Moriarty the Patriot gibi suç temalı animeler arıyorum: Zekanın Karanlık Dansı!
Sherlock'un karanlık dehası Moriarty'nin izinden giden, suç ve gizem dolu animeler mi arıyorsun? İşte aklını başından alacak, entrikalarla dolu 10 muhteşem yapım! Kaçırma!
1: Death Note - Adalet mi, Zulüm mü?
Abi Death Note'u bilmeyen yoktur herhalde ya! Ama bilmeyen varsa da hemen anlatayım: Light Yagami diye bir lise öğrencisi var, zeki mi zeki, yakışıklı mı yakışıklı. Bir gün bir defter buluyor, Death Note. Bu deftere birinin adını yazınca o kişi ölüyor. Light da "Ben dünyayı kötülerden temizleyeceğim!" diye gaza geliyor ve Kira adıyla seri katil olmaya başlıyor. Ama işler tabii ki de planladığı gibi gitmiyor. L diye bir dedektif çıkıyor ortaya, Light'ın peşine düşüyor. İşte o andan itibaren zeka savaşları, psikolojik oyunlar havada uçuşuyor! Ya bu ikilinin birbirini alt etme çabası, taktikleri falan... İnanılmaz bir gerilim var! Özellikle Light'ın "Ben adaletim!" tripleri, L'in o kendine has garip davranışları... Tam bir şölen! Animasyonlar da çok iyi, müzikler de olay.
Death Note, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda derin felsefi sorular soran bir yapım. Adalet nedir? Kötülükle savaşmak için kötü yöntemlere başvurulabilir mi? İnsan hayatı ne kadar değerli? Bu soruları izlerken kafayı yiyeceksin, o kadar söylüyorum! Light'ın kararları, L'in zekası... Her şey o kadar ince düşünülmüş ki, her bölüm sonunda "Bir sonraki bölümde ne olacak?" diye meraktan çatlıyorsun. İlk izlediğimde günlerce etkisinden çıkamamıştım. Hâlâ ara sıra açar izlerim, o derece bağımlılık yaptı bende. Eğer Moriarty the Patriot'ı sevdiysen, Death Note'a kesinlikle bayılacaksın! İkisinde de zekanın karanlık yüzü var, entrikalar, planlar... Müthiş!
Ve unutmadan; Ryuk var ya, o Ölüm Tanrısı... Abi o nasıl bir karakter tasarımıdır! Elma düşkünlüğü, o sırıtışı... Karakterin her hareketi ayrı bir olay. İzlerken hem geriliyorsun, hem de Ryuk'a gülmekten kendini alamıyorsun. Death Note, suç ve gizem türünü seven herkesin izlemesi gereken bir başyapıt. Net!
Delirten Detay: Light'ın o meşhur "Ben bu dünyanın tanrısı olacağım!" repliği var ya... İşte o sahne, anime tarihine altın harflerle yazıldı bence! Light'ın o anki psikolojisi, hırsı, deliliği... Her şey o kadar iyi yansıtılmış ki, tüylerim diken diken olmuştu!
Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, psikolojik gerilimi, karanlık atmosferi seven herkes bu animeye bayılacak. Eğer Sherlock Holmes hayranıysan, L'e de hayran kalacaksın, garanti veriyorum!
2: Psycho-Pass - Geleceğin Suçları
Psycho-Pass, distopik bir gelecekte geçiyor. Herkesin potansiyel suç oranı Sibyl Sistemi tarafından ölçülüyor. Eğer suç oranı belli bir seviyeyi aşarsa, o kişi potansiyel suçlu olarak kabul ediliyor ve cezalandırılıyor. Akane Tsunemori adında genç bir polis memuru, bu sisteme yeni atanıyor ve sistemin ne kadar acımasız olduğunu görüyor. Shinya Kogami adında bir eski polis memuru da var, o da sistemin karanlık sırlarını çözmeye çalışıyor. Abi bu anime o kadar sürükleyici ki, bir bölüm izleyeyim derken bütün sezonu bitirdim! Sibyl Sistemi'nin etik olup olmadığı, özgür irade kavramı falan... İzlerken sürekli düşünüyorsun.
