dostluk, ihanet ve ahlaki sorgulamalarla da dolu bir anime. Angelo'nun intikam yolunda karşılaştığı insanlar, onun hayatını derinden etkiliyor. Özellikle Nero Vanetti ile olan ilişkisi, animenin en önemli noktalarından biri. Nero, Angelo'nun intikam almak istediği mafya ailesinin oğlu ve ikisi arasında beklenmedik bir dostluk gelişiyor. Ama bu dostluk, intikam planlarını nasıl etkileyecek? İşte anime de bu soruyu sorguluyor. Bir de animenin müzikleri inanılmaz etkileyici. 1920'lerin atmosferini çok iyi yansıtıyor.

Delirten Detay: Angelo'nun o soğuk ve hesaplı bakışları! O bakışlar var ya, insanın içini ürpertiyor. Ayrıca, animenin finali de çok etkileyici ve düşündürücü.

Kimler Sevecek?: Mafya hikayelerini, intikam temalarını, karanlık atmosferleri ve gerilim dolu hikayeleri seven herkes 91 Days'e bayılacak!


6: Monster: İyilik mi, Kötülük mü? - Doktor Tenma'nın Kabusu!

Monster, Dr. Kenzo Tenma adında, süper yetenekli bir beyin cerrahının hikayesi. Bir gün, hayatının en zor kararını vermek zorunda kalıyor: Bir belediye başkanını mı, yoksa genç bir çocuğu mu kurtaracak? Tenma, çocuğu kurtarmayı seçiyor ve belediye başkanı ölüyor. Ama bu kararın sonuçları çok ağır oluyor, çünkü kurtardığı çocuk, Johan Liebert adında, bir canavara dönüşüyor. Johan, zekası ve manipülasyon yeteneğiyle insanları öldürmeye başlıyor ve Tenma da onu durdurmak için peşine düşüyor. Anime, psikolojik gerilim, suç ve ahlaki sorgulamalarla dolu bir başyapıt.

Monster sadece bir gerilim hikayesi değil, aynı zamanda iyilik ve kötülük kavramlarını da sorguluyor. Johan, doğuştan mı kötü, yoksa yaşadığı travmalar mı onu bu hale getirdi? Tenma, Johan'ı kurtarmakla doğru mu yaptı, yoksa dünyanın başına bir bela mı açtı? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de animenin karakterleri inanılmaz gerçekçi. Her birinin motivasyonları, korkuları ve zaafları çok iyi işlenmiş. Özellikle Johan'ın o soğuk ve şeytani gülüşü, insanın içini ürpertiyor.

Delirten Detay: Johan'ın insanları manipüle etme şekli! O kadar zeki ve karizmatik ki, insanları kolayca etkisi altına alabiliyor. Ayrıca, animenin atmosferi de çok karanlık ve kasvetli.

Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim hikayelerini, suç temalarını, ahlaki sorgulamaları ve derin karakterleri seven herkes Monster'a bayılacak!


7: Ergo Proxy: Kimlik Arayışı - Gerçeklik Nerede Başlar?

Ergo Proxy, Romdo adında, kubbeyle çevrili bir şehirde geçiyor. İnsanlar ve AutoReiv adında robotlar bir arada yaşıyor. Ama bir gün, Cogito Virüsü adında bir virüs ortaya çıkıyor ve bu virüs AutoReiv'lerin bilinç kazanmasına neden oluyor. Bu durum, şehirde bir kaos yaratıyor ve Lil Meyer adında genç bir dedektif, bu olayı araştırmaya başlıyor. Araştırması sırasında, Ergo Proxy adında gizemli bir yaratıkla karşılaşıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Anime, felsefi sorgulamalar, bilim kurgu ve psikolojik gerilimle dolu bir başyapıt.

Ergo Proxy sadece bir bilim kurgu hikayesi değil, aynı zamanda kimlik, varoluş ve gerçeklik kavramlarını da sorguluyor. İnsan olmak ne demek? Bilinç nedir? Gerçeklik nerede başlar? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de animenin görsel atmosferi inanılmaz etkileyici. Romdo'nun o soğuk ve steril dünyası, çok iyi yansıtılmış. Aksiyon sahneleri de oldukça heyecanlı ve gizemli. Özellikle Ergo Proxy'nin güçleri ve kimliği, anime boyunca merak uyandırıyor.

Delirten Detay: Ergo Proxy'nin o gizemli ve karizmatik duruşu! O duruş var ya, insanın içini ürpertiyor. Ayrıca, animenin müzikleri de çok etkileyici ve atmosferi destekliyor.

Kimler Sevecek?: Felsefi bilim kurgu hikayelerini, kimlik arayışını, karanlık atmosferleri ve psikolojik gerilim dolu sahneleri seven herkes Ergo Proxy'e bayılacak!


8: Shinsekai Yori: Geleceğin Çocukları - Gerçek Tarih Unutulur mu?

