Lycoris Recoil alternatif anime: Aynı tarzda ne izlenir? : Silahlar, tatlı kızlar, aksiyon!

Lycoris Recoil'i sevdiysen, bu anime listesine bayılacaksın! Silahlı kızlar, aksiyon dolu sahneler ve dostluk... Daha ne olsun?

Şubat 28, 2026 - 03:06
Şubat 28, 2026 - 03:06
 0  2
Lycoris Recoil alternatif anime: Aynı tarzda ne izlenir? : Silahlar, tatlı kızlar, aksiyon!

1: Madoka Magica - Tatlı Kızlar Sandığınız Gibi Değil!

Oha diyorum! Madoka Magica'yı izlemediysen hayatında çok şey kaçırmışsın demektir! İlk bakışta tipik bir "mahō shōjo" (sihirli kız) animesi gibi dursa da, aslında karanlık ve psikolojik öğelerle dolu bir başyapıt. Tatlı mı tatlı kızlar, sevimli yaratıklar falan... Ama sonra BAM! Trajik olaylar, derin karakter gelişimleri ve ahlaki ikilemlerle dolu bir dünyaya adım atıyorsun. Lycoris Recoil'deki o tatlı kızların altında yatan gizli güçler ve karanlık geçmişler gibi, Madoka Magica da seni ters köşeye yatıracak!

Hikaye, ortaokul öğrencisi Madoka Kaname'nin, Kyubey adlı gizemli bir yaratıkla karşılaşmasıyla başlıyor. Kyubey ona bir dilek dileyerek sihirli kız olma teklifinde bulunuyor. Ancak Madoka, sihirli kızların gerçekte neyle karşı karşıya olduğunu öğrendikçe, bu teklifi kabul etmekte tereddüt ediyor. Çünkü sihirli kız olmak, sadece sevimli kostümler giyip düşmanları yenmekten ibaret değil; aynı zamanda acımasız bir savaşın içinde yer almak ve kaderleriyle yüzleşmek anlamına geliyor. Özellikle Homura Akemi karakterine dikkat et! Kızımız zaman yolculuğu falan yapıyor, Madoka'yı kurtarmak için her şeyi deniyor. O kadar kararlı ki, izlerken "Helal olsun be!" diyeceksin.

Madoka Magica, sadece görsel olarak değil, aynı zamanda müzikleriyle de insanı büyülüyor. Yuki Kajiura'nın bestelediği müzikler, anime'nin atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Özellikle savaş sahnelerinde çalan o epik parçalar, seni gaza getirecek! Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyon sahnelerini sevdiysen, Madoka Magica'daki sihirli savaşlara bayılacaksın. Ama sakın aldanma, bu anime sadece aksiyondan ibaret değil; aynı zamanda dostluk, fedakarlık ve umut gibi derin temaları da işliyor. İzlerken hem eğlenecek, hem de düşüneceksin. Kaçırma derim!

Delirten Detay: Homura'nın gizemli geçmişi ve Madoka'yı kurtarmak için yaptığı fedakarlıklar! Kızcağız defalarca zaman döngüsüne giriyor, ama asla pes etmiyor. Gerçek aşk budur!

Kimler Sevecek?: Karanlık ve psikolojik öğeler içeren "mahō shōjo" animelerini sevenler, ters köşelere açık olanlar ve derin karakter gelişimlerine önem verenler.


2: Kill la Kill - Moda ve Dövüş Sanatı Bir Arada!

Yok artık! Kill la Kill, izlediğim en çılgın animelerden biri olabilir! Hikaye, babasının intikamını almak için Honnouji Akademisi'ne transfer olan Ryuko Matoi'nin etrafında dönüyor. Bu akademi, öğrencilerin giydiği özel üniformalar sayesinde inanılmaz güçlere sahip olduğu bir yer. Ryuko, Senketsu adlı canlı bir üniforma bulduktan sonra, bu güçleri kullanarak okulun başkanı Satsuki Kiryuin'e karşı savaşmaya başlıyor. Satsuki, okulun ve dünyanın kontrolünü elinde tutan acımasız bir lider. Ryuko'nun amacı, Satsuki'yi yenerek babasının katilini bulmak.

