Mob Psycho 10 Çizim Stili: Hangi Animelere Benziyor? – Yok Artık, Bu Detaylara Hasta Olacaksınız!

Mob Psycho 100'ün o kendine has, delidolu çizim stilinin sırlarını çözüyoruz! Hangi efsane animelerden ilham almış olabilir? Gel, beraber bakalım, şok olacaksın!

Şubat 23, 2026 - 12:12
Şubat 23, 2026 - 12:12
 0  0
Mob Psycho 10 Çizim Stili: Hangi Animelere Benziyor? – Yok Artık, Bu Detaylara Hasta Olacaksınız!

1. Mob Psycho 100 ve One Punch Man: Aynı DNA, Farklı Vücutlar!

Abi şimdi şöyle düşün, Mob Psycho 100'ün yaratıcısı ONE, aynı zamanda One Punch Man'in de babası. Yani bu iki anime arasında bir kan bağı var resmen! ONE'ın çizim stili, özellikle karakter tasarımlarında kendini çok net belli ediyor. Mesela Saitama'nın o ifadesiz suratı ile Mob'un gergin bakışları aynı evrenden gelmiş gibi. Ama tabii ki Mob Psycho 100'de animasyon kalitesi One Punch Man'e göre çok daha yüksek. Özellikle dövüş sahnelerinde o enerji patlamaları, psişik güçlerin görsel şöleni falan... Yok böyle bir şey! One Punch Man'de de aksiyon var ama Mob Psycho 100'ün o çılgınlığı, o özgünlüğü bambaşka bir seviyede. İzlerken resmen koltuktan fırlıyorsun!

ONE'ın tarzı, detaylardan ziyade karakterlerin ifadelerine ve hareketlerine odaklanıyor. Bu da animelere inanılmaz bir dinamizm katıyor. Sanki çizimler hareketleniyor, canlanıyor gibi. Özellikle Mob'un duygusal yoğunluğu arttıkça çizim stilinin de değişmesi, animeye ayrı bir boyut katıyor. Basit görünen çizgilerin ardında inanılmaz bir derinlik yatıyor resmen! Dövüş sahnelerinde karakterlerin yüzlerindeki o çarpık ifadeler, o abartılı tepkiler... Hepsi ONE'ın imzası gibi!

Daha net anlamak için animenin ilk sezonunun son bölümlerine bir göz atın derim. Özellikle Mob'un duygusal patlamaları ve güçlerini kontrol etmeye çalıştığı sahneler, hem çizim stili hem de animasyon kalitesi açısından tam bir şölen! One Punch Man'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bayılacaksınız. Hatta belki de Mob Psycho 100'ün daha da iyi olduğunu düşüneceksiniz, kim bilir?

Delirten Detay: ONE'ın minimalist çizim stili, aslında karakterlerin duygusal derinliğini ve iç çatışmalarını çok daha etkili bir şekilde yansıtıyor. Sanki basit çizgilerle karmaşık duyguları ifade etme sanatı!

Kimler Sevecek?: Absürt komedi, aksiyon, doğaüstü güçler ve duygusal derinlik arayanlar bu animeye kesinlikle hasta olacak!


2. Kekkai Sensen ve Mob Psycho 100: Çılgınlıkta Ortak Nokta!

Kekkai Sensen'i izlediyseniz, o animedeki enerji patlamalarını, o karmaşık şehir tasarımlarını ve karakterlerin o kendine has hareketlerini hatırlarsınız. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir çılgınlık var! İki animenin de görsel dünyası o kadar canlı ve renkli ki, izlerken gözlerin bayram ediyor resmen. Kekkai Sensen'deki New York'un o paralel evren versiyonu gibi, Mob Psycho 100'deki şehir de sürekli bir değişim içinde. Özellikle Mob'un güçlerini kullandığı sahnelerde, etrafındaki her şey deforme oluyor, renkler birbirine karışıyor, gerçeklik algısı tamamen kayboluyor!

Karakter tasarımları da iki animede de oldukça özgün. Kekkai Sensen'deki Klaus Von Reinherz'ın o asil duruşu ile Mob'un çekingen tavırları tamamen zıt olsa da, ikisi de kendi dünyalarının en güçlü karakterlerinden. İki animenin de yönetmeni aynı olmasa da, görsel yönetmenleri arasında bir bağlantı olabilir. Çünkü iki animede de kullanılan renk paletleri, kamera açıları ve efektler birbirine çok benziyor. Sanki aynı ekolün ürünü gibi!

