Mission Anime Tarzı Aksiyon Dolu Alternatif Animeler: İşte İzlemen Gereken Bomba Gibi Seçenekler!

Mission Impossible tadında anime mi arıyorsun? İşte sana aksiyonun hiç dinmediği, beyin yakan olay örgüsüyle seni koltuğuna çivileyecek alternatif anime listesi! Sakın kaçırma!

Şubat 28, 2026 - 02:55
Şubat 28, 2026 - 02:55
 0  2
Mission Anime Tarzı Aksiyon Dolu Alternatif Animeler: İşte İzlemen Gereken Bomba Gibi Seçenekler!

1. Joker Game: Tarihi Ajanlık, Yok Böyle Zeka Oyunları!

Abi Joker Game'e başlarsan, başka animeye geçemezsin net! 2. Dünya Savaşı öncesinde Japon İmparatorluk Ordusu'nun kurduğu "D Ajansı" var ya, işte oradaki ajanların inanılmaz zekası, taktikleri ve görevleri seni alıp başka bir boyuta götürecek. Bildiğin casusluk okulu gibi, ama buradaki olay sadece dövüşmek değil, tamamen zeka! Adamlar resmen insanları manipüle etmekte, bilgi toplamakta falan master yapmışlar. Her bölümde farklı bir görev, farklı bir ülke ve farklı bir karakterle karşılaşıyorsun. Olay örgüsü o kadar iyi ki, kimin kime çalıştığını, neyin gerçek neyin yalan olduğunu çözmek için beynin yanacak! Resmen Mission Impossible'ın anime versiyonu gibi, ama samuray ruhuyla!

Bu animedeki karakterler de ayrı bir olay. Her biri birbirinden karizmatik, zeki ve gizemli. Mesela Yuuki var, D Ajansı'nın kurucusu ve tam bir dahi. Onun stratejileri ve planları o kadar ince düşünülmüş ki, hayran kalmamak elde değil. Sonra da diğer ajanlar geliyor, her biri farklı yeteneklere sahip ve görevlerini kusursuz bir şekilde yerine getiriyorlar. Ama en güzeli de, bu ajanların hiçbirinin birbirine güvenmemesi. Herkes kendi çıkarını düşünüyor ve bu da olayları daha da karmaşık hale getiriyor. Yani, dostluk, sadakat falan beklemeyin, burada her şey taktik ve manipülasyon üzerine kurulu!

Animeyi izlerken sürekli şunu düşüneceksin: "Acaba bu adam şimdi ne yapacak?". Çünkü her an her şey değişebilir ve olaylar tamamen tersine dönebilir. Joker Game, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda insan psikolojisi, savaşın acımasızlığı ve ahlaki değerler üzerine de düşündüren bir yapım. İzlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Delirten Detay: Her bölüm sonunda, o bölümdeki görevin nasıl planlandığını ve uygulandığını gösteren kısa bir özet var ya, işte o detaylar insanı çıldırtıyor! "Adamlar bunu nasıl düşündü ya?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını, casusluk filmlerini, tarihi olayları ve karmaşık olay örgüsünü sevenler buna bayılacak!


2. 91 Days: Mafya, İntikam ve İtalyan Esintisi!

91 Days, sana diyeceğim şu ki, izlemezsen hayatının hatasını yaparsın! 1920'lerin Amerika'sında, mafya savaşlarının ortasında geçen bir intikam hikayesi. Ana karakterimiz Angelo Lagusa'nın ailesi mafya tarafından katlediliyor ve o da büyüyüp intikam almak için geri dönüyor. Ama bu öyle basit bir intikam hikayesi değil. Angelo, intikam almak için mafya ailesine sızıyor ve içeriden planlar yapmaya başlıyor. Olaylar o kadar karmaşıklaşıyor ki, kimin dost kimin düşman olduğunu anlamak imkansız hale geliyor. Resmen Godfather filmini anime yapmışlar gibi!