Psycho-Pass'ta suçluları yakalamak için kullanılan Dominator silahı var ya, o da ayrı bir olay! Silah, kişinin suç oranına göre farklı modlara geçiyor. Eğer suç oranı yüksekse, silah direkt öldürücü moda geçiyor. Ama suç oranı düşükse, sadece felç ediyor. Bu silahın ne kadar güçlü olduğunu ve sistemin ne kadar ileri gittiğini gösteriyor. Animasyonlar çok kaliteli, özellikle çatışma sahneleri çok gerçekçi. Müzikler de atmosfere çok iyi uyum sağlıyor. Eğer bilim kurgu ve suç türlerini seviyorsan, Psycho-Pass'ı kesinlikle izlemelisin. Özellikle sistem eleştirisi ve felsefi derinliğiyle seni etkileyecek bir anime.
Karakterler de çok iyi yazılmış. Akane'nin idealist tavırları, Kogami'nin karanlık geçmişi... Her karakterin kendine özgü bir hikayesi var ve bu hikayeler zamanla açığa çıkıyor. Özellikle Kogami'nin sistemle olan savaşı, çok etkileyici. Psycho-Pass, sadece bir anime değil, aynı zamanda geleceğe dair bir uyarı. Teknoloji nereye gidiyor, özgürlüklerimiz ne kadar güvende? Bu soruları sormana neden olacak bir yapım.
Delirten Detay: Sibyl Sistemi'nin aslında ne olduğu ortaya çıktığında şok olacaksın! Spoiler vermeyeceğim ama sistemin arkasındaki sır, tüm animeyi bambaşka bir boyuta taşıyor.
Kimler Sevecek?: Bilim kurgu, distopya, suç ve psikolojik gerilim seven herkes bu animeye bayılacak. Blade Runner, Minority Report gibi filmleri seviyorsan, Psycho-Pass da tam sana göre!
3: Bungou Stray Dogs - Edebi Dedektifler
Bungou Stray Dogs, yetenekli dedektiflerin ve suçluların olduğu bir dünyada geçiyor. Ana karakterimiz Atsushi Nakajima, yetimhaneden atılmış, aç ve evsiz bir genç. Bir gün Osamu Dazai adında bir dedektifle tanışıyor ve olaylar gelişiyor. Dazai, Silahlı Dedektif Bürosu'nun bir üyesi ve özel yeteneklere sahip. Atsushi de zamanla kendi yeteneğini keşfediyor: Ay Işığı Canavarı. Abi bu anime o kadar eğlenceli ki, hem aksiyon var, hem de bolca komedi! Özellikle Dazai'nin intihar takıntıları, gülmekten kırıp geçiriyor.
Bungou Stray Dogs'un en sevdiğim özelliği, karakterlerin ünlü yazarlardan ilham alınmış olması. Dazai Osamu, Edgar Allan Poe, Fyodor Dostoyevsky gibi yazarların isimleri ve eserleri animeye yedirilmiş. Bu da animeye ayrı bir hava katıyor. Her karakterin kendine özgü bir yeteneği var ve bu yetenekler de yazarın eserleriyle bağlantılı. Örneğin Dazai'nin yeteneği "İnsanlığımı Yitirdim", Poe'nun yeteneği "Kara Kedi"... Bu detaylar animeyi daha da ilgi çekici hale getiriyor. Animasyonlar çok renkli ve canlı, özellikle dövüş sahneleri çok iyi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer edebiyat ve aksiyonu bir arada sevenlerdensen, Bungou Stray Dogs'u kaçırmamalısın.
Atsushi'nin karakter gelişimi de çok etkileyici. Başta özgüvensiz ve çaresiz olan Atsushi, zamanla güçleniyor ve kendi yeteneğini kontrol etmeyi öğreniyor. Dazai'nin ona olan desteği, Atsushi'nin büyümesinde büyük rol oynuyor. Bungou Stray Dogs, sadece bir aksiyon animesi değil, aynı zamanda dostluk, güven ve kendini keşfetme temalarını işleyen bir yapım.
