Major S10 İzleyicileri İçin Benzer Tarzda Anime Önerileri: Spor, Azim, Gözyaşı!

Major S1 bittiyse üzülme! Aynı tadı verecek, seni gaza getirecek, ilham dolu anime önerileriyle coşmaya devam et!

Şubat 28, 2026 - 03:01
Şubat 28, 2026 - 03:01
 0  1
Major S10 İzleyicileri İçin Benzer Tarzda Anime Önerileri: Spor, Azim, Gözyaşı!

1. Diamond no Ace: Beyzbolun Kralı Geri Döndü!

Abi bak, Major bittiyse Diamond no Ace'e koşarak gitmen lazım! Neden mi? Çünkü bu anime de beyzbol aşkıyla yanıp tutuşan, hayalleri için her şeyi yapmaya hazır karakterlerle dolu. Ana karakterimiz Eijun Sawamura, taşradan gelmiş, inanılmaz yetenekli (ama biraz da kontrolsüz) bir pitcher. Tokyo'nun en iyi beyzbol liselerinden birine giriyor ve işte olaylar başlıyor! Rekabet, arkadaşlık, ter, gözyaşı... Aklına ne gelirse var! Diamond no Ace, sadece beyzbolu değil, aynı zamanda takım olmanın, birlikte mücadele etmenin ne demek olduğunu da süper bir şekilde anlatıyor. Maçlardaki gerilim, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini stadyumda tezahürat yaparken bulacaksın, garanti veriyorum!

Eijun'un gelişimini izlemek, onun hatalarından ders çıkararak nasıl daha iyi bir oyuncu olduğunu görmek inanılmaz motive edici. Ayrıca sadece Eijun değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Miyuki Kazuya ile olan ilişkisi efsane! Biri kontrolsüz bir yetenek, diğeri zeki ve stratejik bir catcher. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Diamond no Ace'i izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Diamond no Ace'in müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp antrenman yapasın geliyor! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Diamond no Ace tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Eijun'un o kendine has, acayip atış stili yok mu? İşte o seni bitirecek! Topu nereye atacağı hiç belli olmuyor, rakip takım şoka giriyor resmen!

Kimler Sevecek?: Beyzbolu seven, underdog hikayelerine bayılan, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


2. Haikyu!!: Uçmaya Hazır Mısın?

Tamam, beyzbol tamam da, voleybol da candır! Haikyu!!, kısa boylu olmasına rağmen inanılmaz zıplama yeteneğine sahip Hinata Shoyo'nun hikayesi. Hinata, bir voleybol maçında "Küçük Dev"i gördükten sonra voleybola aşık oluyor ve Karasuno Lisesi'ne giriyor. Ama bir sorun var: Orada, ortaokulda karşılaştığı ve ezici bir yenilgi aldığı Kageyama Tobio da var! İkisi de inanılmaz yetenekli ama bir o kadar da uyumsuz. İşte bu ikilinin voleybol takımında birlikte çalışmak zorunda kalmasıyla olaylar başlıyor. Haikyu!!, sadece voleybolu değil, aynı zamanda arkadaşlığı, rekabeti ve hayallerin peşinden gitmeyi de harika bir şekilde anlatıyor. Maçlardaki heyecan, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini maçın içinde hissedeceksin, garanti veriyorum!

Haikyu!!'daki karakterlerin hepsi çok iyi yazılmış. Hinata'nın enerjisi, Kageyama'nın zekası, takımın diğer üyelerinin farklı yetenekleri... Hepsi bir araya gelince ortaya muhteşem bir takım çıkıyor. Özellikle Hinata ve Kageyama arasındaki ilişki çok ilginç. Başta birbirlerinden nefret etseler de, zamanla birbirlerini tamamlamayı ve birlikte daha iyi olmayı öğreniyorlar. Bu da animeye ayrı bir derinlik katıyor. Ayrıca Haikyu!!'daki maçlar da çok gerçekçi. Her bir hareket, her bir strateji çok iyi düşünülmüş. İzlerken voleybol hakkında bir şeyler öğreniyorsun ve maçların heyecanına kapılıyorsun.

Haikyu!!'nun müzikleri de çok iyi. Özellikle açılış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp spor yapasın geliyor! Eğer Major'daki o takım ruhunu, o mücadele azmini özlediysen, Haikyu!! tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Hinata'nın o inanılmaz zıplama yeteneği yok mu? Yerden yükseldiğinde sanki uçuyor gibi! Rakip bloklar şoka giriyor resmen!

Kimler Sevecek?: Voleybolu seven, takım sporlarına ilgi duyan, motivasyon arayan herkes bu animeye bayılacak!