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. 1920'lerin Amerika'sını o kadar iyi yansıtmışlar ki, sanki o döneme ışınlanmış gibi hissediyorsun. Caz müzikler, klasik arabalar, şık kıyafetler falan, her şey mükemmel! Karakter tasarımları da çok başarılı. Angelo'nun o soğuk ve kararlı bakışları, Nero Vanetti'nin o sıcakkanlı ve samimi tavırları, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Angelo ve Nero arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirine düşman olmasına rağmen, aralarında bir bağ oluşuyor ve bu da olayları daha da karmaşık hale getiriyor.

91 Days, sadece şiddet ve aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda aile, sadakat, intikam ve affetme gibi temaları da işliyor. İzlerken hem gerilecek hem de düşüneceksin. Sonunda ne olacağını tahmin etmek imkansız. O yüzden, sakın kaçırma derim!

Delirten Detay: Angelo'nun intikam planlarını adım adım uygularkenki o soğukkanlılığı ve zekası insanı hayran bırakıyor! "Bu adam nasıl bu kadar zeki olabilir ya?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Mafya filmlerini, intikam hikayelerini, tarihi dramaları ve karmaşık karakterleri sevenler buna bayılacak!


3. Baccano!: Kaos, Ölümsüzlük ve 1930'lar New York'u!

Baccano!, abi bu anime tam bir çılgınlık! 1930'ların New York'unda geçen, ölümsüzlük iksiri yüzünden ortalık karışan bir hikaye. Ama bu öyle klasik bir ölümsüzlük hikayesi değil. Anime, farklı karakterlerin ve farklı olay örgülerinin birbirine karıştığı, zaman çizelgesinin sürekli değiştiği bir yapıya sahip. İlk başta ne olduğunu anlamak zor olabilir, ama olaylar yavaş yavaş yerine oturmaya başlayınca, "Oha, bu nasıl bir şey ya!" diyeceksin.

Animedeki karakterler de ayrı bir alem. Her biri birbirinden manyak ve karizmatik. Mesela Isaac ve Miria var, iki tane hırsız ve tam birer komedi unsuru. Sonra Ladd Russo var, psikopat bir katil ve şiddetten zevk alıyor. Ve tabii ki Claire Stanfield var, efsanevi bir suikastçı ve tam bir dahi. Bu karakterlerin hepsi farklı amaçlar için bir araya geliyor ve ortalığı birbirine katıyorlar. Anime, sürekli farklı karakterlerin bakış açısından anlatılıyor ve bu da olayları daha da ilginç hale getiriyor.

Baccano!, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda komedi, gizem ve gerilim unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gülecek hem de gerileceksin. Olay örgüsü o kadar karmaşık ki, sonunu tahmin etmek imkansız. Ama en güzeli de, animenin o kendine özgü tarzı ve atmosferi. 1930'ların New York'unu o kadar iyi yansıtmışlar ki, sanki o döneme ışınlanmış gibi hissediyorsun. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Animenin o kendine özgü müzikleri ve açılış sekansı insanı gaza getiriyor! "Bu nasıl bir enerji ya!" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Aksiyonu, komediyi, gizemi, karmaşık olay örgüsünü ve farklı tarzları sevenler buna bayılacak!


4. Darker than Black: Yetenekler, Gizli Örgütler ve Tokyo'nun Karanlık Yüzü!

Darker than Black, abi bu anime seni bambaşka bir dünyaya götürecek! Tokyo'da ortaya çıkan "Cehennem Kapısı" ve "Cennet Kapısı" yüzünden, bazı insanlar özel yetenekler kazanıyor ve "Contractor" olarak adlandırılıyor. Ama bu yeteneklerin bir bedeli var. Contractor'lar, yeteneklerini kullandıklarında bir tür "karşılık" ödemek zorundalar. Mesela, bir Contractor yeteneğini kullandığında sigara içmek zorunda kalabilir veya bir origami yapmak zorunda kalabilir. Ana karakterimiz Hei de, en güçlü Contractor'lardan biri ve gizli bir örgüt için çalışıyor. Onun görevi, diğer Contractor'ları bulmak ve örgütün amaçları doğrultusunda kullanmak. Ama Hei'nin de kendi sırları var ve zamanla örgütün gerçek yüzünü öğrenmeye başlıyor.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Tokyo'nun karanlık ve gizemli yüzünü o kadar iyi yansıtmışlar ki, sanki o şehirde yaşıyormuş gibi hissediyorsun. Yağmurlu sokaklar, neon ışıkları, gizli örgütler falan, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Hei'nin o soğuk ve mesafeli tavırları, Yin'in o sessiz ve gizemli duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Hei ve Yin arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirine güvenmemesine rağmen, aralarında bir bağ oluşuyor ve bu da olayları daha da karmaşık hale getiriyor.