Kekkai Sensen'in özellikle ilk sezonunun açılış sekansı, anime tarihindeki en iyi açılışlardan biri olarak kabul edilir. O müzik, o animasyonlar, o enerji... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir enerji var. Özellikle dövüş sahnelerinde kullanılan müzikler, animasyonlarla o kadar uyumlu ki, izlerken tüylerin diken diken oluyor resmen! Eğer Kekkai Sensen'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size görsel bir şölen yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de kullanılan "sürekli hareket halinde olma" hissi, izleyiciyi adeta içine çekiyor ve olayların tam ortasındaymış gibi hissettiriyor.

Kimler Sevecek?: Aksiyon, fantastik öğeler, çılgın karakterler ve görsel şölen arayanlar bu iki animeye de bayılacak!


3. Soul Eater ve Mob Psycho 100: Uyumsuzların Mükemmel Dansı!

Soul Eater'ı hatırlayanlar bilir, o animedeki gotik hava, o kendine has karakter tasarımları ve o çılgın aksiyon sahneleri unutulmazdı. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "uyumsuzluk" var! İki animenin de karakterleri, toplumun genel normlarına uymayan, kendi içlerinde farklılıklar taşıyan bireylerden oluşuyor. Soul Eater'daki Maka Albarn'ın o ciddi ve sorumluluk sahibi kişiliği ile Mob'un çekingen ve içine kapanık tavırları farklı olsa da, ikisi de kendi dünyalarında "uyumsuz" olarak kabul ediliyor.

Soul Eater'daki silah ustaları ve silahların arasındaki ilişki gibi, Mob Psycho 100'de de Mob ve Reigen arasındaki ilişki oldukça ilginç. Reigen, Mob'u sömüren, onu kendi çıkarları için kullanan bir dolandırıcı gibi görünse de, aslında Mob'un potansiyelini fark eden ve onu yönlendirmeye çalışan bir figür. İki animede de karakterler arasındaki bu karmaşık ilişkiler, olayların gelişiminde önemli bir rol oynuyor.

Soul Eater'ın özellikle açılış ve kapanış müzikleri, anime tarihindeki en akılda kalıcı parçalardan biri olarak kabul edilir. O enerjik melodiler, o çılgın vokaller... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir müzik anlayışı var. Özellikle dövüş sahnelerinde kullanılan elektronik müzikler, animasyonlarla o kadar uyumlu ki, izlerken adeta transa geçiyorsun! Eğer Soul Eater'ı sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de karakterlerin "uyumsuzluğu", aslında onların en büyük gücü haline geliyor ve onları diğerlerinden farklı kılıyor.

Kimler Sevecek?: Gotik atmosfer, çılgın karakterler, aksiyon ve uyumsuzluk temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


4. Kill la Kill ve Mob Psycho 100: Aşırıya Kaçmak Sanattır!

Kill la Kill'i izleyenler bilir, o animedeki abartılı karakter tasarımları, o çılgın dövüş sahneleri ve o absürt komedi anlayışı dillere destandı. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "aşırılık" var! İki animenin de karakterleri, duygularını ve tepkilerini abartılı bir şekilde ifade ediyor. Kill la Kill'deki Ryuko Matoi'nin o hırslı ve öfkeli kişiliği ile Mob'un çekingen ve içine kapanık tavırları farklı olsa da, ikisi de kendi dünyalarında "aşırı" olarak kabul ediliyor.

Kill la Kill'deki kıyafetlerin karakterlerin güçlerini artırması gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un duygusal durumu güçlerini etkiliyor. Mob'un duygusal yoğunluğu arttıkça, psişik güçleri de o oranda artıyor. İki animede de karakterlerin güçleri, onların kimlikleriyle ve duygusal durumlarıyla doğrudan bağlantılı.

Kill la Kill'in özellikle dövüş sahnelerindeki animasyon kalitesi, anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olarak kabul edilir. O akıcı hareketler, o dinamik kamera açıları... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir animasyon kalitesi var. Özellikle Mob'un güçlerini kullandığı sahnelerde, etrafındaki her şey deforme oluyor, renkler birbirine karışıyor, gerçeklik algısı tamamen kayboluyor! Eğer Kill la Kill'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size görsel bir şölen yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "aşırılık", aslında karakterlerin duygusal derinliğini ve iç çatışmalarını çok daha etkili bir şekilde yansıtıyor.

Kimler Sevecek?: Abartılı karakterler, çılgın dövüş sahneleri, absürt komedi ve duygusal derinlik arayanlar bu iki animeye de hasta olacak!


5. Ping Pong the Animation ve Mob Psycho 100: Farklı Tarzlarda Aynı Derinlik!

Ping Pong the Animation'ı izleyenler bilir, o animedeki gerçekçi karakter tasarımları, o minimalist çizim stili ve o derinlikli hikaye anlatımı dillere destandı. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "derinlik" var! İki animenin de karakterleri, dış görünüşlerinden ziyade iç dünyalarıyla ve yaşadıkları çatışmalarla ön plana çıkıyor. Ping Pong the Animation'daki Smile'ın o içine kapanık ve duygusuz kişiliği ile Mob'un çekingen ve içine kapanık tavırları benzerlik gösteriyor.