Shinsekai Yori, 1000 yıl sonraki Japonya'sında geçiyor. İnsanlar, "Juryoku" adında psişik güçlere sahip ve küçük köylerde yaşıyorlar. Hikaye, Saki Watanabe adında genç bir kızın, Juryoku gücünü kazanmasıyla başlıyor. Saki ve arkadaşları, köylerinin dışındaki dünyayı keşfetmeye karar veriyorlar ve bu keşifleri, onları çok tehlikeli bir gerçeğe götürüyor. Anime, distopik bir gelecek tasviri, sosyal eleştiri ve psikolojik gerilimle dolu bir başyapıt.

Shinsekai Yori sadece bir distopya hikayesi değil, aynı zamanda toplum, güç ve tarih kavramlarını da sorguluyor. İnsanların Juryoku güçlerini kullanması, toplumda nasıl bir denge yaratıyor? Geçmişteki hatalardan ders çıkarılabilir mi? Güçlü olan her zaman haklı mıdır? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de animenin atmosferi inanılmaz etkileyici. Geleceğin o ütopik ama aynı zamanda tehlikeli dünyası, çok iyi yansıtılmış. Karakterlerin gelişimleri ve aralarındaki ilişkiler de çok iyi işlenmiş.

Delirten Detay: Animedeki o tuhaf yaratıklar ve köylerin dışındaki yasak bölgeler! O bölgeler var ya, insanın içini ürpertiyor. Ayrıca, animenin müzikleri de çok etkileyici ve atmosferi destekliyor.

Kimler Sevecek?: Distopik hikayeleri, sosyal eleştiriyi, karanlık atmosferleri ve psikolojik gerilim dolu sahneleri seven herkes Shinsekai Yori'ye bayılacak!


9: Talentless Nana: Dost mu, Düşman mı? - Yeteneksizlerin Savaşı!

Talentless Nana, yetenekli gençlerin bir araya geldiği bir adada geçiyor. Bu gençler, insanlığın düşmanı olan "İnsanlığın Düşmanları" ile savaşmak için eğitiliyorlar. Nana Hiiragi adında, yeteneksiz bir kız da bu adaya geliyor. Ama Nana'nın aslında gizli bir görevi var: İnsanlığın Düşmanları'nı yok etmek! Anime, zeka oyunları, gerilim ve kara mizahla dolu bir yapım.

Talentless Nana sadece bir aksiyon hikayesi değil, aynı zamanda dostluk, ihanet ve ahlaki sorgulamalarla da dolu bir anime. Nana'nın adadaki diğer öğrencilerle olan ilişkileri, animenin en önemli noktalarından biri. Kim dost, kim düşman? Nana'nın yaptığı doğru mu, yanlış mı? Bu soruları anime boyunca kendine sorup duracaksın. Bir de animenin mizah anlayışı çok iyi. Nana'nın o soğuk ve hesaplı tavırları, komik diyaloglara yol açıyor. Ama sakın aldanma, anime aynı zamanda çok ciddi ve dramatik anlar da içeriyor.

Delirten Detay: Nana'nın o poker face ifadesi! O ifade var ya, insanın aklını karıştırıyor. Ayrıca, animenin ters köşeleri de çok etkileyici.

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, gerilim dolu hikayeleri, kara mizahı ve ters köşelerle dolu yapımları seven herkes Talentless Nana'ya bayılacak!


10: From the New World (Shinsekai Yori): Geleceğin Çocukları - İnsanlık Nereye Gidiyor?

From the New World, 1000 yıl sonrasının Japonya'sında geçiyor. İnsanlar psişik güçlere sahip ve küçük, izole köylerde yaşıyorlar. Saki adında genç bir kız, güçlerini uyandırmasıyla birlikte köyünün gizemlerini ve dünyanın gerçek tarihini keşfetmeye başlıyor. Bu anime, sadece fantastik bir macera değil, aynı zamanda toplumun yapısı, güç dengeleri ve insanlığın geleceği üzerine derin sorular soruyor.

Bu anime, sadece psişik güçlere sahip insanların hikayesi değil, aynı zamanda toplumun kontrol mekanizmaları, önyargılar ve baskı üzerine bir alegori. Saki ve arkadaşlarının yolculuğu, sadece kendi köylerinin sınırlarını aşmakla kalmıyor, aynı zamanda insanlığın geçmişi ve geleceği hakkında şok edici gerçekleri ortaya çıkarıyor. Animenin atmosferi, hem güzel hem de ürkütücü, gizemli manzaralar ve unutulmaz karakterlerle dolu.

Delirten Detay: Animenin müzikleri ve atmosferi! Özellikle olayların gizemini ve karakterlerin içsel çatışmalarını yansıtan müzikler, animeyi unutulmaz kılıyor. Ayrıca, animenin sonu da uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bir etki bırakıyor.

Kimler Sevecek?: Distopik gelecek senaryolarını, derin karakter gelişimlerini, toplumsal eleştirileri ve gizemli maceraları seven herkes From the New World'e bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.