Kill la Kill'in en dikkat çekici özelliklerinden biri, görsel tarzı. Anime, abartılı karakter tasarımları, renkli efektler ve hareketli animasyonlarla dolu. Savaş sahneleri o kadar enerjik ki, izlerken yerinde duramayacaksın! Ryuko ve Satsuki'nin dövüşleri, adeta bir görsel şölen. Ayrıca, anime'nin müzikleri de çok iyi. Hiroyuki Sawano'nun bestelediği müzikler, savaş sahnelerine ayrı bir hava katıyor. Özellikle "Don't Lose Your Way" adlı şarkı, anime'nin en ikonik parçalarından biri. Bu şarkıyı dinlerken, kendini bir savaşın ortasında hissedeceksin!

Lycoris Recoil'deki aksiyon dolu sahneleri ve güçlü kız karakterlerini sevdiysen, Kill la Kill'e bayılacaksın. Ryuko ve Satsuki, anime tarihindeki en unutulmaz kadın karakterlerden ikisi. İkisi de güçlü, kararlı ve kendi amaçları için savaşmaktan çekinmiyorlar. Kill la Kill, sadece aksiyondan ibaret değil; aynı zamanda aile, dostluk ve özgürlük gibi temaları da işliyor. İzlerken hem eğlenecek, hem de düşüneceksin. Ama en önemlisi, Kill la Kill seni gaza getirecek! Bu anime'yi izledikten sonra, kendine olan güvenin artacak ve her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğine inanacaksın!

Delirten Detay: Canlı üniformalar! Senketsu ve Junketsu, sadece giysiler değil, aynı zamanda Ryuko ve Satsuki'nin güçlerinin kaynağı. Bu üniformaların tasarımları o kadar çılgın ki, insanı hayrete düşürüyor.

Kimler Sevecek?: Abartılı aksiyon animelerini sevenler, güçlü kadın karakterlere hayran olanlar ve çılgın görsel tarzlara açık olanlar.


3: Black Lagoon - Vahşi Batı'nın Günümüzdeki Hali!

Dostum, Black Lagoon tam bir hardcore anime! Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonu ve sert karakterleri sevdiysen, bu anime seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hikaye, Japon bir iş adamı olan Rokuro Okajima'nın, Güney Çin Denizi'nde bir korsan grubu olan Lagoon Company tarafından kaçırılmasıyla başlıyor. Rokuro, kaçırıldıktan sonra Lagoon Company'ye katılıyor ve hayatı tamamen değişiyor. Artık Rock adıyla bilinen Rokuro, silah kaçakçılığı, fidye isteme ve diğer yasa dışı işlerde yer alıyor.

Black Lagoon'un en dikkat çekici özelliklerinden biri, gerçekçi ve karanlık atmosferi. Anime, suç dünyasının acımasızlığını ve insan doğasının karanlık yönlerini gözler önüne seriyor. Karakterler, hatalar yapan, pişmanlık duyan ve hayatta kalmak için her şeyi yapmaya hazır olan insanlar. Özellikle Revy karakteri, anime tarihindeki en unutulmaz kadın karakterlerden biri. Revy, silah kullanma konusunda usta, acımasız ve geçmişiyle yüzleşmekten kaçınan bir karakter. Ama aynı zamanda, Rock'a karşı derin bir bağ hissediyor.

Black Lagoon'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden çok daha vahşi ve gerçekçi. Silahlar patlıyor, kanlar akıyor ve insanlar ölüyor. Ama bu şiddet, anime'nin amacını destekliyor. Black Lagoon, suç dünyasının ne kadar acımasız olduğunu göstermek için şiddeti kullanıyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha karanlık ve gerçekçi bir versiyonunu görmek istiyorsan, Black Lagoon'u kaçırma. Bu anime seni koltuğuna çivileyecek ve uzun süre etkisinden çıkamayacaksın!

