Millennium ress alternatif animeler: Farklı bir bakış açısı arayanlar için: Hazır mıyız efsaneler listesine?
Millennium çağı animelerinden bıktınız mı? İşte size o yıllarda çıkmış ama radarda kaybolmuş, türünün en iyisi alternatif animeler! Kaçırmayın!
1: Kaiba - Hafıza Kaybının Anlamı Üzerine Bir Başyapıt
Oha diyorum! Kaiba'yı izlemeyen animeci var mı ya? Varsa hemen koşsun başlasın! Bu anime, bildiğiniz cyberpunk distopyası değil. Tamam, mekanik vücutlar, hafıza transferleri falan var ama olay bambaşka bir yerde kopuyor. Hikaye, hafızasını kaybetmiş bir adamın, Kaiba'nın, kim olduğunu ve nereden geldiğini arayışını anlatıyor. Ama bu arayış sırasında öyle şeyler görüyor, öyle gerçeklerle yüzleşiyor ki, ağzınız açık kalacak. Yönetmen Masaaki Yuasa'nın kendine has çizim tarzı ve anlatımı, Kaiba'yı diğer animelerden fersah fersah ayırıyor. Renkler, karakter tasarımları, atmosfer... Her şey o kadar özgün ki, izlerken başka bir boyuta geçiyorsunuz resmen.
Kaiba'nın en büyük numarası, sadece görsel şölen sunmakla kalmayıp, aynı zamanda derin felsefi sorular sorması. Hafıza nedir? Kimlik nedir? Toplum nedir? Zenginlik ve fakirlik arasındaki uçurumun insanlığa etkisi nedir? Bu soruları öyle ustaca işliyor ki, anime bittikten sonra günlerce düşüneceksiniz. Her bölüm, farklı bir karakterin hikayesini anlatıyor ve bu karakterlerin hepsi Kaiba'nın arayışına bir şekilde dokunuyor. Bu da animeye müthiş bir katmanlılık kazandırıyor. Yani sadece aksiyon, dövüş beklemeyin. Kaiba, sizi düşündürecek, sorgulatacak ve belki de hayata bakış açınızı değiştirecek bir deneyim sunuyor.
Sakın "Ya bu çizimler bana hitap etmiyor" falan demeyin. Tamam, belki ilk başta garip gelebilir ama inanın bana, hikayeye kapılınca çizimlerin büyüsüne kapılacaksınız. Kaiba, sadece bir anime değil, bir sanat eseri. İzlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Hele ki "ben farklı bir şeyler arıyorum" diyorsanız, Kaiba tam size göre! Yoksa benzetirim sizi de Kaiba'ya, hafızanızı alırım ona göre!
Delirten Detay: Kaiba'nın dünyasındaki hafıza transferi teknolojisi, sadece vücutları değil, aynı zamanda kimlikleri de değiştirme potansiyeli taşıyor. Bu da inanılmaz etik sorunlara yol açıyor ve karakterlerin iç dünyalarını derinden etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Ghost in the Shell, Serial Experiments Lain gibi cyberpunk ve felsefi animelerden hoşlananlar, farklı ve özgün çizim tarzlarına açık olanlar, düşündürücü ve derin hikayeler arayanlar.
2: Texhnolyze - Umutsuzluğun ve Yıkımın Anatomisi
Texhnolyze... Ah be Texhnolyze, beni ne ağlatmıştın! Bu anime, karanlık, umutsuz ve acımasız bir geleceği resmediyor. Lux isimli yeraltı şehrinde geçen hikaye, texhnoloji (vücut parçalarının mekanik uzuvlarla değiştirilmesi) sayesinde hayatta kalmaya çalışan insanların yaşam mücadelesini anlatıyor. Ama bu mücadele, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir savaş. Çünkü texhnoloji, insanları insanlıktan çıkarıyor, duygularını köreltiyor ve onları birer makineye dönüştürüyor. Ana karakter Ichise, bir boks maçında kolunu kaybediyor ve bu olay, onun hayatını tamamen değiştiriyor. Texhnoloji sayesinde yeni bir kol kazanıyor ama bu kol, ona sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda karanlık bir kader de getiriyor.