Delirten Detay: Karakterlerin yeteneklerinin yazarların eserleriyle bağlantılı olması çok zekice bir fikir! Örneğin Akutagawa'nın yeteneği "Rashomon", Dazai'nin yeteneği "İnsanlığımı Yitirdim"... Bu detaylar animeye ayrı bir derinlik katıyor.
Kimler Sevecek?: Aksiyon, komedi, edebiyat ve doğaüstü güçleri seven herkes bu animeye bayılacak. Eğer Fullmetal Alchemist, Soul Eater gibi animeleri seviyorsan, Bungou Stray Dogs da tam sana göre!
4: Erased (Boku Dake ga Inai Machi) - Geçmişe Dönüş
Erased, Satoru Fujinuma adında, zamanı kısa bir süreliğine geri alma yeteneğine sahip bir mangaka'nın hikayesini anlatıyor. Bu yeteneği sayesinde etrafındaki insanların hayatını kurtarıyor. Bir gün annesi öldürülüyor ve Satoru, cinayeti engellemek için 18 yıl öncesine, ilkokul çağına geri dönüyor. Amacı, geçmişte işlenen bir dizi cinayeti çözmek ve annesini kurtarmak. Abi bu anime o kadar duygusal ki, izlerken gözyaşlarıma hakim olamadım! Satoru'nun çocuk haliyle yaşadığı zorluklar, arkadaşlarıyla kurduğu bağlar... Çok etkileyiciydi.
Erased, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda dostluk, aile ve fedakarlık temalarını işleyen bir yapım. Satoru'nun geçmişteki arkadaşlarına yardım etme çabası, onların hayatını değiştirme isteği... Çok dokunaklı. Animasyonlar çok güzel, özellikle karlı sahneler çok gerçekçi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok iyi uyum sağlıyor. Eğer gizem, gerilim ve duygusal hikayeleri seviyorsan, Erased'ı kesinlikle izlemelisin. Özellikle geçmişe dönüş teması ve çocuk karakterlerin ön planda olması, animeye ayrı bir hava katıyor.
Satoru'nun annesini kurtarma çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırken, sürekli şüpheleniyorsun. Her karakterin bir sırrı var gibi ve bu sırların açığa çıkması, hikayeyi daha da karmaşık hale getiriyor. Erased, sadece bir anime değil, aynı zamanda hayatın değerini, sevdiklerimize sahip çıkmanın önemini anlatan bir yapım.
Delirten Detay: Katilin kim olduğunu öğrendiğimde şok olmuştum! Hiç beklemediğim bir karakter çıktı ve tüm taşlar yerine oturdu. Anime boyunca katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırken, sürekli yanıldım.
Kimler Sevecek?: Gizem, gerilim, duygusal hikayeler ve geçmişe dönüş temalarını seven herkes bu animeye bayılacak. Steins;Gate, Re:Zero gibi animeleri seviyorsan, Erased da tam sana göre!
5: Monster - İyilik mi, Kötülük mü?
Monster, Dr. Kenzo Tenma adında, başarılı bir beyin cerrahının hikayesini anlatıyor. Bir gün bir çocuğu kurtarmak için hastane müdürünün emrini dinlemiyor ve siyasi nüfuzu olan bir adam yerine, küçük bir çocuğu ameliyat ediyor. Çocuk kurtuluyor, ama hastane müdürü ölüyor. Tenma, suçlanıyor ve hayatı alt üst oluyor. Yıllar sonra Tenma, kurtardığı çocuğun aslında bir canavar olduğunu öğreniyor ve onu durdurmak için bir yolculuğa çıkıyor. Abi bu anime o kadar derin ki, izlerken felsefe yapmaktan kafayı yedim! İyilik ve kötülük kavramları, insan doğası, suç ve ceza... Sürekli bunları düşünüyorsun.
