Mitoloji Temalı Animelerde Kaçınılması Gereken Senaryo Hataları: Efsaneler Çöp Olmasın!

Mitoloji temalı anime mi yapıyorsun? Aman diyim bu hatalara düşme! Yoksa tanrılar çarpar, anime yerin dibine girer! İşte kaçınman gereken en büyük senaryo hataları!

Şubat 28, 2026 - 02:52
Şubat 28, 2026 - 02:53
 0  1
Mitoloji Temalı Animelerde Kaçınılması Gereken Senaryo Hataları: Efsaneler Çöp Olmasın!

1. Tanrıları Sürekli Güçsüz Göstermek - Tanrı Dediğin Korkutucu Olmalı!

Abi şimdi mitoloji dediğin şey tanrılarla, efsanevi yaratıklarla dolu olacak. Ee sen kalkıp bu tanrıları sürekli güçsüz, ezik, hatta bazen komik duruma düşürürsen ne anlamı kaldı? Mesela Yunan mitolojisinden Zeus'u alalım. Adam şimşekler fırlatıyor, dağları yerinden oynatıyor. Ama animede sürekli Hera'dan dayak yiyen, karı kız peşinde koşan bir tip olarak gösterirsen olmaz! İzleyici der ki "Ulan bu mu tanrı? Bizim bakkal daha karizmatik." Anladın mı demek istediğimi? Tanrı dediğin güçlü olacak, karizmatik olacak, gerektiğinde dünyayı yakıp yıkacak potansiyele sahip olacak. Yoksa mitoloji temasının hiçbir anlamı kalmaz.

Şimdi diyeceksin ki "Ama tanrıların da zayıflıkları var, insan gibi duyguları var." Tamam, olsun. Ama bu zayıflıklar onların güçlerini gölgede bırakmamalı. Mesela Thor'u düşün. Adam alkolik, sorumsuz falan ama eline çekici aldığı zaman ortalığı inletiyor. İşte denge böyle kurulacak. Hem insani zayıflıklar olacak hem de tanrısal güçler ön planda olacak. Unutma, izleyici mitoloji izlemeye geldiğinde epik savaşlar, inanılmaz güçler görmek ister. Sen bu beklentiyi karşılamazsan, o anime tutmaz!

Bir de şu var. Tanrıları sürekli aynı seviyede güçsüz göstermek de büyük hata. Yani animenin başından sonuna kadar aynı güç seviyesinde kalırlarsa, karakter gelişimi olmaz. İzleyici sıkılır. Tanrılar da gelişmeli, yeni güçler keşfetmeli, zor durumlardan kurtulmak için farklı stratejiler geliştirmeli. Mesela Hades'i düşün. Yeraltı tanrısı. Animede sürekli aynı taktikleri kullanırsa, hep aynı şekilde yenilirse ne anlamı kaldı? Hades'in de sürprizleri olmalı, beklenmedik hamleleri olmalı. İşte o zaman izleyici "Ulan bu adam gerçekten tehlikeliymiş" der.

Delirten Detay: Bazı animelerde tanrıların güçleri tamamen keyfi oluyor. Yani senaristin o anki ruh haline göre tanrı bazen her şeyi yapabiliyor, bazen de hiçbir şey yapamıyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Güç seviyeleri tutarlı olmalı. Neye gücü yetiyor, neye yetmiyor net bir şekilde belirtilmeli.

Kimler Sevecek?: Epik savaş sahnelerine, güçlü karakterlere, mitolojik öğelerin doğru kullanıldığı animelere bayılanlar bu konuya dikkat edilmesini ister.


2. Mitolojik Unsurları Rastgele Kullanmak - Araştır Bi Zahmet!

Ya şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, o mitoloji hakkında biraz araştırma yapacaksın. Yani Yunan mitolojisi diyorsan, Zeus'un Hera ile ilişkisi, Poseidon'un denizlere hükmetmesi, Hades'in yeraltı dünyasındaki rolü falan bunlar temel bilgiler. Sen bunları bilmeden "Ben mitoloji animesi yapıyorum" dersen, izleyici sana güler. Çünkü mitolojik unsurları rastgele, alakasız bir şekilde kullanırsan, ortaya tam bir facia çıkar. Mesela Yunan mitolojisinde olmayan bir yaratığı, İskandinav mitolojisinden bir tanrıyla savaştırırsan, izleyici der ki "Ulan bu ne saçmalık? Hiç mi araştırmadınız?"