Texhnolyze, aksiyon dolu bir anime değil. Tam tersi, oldukça yavaş ilerleyen, atmosferi yoğun ve diyalogları derin bir yapım. Şiddet var ama bu şiddet, sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir şiddet. Karakterlerin iç dünyaları, yaşadıkları acılar, umutsuzlukları o kadar gerçekçi ki, izlerken resmen içiniz kararıyor. Ama işte tam da bu yüzden Texhnolyze, unutulmaz bir anime. Çünkü size kolay kolay unutamayacağınız bir deneyim sunuyor. Size insanlığın karanlık yönlerini gösteriyor, sizi kendi değerlerinizi sorgulamaya itiyor ve size umudun ne kadar kırılgan bir şey olduğunu hatırlatıyor.
Texhnolyze izlemek cesaret ister. Çünkü bu anime, sizi rahatınızdan edecek, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz üzecek. Ama eğer gerçek bir anime deneyimi yaşamak istiyorsanız, Texhnolyze'ı sakın kaçırmayın. Yoksa ben de texhnolyze olurum, sizi de ederim ona göre!
Delirten Detay: Texhnolyze'ın dünyasında iletişim neredeyse tamamen yok olmuş durumda. Karakterler, duygularını ifade etmekte zorlanıyor ve yalnızlık içinde yaşıyorlar. Bu da animeye inanılmaz bir melankoli katıyor.
Kimler Sevecek?: Serial Experiments Lain, Ergo Proxy gibi karanlık ve distopik animelerden hoşlananlar, felsefi ve psikolojik temalara ilgi duyanlar, yavaş tempolu ve atmosferik yapımları sevenler.
3: Haibane Renmei - Cennet ve Araf Arasında Bir Rüya
Haibane Renmei... Ah, bu anime beni o kadar derinden etkiledi ki, anlatamam. Tamam, belki aksiyonu bol bir anime değil ama duygusal derinliği, atmosferi ve gizemli hikayesiyle sizi kendine bağlayacak. Hikaye, Eski Duvarlarla çevrili gizemli bir şehirde, ölümlerinden sonra bu dünyaya gelen ve "Haibane" olarak adlandırılan kanatlı varlıkların yaşamını anlatıyor. Bu Haibane'ler, geçmişlerini hatırlamıyorlar ve bu şehirde, kendilerine verilen görevleri yerine getirerek yaşamlarını sürdürüyorlar. Ana karakter Rakka, bu dünyaya yeni gelmiş bir Haibane ve kendi kimliğini, amacını ve bu dünyanın sırlarını çözmeye çalışıyor.
Haibane Renmei, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir meditasyon. İzlerken sakinleşiyorsunuz, rahatlıyorsunuz ve kendinizi bu gizemli dünyanın bir parçası gibi hissediyorsunuz. Anime, ölüm, yaşam, günah, kefaret gibi derin temaları işliyor ama bunu didaktik bir şekilde değil, oldukça zarif ve şiirsel bir şekilde yapıyor. Karakterlerin hepsi birbirinden farklı ve hepsi kendi içsel savaşlarını veriyor. Bu da animeye inanılmaz bir gerçeklik katıyor. Sanki bu karakterler gerçekmiş gibi, onların acılarını, sevinçlerini ve umutlarını hissediyorsunuz.
Haibane Renmei izlemek, ruhunuza iyi gelecek. Size huzur verecek, sizi düşündürecek ve size belki de biraz umut aşılayacak. Eğer sakin, düşündürücü ve duygusal bir anime arıyorsanız, Haibane Renmei'yi sakın kaçırmayın. Yoksa ben de kanat takar, sizi de Haibane yaparım ona göre!
Delirten Detay: Haibane Renmei'nin dünyasında, dış dünya ile iletişim neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Haibane'ler, sadece kendileri gibi olanlarla iletişim kurabiliyor ve dış dünyaya çıkmaları yasak. Bu da animeye inanılmaz bir klostrofobi katıyor.
Kimler Sevecek?: Mushishi, Yokohama Kaidashi Kikou gibi sakin ve atmosferik animelerden hoşlananlar, felsefi ve dini temalara ilgi duyanlar, duygusal ve düşündürücü yapımları sevenler.