Monster, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda psikolojik gerilim ve felsefi temaları işleyen bir yapım. Johan Liebert adındaki canavar karakter, anime tarihinin en iyi kötü karakterlerinden biri bence. Zekası, manipülasyon yeteneği, insanları kontrol etme becerisi... İnanılmaz! Animasyonlar çok gerçekçi, özellikle karakterlerin yüz ifadeleri çok iyi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer psikolojik gerilim, suç ve felsefi hikayeleri seviyorsan, Monster'ı kesinlikle izlemelisin. Özellikle Johan Liebert karakteri ve anime boyunca işlenen temalar, seni derinden etkileyecek.
Tenma'nın Johan'ı durdurma çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Johan'ın geçmişi, motivasyonları, insanları nasıl manipüle ettiği... Her şey o kadar detaylı anlatılmış ki, Johan'ı anlamaya çalışıyorsun. Monster, sadece bir anime değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerini, iyiliğin ve kötülüğün sınırlarını sorgulatan bir yapım.
Delirten Detay: Johan Liebert'in geçmişi ve çocukluk travmaları, onun bir canavara dönüşmesinde büyük rol oynuyor. Johan'ın hikayesi, insan psikolojisi üzerine derin bir inceleme sunuyor.
Kimler Sevecek?: Psikolojik gerilim, suç, felsefi hikayeler ve derin karakter analizlerini seven herkes bu animeye bayılacak. Silence of the Lambs, Se7en gibi filmleri seviyorsan, Monster da tam sana göre!
6: Detective Conan (Case Closed) - Bitmeyen Gizemler
Detective Conan, Shinichi Kudo adında, liseli bir dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir gün gizemli bir örgüt tarafından zehirleniyor ve vücudu küçülerek çocuk haline geliyor. Conan Edogawa adını alıyor ve çocukluk arkadaşı Ran Mouri'nin babası Kogoro Mouri'nin yanında yaşamaya başlıyor. Amacı, onu zehirleyen örgütü bulmak ve eski haline geri dönmek. Abi bu anime o kadar uzun ki, neredeyse 1000 bölümü geçti! Ama her bölümde ayrı bir olay çözüyor, gizemler hiç bitmiyor. Conan'ın zekası, olayları çözme yeteneği... İnanılmaz!
Detective Conan, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda komedi, romantizm ve aksiyon öğelerini de içeren bir yapım. Conan'ın çocuk haliyle dedektiflik yapması, etrafındaki yetişkinleri şaşırtması... Çok eğlenceli. Ran'la olan ilişkisi, zaman zaman romantik anlar yaşanması... Animeye ayrı bir tat katıyor. Animasyonlar zamanla gelişti, özellikle son bölümlerde çok daha kaliteli çizimler var. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer gizem, suç ve uzun soluklu serileri seviyorsan, Detective Conan'ı kesinlikle izlemelisin. Özellikle her bölümde ayrı bir olayın çözülmesi, animeyi sürekli taze tutuyor.
Conan'ın örgütü bulma çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Örgütün üyeleri, amaçları, planları... Her şey yavaş yavaş açığa çıkıyor ve hikaye daha da karmaşık hale geliyor. Detective Conan, sadece bir anime değil, aynı zamanda dedektiflik becerilerini geliştirmek, olaylara farklı açılardan bakmak için bir fırsat sunuyor.
Delirten Detay: Conan'ın olayları çözmek için Kogoro Mouri'yi uyutarak onun ağzından konuşması çok komik! Kogoro'nun her seferinde bir şey hatırlamaması, Conan'ın işini kolaylaştırıyor.
Kimler Sevecek?: Gizem, suç, komedi, romantizm ve uzun soluklu serileri seven herkes bu animeye bayılacak. Sherlock Holmes, Agatha Christie romanlarını seviyorsan, Detective Conan da tam sana göre!
7: Code Geass - İsyankar Prens
Code Geass, Lelouch Lamperouge adında, sürgünde yaşayan bir prensin hikayesini anlatıyor. Kutsal Britanya İmparatorluğu'na karşı intikam almak istiyor. Bir gün C.C. adında gizemli bir kızla tanışıyor ve ona Geass adında bir güç veriyor. Bu güç sayesinde insanlara tek seferlik emirler verebiliyor. Lelouch, Zero adını alıyor ve Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor. Abi bu anime o kadar zekice yazılmış ki, izlerken hayran kaldım! Lelouch'un stratejileri, planları, insanları manipüle etme becerisi... İnanılmaz!