Şimdi diyeceksin ki "Ama ben farklı bir evren yaratıyorum, kendi mitolojimi oluşturuyorum." Tamam, yarat. Ama bunu yaparken de mitolojinin temel prensiplerine sadık kal. Yani tanrıların, kahramanların, yaratıkların belirli rolleri, belirli güçleri, belirli zayıflıkları olsun. Evrenin kendi içinde bir mantığı olsun. Mesela "Bu tanrı istediği zaman görünmez olabiliyor, istediği zaman dağları yerinden oynatabiliyor" dersen, olmaz. Görünmez olmanın da, dağları oynatmanın da bir sebebi, bir koşulu olmalı. Anladın mı?

Bir de şu var. Mitolojik unsurları sadece görsel olarak kullanmak da büyük hata. Yani animede sadece tanrıların isimlerini, silahlarını, kıyafetlerini göstermek yetmez. O mitolojik unsurların hikayeyle, karakterlerle, evrenle bir bağlantısı olmalı. Mesela Thor'un çekici Mjolnir'i düşün. Sadece havalı bir silah değil, aynı zamanda Thor'un gücünün sembolü, onun değerlerini temsil ediyor. Animede Mjolnir'i sadece bir sopa gibi kullanırsan, izleyici der ki "Ulan bu çekicin ne özelliği var? Herhangi bir demir parçası da aynı işi görürdü."

Delirten Detay: Bazı animelerde mitolojik karakterlerin kişilikleri tamamen değiştiriliyor. Mesela Ares, savaş tanrısı. Ama animede sürekli ağlayan, korkak bir tip olarak gösteriliyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Karakterlerin temel özelliklerine sadık kalınmalı.

Kimler Sevecek?: Mitolojiye hakim olan, detaylara önem veren, tutarlı evren kurguları görmek isteyen izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


3. Karakter Gelişimini Es Geçmek - Taş Gibi Karakterler!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, karakterlerin de sağlam olması lazım. Yani sadece güçlü, yakışıklı, havalı karakterler yaratmak yetmez. O karakterlerin bir geçmişi, bir motivasyonu, bir hedefi olmalı. Zorluklarla karşılaşmalı, hatalar yapmalı, dersler çıkarmalı ve gelişmeli. Yani animenin başındaki karakterle sonundaki karakter arasında bir fark olmalı. Mesela Herkül'ü düşün. Animede sürekli aynı şekilde davranırsa, aynı şeyleri yaparsa, aynı hataları tekrarlarsa ne anlamı kaldı? Herkül'ün de değişmesi, olgunlaşması, kendini aşması lazım.

Şimdi diyeceksin ki "Ama bazı karakterler zaten mükemmel, değişmelerine gerek yok." Tamam, olabilir. Ama o zaman da o mükemmelliğin nedenini, nasıl elde edildiğini anlat. Yani karakterin geçmişini, eğitimini, yaşadığı zorlukları göster. Mesela Athena'yı düşün. Bilgelik tanrıçası. Animede sadece akıllı olduğunu söylemek yetmez. Athena'nın nasıl bu kadar bilge olduğunu, hangi kitapları okuduğunu, hangi deneyimlerden geçtiğini göstermen lazım. Anladın mı?

Bir de şu var. Karakterlerin arasındaki ilişkileri de iyi kurmak lazım. Yani sadece "Bu karakterler arkadaş", "Bu karakterler düşman" demek yetmez. O arkadaşlığın, düşmanlığın nedenini, nasıl başladığını, nasıl geliştiğini anlat. Mesela Achilles ile Patroclus arasındaki ilişkiyi düşün. Sadece savaşçı arkadaşı değiller, aynı zamanda çok yakın dostlar, neredeyse kardeş gibiler. Animede bu ilişkiyi sadece iki kişinin yan yana dövüşmesiyle anlatırsan, izleyici der ki "Ulan bu adamlar neden bu kadar yakın? Hiç anlamadım."