Delirten Detay: Revy'nin silah kullanma yeteneği! Kızımız adeta bir ölüm makinesi. İki elinde birden silah kullanıyor ve rakiplerini saniyeler içinde etkisiz hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Gerçekçi suç animelerini sevenler, karanlık atmosfere ilgi duyanlar ve güçlü kadın karakterlere hayran olanlar.


4: Gunslinger Girl - Küçük Kızlar, Büyük Silahlar!

Oha! Gunslinger Girl, beni derinden etkileyen animelerden biri. Lycoris Recoil'deki o sevimli kızların aslında ölümcül suikastçılar olması fikrini sevdiysen, bu anime'ye bayılacaksın. Hikaye, İtalya'da faaliyet gösteren bir örgüt olan Social Welfare Agency'nin, ağır yaralanmış veya hasta olan genç kızları kurtararak onları cyborg suikastçılara dönüştürmesiyle başlıyor. Bu kızlar, vücutlarına yerleştirilen yapay organlar ve geliştirilmiş refleksler sayesinde inanılmaz yeteneklere sahip oluyorlar. Ancak, bu güçlerin bir bedeli var: Kızlar, ömürlerinin geri kalanını örgütün emrinde geçirmek zorunda kalıyorlar.

Gunslinger Girl'ün en dikkat çekici özelliklerinden biri, duygusal derinliği. Anime, cyborg kızların yaşadığı travmaları, kayıpları ve insan olma arayışlarını ele alıyor. Kızlar, eğitmenleriyle karmaşık ilişkiler kuruyorlar. Bu ilişkiler, hem sevgi, hem de bağımlılık içeriyor. Özellikle Henrietta ve Jose'nin ilişkisi, anime'nin en dokunaklı unsurlarından biri. Henrietta, Jose'ye karşı derin bir sevgi besliyor, ancak Jose, Henrietta'yı sadece bir araç olarak görüyor. Bu durum, anime'nin duygusal yükünü artırıyor.

Gunslinger Girl'deki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha gerçekçi ve taktiksel. Kızlar, silahlarını ustalıkla kullanıyorlar ve düşmanlarını alt etmek için zekalarını kullanıyorlar. Ancak, bu sahneler sadece aksiyondan ibaret değil; aynı zamanda kızların yaşadığı travmaları ve psikolojik sorunları da yansıtıyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha duygusal ve derin bir versiyonunu görmek istiyorsan, Gunslinger Girl'ü kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de düşündürecek.

Delirten Detay: Kızların silah kullanma yetenekleri! Küçük bedenlerine rağmen, devasa silahları ustalıkla kullanıyorlar ve rakiplerini şaşırtıyorlar.

Kimler Sevecek?: Duygusal derinliği olan aksiyon animelerini sevenler, travmatik geçmişlere sahip karakterlere ilgi duyanlar ve gerçekçi silah kullanımına önem verenler.


5: Violet Evergarden - Duyguların Anlamını Arayan Bir Savaşçı!

Abi, Violet Evergarden tam bir duygu patlaması! Lycoris Recoil'deki o savaşçı kızların aslında duygusal derinliklere sahip olduğunu düşünüyorsan, bu anime seni bambaşka bir boyuta taşıyacak. Hikaye, savaşta bir makine gibi yetiştirilen Violet Evergarden'ın, savaşın sona ermesiyle birlikte duyguların anlamını öğrenmeye çalışmasını konu alıyor. Violet, Auto Memories Doll adı verilen, insanların duygularını mektuplara döken bir işte çalışmaya başlıyor. Bu iş sayesinde, farklı insanlarla tanışıyor, onların hikayelerini dinliyor ve duyguların ne anlama geldiğini yavaş yavaş öğreniyor.

Violet Evergarden'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, görsel olarak muhteşem olması. Kyoto Animation'ın yaptığı animasyonlar, adeta bir sanat eseri. Karakter tasarımları, arka planlar ve efektler o kadar detaylı ve güzel ki, izlerken büyüleneceksin. Ayrıca, anime'nin müzikleri de çok iyi. Evan Call'ın bestelediği müzikler, anime'nin duygusal atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Özellikle Violet'in geçmişini anlatan sahnelerde çalan o hüzünlü parçalar, seni gözyaşlarına boğacak!