4: Now and Then, Here and There - Savaşın Çocuklar Üzerindeki Yıkıcı Etkisi
Now and Then, Here and There... Bu animeyi izlerken içim parçalandı resmen! Tamam, belki çizimleri çok modern değil ama hikayesi o kadar güçlü ki, çizimleri unutuyorsunuz bile. Hikaye, Shu isimli sıradan bir lise öğrencisinin, Lala-Ru isimli gizemli bir kızı kurtarmaya çalışırken kendini birden savaşın ortasında bulmasını anlatıyor. Shu, Lala-Ru'yu korumak için elinden geleni yapıyor ama savaşın acımasızlığı karşısında çaresiz kalıyor. Savaşın çocuk askerler üzerindeki yıkıcı etkisi, açlık, susuzluk, şiddet... Bu anime, size savaşın gerçek yüzünü gösteriyor ve sizi derinden etkiliyor.
Now and Then, Here and There, sadece bir savaş animesi değil. Aynı zamanda bir insanlık dramı. Karakterlerin yaşadığı acılar, umutsuzluklar, çaresizlikler o kadar gerçekçi ki, izlerken kendinizi onların yerine koyuyorsunuz. Anime, size savaşın sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir yıkım olduğunu gösteriyor. Savaşın insanları nasıl değiştirdiğini, nasıl canavara dönüştürdüğünü ve nasıl umutlarını yok ettiğini gözler önüne seriyor. Ama aynı zamanda, savaşın ortasında bile umudun, sevginin ve insanlığın hala var olabileceğini de gösteriyor.
Now and Then, Here and There izlemek kolay değil. Çünkü bu anime, sizi rahatınızdan edecek, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz ağlatacak. Ama eğer gerçek bir anime deneyimi yaşamak istiyorsanız, Now and Then, Here and There'i sakın kaçırmayın. Yoksa ben de Shu gibi sizi kurtarmaya gelirim, savaşa sokarım ona göre!
Delirten Detay: Now and Then, Here and There'in dünyasında su, hayati bir kaynak. Su kıtlığı, savaşın en büyük nedenlerinden biri ve karakterlerin hayatta kalmak için su bulmak için verdiği mücadele, animeye inanılmaz bir gerilim katıyor.
Kimler Sevecek?: Grave of the Fireflies, Barefoot Gen gibi savaşın yıkıcı etkilerini anlatan animelerden hoşlananlar, insanlık dramı ve psikolojik temalara ilgi duyanlar, gerçekçi ve düşündürücü yapımları sevenler.
5: Serial Experiments Lain - Gerçeklik ve Sanallığın Sınırlarında Bir Yolculuk
Serial Experiments Lain... İşte geldik efsaneye! Bu anime, beni resmen dumur etmişti! Tamam, belki ilk başta anlaması zor gelebilir ama hikayesi o kadar derin ve düşündürücü ki, izledikçe daha da içine çekiliyorsunuz. Hikaye, Lain isimli içine kapanık bir kızın, bir gün ölen bir sınıf arkadaşından gelen bir e-posta almasıyla başlıyor. Bu e-posta, Lain'i The Wired isimli sanal bir dünyaya yönlendiriyor ve Lain, bu dünyada kendi kimliğini, gerçekliği ve varoluşunu sorgulamaya başlıyor.
Serial Experiments Lain, sadece bir anime değil, aynı zamanda bir felsefe dersi. Anime, gerçeklik, sanallık, kimlik, iletişim gibi derin temaları işliyor ama bunu didaktik bir şekilde değil, oldukça deneysel ve sembolik bir şekilde yapıyor. Anime, size gerçekliğin ne olduğunu sorgulatıyor, sizi sanal dünyanın potansiyel tehlikeleri hakkında uyarıyor ve size iletişimin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Lain'in iç dünyası, yaşadığı kafa karışıklığı, arayışları o kadar gerçekçi ki, izlerken kendinizi onun yerine koyuyorsunuz. Sanki siz de Lain gibi gerçeklik ve sanallık arasında gidip geliyorsunuz.