3. Yowamushi Pedal: Bisiklet Tutkusu!

Spor animesi dedin mi, Yowamushi Pedal'ı atlamak olmaz! Ana karakterimiz Onoda Sakamichi, tam bir anime delisi! Ama sporla pek arası yok. Ta ki bisikletle Akihabara'ya gidip gelmeye başlayana kadar... Bir gün, okulun bisiklet kulübünün üyeleriyle tanışıyor ve yeteneği keşfediliyor. İşte o andan itibaren hayatı değişiyor! Yowamushi Pedal, sadece bisikleti değil, aynı zamanda arkadaşlığı, rekabeti ve kendini aşmayı da harika bir şekilde anlatıyor. Yarışlardaki heyecan, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini bisiklet sürerken hissedeceksin, garanti veriyorum!

Onoda'nın gelişimi inanılmaz motive edici. Başta güçsüz ve çekingen bir çocukken, zamanla kendine güvenen ve yetenekli bir bisikletçi oluyor. Ayrıca sadece Onoda değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Makishima Yusuke ile olan ilişkisi efsane! Biri anime delisi, diğeri sıra dışı bir bisikletçi. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Yowamushi Pedal'ı izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Yowamushi Pedal'ın müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp bisiklete binmek istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Yowamushi Pedal tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Onoda'nın bisiklet sürerken söylediği o anime şarkıları yok mu? İşte o seni bitirecek! Hem şarkı söylüyor, hem de yokuş yukarı tırmanıyor! Nasıl başarıyor anlamıyorum!

Kimler Sevecek?: Bisikleti seven, sporla arası iyi olan, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


4. Ace of Diamond Act II: Sahne Daha da Kızışıyor!

Diamond no Ace'i beğendiysen, devamı olan Act II'ye de mutlaka bakmalısın! Eijun Sawamura'nın lise hayatındaki beyzbol macerası tüm hızıyla devam ediyor. Artık daha tecrübeli, daha güçlü ve daha kararlı. Ama rakipleri de boş durmuyor! Daha zorlu maçlar, daha yetenekli oyuncular ve daha büyük hayaller... Act II, Diamond no Ace'in kaldığı yerden devam ediyor ve heyecanı daha da artırıyor. Eğer Eijun'un gelişimini merak ediyorsan, bu animeyi sakın kaçırma!

Act II'de Eijun'un artık bir lider olduğunu görüyoruz. Takım arkadaşlarını motive ediyor, onlara ilham veriyor ve birlikte daha iyi olmak için çabalıyor. Ayrıca sadece Eijun değil, takımın diğer üyeleri de daha da gelişiyor. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Miyuki Kazuya ile olan ilişkisi daha da derinleşiyor. İkisi arasındaki bağ, animeye ayrı bir tat katıyor. Ace of Diamond Act II'yi izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Ace of Diamond Act II'nin müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp antrenman yapmak istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Ace of Diamond Act II tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Eijun'un yeni atış teknikleri yok mu? İşte o seni bitirecek! Artık topu daha hızlı, daha keskin ve daha şaşırtıcı atabiliyor!

Kimler Sevecek?: Diamond no Ace'i seven, beyzbolla arası iyi olan, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


5. Tsurune: Rüzgarın Neyi Fısıldadığını Duy!

Okçuluk mu? Evet, okçuluk! Tsurune, okçuluk kulübüne katılan Narumiya Minato'nun hikayesi. Minato, geçmişte yaşadığı bir travma yüzünden okçuluğu bırakmış ama yeni okulunda tekrar okçuluk yapmaya karar veriyor. Tsurune, sadece okçuluğu değil, aynı zamanda arkadaşlığı, kendini keşfetmeyi ve geçmişle yüzleşmeyi de harika bir şekilde anlatıyor. Ok atarken çıkan o ses, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini okçuluk yaparken hissedeceksin, garanti veriyorum!

Minato'nun içsel yolculuğu çok etkileyici. Geçmişteki travmasıyla yüzleşmesi, okçuluğa tekrar tutunması ve kendine güvenini kazanması... Hepsi çok güzel işlenmiş. Ayrıca sadece Minato değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Masaki Takigawa ile olan ilişkisi efsane! Biri geçmişiyle yüzleşmeye çalışan bir okçu, diğeri tecrübeli bir antrenör. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Tsurune'yi izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Tsurune'nin müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar huzurlu ki, her bölümden sonra rahatlayıp meditasyon yapmak istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu ve duygusal derinliği özlediysen, Tsurune tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Ok atarken çıkan o "tsurune" sesi yok mu? İşte o seni bitirecek! O sesi duyduğunda resmen transa geçiyorsun!

Kimler Sevecek?: Okçuluğa ilgi duyan, duygusal hikayeleri seven, huzur arayan herkes bu animeye aşık olacak!