Violet Evergarden'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha az olsa da, yine de etkileyici. Violet, savaşta öğrendiği yetenekleri, insanları korumak ve duygularını ifade etmek için kullanıyor. Ancak, bu sahneler sadece aksiyondan ibaret değil; aynı zamanda Violet'in geçmişiyle yüzleşmesini ve travmalarını aşmasını da sağlıyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha duygusal ve anlamlı bir versiyonunu görmek istiyorsan, Violet Evergarden'ı kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de düşündürecek.

Delirten Detay: Violet'in duyguları öğrenme süreci! Kızcağız, ilk başta duyguları anlamakta zorlanıyor, ama zamanla insanların kalplerine dokunmayı öğreniyor.

Kimler Sevecek?: Duygusal derinliği olan animeleri sevenler, savaşın insan üzerindeki etkilerini merak edenler ve görsel olarak etkileyici yapımlara hayran olanlar.


6: Akame ga Kill! - Acımasız Bir Dünyada Umut Arayışı!

Oha! Akame ga Kill!, beni şoke eden animelerden biri. Lycoris Recoil'deki o tatlı kızların aslında ölümcül suikastçılar olması fikrini sevdiysen, bu anime seni daha da karanlık bir dünyaya götürecek. Hikaye, yoksul bir köyden gelen Tatsumi'nin, İmparatorluğu kurtarmak için başkente gitmesiyle başlıyor. Ancak, Tatsumi, İmparatorluğun aslında yozlaşmış ve acımasız olduğunu öğreniyor. Bunun üzerine, Night Raid adlı bir suikastçı grubuna katılıyor ve İmparatorluğu devirmek için savaşmaya başlıyor.

Akame ga Kill!'in en dikkat çekici özelliklerinden biri, karakterlerin beklenmedik ölümleri. Anime'de hiçbir karakter güvende değil. Sevdiğin bir karakterin bir sonraki bölümde öleceğini asla bilemezsin. Bu durum, anime'nin gerilimini artırıyor ve izleyiciyi sürekli tetikte tutuyor. Ayrıca, anime'nin şiddet düzeyi de oldukça yüksek. Savaş sahnelerinde kan gövdeyi götürüyor ve karakterler acımasızca öldürülüyor. Ancak, bu şiddet anime'nin amacını destekliyor. Akame ga Kill!, yozlaşmış bir sistemin ne kadar acımasız olabileceğini göstermek için şiddeti kullanıyor.

Akame ga Kill!'deki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha vahşi ve kanlı. Karakterler, İmparatorluğun askerleriyle ve diğer suikastçılarla amansız bir savaşa giriyorlar. Bu savaşta, her türlü silah ve taktik kullanılıyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha karanlık ve acımasız bir versiyonunu görmek istiyorsan, Akame ga Kill!'i kaçırma. Ama uyarayım, bu anime seni derinden etkileyecek ve uzun süre etkisinden çıkamayacaksın!

Delirten Detay: Teigu adı verilen, karakterlere inanılmaz güçler veren antik silahlar! Bu silahların tasarımları o kadar çılgın ki, insanı hayrete düşürüyor.

Kimler Sevecek?: Karanlık ve acımasız animeleri sevenler, beklenmedik ölümlere açık olanlar ve şiddet içeren yapımlara ilgi duyanlar.


7: Canaan - Virüsler, Komplolar ve Süper Güçler!

Oha diyorum! Canaan, aksiyon dolu ve gizemli bir anime arayanlar için mükemmel bir seçenek. Lycoris Recoil'deki o silahlı kızların süper güçlere sahip olduğunu düşünüyorsan, bu anime seni şaşırtacak. Hikaye, Şangay'da patlak veren bir virüs salgınıyla başlıyor. Bu virüs, insanları öldürmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara süper güçler de veriyor. Canaan adlı genç bir kız, bu virüse karşı bağışıklık kazanmış ve olağanüstü yeteneklere sahip olmuş. Canaan, arkadaşı Maria Osawa'yı korumak ve virüsün yayılmasını engellemek için savaşıyor.