Serial Experiments Lain izlemek, zihninizi açacak. Size yeni bakış açıları kazandıracak, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz korkutacak. Eğer farklı, deneysel ve düşündürücü bir anime arıyorsanız, Serial Experiments Lain'i sakın kaçırmayın. Yoksa ben de The Wired'a girer, sizi de Lain yaparım ona göre!
Delirten Detay: Serial Experiments Lain'in dünyasında The Wired, sadece bir sanal dünya değil, aynı zamanda bilinçaltının bir yansıması. Lain'in The Wired'daki deneyimleri, onun gerçek dünyadaki kimliğini ve varoluşunu derinden etkiliyor.
Kimler Sevecek?: Ghost in the Shell, Texhnolyze gibi cyberpunk ve felsefi animelerden hoşlananlar, deneysel ve sembolik anlatımlara açık olanlar, düşündürücü ve derin hikayeler arayanlar.
6: Ergo Proxy - Kimlik ve Varoluşun Karanlık Labirentlerinde Bir Arayış
Ergo Proxy... Oof! İşte felsefenin dibine vuran, cyberpunk soslu bir anime daha! Bu yapım, Romdo isimli, kubbeyle çevrili ideal bir şehirde geçiyor. İnsanlar ve "AutoReiv" adı verilen androidler bir arada yaşıyor. Ancak, AutoReiv'lerde "Cogito Virüsü" adı verilen bir durum ortaya çıkıyor, bu da onların bilinç kazanmasına ve isyan etmelerine yol açıyor. Lil Meyer isimli bir dedektif, bu olayları araştırırken, "Proxy" adı verilen gizemli varlıkların varlığını keşfediyor. İşte olaylar burada kopuyor!
Ergo Proxy, sadece görsel olarak değil, senaryo olarak da müthiş bir anime. Kimlik, varoluş, gerçeklik gibi kavramları derinlemesine inceliyor. Karakterler arasındaki diyaloglar, felsefi göndermelerle dolu. Özellikle ana karakter Vincent Law'ın kimliğini arayışı, animeye ayrı bir boyut katıyor. Vincent, geçmişini hatırlamayan, hafızası silinmiş bir karakter. Onun Proxy'lerle olan bağlantısı, anime boyunca yavaş yavaş ortaya çıkıyor ve her yeni bilgi, izleyiciyi daha da meraklandırıyor.
Ergo Proxy'i izlerken beyninizin yanacağına emin olabilirsiniz. Ama bu yanma, keyifli bir yanma! Çünkü anime, sizi düşünmeye, sorgulamaya itiyor. Sadece bir anime izlemekle kalmıyor, aynı zamanda felsefi bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Eğer karanlık, gizemli ve düşündürücü animelerden hoşlanıyorsanız, Ergo Proxy'i kesinlikle kaçırmayın. Yoksa ben de Proxy olur, sizi de Romdo'dan sürerim ona göre!
Delirten Detay: Ergo Proxy'nin dünyasında Proxy'ler, insanlığın yaratılışındaki sırları taşıyor. Onların varlığı, insanların kim olduklarını ve neden var olduklarını sorgulamalarına neden oluyor.
Kimler Sevecek?: Ghost in the Shell, Serial Experiments Lain gibi cyberpunk ve felsefi animelerden hoşlananlar, gizemli ve karmaşık hikayeler arayanlar, düşündürücü ve derin yapımları sevenler.
7: Kino's Journey - Dünyayı Bir Motosikletle Keşfetmek: Felsefi Bir Seyahatname
Kino's Journey... Ah, bu anime beni bambaşka diyarlara götürmüştü! Kino ve konuşan motosikleti Hermes ile birlikte, farklı farklı ülkelere yaptıkları yolculukları anlatıyor. Her ülke, farklı bir kültürü, farklı bir yaşam tarzını temsil ediyor. Kino, her ülkeyi sadece üç gün ziyaret ediyor ve bu süre içinde o ülkenin insanlarını, adetlerini ve sorunlarını gözlemliyor. Amaç, yargılamadan, eleştirmeden, sadece anlamaya çalışmak.