Darker than Black, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, gizem ve dram unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de düşüneceksin. Contractor'ların yeteneklerinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu yeteneklerin bedelinin ne kadar ağır olduğunu göreceksin. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Hei'nin o efsanevi dövüş sahneleri ve elektrik güçlerini kullanırkenki o karizması insanı büyülüyor! "Bu adam nasıl bu kadar havalı olabilir ya?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, gizemi, aksiyonu, karanlık atmosferi ve karmaşık karakterleri sevenler buna bayılacak!


5. Psycho-Pass: Geleceğin Toplumu, Sibyl Sistemi ve Adalet Kavramı!

Psycho-Pass, abi bu anime tam bir beyin fırtınası! Gelecekte, Sibyl Sistemi adlı bir sistem insanların suç işleme potansiyelini ölçüyor ve potansiyel suçluları daha suç işlemeden yakalıyor. Ama bu sistemin ne kadar adil olduğu tartışmalı. Ana karakterimiz Akane Tsunemori de, bu sistemin bir parçası olan bir müfettiş ve sistemin doğruluğundan şüphe etmeye başlıyor. Olaylar, Akane'nin sistemin kusurlarını görmesiyle başlıyor ve zamanla sistemin gerçek yüzünü öğrenmeye başlıyor.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Geleceğin toplumunu o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtmışlar ki, sanki o dünyada yaşıyormuş gibi hissediyorsun. Yüksek teknolojili binalar, dronlar, yapay zeka falan, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Akane'nin o idealist ve dürüst tavırları, Kougami'nin o soğuk ve kararlı duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Akane ve Kougami arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de farklı görüşlere sahip olmasına rağmen, birbirlerine saygı duyuyorlar ve birlikte çalışıyorlar.

Psycho-Pass, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, gizem ve felsefe unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de düşüneceksin. Adalet kavramının ne kadar karmaşık olduğunu ve bir sistemin ne kadar adil olabileceğini sorgulayacaksın. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Sibyl Sistemi'nin insanları nasıl kontrol ettiğini ve manipüle ettiğini görmek insanı ürpertiyor! "Bu sistem gerçekten adil mi?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, gizemi, aksiyonu, felsefi tartışmaları ve distopik toplumları sevenler buna bayılacak!


6. Ergo Proxy: Hafıza Kaybı, Varoluşsal Sorgulamalar ve Post-Apokaliptik Dünya!

Ergo Proxy, abi bu anime tam bir zihin egzersizi! Post-apokaliptik bir dünyada, Romdo adlı kubbe şehrinde yaşayan insanlar, robotlar tarafından yönetiliyor. Ama bir gün, Cogito virüsü adlı bir virüs robotlara bulaşıyor ve robotlar kendi bilincine sahip olmaya başlıyor. Bu olaylar zinciri, Re-l Mayer adlı bir müfettişi harekete geçiriyor ve Re-l, Cogito virüsünün kaynağını araştırmaya başlıyor. Ama Re-l'in hafızası da kayıp ve geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamıyor. Bu da olayları daha da karmaşık hale getiriyor.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Post-apokaliptik dünyayı o kadar karanlık ve kasvetli bir şekilde yansıtmışlar ki, sanki o dünyada yaşıyormuş gibi hissediyorsun. Yıkık dökük binalar, çorak topraklar, terk edilmiş şehirler falan, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Re-l'in o soğuk ve mesafeli tavırları, Vincent Law'ın o naif ve çekingen duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Re-l ve Vincent arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirinden farklı olmasına rağmen, birbirlerine ihtiyaç duyuyorlar ve birlikte çalışıyorlar.