6. Free!: Suyla Dans Etmeye Hazır Mısın?

Yüzme mi? Kesinlikle! Free!, yüzmeyi seven Haruka Nanase'nin hikayesi. Haruka, çocukluk arkadaşlarıyla birlikte yüzme kulübü kuruyor ve birlikte yarışlara katılıyorlar. Free!, sadece yüzmeyi değil, aynı zamanda arkadaşlığı, rekabeti ve hayallerin peşinden gitmeyi de harika bir şekilde anlatıyor. Sudaki o hareketler, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini havuzda yüzerken hissedeceksin, garanti veriyorum!

Haruka'nın suya olan tutkusu çok etkileyici. Onun için yüzmek sadece bir spor değil, aynı zamanda bir ifade biçimi. Ayrıca sadece Haruka değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Rin Matsuoka ile olan ilişkisi efsane! Biri özgür ruhlu bir yüzücü, diğeri hırslı bir rakip. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Free!'yi izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Free!'nin müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar enerjik ki, her bölümden sonra kalkıp yüzmek istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Free! tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Yüzücülerin o kaslı vücutları yok mu? İşte o seni bitirecek! Resmen estetik şöleni!

Kimler Sevecek?: Yüzmeye ilgi duyan, kaslı erkekleri seven, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


7. Run with the Wind: Rüzgarla Koşmaya Hazır Mısın?

Koşu mu? Tabii ki! Run with the Wind, bir grup üniversite öğrencisinin Hakone Ekiden maratonuna katılma hikayesi. Kakekura Kakeru, yetenekli bir koşucu ama geçmişte yaşadığı bir olay yüzünden koşmayı bırakmış. Ancak, Kiyose Haiji ile tanışınca hayatı değişiyor. Haiji, Kakeru'yu ve diğer dokuz öğrenciyi Hakone Ekiden'e katılmaya ikna ediyor. Run with the Wind, sadece koşuyu değil, aynı zamanda arkadaşlığı, takım ruhunu ve hayallerin peşinden gitmeyi de harika bir şekilde anlatıyor. Koşarken çıkan o sesler, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini koşarken hissedeceksin, garanti veriyorum!

Kakeru'nun geçmişiyle yüzleşmesi ve tekrar koşmaya başlaması çok etkileyici. Onun azmi, kararlılığı ve yeteneği, diğer öğrencileri de motive ediyor. Ayrıca sadece Kakeru değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Kiyose Haiji ile olan ilişkisi efsane! Biri yetenekli bir koşucu, diğeri vizyon sahibi bir lider. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Run with the Wind'i izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Run with the Wind'in müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp koşmak istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Run with the Wind tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Koşarken çıkan o nefes sesleri yok mu? İşte o seni bitirecek! Resmen yarışın içindeymişsin gibi hissediyorsun!

Kimler Sevecek?: Koşuya ilgi duyan, takım sporlarını seven, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


8. Hinomaruzumou: Sumo'nun Gücü!

Sumo mu? Evet, sumo! Hinomaruzumou, sumo güreşçisi olmak isteyen Hinomaru Ushio'nun hikayesi. Hinomaru, kısa boylu olmasına rağmen sumo'ya olan tutkusu ve azmiyle dikkat çekiyor. Hinomaruzumou, sadece sumoyu değil, aynı zamanda arkadaşlığı, rekabeti ve hayallerin peşinden gitmeyi de harika bir şekilde anlatıyor. Güreşirken çıkan o sesler, karakterlerin arasındaki bağ, animasyon kalitesi... Her şey mükemmel! İzlerken kendini sumo güreşçisi gibi hissedeceksin, garanti veriyorum!

Hinomaru'nun kısa boyuna rağmen sumo'da başarılı olmak için gösterdiği çaba çok etkileyici. Onun azmi, kararlılığı ve yeteneği, diğer güreşçileri de motive ediyor. Ayrıca sadece Hinomaru değil, takımın diğer üyeleri de çok iyi yazılmış. Her birinin kendine özgü yetenekleri, hedefleri ve sorunları var. Bu da animeyi daha gerçekçi ve ilgi çekici kılıyor. Özellikle Shinya Ozeki ile olan ilişkisi efsane! Biri kısa boylu bir sumo güreşçisi, diğeri tecrübeli bir rakip. İkisi arasındaki dinamik, animeye ayrı bir tat katıyor. Hinomaruzumou'yu izlemezsen çok şey kaçırırsın, net!