Ping Pong the Animation'daki masa tenisi maçlarının karakterlerin iç dünyalarını yansıtması gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un psişik güçlerini kullanması onun duygusal durumunu gösteriyor. İki animede de spor veya doğaüstü güçler, karakterlerin iç dünyalarını ve gelişimlerini temsil ediyor.

Ping Pong the Animation'ın özellikle yönetmenlik ve senaryo açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O gerçekçi diyaloglar, o karakterlerin iç monologları... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir senaryo başarısı var. Özellikle Mob'un Reigen ile olan ilişkisi ve yaşadığı iç çatışmalar, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Eğer Ping Pong the Animation'ı sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de karakterlerin "derinliği", onların insan doğasına dair evrensel temaları işlemesine olanak sağlıyor.

Kimler Sevecek?: Gerçekçi karakterler, derinlikli hikaye anlatımı, minimalist çizim stili ve insan doğasına dair temaları sevenler bu iki animeye de bayılacak!


6. Devilman Crybaby ve Mob Psycho 100: Karanlık ve Aydınlığın Dansı!

Devilman Crybaby'i izleyenler bilir, o animedeki şiddet dolu sahneler, o karanlık atmosfer ve o travmatik olaylar izleyicileri derinden etkilemişti. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "karanlık" tema var! İki animenin de karakterleri, doğaüstü güçlere sahip olmanın getirdiği sorumluluklarla ve karanlık güçlerin cazibesiyle mücadele ediyor. Devilman Crybaby'deki Akira Fudo'nun o çaresizliği ile Mob'un çekingenliği benzerlik gösteriyor.

Devilman Crybaby'deki şeytanların insanları ele geçirmesi gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un duygusal patlamaları onun güçlerini kontrol etmesini zorlaştırıyor. İki animede de karakterlerin içlerindeki karanlık güçlerle mücadele etmesi, hikayenin temelini oluşturuyor.

Devilman Crybaby'nin özellikle yönetmenlik ve müzik kullanımı açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O gerilim dolu müzikler, o kanlı sahneler... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir müzik anlayışı var. Özellikle dövüş sahnelerinde kullanılan elektronik müzikler, animasyonlarla o kadar uyumlu ki, izlerken adeta transa geçiyorsun! Eğer Devilman Crybaby'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "karanlık", aslında karakterlerin aydınlığa ulaşma çabasını daha da anlamlı kılıyor.

Kimler Sevecek?: Karanlık atmosfer, şiddet dolu sahneler, doğaüstü güçler ve aydınlığa ulaşma temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


7. Space Dandy ve Mob Psycho 100: Uzayın Derinliklerinden Psişik Güçlere!

Space Dandy'i izleyenler bilir, o animedeki absürt komedi anlayışı, o renkli karakterler ve o uzay maceraları dillere destandı. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "absürtlük" var! İki animenin de karakterleri, sıra dışı olaylarla karşılaşıyor ve bu olaylara verdikleri tepkiler oldukça komik ve beklenmedik oluyor. Space Dandy'nin o umursamaz tavırları ile Mob'un çekingenliği zıt olsa da, ikisi de kendi dünyalarında "absürt" olarak kabul ediliyor.

Space Dandy'deki uzay gemisinin sürekli arızalanması gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un güçlerinin kontrolsüz olması sürekli sorun yaratıyor. İki animede de karakterlerin yaşadığı sorunlar, aslında onların komik ve beklenmedik durumlara düşmesine neden oluyor.

Space Dandy'nin özellikle yönetmenlik ve müzik kullanımı açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O retro müzikler, o renkli animasyonlar... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir müzik anlayışı var. Özellikle dövüş sahnelerinde kullanılan elektronik müzikler, animasyonlarla o kadar uyumlu ki, izlerken adeta transa geçiyorsun! Eğer Space Dandy'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "absürtlük", aslında karakterlerin hayatın anlamını sorgulamasına neden oluyor.

Kimler Sevecek?: Absürt komedi, renkli karakterler, uzay maceraları ve hayatın anlamını sorgulama temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


8. Tatami Galaxy ve Mob Psycho 100: Zaman Döngüsünden Psişik Güçlere!

Tatami Galaxy'i izleyenler bilir, o animedeki karmaşık hikaye anlatımı, o metaforik öğeler ve o felsefi derinlik izleyicileri derinden etkilemişti. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "karmaşıklık" var! İki animenin de karakterleri, kendi iç dünyalarında yaşadıkları çatışmalarla ve hayatın anlamını sorgulama çabasıyla ön plana çıkıyor. Tatami Galaxy'deki "Ben" karakterinin o kararsızlığı ile Mob'un çekingenliği benzerlik gösteriyor.