Ergo Proxy, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, gizem ve felsefe unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de düşüneceksin. Varoluşsal sorgulamaların ne kadar önemli olduğunu ve insanın kendi kimliğini arayışının ne kadar zorlu olduğunu göreceksin. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Proxy'lerin ne olduğunu ve nasıl ortaya çıktığını öğrenmek insanı şaşırtıyor! "Bu dünya nasıl bu hale geldi?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, gizemi, aksiyonu, felsefi tartışmaları, post-apokaliptik dünyaları ve karmaşık karakterleri sevenler buna bayılacak!


7. Canaan: Şam'dan Tokyo'ya Uzanan Bir Komplo!

Canaan, abi bu anime aksiyonun dibine vuruyor! Şam'da geçen bir terör saldırısının ardından, Canaan adlı bir kız özel yetenekler kazanıyor ve teröristlere karşı savaşmaya başlıyor. Ama Canaan'ın geçmişiyle ilgili de bazı sırlar var ve bu sırlar onu Tokyo'ya kadar sürüklüyor. Tokyo'da, Canaan, eski arkadaşı Maria Osawa ile tekrar karşılaşıyor ve ikisi birlikte teröristlerin planlarını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Ama teröristlerin de çok güçlü olduğu ve Canaan ve Maria'nın işi hiç de kolay olmayacak.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Şam'ın o egzotik ve tehlikeli havası, Tokyo'nun o modern ve kalabalık atmosferi, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Canaan'ın o cesur ve kararlı tavırları, Maria'nın o naif ve yardımsever duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Canaan ve Maria arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirine çok değer veriyor ve birbirlerini korumak için her şeyi yapmaya hazırlar.

Canaan, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda gizem, gerilim ve dram unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de heyecanlanacaksın. Canaan'ın özel yeteneklerinin ne kadar güçlü olduğunu ve teröristlerin ne kadar acımasız olduğunu göreceksin. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Canaan'ın "Synesthesia" yeteneği sayesinde, dünyayı farklı renklerde görmesi insanı büyülüyor! "Bu nasıl bir yetenek ya?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Aksiyonu, gizemi, gerilimi, özel yetenekleri ve tehlikeli görevleri sevenler buna bayılacak!


8. Texhnolyze: Yeraltı Dünyası, Texhnoloji ve İnsanlığın Sonu!

Texhnolyze, abi bu anime tam bir karanlık şölen! Bir yeraltı şehrinde, Lux'ta, insanlar "Texhnoloji" adı verilen bir teknolojiyle vücutlarını mekanik parçalarla değiştiriyorlar. Ama bu teknoloji, insanların insanlığını kaybetmesine neden oluyor ve şehirde sürekli bir kaos hakim. Ana karakterimiz Ichise de, bir boksör ve bir dövüş sırasında kolunu kaybediyor. Ama bir gün, bir bilim kadını olan Ran, Ichise'ye Texhnoloji uyguluyor ve Ichise'nin kolu mekanik bir parçayla değiştiriliyor. Bu olay, Ichise'nin hayatını tamamen değiştiriyor ve onu yeraltı dünyasının derinliklerine sürüklüyor.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Yeraltı şehrinin o karanlık ve kasvetli havası, insanların umutsuzluğu ve çaresizliği, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Ichise'nin o sessiz ve agresif tavırları, Ran'ın o gizemli ve zeki duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Ichise ve Ran arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirine güvenmemesine rağmen, birbirlerine ihtiyaç duyuyorlar ve birlikte çalışıyorlar.

Texhnolyze, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, gizem ve felsefe unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de düşüneceksin. Teknolojinin insanlığı nasıl etkilediğini ve insanın kendi özünü nasıl kaybettiğini sorgulayacaksın. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Lux şehrinin nasıl bu hale geldiğini ve insanların neden Texhnoloji'ye bağımlı olduğunu öğrenmek insanı üzüyor! "Bu dünya nasıl bu kadar kötü olabilir?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, gizemi, aksiyonu, felsefi tartışmaları, karanlık atmosferi ve karmaşık karakterleri sevenler buna bayılacak!