Unutmadan, Hinomaruzumou'nun müzikleri de şahane! Özellikle açılış ve kapanış şarkıları o kadar gaza getirici ki, her bölümden sonra kalkıp sumo güreşmek istiyorsun! Eğer Major'daki o azmi, o mücadele ruhunu özlediysen, Hinomaruzumou tam sana göre. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Sumo güreşçilerinin o devasa vücutları yok mu? İşte o seni bitirecek! Resmen güç abideleri!

Kimler Sevecek?: Sumo'ya ilgi duyan, dövüş sporlarını seven, motivasyon arayan herkes bu animeye aşık olacak!


9. Ballroom e Youkoso: Dansa Davetlisin!

Dans mı? Kesinlikle! Ballroom e Youkoso, sosyal becerileri zayıf olan Tatara Fujita'nın hayatının, bir dans stüdyosunda profesyonel dansçı Kaname Sengoku ile karşılaşmasıyla değişmesini konu alıyor. Tatara, baloya olan ilgisini keşfeder ve kendini bu dünyaya adar. Anime, dansın sadece fiziksel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda duygusal bir ifade biçimi olduğunu da gösteriyor. Rekabet, tutku ve kendini aşma temaları ön planda. Eğer Major'daki o tutkuyu ve kendini adama duygusunu özlediysen, Ballroom e Youkoso tam sana göre!

Tatara'nın dansa olan yeteneğini keşfetmesi ve kendini geliştirmesi çok ilham verici. Başlangıçta çekingen ve beceriksiz olsa da, zamanla kendine güvenen ve yetenekli bir dansçıya dönüşüyor. Bu süreçte karşılaştığı zorluklar ve rakipleri, onu daha da kamçılıyor. Sadece Tatara değil, diğer karakterler de çok iyi yazılmış. Sengoku'nun mentörlüğü, Shizuku'nun rekabetçi ruhu ve Hyodo'nun yeteneği, hikayeye derinlik katıyor. Animasyonlar muhteşem! Dans sahneleri o kadar akıcı ve etkileyici ki, sanki sen de dans ediyormuşsun gibi hissediyorsun. Müzikler de atmosfere çok yakışıyor. Ballroom e Youkoso, sadece bir dans animesi değil, aynı zamanda bir kendini keşfetme hikayesi.

Eğer daha önce dansla ilgili bir animasyon izlemediysen, bu senin için harika bir başlangıç olabilir. Ballroom e Youkoso, seni dansın büyülü dünyasına çekecek ve sana ilham verecek. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Dans ederken karakterlerin yüzlerindeki o ifade yok mu? İşte o seni bitirecek! Duyguları o kadar yoğun ki, sanki kalpleriyle dans ediyorlar!

Kimler Sevecek?: Dansa ilgi duyan, sanatsal animasyonları seven, kendini keşfetme hikayelerine bayılan herkes bu animeye aşık olacak!


10. Baby Steps: Tenis Kortlarında Yükseliş!

Tenis mi? Kesinlikle! Baby Steps, çalışkan ve düzenli bir öğrenci olan Eiichirō Maruo'nun tenis dünyasına adım atmasını konu alıyor. Eiichirō, fiziksel olarak çok güçlü olmasa da, zekası ve analitik yeteneği sayesinde tenis kortlarında yükselmeye başlıyor. Anime, sadece tenis maçlarını değil, aynı zamanda Eiichirō'nun kişisel gelişimini ve tenis tutkusunu da anlatıyor. Eğer Major'daki o azmi ve kendini geliştirmeyi özlediysen, Baby Steps tam sana göre!

Eiichirō'nun tenise olan yaklaşımı çok farklı. Her şeyi not alıyor, analiz ediyor ve stratejiler geliştiriyor. Bu sayede, yetenekli rakiplerine karşı bile başarılı olabiliyor. Sadece Eiichirō değil, diğer karakterler de çok iyi yazılmış. Natsu'nun rekabetçi ruhu, Takuma'nın yeteneği ve antrenörlerin bilgisi, hikayeye derinlik katıyor. Animasyonlar gerçekçi ve tenis maçları çok heyecanlı. Baby Steps, tenis hakkında bilgi edinmek ve keyifli vakit geçirmek için harika bir seçenek.

Eğer daha önce tenisle ilgili bir animasyon izlemediysen, bu senin için harika bir başlangıç olabilir. Baby Steps, seni tenis kortlarının heyecanlı dünyasına çekecek ve sana ilham verecek. Sakın kaçırma!

Delirten Detay: Eiichirō'nun o not defteri yok mu? İşte o seni bitirecek! Her şeyi not alıyor, analiz ediyor ve rakiplerini alt ediyor! Resmen yaşayan bir bilgisayar!

Kimler Sevecek?: Tenise ilgi duyan, stratejik animasyonları seven, kendini geliştirme hikayelerine bayılan herkes bu animeye aşık olacak!


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.