Kino's Journey, sadece bir seyahat animesi değil. Aynı zamanda bir felsefe kitabı gibi. Her bölüm, farklı bir ahlaki, sosyal veya politik sorunu ele alıyor. Savaş, barış, özgürlük, adalet, hoşgörü gibi kavramlar, Kino'nun gözünden inceleniyor. Anime, size farklı bakış açıları sunuyor, sizi düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. Kino'nun tarafsızlığı, olaylara objektif bir şekilde yaklaşması, izleyiciyi kendi fikirlerini oluşturmaya teşvik ediyor.
Kino's Journey izlemek, dünyaya farklı bir pencereden bakmanızı sağlayacak. Size yeni kültürler tanıtacak, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz daha hoşgörülü yapacak. Eğer sakin, düşündürücü ve eğitici bir anime arıyorsanız, Kino's Journey'i sakın kaçırmayın. Yoksa ben de Hermes'i alırım, sizi de dünyayı gezdirmeye çıkarırım ona göre!
Delirten Detay: Kino's Journey'nin dünyasında her ülke, farklı bir insanlık sorununu temsil ediyor. Bu da animeye inanılmaz bir sembolizm katıyor.
Kimler Sevecek?: Mushishi, Yokohama Kaidashi Kikou gibi sakin ve atmosferik animelerden hoşlananlar, felsefi ve eğitici temalara ilgi duyanlar, seyahat ve keşif hikayelerini sevenler.
8: The Tatami Galaxy - Zaman Döngüsünde Kaybolan Bir Üniversite Öğrencisi
The Tatami Galaxy... Oha diyorum! Bu anime, beni resmen hipnotize etmişti! Masaaki Yuasa'nın çılgın yönetmenliği, benzersiz çizim tarzı ve sürükleyici hikayesiyle, The Tatami Galaxy, izlenmesi gereken bir başyapıt. Hikaye, isimsiz bir üniversite öğrencisinin, hayatında yaptığı seçimlerden pişmanlık duyarak, zaman döngüsüne girmesini anlatıyor. Her bölümde, farklı bir kulübe katılıyor ve farklı bir hayat yaşıyor. Ama ne yaparsa yapsın, sonunda hep aynı noktaya geri dönüyor. Acaba doğru yolu bulabilecek mi?
The Tatami Galaxy, sadece bir zaman döngüsü animesi değil. Aynı zamanda bir kendini keşfetme hikayesi. Ana karakterin yaşadığı pişmanlıklar, hatalar, umutlar ve hayaller, izleyiciye kendi hayatını sorgulatıyor. Anime, size yaptığınız seçimlerin sonuçlarını gösteriyor, sizi hayallerinizin peşinden gitmeye teşvik ediyor ve size hayatın aslında ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Karakterlerin hızlı ve karmaşık diyalogları, animenin benzersiz görsel tarzı ve enerjisi, The Tatami Galaxy'i unutulmaz bir deneyim haline getiriyor.
The Tatami Galaxy izlemek, zihninizi açacak. Size yeni bakış açıları kazandıracak, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz güldürecek. Eğer farklı, deneysel ve düşündürücü bir anime arıyorsanız, The Tatami Galaxy'i sakın kaçırmayın. Yoksa ben de zaman döngüsüne girer, sizi de üniversiteye geri gönderirim ona göre!
Delirten Detay: The Tatami Galaxy'nin dünyasında her bölüm, farklı bir evreni temsil ediyor. Ana karakterin yaşadığı her hayat, farklı bir olasılığın sonucu.
Kimler Sevecek?: Kaiba, Ping Pong the Animation gibi Masaaki Yuasa'nın yönettiği animelerden hoşlananlar, deneysel ve sembolik anlatımlara açık olanlar, düşündürücü ve derin hikayeler arayanlar.
9: Mushishi - Doğayla Uyum İçinde Yaşayan Bir Şifacının Hikayesi
Mushishi... Ah, bu anime beni o kadar sakinleştiriyor ki, anlatamam. Ginko isimli bir "Mushishi"nin, yani "Mushi" adı verilen doğaüstü varlıkları araştıran ve onlarla ilgili sorunları çözen bir gezginin hikayesini anlatıyor. Mushi'ler, ne bitki ne de hayvan olan, doğanın temel güçlerinin bir yansıması gibi. Ginko, gittiği köylerde Mushi'lerden kaynaklanan hastalıkları iyileştiriyor, insanlara yardım ediyor ve doğayla uyum içinde yaşamayı öğretiyor.