Canaan'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, aksiyon sahnelerinin çeşitliliği. Anime'de silahlı çatışmalar, dövüş sanatları ve süper güçlerin kullanıldığı sahneler bir arada bulunuyor. Canaan'ın düşmanlarını alt etmek için kullandığı taktikler, izleyiciyi hayrete düşürüyor. Ayrıca, anime'nin gizemli atmosferi de çok etkileyici. Virüsün kaynağı, komplolar ve karakterlerin geçmişleri, izleyiciyi sürekli merak içinde bırakıyor.

Canaan'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha fantastik ve abartılı. Canaan, süper güçlerini kullanarak düşmanlarını alt ediyor ve inanılmaz hareketler sergiliyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha fantastik bir versiyonunu görmek istiyorsan, Canaan'ı kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de şaşırtacak.

Delirten Detay: Canaan'ın Synesthesia adı verilen yeteneği! Bu yetenek sayesinde, Canaan, çevresindeki her şeyi renkler ve sesler aracılığıyla algılayabiliyor.

Kimler Sevecek?: Aksiyon dolu animeleri sevenler, süper güçlere ilgi duyanlar ve gizemli hikayelere meraklı olanlar.


8: Code Geass - Zeka Oyunları ve Mecha Savaşları!

Yok böyle bir anime! Code Geass, zeka oyunları, politik entrikalar ve mecha savaşlarının harmanlandığı bir başyapıt. Lycoris Recoil'deki o stratejik zekayı ve aksiyonu sevdiysen, bu anime seni koltuğuna çivileyecek. Hikaye, Kutsal Britanya İmparatorluğu'nun Japonya'yı işgal etmesiyle başlıyor. Lelouch Lamperouge adlı genç bir öğrenci, C.C. adlı gizemli bir kızdan Geass adı verilen bir güç elde ediyor. Bu güç sayesinde, Lelouch, insanlara tek bir komutla itaat ettirebiliyor. Lelouch, Geass'ı kullanarak Britanya İmparatorluğu'na karşı bir direniş başlatıyor ve dünyayı değiştirmeye çalışıyor.

Code Geass'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, Lelouch'un zekası. Lelouch, her zaman rakiplerini alt etmek için karmaşık planlar yapıyor ve onları tuzağa düşürüyor. İzleyici, Lelouch'un planlarını çözmeye çalışırken adeta bir zeka oyununa dahil oluyor. Ayrıca, anime'deki mecha savaşları da çok etkileyici. Knightmare Frame adı verilen mecha'lar, yüksek teknolojileri ve güçlü silahlarıyla savaş alanında adeta dehşet saçıyorlar.

Code Geass'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha stratejik ve taktiksel. Lelouch, Geass'ını ve Knightmare Frame'lerini kullanarak düşmanlarını alt ediyor ve savaşın seyrini değiştiriyor. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha zekice ve stratejik bir versiyonunu görmek istiyorsan, Code Geass'ı kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de düşündürecek.

Delirten Detay: Lelouch'un Geass'ı! Bu güç sayesinde, Lelouch, insanlara tek bir komutla itaat ettirebiliyor. Ancak, Geass'ın kullanımı sınırlı ve riskli.

Kimler Sevecek?: Zeka oyunlarını sevenler, politik entrikalara ilgi duyanlar ve mecha animelerine hayran olanlar.


9: Psycho-Pass - Geleceğin Suçla Mücadelesi!