Code Geass, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda mecha, aksiyon, dram ve politik temaları işleyen bir yapım. Lelouch'un idealleri, amaçları, insanları kurtarma isteği... Çok etkileyici. Animasyonlar çok güzel, özellikle mecha savaşları çok iyi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer mecha, aksiyon, strateji ve politik hikayeleri seviyorsan, Code Geass'ı kesinlikle izlemelisin. Özellikle Lelouch karakteri ve anime boyunca işlenen temalar, seni derinden etkileyecek.
Lelouch'un isyanı başlatma çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Britanya İmparatorluğu'nun acımasızlığı, insanların çektiği zorluklar, Lelouch'un fedakarlıkları... Her şey o kadar detaylı anlatılmış ki, Lelouch'u anlamaya çalışıyorsun. Code Geass, sadece bir anime değil, aynı zamanda özgürlük, adalet ve fedakarlık kavramlarını sorgulatan bir yapım.
Delirten Detay: Lelouch'un Geass gücünü kullanırken gözünün kızarması çok karizmatik! Lelouch'un "Herkes benim emrime itaat etsin!" repliği, anime tarihine altın harflerle yazıldı bence!
Kimler Sevecek?: Mecha, aksiyon, strateji, politik hikayeler ve zeki karakterleri seven herkes bu animeye bayılacak. Death Note, Attack on Titan gibi animeleri seviyorsan, Code Geass da tam sana göre!
8: 91 Days - İntikam Ateşi
91 Days, Angelo Lagusa adında, ailesi mafya tarafından öldürülmüş bir adamın hikayesini anlatıyor. Yıllar sonra intikam almak için mafyaya sızıyor ve ailesini öldürenlerden intikam almaya çalışıyor. Abi bu anime o kadar karanlık ve kasvetli ki, izlerken içim karardı! Angelo'nun intikam hırsı, mafyanın acımasızlığı, ihanetler... Her şey o kadar gerçekçi anlatılmış ki, etkisinden uzun süre çıkamadım.
91 Days, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda dram, gerilim ve intikam temalarını işleyen bir yapım. Angelo'nun iç dünyası, yaşadığı travmalar, intikam alma isteği... Çok etkileyici. Animasyonlar çok güzel, özellikle 1920'lerin Amerika'sını yansıtan mekanlar çok iyi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer dram, gerilim, intikam hikayeleri ve mafya filmlerini seviyorsan, 91 Days'i kesinlikle izlemelisin. Özellikle Angelo karakteri ve anime boyunca işlenen temalar, seni derinden etkileyecek.
Angelo'nun intikam alma çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Mafyanın içindeki entrikalar, ihanetler, cinayetler... Her şey o kadar detaylı anlatılmış ki, Angelo'nun yanında sen de intikam almak istiyorsun. 91 Days, sadece bir anime değil, aynı zamanda intikamın insanı nasıl değiştirdiğini, ne kadar karanlık bir yola sokabileceğini anlatan bir yapım.
Delirten Detay: Angelo'nun intikamını alırken yüzündeki ifade çok etkileyici! Angelo'nun "Ölümden sonra huzur bulacağım." repliği, anime boyunca yankılanıyor.
Kimler Sevecek?: Dram, gerilim, intikam hikayeleri ve mafya filmlerini seven herkes bu animeye bayılacak. The Godfather, Scarface gibi filmleri seviyorsan, 91 Days da tam sana göre!
9: ACCA: 13-Territory Inspection Dept. - Sakin Sular Derin Akar
ACCA: 13-Territory Inspection Dept., Jean Otus adında, ACCA adlı bir örgütün denetleme departmanında çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. ACCA, 13 bölgeden oluşan bir krallığı yönetiyor ve Jean, bu bölgeleri dolaşarak yolsuzlukları ve sorunları tespit ediyor. Ama Jean'in aslında sandığından çok daha büyük bir komplonun içinde olduğunu öğreniyor. Abi bu anime o kadar sakin ve gizemli ki, izlerken hipnotize oldum! Jean'in zekası, olayları çözme yeteneği, sakin tavırları... İnanılmaz!