Mushishi, sadece bir doğa animesi değil. Aynı zamanda bir yaşam felsefesi. Her bölüm, farklı bir Mushi'nin hikayesini anlatıyor ve bu hikayeler, insan doğası, doğayla ilişkimiz, yaşamın anlamı gibi derin temaları işliyor. Anime, size doğanın güzelliğini ve gizemini gösteriyor, sizi doğayla uyum içinde yaşamaya teşvik ediyor ve size yaşamın aslında ne kadar basit ve değerli olduğunu hatırlatıyor. Ginko'nun sakinliği, bilgeliği ve doğaya olan saygısı, izleyiciyi derinden etkiliyor.
Mushishi izlemek, ruhunuza iyi gelecek. Size huzur verecek, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz daha doğaya yakınlaştıracak. Eğer sakin, düşündürücü ve eğitici bir anime arıyorsanız, Mushishi'yi sakın kaçırmayın. Yoksa ben de Mushi olur, sizi de doğayla baş başa bırakırım ona göre!
Delirten Detay: Mushishi'nin dünyasında Mushi'ler, doğanın dengesini koruyor. İnsanların doğayla uyumunu bozması, Mushi'lerin ortaya çıkmasına ve sorunlara yol açmasına neden oluyor.
Kimler Sevecek?: Haibane Renmei, Yokohama Kaidashi Kikou gibi sakin ve atmosferik animelerden hoşlananlar, doğa ve mitoloji temalarına ilgi duyanlar, düşündürücü ve derin yapımları sevenler.
10: Planetes - Uzayın Çöplerini Temizleyenlerin Sıradışı Hikayesi
Planetes... İşte size uzayda geçen, ama aslında çok gerçekçi bir anime! Bu yapım, 2075 yılında, insanların Ay'a yerleştiği ve uzay yolculuklarının yaygınlaştığı bir geleceği anlatıyor. Ama bu gelecekte, uzay çöpleri büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Hikaye, Space Debris Section isimli, uzay çöplerini temizlemekle görevli bir ekibin maceralarını konu alıyor. Bu ekip, hayallerini gerçekleştirmek isteyen, farklı karakterlere sahip insanlardan oluşuyor. Amaçları, uzayı temizlemek, uzay yolculuklarını güvenli hale getirmek ve insanlığın uzaya yayılmasını sağlamak.
Planetes, sadece bir bilim kurgu animesi değil. Aynı zamanda bir insanlık dramı. Karakterlerin yaşadığı zorluklar, hayalleri, umutları ve hayal kırıklıkları, izleyiciye kendi hayatını sorgulatıyor. Anime, size uzayın güzelliğini ve tehlikesini gösteriyor, sizi uzay yolculuklarının potansiyel faydaları ve riskleri hakkında düşündürüyor ve size insanlığın geleceği için neler yapabileceğimizi hatırlatıyor. Karakterlerin arasındaki ilişkiler, ekip ruhu ve dayanışma, Planetes'i unutulmaz bir deneyim haline getiriyor.
Planetes izlemek, ufkunuzu açacak. Size yeni bakış açıları kazandıracak, sizi düşündürecek ve sizi belki de biraz daha uzaya meraklandıracak. Eğer gerçekçi, düşündürücü ve ilham verici bir anime arıyorsanız, Planetes'i sakın kaçırmayın. Yoksa ben de uzay çöpçüsü olur, sizi de uzaya yollarım ona göre!
Delirten Detay: Planetes'in dünyasında uzay çöpleri, sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda siyasi bir sorun. Farklı ülkeler ve şirketler, uzay çöplerini temizlemek için farklı yöntemler kullanıyor ve bu da gerginliklere yol açıyor.
Kimler Sevecek?: Cowboy Bebop, Space Brothers gibi uzayda geçen animelerden hoşlananlar, bilim kurgu ve dram türlerini sevenler, gerçekçi ve düşündürücü yapımları sevenler.
Tepkiniz Nedir?