9. Code Geass: Zeka, Strateji ve İsyanın Yükselişi!

Code Geass, abi bu anime seni koltuğuna yapıştıracak! Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun Japonya'yı işgal etmesinin ardından, Lelouch Lamperouge adlı bir öğrenci, C.C. adlı gizemli bir kızdan "Geass" adı verilen bir güç kazanıyor. Geass, Lelouch'a insanlara tek seferlik emir verme yeteneği veriyor. Lelouch da bu gücü kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı bir isyan başlatıyor ve Japonya'yı özgürleştirmeye çalışıyor. Ama Lelouch'un planları her zaman kusursuz değil ve zaman zaman beklenmedik olaylarla karşılaşıyor.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. Britanya İmparatorluğu'nun o otoriter ve baskıcı yönetimi, Japonya'nın o umutsuz ve çaresiz durumu, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Lelouch'un o zeki ve karizmatik tavırları, Suzaku'nun o dürüst ve idealist duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Lelouch ve Suzaku arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de çocukluk arkadaşı olmasına rağmen, farklı ideallere sahipler ve birbirlerine düşman oluyorlar.

Code Geass, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, gizem, strateji ve dram unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de heyecanlanacaksın. Lelouch'un zekasının ve stratejilerinin ne kadar etkili olduğunu ve isyanın ne kadar zorlu olduğunu göreceksin. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Lelouch'un planlarını adım adım uygularkenki o soğukkanlılığı ve zekası insanı hayran bırakıyor! "Bu adam nasıl bu kadar zeki olabilir ya?" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, gizemi, aksiyonu, strateji oyunlarını, politik entrikaları ve karmaşık karakterleri sevenler buna bayılacak!


10. Cop Craft: Fantastik Dünyadan Gelen Bir Şövalye ve Dedektifin Ortaklığı!

Cop Craft, abi bu anime farklı dünyaların buluştuğu bir bomba! Pasifik Okyanusu'nda ortaya çıkan bir geçit yüzünden, San Teresa adlı fantastik bir dünya ile Dünya arasında bir bağlantı kuruluyor. Bu durum, San Teresa şehrinde suç oranının artmasına neden oluyor ve Kei Matoba adlı bir dedektif, Tirana adlı fantastik dünyadan gelen bir şövalye ile ortaklık kurmak zorunda kalıyor. İkisi birlikte, San Teresa'daki suçları çözmeye çalışıyorlar. Ama bu hiç de kolay olmayacak, çünkü iki farklı dünyadan gelen bu ikilinin farklı değerleri ve farklı yöntemleri var.

Animedeki atmosfer de ayrı bir olay. San Teresa şehrinin o karmaşık ve tehlikeli havası, fantastik dünyanın o büyülü ve gizemli atmosferi, her şey çok etkileyici! Karakter tasarımları da çok başarılı. Kei Matoba'nın o sert ve pragmatik tavırları, Tirana'nın o dürüst ve idealist duruşu, hepsi karakterlerin kişiliğini yansıtıyor. Özellikle Kei Matoba ve Tirana arasındaki ilişki çok ilginç. İkisi de birbirine alışmakta zorlanmasına rağmen, birbirlerine saygı duyuyorlar ve birlikte çalışıyorlar.

Cop Craft, sadece aksiyon dolu bir anime değil, aynı zamanda bilim kurgu, fantastik, gizem ve komedi unsurlarını da içeriyor. İzlerken hem gerilecek hem de eğleneceksin. İki farklı dünyanın nasıl bir araya geldiğini ve farklı kültürlerin nasıl etkileşime girdiğini göreceksin. Kaçırmayın derim!

Delirten Detay: Tirana'nın kılıcıyla suçluları alt etmesi ve fantastik dünyadan gelen büyülü güçlerini kullanması insanı heyecanlandırıyor! "Bu şövalye tam bir efsane!" diye diye izleyeceksin!

Kimler Sevecek?: Bilim kurguyu, fantastiği, aksiyonu, gizemi, komediyi ve farklı dünyaların buluştuğu hikayeleri sevenler buna bayılacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.