Tatami Galaxy'deki zaman döngüsü gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un duygusal patlamaları sürekli tekrarlayan bir döngüye neden oluyor. İki animede de karakterlerin yaşadığı döngüler, aslında onların hatalarından ders çıkarma ve kendilerini geliştirme fırsatı bulmasına olanak sağlıyor.

Tatami Galaxy'nin özellikle yönetmenlik ve senaryo açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O karmaşık diyaloglar, o metaforik görüntüler... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir senaryo başarısı var. Özellikle Mob'un Reigen ile olan ilişkisi ve yaşadığı iç çatışmalar, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Eğer Tatami Galaxy'i sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "karmaşıklık", aslında karakterlerin hayatın anlamını bulma çabasını daha da anlamlı kılıyor.

Kimler Sevecek?: Karmaşık hikaye anlatımı, metaforik öğeler, felsefi derinlik ve hayatın anlamını sorgulama temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


9. Mononoke ve Mob Psycho 100: Maskelerin Ardındaki Gerçek!

Mononoke'yi izleyenler bilir, o animedeki geleneksel Japon sanatından ilham alan çizim stili, o gizemli atmosfer ve o doğaüstü olaylar izleyicileri büyülemişti. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "gizem" var! İki animenin de karakterleri, doğaüstü olaylarla karşılaşıyor ve bu olayların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmaya çalışıyor. Mononoke'deki İlaç Satıcısı'nın o gizemli kişiliği ile Mob'un çekingenliği zıt olsa da, ikisi de kendi dünyalarında "gizemli" olarak kabul ediliyor.

Mononoke'deki maskelerin ardındaki gerçeklerin ortaya çıkması gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un duygusal patlamaları onun gerçek kişiliğini açığa çıkarıyor. İki animede de karakterlerin maskeleri, aslında onların iç dünyalarını gizleme ve kendilerini koruma mekanizması olarak kullanılıyor.

Mononoke'nin özellikle yönetmenlik ve çizim stili açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O geleneksel Japon sanatından ilham alan görüntüler, o gizemli müzikler... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir görsel şölen var. Özellikle Mob'un güçlerini kullandığı sahnelerde, etrafındaki her şey deforme oluyor, renkler birbirine karışıyor, gerçeklik algısı tamamen kayboluyor! Eğer Mononoke'yi sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "gizem", aslında karakterlerin kendilerini tanıma ve gerçekleri kabullenme sürecini daha da anlamlı kılıyor.

Kimler Sevecek?: Gizemli atmosfer, doğaüstü olaylar, geleneksel Japon sanatından ilham alan çizim stili ve kendilerini tanıma temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


10. Kaiba ve Mob Psycho 100: Hafıza Kaybından Psişik Güçlere!

Kaiba'yı izleyenler bilir, o animedeki distopik gelecek, o hafıza kaybı teması ve o sıra dışı karakter tasarımları izleyicileri derinden etkilemişti. İşte Mob Psycho 100'de de benzer bir "sıra dışılık" var! İki animenin de karakterleri, toplumun genel normlarına uymayan ve kendi iç dünyalarında farklılıklar taşıyan bireylerden oluşuyor. Kaiba'daki hafıza kaybı yaşayan karakterlerin o kimlik arayışı ile Mob'un çekingenliği benzerlik gösteriyor.

Kaiba'daki hafıza transferi gibi, Mob Psycho 100'de de Mob'un güçlerini başkalarına aktarabilmesi, hikayenin önemli bir parçası. İki animede de hafıza ve güç, karakterlerin kimlikleriyle ve geçmişleriyle doğrudan bağlantılı.

Kaiba'nın özellikle yönetmenlik ve senaryo açısından anime tarihindeki en iyi örneklerden biri olduğu söylenir. O distopik atmosfer, o felsefi diyaloglar... Yok böyle bir şey! Mob Psycho 100'de de benzer bir senaryo başarısı var. Özellikle Mob'un Reigen ile olan ilişkisi ve yaşadığı iç çatışmalar, animeye ayrı bir derinlik katıyor. Eğer Kaiba'yı sevdiyseniz, Mob Psycho 100'e de kesinlikle bir şans vermelisiniz. İki anime de size farklı bir deneyim yaşatacak, garanti veriyorum!

Delirten Detay: İki animede de "sıra dışılık", aslında karakterlerin kimliklerini bulma ve geçmişleriyle yüzleşme çabasını daha da anlamlı kılıyor.

Kimler Sevecek?: Distopik gelecek, hafıza kaybı teması, sıra dışı karakter tasarımları ve kimlik arayışı temalarını sevenler bu iki animeye de bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.