Delirten Detay: Bazı animelerde karakterlerin motivasyonları çok yüzeysel oluyor. Mesela "Dünyayı kurtarmak istiyorum" diyor ama neden kurtarmak istediğini, neyi korumak istediğini açıklamıyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Karakterlerin motivasyonları derin ve anlamlı olmalı.

Kimler Sevecek?: Derin karakter analizlerine, karmaşık ilişkilere, karakter gelişimine önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


4. Güç Seviyelerinde Tutarsızlık - Kim Kimi Yenecek Belli Olsun!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, güç seviyelerini de iyi ayarlaman lazım. Yani bir karakterin ne kadar güçlü olduğunu, hangi teknikleri kullanabildiğini, hangi zayıflıkları olduğunu net bir şekilde belirtmen lazım. Yoksa animede sürekli "Bu karakter daha güçlüydü ama yenildi", "Bu karakter daha zayıftı ama yendi" gibi saçmalıklar yaşanır. İzleyici der ki "Ulan bu ne mantıksızlık? Kimin ne kadar güçlü olduğu belli değil." Mesela Odin'i düşün. Animede sürekli sıradan bir düşman tarafından yenilirse, izleyici der ki "Ulan bu mu tanrıların kralı? Bizim mahallenin kabadayısı daha güçlü."

Şimdi diyeceksin ki "Ama bazen sürprizler olabilir, beklenmedik sonuçlar yaşanabilir." Tamam, olsun. Ama bu sürprizlerin de bir sebebi olmalı. Yani karakterin yeni bir teknik öğrenmesi, gizli bir gücünü keşfetmesi, düşmanının zayıflığını kullanması gibi bir sebep olmalı. Yoksa "Bu karakter birdenbire güçlendi ve yendi" dersen, izleyici der ki "Ulan bu ne saçmalık? Hiçbir mantığı yok."

Bir de şu var. Güç seviyelerini sürekli değiştirmek de büyük hata. Yani animenin bir bölümünde çok güçlü olan bir karakterin, diğer bölümde birdenbire güçsüzleşmesi, sonra tekrar güçlenmesi falan olmaz. Güç seviyeleri tutarlı olmalı. Karakterin güçlenmesi, zayıflaması bir sürece bağlı olmalı. Mesela Goku'yu düşün. Animede sürekli güçleniyor ama bu güçlenme bir antrenman, bir mücadele sonucu oluyor. Yoksa "Goku birdenbire Süper Saiyan 5 oldu" dersen, izleyici der ki "Ulan bu ne saçmalık? Hiç emek harcamadı."

Delirten Detay: Bazı animelerde güç seviyeleri tamamen karakterin duygusal durumuna bağlı oluyor. Yani karakter üzgünse güçsüz, mutlusa güçlü oluyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Güç seviyeleri duygulardan bağımsız olmalı.

Kimler Sevecek?: Savaş sahnelerine, aksiyona, güç dengelerine önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


5. Mantık Hatalarına Göz Yummak - Beyin Bedava Değil!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, evrenin kendi içinde bir mantığı olmalı. Yani animede olan biten her şeyin bir sebebi, bir sonucu olmalı. Yoksa animede sürekli mantık hataları yaşanır. İzleyici der ki "Ulan bu ne saçmalık? Hiçbir şey anlamadım." Mesela bir karakterin bir yerden bir yere ışınlanması gerekiyorsa, bunun bir açıklaması olmalı. Yani karakterin özel bir gücü olması, bir cihaz kullanması, bir büyü yapması falan lazım. Yoksa "Karakter birdenbire ışınlandı" dersen, izleyici der ki "Ulan bu nasıl oldu? Hiçbir şey anlamadım."

Şimdi diyeceksin ki "Ama mitoloji zaten mantık dışı şeylerle dolu." Tamam, doğru. Ama mitolojinin de kendi içinde bir mantığı var. Yani tanrıların, kahramanların, yaratıkların belirli kurallara göre hareket etmesi lazım. Yoksa animede sürekli "Bu tanrı istediği zaman her şeyi yapabiliyor", "Bu kahraman istediği zaman ölümsüz olabiliyor" gibi saçmalıklar yaşanır. İzleyici der ki "Ulan bu ne güç dengesizliği? Hiçbir şeyin anlamı yok."