Oha! Psycho-Pass, distopik bir gelecekte geçen, suçla mücadeleyi konu alan bir anime. Lycoris Recoil'deki o adalet duygusunu ve aksiyonu sevdiysen, bu anime seni bambaşka bir dünyaya götürecek. Hikaye, Sibyl System adı verilen bir sistemin, insanların suç işleme potansiyelini ölçtüğü bir gelecekte geçiyor. Bu sisteme göre, suç işleme potansiyeli yüksek olan kişiler, daha suç işlemeden tutuklanıyor veya öldürülüyor. Akane Tsunemori adlı genç bir müfettiş, bu sisteme dahil oluyor ve sistemin doğruluğunu sorgulamaya başlıyor.

Psycho-Pass'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, felsefi derinliği. Anime, özgür irade, adalet ve toplumun kontrolü gibi önemli konuları ele alıyor. İzleyici, Sibyl System'in etik olup olmadığını ve suçla mücadelede ne kadar ileri gidilebileceğini sorguluyor. Ayrıca, anime'deki aksiyon sahneleri de çok etkileyici. Müfettişler, Dominator adı verilen özel silahlarla suçluları yakalıyorlar. Bu silahlar, suçluların suç işleme potansiyeline göre farklı modlara geçiyor ve onları etkisiz hale getiriyor.

Psycho-Pass'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha teknolojik ve distopik. Müfettişler, Dominator'ları ve diğer yüksek teknolojili araçları kullanarak suçluları yakalıyor ve toplumun düzenini koruyorlar. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha distopik ve felsefi bir versiyonunu görmek istiyorsan, Psycho-Pass'ı kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de düşündürecek.

Delirten Detay: Dominator adı verilen silahlar! Bu silahlar, suçluların suç işleme potansiyeline göre farklı modlara geçiyor ve onları etkisiz hale getiriyor.

Kimler Sevecek?: Distopik animeleri sevenler, felsefi derinliği olan yapımlara ilgi duyanlar ve suçla mücadeleyi konu alan hikayelere meraklı olanlar.


10: Jormungand - Dünya Barışı İçin Silah Ticareti!

Oha! Jormungand, silah ticareti ve dünya barışı gibi çelişkili temaları işleyen bir anime. Lycoris Recoil'deki o silahlı kızların aslında dünya barışını sağlamaya çalıştığını düşünüyorsan, bu anime seni şaşırtacak. Hikaye, Koko Hekmatyar adlı genç bir silah tüccarının, dünya barışını sağlamak için silah satmasını konu alıyor. Koko, dünyanın dört bir yanındaki savaş bölgelerine silah satıyor ve bu sayede çatışmaları körüklüyor. Ancak, Koko'nun asıl amacı, silah satışlarından elde ettiği parayla dünya barışını sağlayacak bir projeyi finanse etmek.

Jormungand'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, karakterlerin karmaşıklığı. Koko, dışarıdan bakıldığında acımasız bir silah tüccarı gibi görünse de, aslında dünya barışını sağlamak için çabalayan idealist bir kadın. Koko'nun ekibi de birbirinden ilginç karakterlerden oluşuyor. Her birinin farklı geçmişleri ve yetenekleri var. Bu karakterler, Koko'nun yanında savaşırken, kendi geçmişleriyle de yüzleşiyorlar.

Jormungand'daki aksiyon sahneleri, Lycoris Recoil'deki sahnelerden daha gerçekçi ve stratejik. Koko ve ekibi, silahlarını ustalıkla kullanıyorlar ve düşmanlarını alt etmek için zekalarını kullanıyorlar. Ayrıca, anime'deki silah tasarımları da çok detaylı ve gerçekçi. Eğer Lycoris Recoil'deki aksiyonun daha stratejik ve gerçekçi bir versiyonunu görmek istiyorsan, Jormungand'ı kaçırma. Bu anime seni hem eğlendirecek, hem de düşündürecek.

Delirten Detay: Koko'nun dünya barışını sağlama yöntemi! Silah satarak dünya barışını sağlamak, oldukça ironik bir durum.

Kimler Sevecek?: Stratejik animeleri sevenler, karmaşık karakterlere ilgi duyanlar ve silah ticaretini konu alan hikayelere meraklı olanlar.


Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Deliriyorum Anime ve manga dünyasına karşı deliren bir yazar.