ACCA: 13-Territory Inspection Dept., sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda politik gerilim, dram ve gizem temalarını işleyen bir yapım. Jean'in karakteri, geçmişi, motivasyonları... Çok etkileyici. Animasyonlar çok güzel, özellikle karakter tasarımları çok hoş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer politik gerilim, dram, gizem hikayeleri ve sakin karakterleri seviyorsan, ACCA: 13-Territory Inspection Dept.'i kesinlikle izlemelisin. Özellikle Jean karakteri ve anime boyunca işlenen temalar, seni derinden etkileyecek.
Jean'in komployu çözme çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Krallığın içindeki entrikalar, ihanetler, gizli örgütler... Her şey o kadar detaylı anlatılmış ki, Jean'in yanında sen de komployu çözmek istiyorsun. ACCA: 13-Territory Inspection Dept., sadece bir anime değil, aynı zamanda politik oyunların, güç savaşlarının ve insan ilişkilerinin karmaşıklığını anlatan bir yapım.
Delirten Detay: Jean'in sigara içme şekli çok cool! Jean'in "Her şey göründüğü gibi değil." repliği, anime boyunca yankılanıyor.
Kimler Sevecek?: Politik gerilim, dram, gizem hikayeleri ve sakin karakterleri seven herkes bu animeye bayılacak. Tinker Tailor Soldier Spy, House of Cards gibi yapımları seviyorsan, ACCA: 13-Territory Inspection Dept. da tam sana göre!
10: Kabukichou Sherlock - Tuhaf Dedektifler
Kabukichou Sherlock, Kabukichou adlı, Tokyo'nun en renkli ve kaotik bölgesinde geçen bir dedektiflik animesi. Sherlock Holmes ve ekibi, bu bölgede yaşanan gizemli olayları çözmeye çalışıyor. Ama bu Sherlock Holmes biraz farklı! Kendine has tuhaflıkları, alışılmadık yöntemleri var. Abi bu anime o kadar eğlenceli ve sıra dışı ki, izlerken kahkahalarla güldüm! Sherlock'un zekası, olayları çözme yeteneği, tuhaf davranışları... İnanılmaz!
Kabukichou Sherlock, sadece bir suç animesi değil, aynı zamanda komedi, gizem ve dram temalarını işleyen bir yapım. Sherlock'un ekibi de birbirinden ilginç karakterlerden oluşuyor. Her birinin kendine özgü yetenekleri ve tuhaflıkları var. Animasyonlar çok güzel, özellikle Kabukichou'nun renkli atmosferi çok iyi çizilmiş. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Eğer komedi, gizem, sıra dışı karakterler ve dedektiflik hikayelerini seviyorsan, Kabukichou Sherlock'u kesinlikle izlemelisin. Özellikle Sherlock Holmes'un farklı bir yorumu ve anime boyunca yaşanan komik olaylar, seni eğlendirecek.
Sherlock'un olayları çözme çabası, izlerken seni de içine çekiyor. Kabukichou'nun gizemli sokakları, tuhaf olaylar, ilginç karakterler... Her şey o kadar detaylı anlatılmış ki, Sherlock'un yanında sen de olayları çözmek istiyorsun. Kabukichou Sherlock, sadece bir anime değil, aynı zamanda dedektiflik mesleğinin farklı bir yorumunu, Kabukichou'nun renkli atmosferini ve sıra dışı karakterlerin hikayesini anlatan bir yapım.
Delirten Detay: Sherlock'un ramen yeme şekli çok komik! Sherlock'un "Her şey bir oyun." repliği, anime boyunca yankılanıyor.
Kimler Sevecek?: Komedi, gizem, sıra dışı karakterler ve dedektiflik hikayelerini seven herkes bu animeye bayılacak. Sherlock Holmes, Detective Conan gibi yapımları seviyorsan, Kabukichou Sherlock da tam sana göre!
Tepkiniz Nedir?