Bir de şu var. Evrenin kurallarını sürekli değiştirmek de büyük hata. Yani animenin bir bölümünde geçerli olan bir kuralın, diğer bölümde birdenbire değişmesi falan olmaz. Evrenin kuralları tutarlı olmalı. Mesela bir karakterin bir büyüyü yapabilmesi için belirli bir enerjiye ihtiyacı varsa, bu enerji sürekli değişmemeli. Yoksa "Bu karakter bugün o büyüyü yapabiliyor, yarın yapamıyor" dersen, izleyici der ki "Ulan bu ne tutarsızlık? Hiçbir şey anlamadım."

Delirten Detay: Bazı animelerde karakterlerin davranışları tamamen mantık dışı oluyor. Mesela bir karakterin çok önemli bir görevi varken, birdenbire tatile gitmesi, eğlenmesi falan olmaz. Karakterlerin davranışları mantıklı ve tutarlı olmalı.

Kimler Sevecek?: Mantıklı evren kurgularına, tutarlı karakter davranışlarına, detaylı açıklamalara önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


6. Olay Örgüsünü Basit Tutmak - Biraz Heyecan Kat!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, olay örgüsünün de ilgi çekici olması lazım. Yani sadece "Kahraman kötü adamı yenecek" gibi basit bir olay örgüsüyle yetinirsen, izleyici sıkılır. Olay örgüsünde sürprizler olmalı, beklenmedik gelişmeler yaşanmalı, karakterler zor durumlara düşmeli ve bu durumlardan kurtulmak için farklı stratejiler geliştirmeli. Yani animenin her bölümünde izleyiciyi şaşırtacak bir şeyler olmalı. Mesela Odysseus'u düşün. Animede sürekli aynı engellerle karşılaşırsa, aynı taktikleri kullanırsa ne anlamı kaldı? Odysseus'un da yeni zorluklarla karşılaşması, yeni stratejiler geliştirmesi lazım.

Şimdi diyeceksin ki "Ama bazı mitolojik hikayeler zaten çok basit." Tamam, doğru. Ama sen o basit hikayeleri de daha ilgi çekici hale getirebilirsin. Yani karakterlerin motivasyonlarını derinleştirebilirsin, olay örgüsüne yan hikayeler ekleyebilirsin, farklı karakterlerin bakış açısını gösterebilirsin. Mesela Külkedisi'ni düşün. Animede sadece prensle evlenmek isteyen bir kız olarak gösterirsen, izleyici sıkılır. Külkedisi'nin de hayalleri, hedefleri, korkuları olmalı. Neden prensle evlenmek istediğini, neyi korumak istediğini, neyden kaçmak istediğini göstermen lazım. Anladın mı?

Bir de şu var. Olay örgüsünü çok karmaşık hale getirmek de büyük hata. Yani animede sürekli yan karakterler, yan hikayeler, yan evrenler olursa, izleyici kafayı yer. Olay örgüsü anlaşılır ve takip edilebilir olmalı. Mesela Game of Thrones'u düşün. Animede sürekli yeni karakterler, yeni aileler, yeni bölgeler olursa, izleyici kimin kim olduğunu, neyin ne olduğunu karıştırır. Olay örgüsünü basitleştirmek, odak noktasına sadık kalmak lazım.

Delirten Detay: Bazı animelerde olay örgüsü çok yavaş ilerliyor. Yani animenin ilk 10 bölümünde hiçbir şey olmuyor, karakterler sadece konuşuyor, yiyor, içiyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Olay örgüsü sürekli hareketli olmalı, aksiyon hiç durmamalı.

Kimler Sevecek?: Sürükleyici olay örgülerine, beklenmedik gelişmelere, aksiyon dolu sahnelere önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


7. Dünya İnşasını Yüzeysel Geçmek - Detaylara Takılalım!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, evrenin de sağlam olması lazım. Yani sadece tanrıların yaşadığı bir yer, kahramanların savaştığı bir yer olarak yetinirsen, izleyici sıkılır. Evrenin de kendi kuralları, kendi coğrafyası, kendi kültürü olmalı. Tanrıların nasıl yaşadığı, kahramanların nasıl eğitildiği, insanların nasıl çalıştığı, yaratıkların nasıl beslendiği falan bunlar önemli detaylar. Mesela Asgard'ı düşün. Animede sadece gökyüzünde yüzen bir şehir olarak gösterirsen, izleyici sıkılır. Asgard'ın da kendi mimarisi, kendi teknolojisi, kendi gelenekleri olmalı. Anladın mı?

Şimdi diyeceksin ki "Ama evren çok geniş, her şeyi anlatmaya vaktim yok." Tamam, doğru. Ama en azından önemli detayları anlat. Yani karakterlerin yaşadığı yerleri, kullandığı eşyaları, konuştuğu dili, inandığı tanrıları falan detaylı bir şekilde anlat. Yoksa animede sürekli "Bu karakter bir kılıç kullanıyor ama kılıcın ne özelliği var?", "Bu karakter bir büyü yapıyor ama büyünün ne etkisi var?" gibi sorular sorulur. İzleyici de "Ulan bu ne yüzeysellik? Hiçbir şey anlamadım" der.

Bir de şu var. Evrenin kurallarını sürekli değiştirmek de büyük hata. Yani animenin bir bölümünde geçerli olan bir kuralın, diğer bölümde birdenbire değişmesi falan olmaz. Evrenin kuralları tutarlı olmalı. Mesela bir karakterin bir yerden bir yere ışınlanabilmesi için belirli bir enerjiye ihtiyacı varsa, bu enerji sürekli değişmemeli. Yoksa "Bu karakter bugün o ışınlanmayı yapabiliyor, yarın yapamıyor" dersen, izleyici der ki "Ulan bu ne tutarsızlık? Hiçbir şey anlamadım."

Delirten Detay: Bazı animelerde evrenin coğrafyası çok saçma oluyor. Mesela bir dağın tepesinde deniz, bir denizin ortasında çöl falan olmaz. Evrenin coğrafyası mantıklı ve tutarlı olmalı.

Kimler Sevecek?: Detaylı evren kurgularına, zengin kültürel öğelere, tutarlı kurallara önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


8. Anlatım Bozukluklarına Takılmamak - Dil Bilgisi Şart!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, dilinin de düzgün olması lazım. Yani sadece "Güzel bir hikaye anlatıyorum" diye düşünerek, anlatım bozukluklarına takılmazsan, izleyici seni eleştirir. Cümlelerin anlamı açık olmalı, kelimeler doğru seçilmeli, dil bilgisi kurallarına uyulmalı. Yoksa animede sürekli "Bu ne demek istedi?", "Burada ne anlatılıyor?" gibi sorular sorulur. İzleyici de "Ulan bu ne karmaşa? Hiçbir şey anlamadım" der.

Şimdi diyeceksin ki "Ama ben farklı bir dil kullanıyorum, kendi lehçemi oluşturuyorum." Tamam, oluştur. Ama bu lehçenin de kendi içinde bir mantığı olmalı. Yani kelimelerin anlamı, cümlelerin yapısı, dil bilgisi kuralları belirli olmalı. Yoksa animede sürekli "Bu kelime ne anlama geliyor?", "Bu cümle nasıl kurulmuş?" gibi sorular sorulur. İzleyici de "Ulan bu ne anlaşılmazlık? Hiçbir şey anlamadım" der.

Bir de şu var. Anlatım bozukluklarını sürekli tekrarlamak da büyük hata. Yani animenin bir bölümünde bir anlatım bozukluğu varsa, diğer bölümlerde de aynı bozuklukların tekrarlanması falan olmaz. Anlatım bozukluklarını düzeltmek için çaba göstermek lazım. Yoksa "Bu anime sürekli aynı hataları yapıyor" derler.

Delirten Detay: Bazı animelerde karakterlerin konuşma tarzı çok yapmacık oluyor. Yani karakterler sürekli aynı kelimeleri, aynı cümleleri, aynı tonlamaları kullanıyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Karakterlerin konuşma tarzı doğal ve akıcı olmalı.

Kimler Sevecek?: Düzgün bir dile, anlaşılır cümlelere, akıcı bir anlatıma önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


9. Mizahı Zorlama Kullanmak - Komik Olmaya Çalışma!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, mizahı da dozunda kullanman lazım. Yani sadece "Komik olsun" diye zorlama espriler yaparsan, izleyici sıkılır. Mizahın hikayeyle, karakterlerle, evrenle uyumlu olması lazım. Karakterlerin kişiliklerine uygun espriler yapması, olayların doğal akışında komik durumlar yaşanması falan daha etkili olur. Yoksa animede sürekli "Bu ne alakasız espri?", "Burada ne komiklik var?" gibi sorular sorulur. İzleyici de "Ulan bu ne zorlama komiklik? Hiç gülmedim" der.

Şimdi diyeceksin ki "Ama ben farklı bir mizah anlayışı kullanıyorum, kendi tarzımı oluşturuyorum." Tamam, oluştur. Ama bu tarzın da bir hedef kitlesi olmalı. Yani senin mizah anlayışını sevmeyen izleyiciler olabilir. Onları da hesaba katman lazım. Yoksa animede sürekli "Bu mizah bana hitap etmiyor", "Bu esprileri anlamıyorum" gibi yorumlar yapılır.

Bir de şu var. Mizahı sürekli aynı şekilde kullanmak da büyük hata. Yani animenin bir bölümünde bir espri türü varsa, diğer bölümlerde de aynı tür esprilerin tekrarlanması falan olmaz. Mizahı çeşitlendirmek, farklı tür espriler kullanmak lazım. Yoksa "Bu anime sürekli aynı şeyleri tekrar ediyor" derler.

Delirten Detay: Bazı animelerde mizah çok kaba ve aşağılayıcı oluyor. Yani karakterler sürekli birbirleriyle dalga geçiyor, birbirlerini küçük düşürüyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Mizah saygılı ve yapıcı olmalı.

Kimler Sevecek?: İyi yazılmış esprilere, zekice kurgulanmış komik durumlara, saygılı mizah anlayışına önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


10. Sürdürülebilirliği Düşünmemek - Devamı Gelmeli!

Abi şimdi mitoloji temalı anime yapıyorsan, hikayenin sürdürülebilirliğini de düşünmen lazım. Yani sadece "Bir sezonluk hikaye anlatacağım" diye düşünerek, evreni, karakterleri, olay örgüsünü kısıtlarsan, izleyici hayal kırıklığına uğrar. Hikayenin devam edebileceği, yeni karakterlerin eklenebileceği, yeni olayların yaşanabileceği bir potansiyel yaratman lazım. Yoksa animenin sonunda "Bu hikaye bitti mi?", "Devamı gelecek mi?" gibi sorular sorulur. İzleyici de "Ulan bu ne eksiklik? Hikaye yarım kaldı" der.

Şimdi diyeceksin ki "Ama ben hikayeyi tam olarak anlatmak istiyorum, devamını getirmek istemiyorum." Tamam, olabilir. Ama o zaman da hikayenin sonunu tatmin edici bir şekilde bağla. Yani karakterlerin hedeflerine ulaşması, olayların çözüme kavuşması, evrenin dengelenmesi falan lazım. Yoksa animenin sonunda "Bu ne anlamsız son?", "Hikaye hiçbir yere varmadı" gibi yorumlar yapılır.

Bir de şu var. Sürdürülebilirliği sağlamak için, evrenin kurallarını ve karakterlerin güçlerini çok fazla abartmamak lazım. Yani animenin başında çok güçlü karakterler yaratırsan, sonraki sezonlarda daha güçlü karakterler yaratmakta zorlanırsın. Ya da evrenin kurallarını çok karmaşık hale getirirsen, sonraki sezonlarda hikayeyi devam ettirmekte zorlanırsın.

Delirten Detay: Bazı animelerde hikaye çok açık uçlu bitiyor. Yani animenin sonunda hiçbir şey belli olmuyor, karakterlerin kaderi, evrenin geleceği tamamen muallakta kalıyor. Bu da izleyiciyi deli ediyor. Hikayenin sonu en azından bir nebze tatmin edici olmalı.

Kimler Sevecek?: Uzun soluklu hikayelere, devam eden maceralara, sürükleyici evrenlere önem veren izleyiciler bu konuya çok dikkat eder.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.